Herbert Spencer (1820-1903)

Herbert Spencer

  • Herbert Spencer‘ın genel amacı, bütün teorik bilimleri birleştirmek ve Charles Darwin‘in kuram ve yöntemlerine dayalı karşılaştırmalı bir sosyoloji kurmaktır. 
  • Sosyal Darwinizm teorisinin, bilimsel düşünce dünyasındaki mimarı İngiliz filozof Herbert Spencer’dir. 
  • Spencer 1829’de, İngiltere’de doğmuş sağlıksız ve zayıf bir çocuk olduğu için okuluna düzenli olarak gidememiş ve 13 yaşına kadar babasından eğitim almış bir kişidir. 
  • Herbert Spencer, çalışmalarında bireylerin kendi ayakları üzerinde durma fikrini güçlü bir şekilde dile getirmiştir. 
  • Spencer, tıpkı doğada olduğu gibi toplumlarda da doğal ayıklanma, hayatta kalma ve adaptasyon sürecinin geçerli olduğunu ileri sürmektedir. 
  • Biyolojik organizmalar gibi toplumlarda basitten karmaşığa doğru bir yapılanma gösterir. 
  • (Toplum) Bu durumda bir içsel farklılaşma ve bütünleşme süreciyle birlikte çevrelerine uyum sağlar ve böylece homojenlikten heterojenliğe geçmiş olur. 
  • Nihayetinde insan toplulukları yalın ve homojen kabile gruplarından, gelişmiş, bütünleşmiş ve farklılaşmış günümüz modern sosyal sistemlere doğru evrimleşmiştir. 
  • Spencer’in toplumu bir organizmaya benzetmesinin arkasında bazı sebepler vardır:
  • Bunlardan ilki, organizma gibi toplum da büyür, karmaşıklığı artar ve farklılaşmış yapılara doğru evrilir. 
  • İkinci olarak farklılaşma da beraberinde uzmanlaşmayı getirir. 
  • Son olarak organizma gibi toplumlar da var olma mücadelesinde çevreye uyum ve adaptasyonu öğrenir.
  • Comte gibi Spencer da, belirli temel doğa yasalarının doğal dünyayı olduğu gibi sosyal dünyayı da yönettiği inancındaydı.
  • Spencer’a göre bu temel yasa evrimdi.
  • Spencer’e göre evrim yasası, farklı maddelerden oluşan bileşimin bir entegrasyon ve farklılaşma süreciyle belirsiz, tutarsız ve homojen bir durumdan, tutarlı ve heterojen bir yapıya yani canlıların, insanların ve toplumların aşırı örgütlü ve karmaşık bir biçime dönüşmesini sağlar.
  • İnsan toplulukları bu toplumsal evrim yasası sayesinde ilerlemektedir. 
  • Toplumsal değişme, toplumsal yapının çeşitli parçaları arasındaki dengenin bozulmasıyla meydana gelmektedir. 
  • Spencer’e göre, toplumsal düzen ve istikrar, doğada olduğu gibi bir denge gerektirir.
  • Bir istikrar döneminin ardından yeni bir konsensüs, denge ve toplumsal düzen ortaya çıkmaktadır.
  • Daha karmaşık yapılara evrimleşen insan topluluklarında, sisteme uygun olmayanlar ve uyum sağlayamayanlar diğer toplulukların rekabeti karşısında zamanla ortadan kaybolmaktadır.
  • Fakat bütün toplumlar aynı oranda veya biçimde evrimleşmezler. 
  • Doğadaki gibi, evrim farklılık ve çeşitlilik üretir. 
  • Farklı toplumlar kendi özel çevre koşullarına, komşuluk ilişkilerine ve kültürel niteliklerine göre farklı biçimlerde evrimleşebilirler. 
  • Spencer bu noktada farklı evrim düzeylerinde iki toplum tipi ayırt eder:
  • Ordu tarafından yönetilen toplumlarda olduğu gibi, merkezden denetimli ve bütünleşmiş askeri toplum.
  • Kuvvetten çok işbirliğine veya askeri güçten çok piyasa ilkelerine dayalı, toplumsal düzenin daha organik ve kendiliğinden olduğu sanayi toplumu.
  • Bu yüzden, ilk askeri toplumlar varlıklarını sürdürebilmek için Romalıların Gotlar ve Vandallara yaptıkları gibi rakip komşularıyla savaşmak zorundayken, daha gelişmiş sanayi toplumları, savaş ve çatışmaya yönelmekten ziyade, ekonomik rekabet sayesinde barış içinde evrimleşmeyi öğrenmişlerdir.  
  • Spencer’a eleştiriler üç temel alanda yoğunlaşır:​

    1) Onun bireyci insan anlayışı ile bir organizma olarak toplum anlayışı arasındaki içkin çatışma. Bencillik ve çıkarcılık tek başına istikrarlı ve ilerleyen bir toplumun bağlayıcı güçleri olamaz. ​

    2) -Hayatta kalmayı başaranların doğal olarak üstün oldukları düşüncesi- ciddi eleştiriler almış ve ırkçılık suçlamalarına maruz kalmıştır. ​

    3) ‘Doğal ayıklanma’ ve ‘en iyinin hayatta kalması’ gibi biyolojik kavramları kullanan bu kavramsal ve metodolojik yaklaşımın pratik olmadığı giderek kanıtlanmıştır.​

MUSTAFA DÖNMEZ – MERSİN ÜNİVERSİTESİ

DERS NOTLARI

 

Bağımlılık Okulu

Bağımlılık Okulu Bağımlılık okulu,Latin Amerika’nın gerikalmışlık durumunu yine Latin Amerika çerçevesinden inceleyen bir yaklaşımdır.Bu yaklaşım Modernleşme Okulu’na tepki olarak ortaya

Herbert Spencer (1820-1903)” için 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
Instagram