Saint Simon (1760-1825)

Saint Simon

Soylu bir aileye mensup olup, Fransız İhtilal’ı zamanında yaşamıştır.​ Planlı bir toplumun ilk habercisidir Totaliter devlet biçiminden ilk kez bahsetmiştir.​Toplumdaki değişimi ilk fark edenlerdendir ve endüstri toplumundan ilk bahsedendir.​

Durkheim’a göre Saint-Simon sosyolojisinin üç temel doğrultusu vardır:​

  • Müspet bilimlerin metotlarını sosyal bilimlere uygulamak,​
  • Reform ile yok olmuş dini duyguları, devrimde yaşayan fazla sayıda ölümü durdurmak için yeniden canlandırma. ​
  • Sosyalist düşünce. (günümüzdeki Marksist düşünce değil.)​

Ekonomi ve politika üzerinden toplumu ve fikirleri yeniden inşa etmek için çalışmıştır.​

Sanayinin kapitalist, liberal veya bankacılara ait olması gerektiğini, hükümetin müdahale etmemesini  savunur.​

Toplumlar üç aşamadan geçer:

  • Teolojik​ Aşama
  • Metafizik​ Aşama
  • Pozitivist​ Aşama

Her aşamanın kendine özgü ekonomik yönü vardır.

Sınıf anlayışı

Endüstri toplumu emeği yücelten bir toplumdur. Üretime  katkıda bulunan herkes endüstri sınıfının bir üyesidir.  İki temel sınıf vardır :​

  • Endüstri sınıfı (Burjuvazi-İşçiler): Bal arıları​
  • Üretime katkıda  bulunmayan herkes : Eşek arıları-Aylak​

Endüstri toplumunun iki amacı vardır:​

  • Ortak ilişkiler kurmak.​
  • Barışçıl ilişkiler kurmak.​
  • Endüstri toplumu, savaşa dayanan feodal toplumsal  düzene karşıdır. Baskının yeri yoktur. Herkes emeği ile üretime katılacak ve ahlaki olarak birbirine karşı  sorumlu olacak. Bir kişi çalışanlar ordusu  içinde bir birey ve dayanışma ilişkisindedir.​
  • Sosyolojiyi,  sosyal fizyoloji olarak tanımlamıştır.​
  • Saint-Simon ile birlikte, sosyal hayatın kanunu hakkında yeni bir düşünce belirdi.​
  • Toplumun gerçek ve kendine mahsus olduğunu belirtir.​
  • Toplumun feodalizmden kapitalizme geçişteki sorunlara çözüm getirilip, insanların acı çekmesini engellemek amacını güder.​
  • Düşüncelerimizin ve gayretimizin tek amacı endüstriye  en uygun kurumsallaşma tarzını tesis etmektir.​

Toplumsal düzene üç parçalı program:

1) Yeni bilim, uygarlığın gidişi konusunda bir dizi tespit ile başlanmalıdır.​

2) Bu tespitlerden toplumsal yasalara ulaşılır.​

3) İnsanlar yasalardan hareketle en iyi toplumsal düzeni kurmalıdır.​

Özetle özel mülkiyetin çoğunluğun faydasına olacak şekilde yeniden düzenlenmesini istemiştir ve yoksulların göz önüne alınarak toplumun yeniden düzenlemesi gerektiğini vurgulamıştır. Bunu sağlayacak olan yönetici elitin görevini kötüye kullanmasını engellemektir (pozitivizmle).​

  • Yeni bir toplumsal bilimi sosyal bilim olarak adlandırır.​
  • Montesquie ve Condercet’ten etkilenmiştir.​
  • Durkheim, Comte ve Marx’ı etkilemiştir.​
  • Toplumsal olguların blimsel yöntemle kullanılmasını savunduğu için pozitivisttir.​
  • Durkheim üzerinden Tolcat ve Parsons’ı etkilemiştir.​
  • Sınıf anlayışında çatışma yoktur. ​
  • Toplumsal değişimin pozitivizmin her alana yaygınlaşması ile olacağına inanmıştır.​
  • Sosyolojinin oluşmasında öncüldür.​

Mustafa-DÖNMEZ - Mersin Üniversitesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
Instagram