Herber Spencer 2

Herbert Spencer

Comte’den etkilenmiştir.​

Spencer’in sosyolojiye yaklaşımı ile bilimsel bilginin doğası hakkındaki düşünceleri oldukça yakın olduğu için sosyoloji teorisinin gelişimindeki etkileri açısından çoğu zaman Comte ile birlikte anılmıştır.​

Her ikisi de bütün bilimlerin ortak felsefe köklere sahip olduklarına ve birleştirilebileceklerine, doğal dünyayı yöneten yasalar olduğuna ve bu yasaların da nasıl işlediği ortaya çıkarılırsa, toplumsal olguların tahmin edilebileceğine ve yönetilebileceğine inanmışlardır.​

  • “Statik Felsefe” kitabında sosyolojinin ilkelerinden bahsetmiştir.​
  • Spencer denince akla evrimcilik gelir.​
  • Spencer liberal, Comte muhafazakardır.​
  • Spencer devletin hiçbir şeye dokunmaması gerektiğini söyler.​ 

İnsanların birbirlerinin haklarına gönüllü olarak saygı göstermelerinin sonunda doğal bir denge oluştuğunu ve devletin de bu dengeye müdahale etmemesi gerektiğini söyler.​

 Comte, toplumsal reformlarla ilgilenirken Spencer, toplumsal yaşamın dış müdahalelerden bağımsız bir şekilde evrimleşmesi gerektiğini savunmuştur.​

Spencer bilimleri daha farklı bir şekilde sınıflandırır.

  • Spencer, Comte’un bilimler hiyerarşisini eleştirir; çünkü bilimlerin Comte’un savunduğu gibi ardışık şekilde değil, koordinasyon içinde geliştiğini savunur.​
  • Spencer’e göre farklı bilimler içindeki gözlemler ve yasalar birbirlerini etkiler ama Comte’un ileri sürdüğü gibi bir bilim diğerinin gelişmesi için ön koşul değildir.​
  • Evrimi temel ilke olarak kabul etmeyen Comte’e karşı çıkar.​

Spencer toplumu yaşayan bir organizmaya benzetir. Bunun nedenleri:

  1. Organizma gibi toplumda büyür; karmaşıklığı artar ve farklılaşmış yapılara doğru evrilir.​
  2. Hem toplum da hem de organizma da farklılaşma beraberinde uzmanlaşmayı getirir.​
  3. Organizma ve toplumlar var olma mücadelesinde çevreye uyum ve adaptasyonu öğrenir.​

Organizmalar ve toplumlar arasındaki benzerlikler:

  • Hacmen büyürler.​
  • Büyüdükçe evrimleşirler, yapıları karmaşıklaşır ve farklılaşırlar.​
  • Yapıları farklılaştıkça daha da uzmanlaşmış işlevler  geçekleştirirler.​

Organizmalar ve toplumlar arasındaki farklılıklar:

  • Toplumsal organizmada parçalar biyolojik organizmaya göre merkezden daha dağınık ve bağımsızdır.​
  • Toplumsal organizmanın yaşamı daha uzundur, toplumsal organizma tek tek üyeler ölse de bütün, yani toplumun kendisi varlığını sürdürür.​
  • Biyolojik organizma da yalnızca tek bir bilinç merkezi varken, toplumsal organizmada birey kadar bilinç merkezi vardır.​
  • Biyolojik organizmada parçalar bütünün yararınayken  toplumsal organizmada bütün parçaların yararınadır.​

Spencer’e göre toplumsal düzen, doğal yasayla uyum içinde olmalıdır; aksi takdirde sosyoloji bir bilim olarak kabul edilemez.
Toplumlar basitten karmaşığa doğrudur. 
Spencer’in toplumu oluşturan paçalardan kastı toplumsal kurumlardır.

Toplumsal kurumların analizi:​

Spencer’e göre kurumlar toplumsal düzenin gereksinimlerini ve ihtiyaçlarını karşılar. Ör. Sağlık, eğitim…​

Toplumdaki bireyler ve grupların temel işlevsel ihtiyaçları kontrol eden kalıcı organizasyon unsurudur.​

A) Aile ve Akrabalık Kurumları

Çocuk yetiştirme, nüfusun devamı, insanlar arası bağların kuvvetlendirilmesi aile kurumun en temel işlevidir.​

Akrabalık işlevleri:​

  1. Toplumu organize edecek hiçbir şey olmasa dahi doğal süreçte bütünleşmeyi sağlar. ​
  2. Ataerkil düzende akrabalıkta kadınların ikinci planda kalmasına neden olur.​
  3. Düzenleme yokluğunda nüfus artışını ve evliliğin gerektiğini belirtir.​

B) Seromonik Kurumlar

Spencer insan ilişkilerinin semboller tarafından yaratıldığını, inşa edildiğini kabul eder.​

  • Spencer’e göre bir siyasal merkezileşme arttıkça eşitsizlik düzeyi de artar.​

Statü farklılarına verilen değer arttıkça:​

  • Farklı statüdeki insanlar kendi statülerini simgeleyen nesne ve unvanlara sahip olmak ister.​
  • Standart ilişkilendirme biçimleri farklı statü grupları arasında yaygınlaşır. Ör. Kendi aralarında yemeğe gitmeler.​

C) Siyasal Kurumlar

  • Nüfus ve farklılık arttıkça yönetim biçimi büyür.​
  • Toplum içindeki çatışmalar ve çatışma potansiyeli arttıkça gücün merkezileşme düzeyi artar.​
  • Güç merkezileştikçe siyasal çatışmalar merkezi hale gelir, potansiyel çatışma düzeyi artar.​

D) Ekonomik Kurumlar

Spencer’e göre toplumsal evrim sırasında ekonomik üretim doğal ortamda varlığını sürdürebilme ile ilgili problemlere giderek daha az bağımlı hale gelir. Ve sonuçta bir toplumun üyeler arasındaki istekler ve arzular artar.​

Ekonomik kurumların genel evrimi:​

  1. Doğal ortamın nasıl kullanılabileceğine yönelik teknoloji ve bilgi artışı.​
  2. Sermaye  birikiminin artması ve üretim araçlarının geliştirilmesi.​
  3. Mal ve hizmet üretiminin dağıtımının geliştirilmesi.​
  4. Emeğin organizasyondaki değişimleri.​

Mustafa DÖNMEZ - Mersin Üniversitesi

Herber Spencer 2” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
Instagram