Aborjinler ( Bir Çift Yürek Kitabı)

Aborjinler (Avusturalya)

Aborjinlerde görülen özel bazı durumlar Amerika’nın getto mahallelerindede görülebilir.Aborjinler toplumdan uzak , çölde , ırkçılıktan uzak öteki insanlarla ve doğayla ilgilenerek yaşarlar.Tenekelerden oluşturulmuş barakalarda yaşadıkları görülür.Giyisileri şehir insanları gibi abartılı , süslü değildir sadece üstlerini örtmek içindir.Dışarıdan gelen yabancı birine karşı sıcakkanlılardır.Kendilerine özel dilleri vardır yozlaşmamışlardır.
Aralarında yaptıkları toplantılarına girmek için temizlenmek gerekir fakat bu bildigimiz temizlik değildir.Bu temizlik için önce üryan haline gelip daha sonra büyük bir ateşin yanında etrafında dönmek gereklidir.Daha sonra dumanın içinden geçerek ateşin üstünden atlamak gerekir ve bu işlemler sonucunda artık temizlenmiş biri olarak aralarına katılınabilir.Toplantıya girerkende arkada hiçbir şey bırakılmamıştır , yakılmıştır.İnsan üryan girmiştir içeri.Yaşadıkları baraka içinde insanın ihtiyaçlarını karşılayabilecek herhangi bir şey yok.Örneğin elektrik yer döşemesi gibi şeyler.Erkeklerin saçlarında bağ , ayak bileklerine bağladıkları tüyler vardır ve kalçasına sarılı bir kumaş parçası vardır.Kadınlar genelde orta boyludur , esmer tenlidir , sağlıklı bir görünümleri vardır.Saçları kısadır.Saçları uzun olanda bunu kısa bantla toplamış kısacası kadınlarda uzun saç görülmez.toplantının , ayinin başında yaşlı adam vardır.Yaşlı anlamı yaş ile alakalı değildir.Bu kavramı şef anlamında kullanıyorlar.Yaşlı adamın üstünde en göz alıcı süsler bulunur ve başında renkli papağan tüylerinden yapılmış bir süs taşıyor.Onun da kolların ve bileklerinde tüyler vardır.Çok süslü bir kalkanlada kendine gösterişli bir hava verir.Toplantıdaki erkeklerin yüzü boyalıdır ve ellerinde mızraklar vardır.Aralarına bir insan alacaklarsa bunu kabiledeki kişilerin oylarıyla alıyorlar ayrıca tekbir kişi o kişiye karşı oy kulannırsa dahi alınmıyor.Bu toplantıda ‘’corroboree’ adı verilen şenlik yapılır şarkılar , ilahiler söylenir.Grup yürüşünde yaşlı adam grubun en sonunda yer alır.Toplantıdan sonra kabul edilen kişinin dünyaya gelme nedeni olarak öne sürdükleri , yaşamı boyunca yapacağı en önemli şey olarak inanılan , ıssız ve sıcak çöllerden geçerek yalın ayak yapılan Avusturalyayı boylu boyunca geçecek şeklinde yapacaları ve yeni katılımcıya bir onur olarak gördükleri yürüyüşü yaparlar.Bitkisel ilaçları vardır , çeşitli yaprakların özlerinden yaptıkları merhem gibi sıvı ilaçları vardır.Ayrıca bu ilaçları sürerken , kullanırken çeşitli sesler çıkararak bu işlemi yaparlar vucudun ilacı daha kolay ve çabuk kabul edeceği inanılır.
Kentte çok az aborjin yaşar ve bu aborjinler devlet dairelerinde veya her hangi bir market , ayaküstü satış yapan yerlerde görülmüyor.Daha çok turistik gösterilerde ve büyük baş hayvan çiftliklerinde mevsimlik iççi olarak çalışıyorlardı ve bunlara da ‘’Jackoroos’’ adı veriliyor.Kamp yaptıklarında kadınlar bir tür çalışma zinciri oluştururlar , solucan , böcek gibi şeyler yiyebilirler.Akşam saatleri kabile halkı için bir günün en eğlenceli zaman dilimiydi.Masallar anlatılır , şarkılar söylenir , dans edilir , oyunlar oynanır , ve söyleşiler olur.Kendilerine özel sırt ve eklem gevşetme yöntemleri vardır.Bazı özel masaj yöntemleride vardır. Aborjinlerin tabağı , yapraktır.Yaprağı güveç olarak kullanıp ondan yemek yerler.Kaşık , çatal vs yoktur .Yemeği elleriyle yerler.Bir bebek doğduğunda ona bir ad verilir fakat bu ad bir köşede kalır.O kişi büyüdüğünde kendine uygun adı seçer.En fazla 8 ad kullanılır.Aynı kuşaktan ve aynı cinsten olan kişiler akraba kabul ediliyor.Yani böylece herkesin bir çok babası , annesi , kardeşi oluyordu.Tuvalet yöntemi olarak gruptan uzaklaşıp ıssız bir yerde toprağı eşip içine gereksinim giderildikten sonra kumu tekrar üzerine örtmek biçiminde kullanılıyordu.Çay yaptıklarında demlik , kap vs. Kullanılmıyor onların yerini tutacak olan hayvanın idrar kesesi kullanılıyor.Hayvanın idrar kesesi içine su doldurulur ateş üstünde kaynatılır , içine otlar atılır yapılır ve elden ele içilir.Yatma işlemi için herkes bir yer seçer , seçtikleri yerde kumul düzeltilir ve üstüne hayvan postu serilir.Bu hayvan postu üzerine yatılır.Aborjinler en ufak nem olmayan yerden bile su bulabiliyorlar.Bunu kimi zaman kuma yatıp daha sonra yeirn altındaki suyun sesini duyuyorlar kimi zaman da ellerini , avuçları yere bakacak şekilde kumdan belli bir yükseklikte tutmaları suyu bulmalarına yetiyor.Yerin altına kamışlar sokarak , yerin altındaki suyu yeryüzüne çıkarıyolar.Aborjinlerin işitme , görme , koklama duyuları o kadar gelişmiştir ki insanüstü seviyelere ulaşmıştır.Aborjinler iz bırakan bir otomobilin lastiklerinin izlerinden arabanın tipini , geçtiği zamanı , hatta içindeki yolcu sayılarını bile anlayabiliyorlardı.Kadınlar boya tozu olarak kullandıkları tozu beyaz kilden elde ediyorlar.Aborjinler , kanguru , vahşi at , kertenkeleler , yılanlar , böcekler , solucanlar , karıncalar , karıncayiyenler , kuşlar balıklar , tohumlar , meyveler , çeşit çeşit bitkiler ile beslenerek yaşamlarını sürdürmeye çalışırlar.Aborjinlerin çok değişik ölçme taktikleri vardır.Mesafeleri , ayları vs. Şarkılarla ölçüyorlar ve bunu yaparkende her sözcük ve her sessizlik arası net olarak söylenmeliydi.Aborjinlerin yazılı bir dili yoktur çünkü onlara göre yazı hafızanın gücünü yok ediyor.Aborjinler her sabah ,doğuya dönerek sabah dualarını ederler tüm nimetler için şükrederler.Aborjinler iletişim için çoğunlukla zihinsel telepatiyi kullanırlar aralarında otuz kilometre olan insanla bile iletişime girebilirler ayrıca işaret dilinide kullanırlar.Çok garip bir şekilde aborjinler yunuslarlada zihinsel iletişim kurabiliyorlar.Zihinsel iletişim kurdukları ilk hayvan yunustur.Çeşitli anlam yükledikleri hareketleri vardır.Mesela kolunu kaşımak uzakta bir timsal var anlamına gelir.Bu iletişimi kullanmak içinde mutlak bir sessizlik ortamı olması gerekir.Aborjinler ateşi düşürmek için derinden çıkarılan soğuk kumu ayaklarına örterler bu vucuttaki ateşi dengelerdi.Bu yöntemle ateş başından ayaklarına doğru inerdi. Bir ağacın soyulan kabuğundan çıkan yağ ile kendilerini güneşten koruyabiliyorlar.Bir çok çalılık bitkilerinin yaprağından , bakteri hastalıklarının tedavilerinde kullanılan yağlar elde ediyorlardı.Bunlar bağırsak enfeksiyonlarınıda onarıp , tedavi ediyordu.Bazı bitkilerin yapraklarından ve saplarından üretilen bir tür sıvı olan kauçuk siğilleri ve nasırlara iyi geliyor.Söğüte benzeyen bir ağaç ile , aspinin işlevini yerine getiriyorlar.Karın , eklem ve kas ağrılarını kemik kırıklarını tedavi etmek içinde bu ağacın nimetlerinden faydalanıyorlar.Bazı ağaçların kabuklarının reçinesi suda eritilerek öksürük şurubu yapımında kullanılıyor.Aborjinler bazı çiçeklerin yapraklarını çiğneyerek onların tifo ve benzeri hastalıklara yol açan bakterilerden korunmaya çalışıyorlar ve bir bakıma bağışıklıklarını güçlendiriyorlar.Bağışıklık güçlendirici iğnelerin görevini alıyor bazı çiçek yaprakları.Ayrıca Avusturalya’ya özgü bir tür olan kurtmantarlardan ‘’kalvasin’’ isminde kansere iyi gelen bir madde elde ediyorlar.Bunun yanı sıra ağaç kabuklarından da akrosinin adı verilen ve tümörlere iyi gelen bir maddeyi daha çıkartıyolar.Şifayı verirken müziği kullanıyorlar.Ve ayrıca toprağı toksin arındırıcı olarak da kullanıyorlar.Kadınlar aylık adetlerine karşı ; samanlar , kamışlar , ve kuş tüylerinden yapılmış pedler kullanıyorlar.Özel durumlarda ise yabanıl tütün bitkilerinden elde edilen yaprakları pipolarıyla tüttürüyorlar ve bu keyif verdiğinden aşırı değer veriyorlar.Simgesel değeri vardır konuklara hoş geldin derken ya da bir toplantıya başlarken tüttürüyorlar.Doğal savunma yöntemleri vardır.Örneğin bir sinek saldırısından en az derecede hasar alarak kurtulmak için kadınlar saç modellerini balıkcı şapkasına benzer yapabiliyorlar.Aborjinler çöl hayvanlarının kuru dışkılarını toplayarak bunu yakıt , enerji olarak elde ediyorlar.Aborjinler doğadaki var olan şeylerin gerçek bir sahibinin olduğunun farkında ve bunun en güzel örneği gerçek insanlar kabilesine ait olan bir genç kızın yaptığı çiçek kolyesini kullandıktan sonra tekrar Doğa Ana’ya geri vermesidir.O çiçek görevini tamamlamıştır.Objenin bir şekilsel değeri veya ekonomik değeri yoktur.Onun o an yaşattığı anlam vardır.Aborjinlerde hiçbir şeyin ölmediği inancı vardır.O şey ölmez değişime uğrar.Ölüm ve doğumu düş zamanına benzetirler.Aborjinlerin gözleri çok iyidir bir bitkinin zararlı olup , zehirli olup olmadığını anlayabilirler ve bitkilerin zehirli bölümlerini anlayarak çıkarabilirler bu sayede kendilerini zehirden koruyabilirler.Ağacın dallarından yaptıkları geleneksel enstürümanları da vardır borazana benzer.Ve şenlik sonrası bu yapılan aletler tekrar o yere bırakılır yola devam edilir.Bir olayın arkasında yatan amacı anlamak için , sağlık durumları için rehberliğe her ihtiyaç duydukları zaman rüya avcısına başvururlar.Ustalar sanatlarını gençlere öğretiyor , herhangi yazılı bir eğitim yok kısacası usta-çırak ilişkisiyle eğitim oluyor.Anorjinler bildiklerini yazılı yollarla değil , hafıza ile ezberleme yöntemiyle nesilden nesile aktarıyorlar.İnanılmaz derecede bilgilere sahipler avlayacakları hayvanlar hakkında bir çok bilgiye sahipler.Aborjinler de yaş günleri gibi şeyler yoktur.Onlar yaşlandıkları için şenlikler yapmıyorlar önem verip kutladıkları tek şey daha iyi olmak.Kendi ürettikleri giysilerde vardır ve bazı zamanlar komşu kabilelerle yün ve başka liflerden yapılmış kumaşlar kullanılarak ticaret yapılıyorlar.Ağaç kök kabuklarından ördükleri battaniyelerde vardır.ip ve halatlarıda aynı şekilde ağaç kök ve kabuklarından elde ediyorlar.Saç da bir çok dokuma işinde kullanılıyor.Kabilenin kurallarına göre yaşam ve yaşamak , değişmek ilerlemek ve değişmek anlamına geliyordu ve ona göre yaşıyorlardı.Kutsal mekanları kaya içine oyulmuş geniş bir mekan ve bu mekan koridorlarla değişik bölümlere ayrılıyordu.Duvarlarında renkli bayraklar olan ve kayaların çıkıntılarının üzerinde heykelcikler olan bir mekandır.Mağara içine gidildiğinde tören eşyaları , postlarla yapılmış yataklar görülmüştür.Ve kutsal mekanın içinde olan bir oda müze olarak kullanılıyor kente giden izcilerin yanlarında getirdiği nesnelerde orada sergileniyor ayrıca çeşitli nesnelerin fotoğrafıda mekanda bulunuyor.Mekanda bulunan heykellerin saç biçimlerinden heykelleri analiz etmişler ve karakterini ona göre belirlemişler.Mekanın en alt katında en değerli yer vardır oranın duvarları cilalanmıştır o yer gerçek insanların meditasyon yaptıkları yerdi ayrıca evlenme törenleri , isim değişiklikleri Aborjinlerin yaşantısı Tanrısal birlik dedikleri ruhani bir yaşantıdan ibarettir.Aborjinlerin yaşantısında kimsenin ismi yoktur.Her şeyi duygusal bir ifadeyle yaptıkları işe göre tanımlamışlar mesela şifacı adam , şifacı kadın , baş yapıcı gibi tanımlamalar yapmışlardır.İnsanların yeteneklerinin Tanrısal birlik tarafından verildiği inanılır . Bu yetenekler insanlara bir hediye olarak verilmiştr.Aborjinlerde kin , nefret gibi olumsuz duygulara yer yoktur.Yaşlı insanların ölmeden önce ziyaret etmek istedikleri mekan da burasıdır.Gerçek insanlar ölü insan bedenine önem vermiyorlar.Bedenlerinin gömülmeden çöle bırakılmalarını vasiyet ediyorlar.Bunun sebebi de onlara nimet olmuş hayvanlara olan borçlarını tekrar onlara yem olarak ödemek.Aralarına katılan kişi aralarından ayrılmadan önce ona bir tören düzenlerler ve bedenlerini çeşitli renklere boyarlar , katılımcı kişiyi kookaburra kuşuna benzetirler bu kuş mesajcı kuşdur.Katılan kişide dünyanın başka noktalarına mesaj götüren kişi olarak görülür ve ona bu anlam yüklenir.Yerlilerin inanışlarından biriside insanların Tanrı’nın bir görüntüsü olduğudur yani tanrının bir suretidir.Bu suret ruhsal bir surettir.Arşivcileri vardır ve bunlar olayları resmediyor , doğumları ve ölümleri de mevsimin günüyle , güneş veya ay saatiyle kayıt ediliyorlar ve arşivcilerin çeşitli gözlemleride bu görsellere ekleniyordu.

Anonim - Gazi Üniversitesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
Instagram