ağdaş sosyoloji tarihi ders notları

Çağdaş sosyoloji tarihi notları serisinin giriş yayınıdır. Modernite nedir? Modernizm Nedir? Modernleşme Nedir? ve son olarak Posmodernite nedir? Soruları işlenmiştir. Diğer sosyoloji notlarımıza da ‘Ders notları‘ kategorisinden ulaşabilirsiniz.

Dünya sürekli bir oluşum, birleşim, dayanışma, çatışma içerisindedir. İçinde yaşadığımız dünyada çok farklı bir teknolojik boyuta gelinmiştir. Dünyayı algılamamız ve dünyaya bakış açımız da buna bağlı olarak değişmektedir. Bu çağdaş sosyologlar da bunu analiz etmeye çalışmaktadırlar. Kimisi ekonomik olarak kimisi siyasal olarak kimisi toplumsal olarak ele almaktadırlar. Yasa koymak, yasa keşfetmek yerine analiz etmeyi hedeflerler (weber gibi). Çünkü toplum durağan bir şey değildir.

İnsanlık tarihinde ilk büyük devrim tarım devrimidir. İkinci büyük devrim endüstri devrimidir. Artık yeni bir devrimden bahsedebiliriz (internet devrimi). Her topluluğun gelişimi farklıdır. Çağdaş sosyologların teorilerinin art alanını görmeliyiz. Bu da modernitedir. 17 ve 18. Yüzyılda ortaya çıkan toplumsal değişimleri kapsar.

Başlıklar

Modenite Nedir?

Batı Avrupa toplumlarının 4 devrimi bunlar iç içedir, sırayla gerçekleşmemiştir. Bütün dünyayı etkilediği için küreseldir. Sosyolojide tam burada çıkar. Uzun bir analizi gerektirir. Moderniteyi meydana getiren 4 devrim:

  1. Kültürel devrim: Rönesans, reform yani aydınlanma düşüncesini kapsar. Batı Avrupa toplumlarında ortaya çıkan düşünce, bakış açısını kapsar. Bunlar kendisini toplumsal dünyada her alanda gözükmeye başlar. Sanat, bilim, düşünceyi etkiler. Kiliseye dayalı skolastik düşünceden kopuş vardır. Akla, bilime dayalı eleştirel bir düşünce hakim olmaya başlar. Bu etkilenmelerin sanatta ortaya çıkması italyada olur. Sanat daha önce soyluluğu temsil eder. Büyük sanat yapıtları soyluların çevresinde gelişir. Yani kraliçenin resminin yapılması yerine sıradan bir çingenenin resmi yapılmaya başlanmıştır. Protestan ayaklanması diyebileceğimiz, luther ve calvin ile başlayan süreçte onu takip eder. Avrupada birçok din savaşı meydana gelmiştir. Protestan ayaklanması almanyada başlar. Avrupada yeni bir dini düşünceye geçilir.

  2. Siyasal devrim: Fransız devrimini kapsar. Fakat bütün monarşileri etkiler. İktidar algısı değişir. İktidarın kaynağı nedir sorusuna yeni cevaplar verilmeye başlanır. Klasik dünyada iktidarın kaynağı soydur, kutsaldır. Avrupa toplumlarında feodal kilise ile imparatorluk iç içedir. Weberin geleneksel iktidar diye bahsettiği iktidardır. Bu siyasal devrim ile birlikte iktidarın kaynağı halk haline gelmiştir. İnanılmaz bir yıkım süreci olarak ortaya çıkmıştır. İnanılmaz bir tahrip ve şiddet içerir. 5 cumhuriyet atlatarak Fransa bugünkü demokrasisine gelmiştir. Mesela ingilterede monarşinin değişimi daha evrimsel bir şekilde olmuştur. Osmanlı fransayı örnek alır. İngilterede magna carta 12. Yyda monarşinin sarsılmasını sağlamıştır. Feodaller birtakım haklar elde ederler. Burada da müzakere ederek gerçekleşmiştir. Ayrıca Fransız devrimi ulus devlet anlayışını ortaya çıkarır. İmparatorluklar bünyesinde birçok milleti barındırır. Ulus devlette bir ortak ulus yaratma amacı vardır. Aynı dili konuşan aynı dine inanan. Her ulus aynı şekilde kurulmaz mesela amerikada farklılık söz konusudur.

  3. Endüstri devrimi: sosyolojik açıdan bakıldığında en önemli devrimdir. Merkeze endüstri devrimini koyarak analiz yaparlar. Sanayi devrimini kapsar. Tarım dünyasından, toprağa dayalı üretimden makineye dayalı seri üretime geçilir. Dünya küresel pazarlar sunar. Buhar makinesiyle başlayan süreç (İngiltere) bir devrim yaratmıştır. Üretim biçimindeki değişimdir. Osmanlının kaçırdığı en önemli olgulardan birisidir. Çünkü Osmanlı toprak sistemine dayalı bir yönetime sahiptir. Toprağın üzerinde yaşayan insanları da millet olarak tanımlar. Bu değişime ayak uyduramaz.

  4. Bilimsel devrim: dünyayı anlama ve açıklamayı kapsar. İnsanoğlu hep bununla meşgul olmuştur. Her toplumun bir dünya görüşü vardır. Var oluş konumumuzu dünya görüşü belirler. Kimi topluma göre bu dindir kimisine göre siyasettir. Bilim devrimi ile birlikte dünyanın nasıl algılanacağı bilim olmuştur. Bilimden önceki bütün dünya görüşleri mittir. Newtonla başlar. Artık her şey bilim tarafından aydınlatılır, bilim her şeyi açıklar.

Bütün bu devrimlerin sonucunda açlık, yoksulluk, eşitsizlikler ortadan kalkacağı düşünülmekteydi. Fakat böyle olmadı.

Modernleşme Nedir?

batı Avrupa toplumlarının bizzat yaşadığı devrimlerin batı dışı toplumlar tarafından takip edilmesidir. Her ülke farklı şekilde modernleşir. Mesela Osmanlı modernleşmesi siyasal, Japon modernleşmesi endüstriyeldir. Cumhuriyet modernleşmesi kültüreldir. Sanayi devriminin etkileri cumhuriyete çok geç ulaşır. Fabrikaların kurulması falan ikinci dünya savaşından sonra başlar. Bu da Amerikan yardımıyla gerçekleşir.

Modernizm Nedir?

Bu modernliğin felsefi olarak ideoloji haline gelip bütün dünyaya tanıtılmasıdır.

Postmodernite Nedir?

Modern sonrası. Postmodernizme herkesin verdiği anlam aynı değildir. Moderniteden kopuş yeni bir dünyanın penceresinin açılmasıdır. İnternetle, bilgi devrimiyle başlayan yeni bir dünya vardır. Bazıları ise bunun bir kopuş değil modernitenin devamı olduğunu düşünmektedir. Yani modernliğin açmazlarını aydınlatır.

Fukuyama tarihin sonu tezi: modernite ideolojisi yapar.

Demokrasi ideali, kapitalizm modernliğin ideolojisidir. Gelecek vaadi ideolojisi ilerleme, kalkınma, verimlilik kavramlarından oluşur. Modernite karanlık bir gerçeklik olarak algılanmamalıdır. Aksine modernite sosyolojik birçok veriyi barındıran bir gerçekliktir. Modernite arıtılmış bir batı yaratmıştır. Postmodernizm modernizmin yarattığı sorunlara yeni bir perspektif yaratmaya çalışır.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Merhaba ben Kübra Erciyas, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde Sosyoloji Bölümü öğrencisiyim. Sosyoloji arşivi oluşturma gayesi ile buradayım.

Yorum yap