Coronavirüs İnsanlığı Nasıl Etkiledi?

coronavirüs insanligi nasil etkiledi

İnsanlığı büyük etkisi altına alan bir coronavirüs ile karşı karşıyayız. Tüm ülkeler, o ülkelerin milletleri teyakkuzda. İnsanlık ne yapacağını şaşırmış halde sımsıkı hayata tutunmaya çalışıyor. Belki de 21.yy’da ilk defa insanlar hayatta kalmanın,sağlığın temizliğin,yaşamın değerini çok net bir şekilde anladı. Çin’in Wuhan kentinde başlayan bu durum kısa sürede tüm Dünyayı etkisi altına aldı. Hayat olağanın çok üstünde durdu. Peki, bu süreçte coronavirüs insan psikolojisi nasıl etkiledi? İnsanların psikososyal yaşantıları nasıl değişti? Bu soruların cevabını bulmak için iki aşamalı bakmak gerekiyor aslında virüs etkisi içinde ve etkisi bitikten sonra değişen hayat standartlarını görerek. Şimdi hep birlikte bu durumu inceleyelim.

Soru Şu;

Coronavirüsün insanlar üzerindeki etkisi ne oldu?

Cevap mı Aradın?

Cevap burada değil. Aşağıya doğru okumaya devam et :)

Coronavirüs’ün Psikolojiye Etkisi Nedir?

Öncelikli olarak belirtmek isterim ki kendi gözlemlerim ve düşüncelerimi bu ve bundan sonraki bölümlerde ifade edeceğim. Bu yüzden yazdıklarım benim bilimsel araştırmalar ve tetkiklerim değil gözlemlerim sonucu ortaya çıkan sonuçların ürüdür. Coronavirüs insanları öncelikli olarak temizliğin, yaşamın ve yaşamanın önemini göstererek bizlerin hayatına girdi. Ülkemizde ilk olarak 11 Mart 2020 tarihinde ortaya çıktığında insanlarımızın çoğu; öncelikle marketlere, eczanelere akın ettiler. Bu durum gerçekten de böylesi bir felakete ne denli alışık olmadığımızı ortaya koyuyor. Sakin kalınması ve devlet büyüklerine itikatlı olunması gereken bu dönemde insanlarımızın bazıları kendilerini bencil bir şekilde ve bilinçsizce sokaklara attılar. Belki de sürü psikolojisinin bir örneği olarak bakılabilecek bu durum için yapılması gereken tek şey soğukkanlı ve bilinçli hareket etmekti. Devam eden süreçte devlet yetkililerinin önlemleri ve çeşitli sosyal kampanyalarla insanların sosyal anlamda aktifliği azaltılsa da bazı kesimdeki insanlarımız bunlara yine karşı geldiler. ‘Bana bir şey olmaz’ düşüncesi içerisinde hareket ettiler. Bu durumun aslında yakınımız ya da uzak çevremizdeki insanların sorun yaşamamasından kaynaklanan düşünce olduğunu belirtmek isterim. Çünkü insanlar, sorun kendisinden ne kadar uzaksa, kendisinin de soruna o kadar uzak olduğu düşüncesine dalıyor ve bilinçsiz bir şekilde hareket etmesine neden oluyor. Öncelikli olarak bilmeliyiz ki herhangi bir insana bir şey oluyorsa bize de bir şey olma ihtimali var. ‘Bana bir şey olmaz’ gibi düşünceyi aklımızdan hiçbir şekilde çıkarmamamız gerekiyor. Devam eden süreçte eve kapanan insanlar, dışarıda belirli bir kesimi suçlu bulan ve sorumsuzca hareket edenler olmak üzere üçe ayrıldı. Bunun neticesinde ülkemizde çok farklı yapılarda ve düşüncelerde insanların ne kadar fazla olduğunu görmüş olduk. Birileri yaşam derdine düşmüşken diğerleri umursamaz olmuş; birileri umursamazken de, kalanlar kendilerine sosyal mecra da eğlenme fırsatı yakalamış gibi davrandı.

 

Corona Virüse Karşı Neler Yapmalıyız?

Corona virüse karşı neler yapılmalı? Başlığını birçok yerde gördüğünüzü varsayarak sözlerime başlıyorum. Yaptığımız en büyük hata soğukkanlı ve söz dinleyen bir ortam yaratmadan, kendi bildiğimizi yapmaya zorlayan iç dünyamızı dizginleyememek olmuştur. Bunun neticesinde de içimizdeki kural tanımaz insanın ortaya çıkışı net bir şekilde gözükmektedir. Böyle durumlarda önemli olan olaylara mantıklı ve sakin bir şekilde yaklaşmak olmalıdır. Zaten mantıklı ve sakin yaklaşıp, bize söylenenleri tam manasıyla yaptığımız anda içinde bulduğumuz sorun kümesi en kısa sürede dağılacak ve eskisi gibi normal hayatlarımıza geri döneceğiz. Fakat hayatlarımız eskisi gibi olmayacak bundan hepimiz eminiz. Çünkü hatalarımızı gördük, yaşama ne kadar tutunmak istediğimizi gördük, yarım kalan hayallerimizi, hayatın ne denli kısa olduğunu gördük. Belki nasılsa yaparım dediğimiz şeyleri nasıl yapamadığımızı görmek, nasılsa söylerim dediğimiz şeyleri söyleyemediğimizi görmek, nasılsa giderim dediğimiz yerlere gidemediğimizi görmek zor geldi farkındayım. Hepimizin istekleri, arzuları, yaşam amaçları vardı ama maalesef hepsini bir süreliğine ertelemek zorunda kaldık. Bu kısa ve zorlu dönem geçtiğinde daha çok gezmeliyiz, ruhumuza daha çok dokunacak faaliyetlerde bulunmalıyız, küçüklerimizi doyasıya sevmeli; büyüklerimize saygı ve sevgi çerçevesinde en güzel şekilde hürmet etmeliyiz. Kendi popilerliğimiz yükselsin diye masum insanları kullanıp, onların bilgisizliğinden kendimize fayda çıkarmamalıyız sevgili dostlar. Biz; Türk Milleti olarak milletimiz olarak dün olduğu gibi bugün de milletimize, ülkemize faydalı işler yaparak gündeme gelelim. Güzel insanların olduğu bir ülke haline gelmek senin ya da benim değil hepimizin görevi. Bunu asla unutmadan hayatlarımıza evde devam etmeli, daha sonrasında da aklımızdan çıkarmadan yaşamalıyız.

Güzel Günler Gelecek Mi?

Elbet inanıyorum ki bu kısa süre geçtikten sonra insanlık daha güzel günlere gözünü açacaktır. Dünyanın bizden ne denli intikam alabildiğini hepimiz gördük.Şunu da belirtmeliyim ki, çeşitli toplumlar ve topluluklar bu dersi yine almayacak, yine bildiğini okuyacak. Ama bu sefer tüm Dünya da o topluluğun karşısına hiç olmadığı kadar çıkacaktır. Güzel günler bizi bekliyor, yapamadıklarımızı yapacağımız, söylemediklerimizi doyasıya diyebileceğimiz günler elbet gelecek. Dışarı da özgürce gezip her gün gördüğümüz marketin, sokağın, insanların ıbize nasıl farklı geldiğine hep birlikte şahit olacağız. İşlerimize, okullarımıza olmadığı kadar farklı bakacağız. Arkadaşlarımıza olmadığı kadar samimi olacağız. En tabi önemli olanıysa; yaşamanın tadını hiç olmadığı kadar alacağız. Her nefesin bir Dünya demek olduğuna şahit olacağız. Temizliğimiz, kişisel bakımımız daha fazla olacak. Benim şahsi görüşlerim bunlardan ibaret. Beklemediğimiz nice olaylar karşısında da bu sefer daha tedbirli daha bilinçli olacağız. Aramızda illa ki isyan edenler olacak ama bizim güçlü sesimiz onların cılız seslerini hep bastıracak.

Bu yaşanılan durumu aşmak yine bizlerin elinde. Kötü günde yardımlarını esirgemeyen, Dünyada ki tüm toplumlara insanlık dersi veren Türk insanı bu durumunda üstesinden gelecektir. Yaşam dediğimiz bu uzun yolculuğumuza coronavirüs durağında mola verdiğimizi bilmeli ve moladan sonra daha dinç, daha özgür ve daha güzel bir yaşam için kolları sıvamalıyız. Belki Dünya bizden intikam alıyor olabilir ama bizim de dünyamızı değiştiriyor. Birbirimizi kırmadan, üzmeden sevgi dolu bir şekilde bu süreci atlatmak için elimizden geleni yapalım. Boş fenomenlik uğruna masum insanların hayatlarına müdahale etmeyelim. Devletimizin yetkililerine güven ve sağlık çalışanlarımıza sonsuz derece de güvenelim ve dediklerini yapalım. Özellikle sağlıkçılarımız bizim en değerlilerimiz bu durumun farkına varalım ve onlara bol bol dua edelim. Sevgiyle kalın, sağlıklı kalın.

YAZAR: UFUK KOÇAK – KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ ( Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik )

  • Sağlık İçin
  • Sevdiklerin İçin
  • Gelecek İçin
Yorum Yap

Yazar Hakkında

Sosyologer, tüm platformda sosyoloji çerçevesinde paylaşımlar yapan ve sosyologlara yayın imkanı tanıyan dijital bir platformdur. Dijital sosyoloji arşivi oluşturma amacı ile kurulmuştur.

Yorum yap