Davranışçı Kuram Nedir? Özellikleri ve Örnekleri

Davranışçı Kuram Nedir? Özellikleri ve Örnekleri
2

Davranışçı kuram,   20. yy. da yaşamış önemli bir gelişimci ve psikolog olan John B. Watson tarafından yapısalcıların zihninin süreçlerini inceleyerek bireyi anlama çabasına karşı gelerek bireyin davranışlarına odaklanmayı hedef alarak oluşturulan bir kuramdır.

Watson, bilinç düzeyindeki deneyimin psikolojinin merkezi olması görüşüne tepki göstermiştir.  Bilinç dışı motivler (harekete geçiren etkenler) veya gözlenemeyen temel bilişsel süreçler yerine açık davranışların gözlenmesinin önemine vurgu yapmıştır. Dışsal uyaranlar ve gözlenebilir tepkiler arasındaki iyi öğrenilmiş bağlantılar gelişimin ana unsurlarıdır. Watson’un insana bakış açısı John Locke’da olduğu gibi “deneyimle üzeri işlenebilecek boş bir levha olduğu” şeklindedir.

Çocuklar doğuştan gelen eğilimlere sahip değildirler. Neye dönüşecekleri, içinde yetiştikleri çevreye, ebeveynlerin ve hayatlarındaki diğer önemli bireylerin onlara nasıl davrandıklarıyla yakından ilişkilidir. Bu açıdan bakıldığından çocuklar belirgin evreler şeklinde ilerlemezler. Bunun yerine gelişim, kişinin çevresiyle etkileşimi içinde gerçekleşen bir davranış değişim sürecidir, süreklilik arz eder, bireyden bireye farklılık gösterir.

Davranışçı Kuram Neye Tepki Olarak Çıkmıştır

Davranışçı kuram, bilişsel yaklaşımcıların içebakış (bireyin davranışlarını zihinsel süreçler gibi dışarıdan gözlemlenemeyen faktörlerle açıklayan yöntem) yöntemine tepki olarak çıkmıştır. Davranışçı kurama göre psikolojinin bilim olabilmesi için bireyin davranışı zihinsel süreçlere açıklanamaz. Bu yüzden içebakış yöntemini reddetmiş ve bunun yerine işevuruk tanımlar (kavramları gözlemlenebilen olaylarla tanımlama) kullanmıştırlar. Bu da davranışçıları tepkiler (gözlemlenebilen davranış) ve uyarıcılar (çevresel olaylar) üzerinde çalışmaya itmiştir.

Örneğin ders çalışırken sürekli sigara içmek isteyen bir öğrenciyi içebakış yöntemiyle ele alırsak, öğrenci için oral dönemde çeşitli fiksasyonlar yaşadığını söyleyerek gelişim evresine vurgu yapabiliriz. Lakin davranışçı kuram bunu reddederek, gözlemlenebilir olanı incelemeyi tercih eder ve öğrencinin davranışını inceler. Bu davranışa etki eden çevresel olaya bakarak, ders çalıştığında öğrencinin stres olduğun fark eder ve stres anında öğrencinin sigara içme ihtiyacı hissettiğine vurgu yapar.

thumbnail
Önerilen Yazı
Ünlü Psikiyatr Carl Gustav Jung Kimdir? Jung Psikolojisi

Davranışçılığın Temel Özellikleri

  • İçebakış yöntemini reddederek gözlemlenebilir olanı inceler
  • Parsimoni (basitlik, yalınlık) herhangi bir olay için mümkün olan en basit açıklamayı bulmayı önemser.
  • Uyarıcı ve tepkilere yoğunlaşmıştır
  • Bireyin davranışının doğuştan gelen etkenlerle açıklanamayacağına vurgu yapar
  • Davranışın çevrenin etkisiyle sonra da öğrenildiğini söyler

Davranışçı Kuramlar

  • Klasik/ tepkisel koşullanma
  • Bağlaşımcılık
  • Mekanik Davranışçılık
  • Edimsel Koşullanma
  • Bitişiklik Kuramı

davranisci yaklasimDavranışçı Kuram Öğrenmeyi Nasıl Açıklar?

Davranışçı kuram, çevresel uyarıcıların davranış biçimimizi belirlemedeki rolünü vurgular. Büyük ölçüde, bu öğrenme (deneyim sonucunda ortaya çıkan davranış değişiklikleri) üzerine odaklanma anlamına gelmektedir.  Davranışçılık klasik ve edimsel koşullanma olarak adlandırılan çalışmalarla öğrenme anlayışımıza önemli katkılar sağlamıştır. Klasik koşullanma refleksif tepkilere odaklanırken edimsel koşullanma dışarıdan gelen tepkilere bağlı öğrenme biçimidir.

Klasik Koşullanma

20.yüzyılın sonunda, Ivan Pavlov adında bir Rus fizyoloğun çeşitli çalışmaları sonucunda geliştirdiği öğrenme kuramıdır. Klasik koşullanma, klasik koşullanma esas olarak yeni bir uyarıcının var olan bir refleks tepkisini öğrenme sonucunda nasıl ortaya çıkarır hale gelebildiğini inceler.

Pavlov’un bu çalışması herkes tarafından bilinen temel bir çalışma haline gelmiştir. Kısaca özetlersek, Pavlov bir zil çalarak ve hemen sonrasında köpeğe biraz yiyecek vererek, zilin yemeğin kendisinin oluşturduğu tepkinin -salya salgılama- aynısını oluşturur hale geldiğini bulmuştur.

Pavlov köpeğe ilk başta bir et (koşulsuz uyarıcı) verir ve köpek eti görünce salya salgılamaya (koşulsuz tepki) başlar. Tüm bunlar köpeğin kendiliğinden refleks olarak gösterdiği tepkiler olduğu için “koşulsuz” olarak nitelendirilir. Daha sonrasında Pavlov köpeğin yanında bir zil çalar (nötr uyarıcı) lakin köpek buna hiçbir tepki vermez. Başta köpek tepki vermediği içinde bu zil nötr uyarıcı olarak nitelendirilir. Daha sonra Pavlov köpeğe eti her verdiğinde zili de çalar, bunu sıklıkla tekrar ettikten sonra köpeğe yine et vermeden sadece zili çalar (koşullu uyarıcı) ve köpek bu sefer zil sesini duyunca salya salgılar (koşullu tepki). Köpeğin başta tepki vermediği nötr uyarıcı bu durumda koşullu uyarıcı haline gelmiştir ve verdiği tepki de koşullu tepki haline gelmiştir.

Pavlov bu deneyde bizlere çeşitli refleksif tepkileri kullanarak öğrenmeyi geliştirebileceğimizi vurgular. Örneğin okuldan yeni mezun olmuş yetişkin birey bir okulun yanından geçerken duyduğu teneffüs zil sesine karşı mutluluk hissi yaşaması buna örnek verilebilir. Birey okula gitmeden önce zil sesine karşı nötrdü lakin okul yıllarında, teneffüs vaktini temsil eden bu ses ona mutluluk veren bir etken haline geldi ve artık zil sesini ne zaman duysa o mutluluk hissinde anımsamaya başlıyor. Tabii zamanla birey okul anılarını unuttukça zil sesine karşı tepki vermeyi de bırakabilir, bu gibi davranışı geri bırakma durumuna sönme denilmektedir.

Keşfedin: Jung Psikolojisi

Edimsel Koşullanma

Bireyin sosyal deneyimleri ve alışkanlıkları nasıl kazandığına önemli açıklamalar getiren bir diğer girişici de Skinner’dır.  Skinner, pek çok davranışın kaynağı olduğu düşündüğü bir öğrenme modeli sunar. Hem insanlar hem de hayvanlar, hoşa giden sonuçlara yol açan davranışları tekrarlama, istenmeyen sonuçlar doğuran davranışları ise tekrarlamama eğilimindedirler.

İçine konduğu kafesteki pedala bastığında lezzetli bir yiyecek maddesine kavuşan bir fare bu davranışı tekrar etme eğilimindedir. Skinner pedala basma davranışını operant tepki (edimsel tepki) ve bu tepkinin ortaya çıkmasını güçlü hale getiren yiyecek maddesine de pekiştireç adını vermiştir.

thumbnail
Önerilen Yazı
Güdü Ne Demek? Güdünün Özellikleri, Türleri ve Kuramları

Skinner’ın bu teorisi davranışların sadece operant öğrenme deneyimleri sonucunda ortaya çıktığını ileri sürer. Örneğin ders çalışan bir çocuğa çikolata verildiğinde çocuk için çikolata olumlu bir pekiştireçtir ve çocuk çikolata yemek için daha çok ders çalışır.

Davranışçı Kuram Temsilcileri Kimlerdir?

  • Edwin L. Thorndike, davranışta tepki ve sonuçlarına odaklanarak “etki yasası” kuramını zemin hazırlar.
  • John Broadus Watson, davranışçılığın kurucusudur.
  • Ivan Petrovich Pavlov, davranışçı öğrenme kuramında “Klasik Koşullanma” teorisini geliştirmiştir.
  • Burrhus Frederich Skinner, davranışçı öğrenme kuramında “Edimsel Koşullanma” teorisini geliştirmiştir.

 Davranışçı Öğrenme Kuramı Örnekleri

  • Uslu durduğunda annesi tarafından aferin alan çocuk- edimsel koşullanma
  • Sobaya dokunduğunda eli yanınca bir daha sobaya dokunmayan çocuk- klasik koşullanma
  • Limon dendiğinde ağzın sulanması- klasik koşullanma
  • Emniyet kemerini sinyalinin ötmesi sonucunda kemerin takılması- edimsel koşullanma
thumbnail
Önerilen Yazı
Psikolojinin Amaçları Nelerdir? | Psikolojinin 4 Temel Amacı

Kaynakça: 

  • Glassman, William E. & Hadad, Marliyn (2018). Psikolojide Güncel Akımlar, (6.basım). Nobel Akademik Yayıncılık, İstanbul.
  • Ergin, Hatice. & Köseoğlu, Armağan (2021), Gelişim Psikolojisi, (10.basım), Nobel Akademik Yayıncılık, İstanbul.

Merhaba, ben Beste. Doğuş Üniversitesinde sosyoloji bölümü 3.sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda da çift anadal programında psikoloji bölümü öğrencisiyim. Sosyal bilimler hakkında okumayı, öğrenmeyi ve araştırma yapmayı çok seviyorum. Edindiğim bilgileri daha çok kişiye ulaştırmak için buradayım.🙂

Yazarın Profili

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (2)

  1. Rabia Kıvrak 1 sene önce

    Sevgili Beste Nur, bizlere davranışçı teorinin temel prensiplerini ve uygulamalarını genel anlamda sunan yazın oldukça başarılı. Davranışçı teorinin uygulamaları, psikoloji, pedagoji, aile danışmanlığı, organizasyon yönetimi, sosyal politika ve toplumsal değişim gibi farklı alanlarda kullanılmakta ve haliylede oldukça geniş bir konu. Bu nedenle kuramı anlamak ve kullanmak adına yeni başlayanlara güzel bir perspektif sunmuşsun. Tebrikler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir