Demografi, Nüfus ve Nüfusun Sosyoloji ile İlişkisi

Bu yazımızda nüfus konusunun ve kavramlarının sosyoloji ile ilişkisini ve sosyoloji için önemini açıklamaya çalışacağız.

Demografi Nufus ve Nufusun Sosyoloji ile Iliskisi

Öz

Bu yazımızda nüfus konusunun ve kavramlarının sosyoloji ile ilişkisini ve sosyoloji için önemini açıklamaya çalışacağız.

Anahtar Kelimeler: Demografi, Nüfus, Sosyoloji, Toplumsal Yapı, Nüfus Sosyolojisi

 

Nüfus ve demografi (nüfus bilimi), sosyolojik araştırmalar içerisinde önemli bir konudur. Sosyolojik araştırmaların çoğu insan ve insanların birlikteliklerinin oluşturduğu yapı ile ilgilidir. Dolayısıyla araştırılan konu içeriğine dahil olan nüfus ve o nüfusun özellikleri, araştırmanın analizi için gereklidir. Bu bağlamda sosyolojik araştırmalarda nüfus ve nüfus biliminden oldukça yararlanılır.

Nüfus, sınırları belirli olan bir toprak üzerinde, belli alanlarda ve zamanlarda yaşayan insan sayısını ifade etmektedir. Sınırları belli bir toprak parçasına nüfusun özelliklerini tanımlamak için öncelikle o toprağın sınırlarını net bir şekilde belirlemek gerekir. Ayrıca nüfus sayımı yapılırken, toprak parçası üzerinde bulunan kişilerde vatandaşlık bağı aranmaz. Nüfus sayımı yapılan yere göç ile gelmiş kişilerde o nüfusun bir parçası olarak kabul edilir. Dünyada nüfus artışını veya azalışını etkileyen faktörler doğumlar, ölümler ve göçlerdir. Nüfus artışı doğumla veya içe dönük göç ile gerçekleşir. Nüfus azalışı ise ölümle veya dışa dönük göç ile gerçekleşir.

İstatistiki terimlerle ifade edildiğinde; nüfus, seçilmiş bir örneklemdeki bireylerin ya da birimlerin toplamını ve herhangi bir analizin sonuçlarının uygulanacağı toplamı (başka bir deyişle, incelenmekte olan kişi ve nesnelerin toplamını) gösterir (Marshall, 1999, s. 536).

Sosyoloji çalışmaları makro düzeyde ele alındığında genelleştirilmiş soyut bilgilere ihtiyaç duyar. Nüfus bu bağlamda sosyal bilimcilere makro düzeyde bilgiler verir. Dolayısıyla toplumsal yapının bir görünümü olan nüfus, toplumsal gerçekliği anlayabilme noktasında sosyolojinin ilgi alanına girmektedir. Çünkü nüfus bilgilerine sahip olmadan toplumsal gerçekliği anlayabilmek mümkün değildir.

Toplumsal yapının iki boyutu vardır: Bunlar doğal çevre (doğal faktörler) ve sosyal çevre (yapay faktörler)’dir. Doğal çevre; insana verili olan, insanın müdahale edemediği ve belli bir zamana kadar da edemeyeceği düşünülen çevredir. Doğal çevre kendi içinde fiziki, biyolojik ve coğrafi çevre olarak da üçe ayrılmaktadır. Sosyal çevre; insanın kendisine verili olan gerçeklik üzerinde diğer insanlarla bir araya gelerek oluşturduğu, insanlara özgü gerçekliklerdir. Kültür, gelenek, görenek, değerler, din, nüfus gibi insan müdahalesi ile şekillenen unsurlar sosyal çevrenin inceleme konusudur. Sosyoloji, sosyal çevre bağlamında nüfusu ele alır ve araştırmalarına konu eder. Nüfus incelemeleri yaparken ise demografiden (nüfus bilimi) yararlanılır.

Demografi, nüfusun yani insan topluluklarının ve onların çoğalmalarıyla azalmalarının doğurganlık, ölüm ve göç oranlarındaki değişen kalıplara ve cinsiyet oranı, bağımlılık oranı ve yaş yapısı türünden özelliklere göre incelenmesini anlatan bir bilim dalıdır (Marshall, 1999, s. 139). Demografi bilimi kapsamında ‘nüfus’, sınırları belli bir toprak üzerinde, belli bir alanda bulunan insan sayısını kapsar. Ayrıca ülkelere ve bölgelere göre nüfus dağılımları ve göç hareketleri gibi dinamiklerde demografinin inceleme alanına girer. Demografi inceleme alanı bakımından nüfus parametreleri ve dinamiğiyle ilgili resmi istatistiki verileri yansıtan ‘resmî (formel) demografi’ ve nüfus yapıları ve değişimlerinin nedenlerini diğer toplumsal olgularla veya nedenlerle ilişkilendirmeye çalışan ‘sosyal demografi-nüfus incelemeleri’ şeklinde ikiye ayrılır. Çoğu sosyal bilimciye göre sosyolojik araşıtrmalarda insan toplumlarının tanımlanıp anlaşılması noktasında ‘nüfus incelemeleri-sosyal demografi’ oldukça büyük bir öneme sahiptir.

Sosyoloji bu noktada araştırmalarında nüfustan yararlanabilmek için dört farklı yola başvurur.

  1. Betimsel Yol

Makro gerçekliğin somut yansıması diyebileceğimiz istatistiki verileri içerir. En büyük yapı olan sosyal gerçekliğin somut göstergeleridir. Yaş, cinsiyet, yaşanılan yer, kaç kişi yaşanılıyor vs. tüm bu veriler bize ilk aşamada gerçekliği betimleyen verilerdir.

  1. Çözümlemeli Yol

Daha önce elde ettiğimiz betimleyici istatistiki verileri, araştırmanın seyrine göre oluşturulan bağlama yerleştirerek değerlendirmektir. Amaç istatistiki verileri oluşturulan bağlama oturtup o bağlam içerisinde anlamlandırmaya çalışmaktır.

  1. Karşılaştırmalı Analiz Yolu

Bu yöntem iki ontolojik boyut içerir. Bunlar zaman ve mekândır. Nüfus üzerinden yapılan bir araştırmada geçmiş veya günümüz ile ilgili bir karşılaştırma yapılırsa bu bağlamda zaman boyutu içerisinde analiz edilir. Eğer aynı dönem içerisinde farklı toplumlar karşılaştırılırsa mekân boyutu içerisinde analiz edilir. Örneğin 2020 yılındaki siyasi yapı, 1980 sonrası siyasi yapı, Birinci Dünya Savaşı sırasındaki siyasi yapı gibi incelemeleri zaman bağlamına bağlı olarak analiz edilebiliriz. Burada mekânın da bizi gerçekliğe bağlayan bir tarafı vardır. Mekân, zamanın hızına karşı bizi yavaşlatır. Nüfus gibi belirli bir çerçeve içerisinde olup biteni analiz edebilmemizi sağlar. Örneğin 1980 yılının siyasi yapısını günümüz ile karşılaştırırsak zaman boyutunu, aynı dönemdeki diğer toplumlarla karşılaştırırsak mekân boyutunu kullanmış oluruz.

  1. Tarihsel Yol

Zaman içerisindeki değişim ve dönüşümün daha detaylı bir şekilde analiz edilmesini sağlar. Araştırma konusunu tarihsel değerlendirme yaparak anlamlandırmaya çalışmaktadır.

Sonuç

Nüfus sosyolojisinin amacı sadece demografik olguları kendi başına birer sayısal veri olarak sunmak değil, onları bir toplumsal bağlama oturtarak bağlantılı olduğu diğer olgularla ilişki içinde anlamaktır. Yazdığı yazılarda demografi ve sosyoloji arasındaki bağa işaret eden ve bu alanda çok değerli katkılarda bulunan Prof. Ferhunde Özbay bu yaklaşımı “nüfus sosyolojisi” olarak adlandırmaktadır (Özbay, 2010).

Bugün demografi disiplinlerarası bir sosyal bilim dalı olarak dikkat çekmektedir. Bazı demografların dediği gibi, her tür toplumsal olgu demografiyle ilintilidir demek yanlış olmayacaktır. Fakat demografi ve diğer toplumsal olgular arasındaki ilişkinin düz bir nedensellik olduğu hatasına düşmemek gerekir. Diğer bir deyişle, nüfus bilgisinin toplumu anlamadaki önemini vurgularken, “demografik determinizm” yani her şeyi demografiyle açıklamak hatasına da düşmemek gerekir (Danış, 2010).

Kaynakça

Danış, D. (2010). Nüfus ve Toplum. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi.

Marshall, G. (1999). Sosyoloji Sözlüğü. (O. Akınhay, & D. Kömürcü, Çev.) Ankara: Bilim ve Sanat Yayınları.

Özbay, F. (2010). Türkiye’de Ulus-Devlet, Gözetim ve Nüfus Bilgisi. Toplum ve Bilim(118).

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Lisans Öğrencisi İnstagram: nur.kizilesik

Yorum yap