Gümdem Belirleme Modeli Çerçevesinde Yeni Gündem Belirleyiciler Üzerinden Bir İnceleme

gündem belirleyicileri

ÖZET

Bu çalışmanın konusu Facebook, Twitter, Instagram ve Youtube gibi sosyal medya platformlarının bireylerin günlük hayatlarında neyi, ne kadar bilmeleri gerektiğine karar vermeleri bakımından gündem belirlemedeki etkilerinin incelenmesidir. Gündem belirleme modeline açıklama getirmek ve kamuoyu oluşturmak ile arasındaki farklara değinmek, yeni medya araçlarıyla birlikte oluşumuna bakmak, yeni gündem belirleyiciler olarak kabul ettiğimiz sosyal medya kullanıcılarının gündelik hayatlarındaki etkilerini ve bu etkilerin arkasındaki gücü incelemek amaçlanmaktadır.

Kitle iletişim araçları ve onlar bağlamında kullanılan sosyal medya araçları bu kadar yaygınken ve kitleler her yolla onlardan yayılan içeriklere maruz kalıyorken Gündem Belirleme Modeli doğrultusunda yapılan tartışmalara bakmak ve konunun/modelin bugün hala nasıl etkin olduğunu anlayabilmek açısından bu çalışma önemlidir.

Çalışmanın birinci bölümünde gündem belirleme modelinin kavramlarının tanımları ve kullanım alanları açıklanmıştır. İkinci bölümde kitle iletişim modellerinden biri olan gündem belirleme modeli ele alınarak, bu konuda daha önce yapılmış çalışmalar incelenmiş, yeni medya araçlarının gündem belirlemede nasıl rol oynadıklarına dair değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise gündem belirleme modelinin kitle iletişim modelleri arasından en sık kullanılan model olarak hala bu kadar yaygın bir şekilde ele alınmasının arkasındaki itici güçler üzerinden bir sonuç ve değerlendirme yapılmıştır. Bu çalışmanın uygulama aşaması, teorik arka planın kurulmasından sonra gerçekleştirilecek olup başka bir çalışmanın konusunu oluşturmaktadır.

Anahtar Kelimeler; Gündem Belirleme, Gündem Oluşturma, Çerçeveleme, Kamuoyu, Sosyal Medya

 GİRİŞ

Kitle iletişim araçlarının yaygın olarak kullanıldığı günümüzde, özellikle bu araçların bireyler üzerinde bıraktıkları etkiler üzerinde durulmaktadır. Karşılıklı iletişim sürecinde hedef kitle olan alıcılar, iletişime geçen iletişimciler ve iletiler karşılıklı etkileşim içerisindedirler. Medya, bu ileti gerçekleşirken iletinin içeriğiyle oynayarak, ekleme ya da çıkarmalarda bulunarak gerçekliği manipüle edebilme gücüne sahiptir. Dolayısıyla da medya elinde bulundurduğu bu güç sayesinde çoğunlukla gerçeği perdeleyerek kişilerin algılarını şekillendirme yoluna gider. Temel işlevleri insanları bilgilendirmek, eğitmek ve de eğlendirmek olan medya araçları, siyasi iktidarın gücünü ve meşruiyetini onaylama ve devam ettirme üzerinde de etkin rol oynamaktadır. İnsanlar medya aracılığıyla gündem olaylarını takip etmekte ve dünyada neler olup bittiğinin yanı sıra nelerin önemli ve dikkate değer, hangi konuların ise önemsiz olduğunu öğrenmektedirler. Gün içerisindeki haberler medya tarafından dile getirilip sunulduğunda kamunun dikkatini çeker, dile getirilmeyen ve medya araçlarında kendine yer bulamayan konular ise dikkate alınmaz ve önemsenmez. Bu doğrultuda, medyanın haberleri sunuş tarzıyla halkın hangi konuda neyi, nasıl düşünmesi gerektiğini belirlediği kitle iletişim modeline gündem belirleme modeli denilmektedir.

Demokratik bir toplumda olmazsa olmaz olan medya organları, var olduğu günden bu yana ekonomiden siyasete pek çok alanda etkili olmuş olup halkın bizzat tanık olmadığı olaylar ve kişiler hakkında fikir sahibi olmasını sağlamıştır. Özellikle siyasette kendine önemli bir yer edinmiş olan medya araçları, iktidara geçmek isteyen siyasilerin halka kendilerini, misyon ve vizyonlarını tanıtmaları açısından tercih edilmiştir. Kitle iletişim araçları kendi bünyesinde ele aldığı olayları hâkim bakış açısıyla şekillendirerek toplumu yönlendirmekte ve kitlelere iletilmesi istenen ideolojileri bu kanalla yaymaktadır. İnsanların kendi gerçeklikleri bağlamında kurguladıklarını düşündükleri düşünceleri aslında bu yolla manipüle edilmeye oldukça açıktır ve sık sık da medyanın onlara sunmuş olduğu gerçeklikler etrafında şekillenir. Aracısız olarak dış dünya bilgisine ulaşamayan insan için medya, aracı işlevi görmektedir. Medyanın tüm bu gündemdeki olayları yansıtma biçimleri gündem belirleme kuramı adı altında kuramsal bir açıklamaya tabi tutulmuş olup genellikle seçim kampanyaları bağlamında belirlenmiş bir adayın medyada yer alan haberlerinin ardından seçilmesinin nasıl etkilendiği üzerinde durulmuştur ve bu doğrultuda araştırmalar yapılmıştır. Gelişen teknolojiyle birlikte artan sosyal medya araçları vasıtasıyla ise kuram sadece siyasi arenada karşılık bulmaktan sıyrılıp sanat, spor, eğitim, ekonomi gibi konular başta olmak üzere pek çok konuda halkın gündemini belirlemede açıklamalar sunar hale gelmiştir. Kitle iletişim araçlarının kişileri bilgilendirme ve haberdar etme boyutlarını göz önünde bulundurduğumuzda, gündem belirleme kuramının daha çok öğrenme konusuyla ilgilendiği görülmüştür. Bir süreç olarak politika gündemi, medya gündemi ve kamu gündemi ilişkileri üzerinde duran bu kuram özellikle kamuoyu oluşturulmasında da önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın konusu doğrultusunda da gündem belirleme modelinin tarihçesiyle birlikte kullanım alanlarına bakılarak, kuramın günümüz konularına uyarlanabilirliği incelenecek ve yeni medya araçlarının gündem belirleme üzerindeki etkileri değerlendirilecektir.

1.BÖLÜM

1.1. GÜNDEM BELİRME KURAMI ÜZERİNE KAVRAMSAL AÇIKLAMALAR VE TARİHSEL GELİŞİMİ

Günümüzde dünyada yaşanan tüm olaylara bizzat tanık olamasak da medya vasıtasıyla çeşitli haberlerle olup bitenler hakkında fikir sahibi olabilmekteyiz. Bu haberler, çevrede olup bitenler arasından belli otoritelerce seçilerek belli formatlarda izleyicilere aktarılmaktadır. Gündem belirleme kuramının iddiasına göre ise izleyiciler sadece haberi yalın bir şekilde almakla kalmayıp, kitle iletişim araçlarının o konuya ayırdıkları zaman ve yerin konumu itibarı ile de o konunun ne kadar önemli olduğuna ilişkin kanaat geliştirebilmektedirler (Atabek, 2002). Gündem belirleme modeli kamu, siyasal gündem ve medya gündemi arasındaki ilişkilerden yola çıkarak bu gündemlerin birbirlerinden nasıl etkilendikleri konusunu ortaya koyar ve açıklamaya çalışır. Genel olarak bakıldığında gündem belirleme; birtakım konuların öneminin kitle iletişim araçlarının o konuyu nasıl sundukları dolayısıyla verdikleri önemden yola çıkarak medyanın kişiler üzerindeki etkilerinin ortaya konduğu, ilk çalışmalardan farklı olarak da daha çok öğrenme konusunun işlendiği, bireylerin gerçek yaşamda meydana gelen olayların medyadaki yansımalarından hareketle toplumsal gerçeklik tahayyüllerinin nasıl şekillendiğini ele alan bir modeldir (McQuail ve Windahl, 1993:91). Agenda-setting şeklinde İngilizce literatürde yer almasına karşılık Türkçe olarak, gündem belirleme, gündem hazırlama, gündem kurma, gündem koyma veya saptama şeklinde de farklı ifadeler kullanılmasına rağmen en yaygın kullanımı gündem belirleme şeklindedir. Bernard Cohen(1963)’in ortaya çıkardığı çalışmaları sonucunda yaygınlaşan bu modele göre kitle iletişim araçları gündem hazırlama, gündem belirleme ve gündem kurma görevleri üstlenmektedir. Yine Cohen(1963)’in, medyanın bizlere ne düşündüğümüzü söylemekten ziyade ne hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor olduğu tezi kuramın temellerini oluşturmaktadır. Medya araçlarının, kişilerin düşünce ve tutumlarını değiştirebilme gücünün ele alındığı çalışmalar sonrasında bu araçların bilgilendirme ve farkındalık yaratma işlevleri üzerine odaklanılmıştır. Modelin esas ortaya çıkışı McCombs ve Shaw isimli araştırmacıların 1972 yılında yapmış oldukları Chapel Hill çalışmasına dayansa da ilk kıvılcımlar, 1922 yılında Walter Lipman’ın Kamuoyu (Public Opinion) isimli çalışmasıyla belirmiştir. Lipman, insanların içinde bulundukları dünyayı algılayabilmeleri için çeşitli anlam haritalarına ihtiyaç duyduklarını söyleyerek, bu anlam haritalarının da medya aracılığıyla aktarılan bilgiler doğrultusunda şekillendiğini belirtmiştir. Ona göre iktidarın mevcut uygulamaları ya da dünyanın bir köşesinde yaşanan herhangi bir olay ile ilgili bildiğimiz şeyler doğrudan bilinmemekte, çeşitli kanallar vasıtasıyla bizlere aktarılmaktadır. Bu nedenle izleyicilerin aldıkları iletiler, onlara sunulan bilgiler doğrultusunda oluşturdukları kurgu yapılara dayanmaktadır (Kılıç, 2015). Gündem belirleme modeli çerçevesinde Amerika seçimlerindeki seçim çalışmalarında seçmenlerin aktarılan her konudan etkilenmeseler bile mevcut tutumlarını tetiklemenin mümkün olduğunu ortaya koyan çalışmalarıyla McCombs ve Shaw, 1968 seçimlerini ele almışlardır. Üniversite kampüslerinde gerçekleştirdikleri bu çalışmada, kitle iletişim araçlarının gündemi ile siyasal gündem ve kamuoyu gündemi arasındaki ilişkiyi araştırmışlardır. Araştırmalarının sonucunda medya organlarının kamu gündemi ve siyasal gündem üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşmaları ve bu konuda yazdıkları makale doğrultusunda kuram ana hatlarıyla şekillenmiştir (Cengiz, Yaşın ve Aksel, 2018) Kuramın ana kavramını ‘’dikkat çekme’’ oluşturmaktadır. Buna göre herhangi bir konunun gündemdeki diğer içeriklere oranla öne çıkmasında etkili olan medya araçları, gündem belirleme sürecinde bir konuyu dikkatleri üzerine çekecek şekilde ön plana çıkarma, değiştirme ve basında çokça yer almasına izin vererek kamuoyunda o içeriğe istenen önemin verilmesi sağlanmaktadır (Dearing ve Rogers, 1996:8). Kurama katkıda bulunan Norton Long, Kurt Lang ve Engel Lang isimli araştırmacılar, 1958 yılında yayınladıkları ‘’Çevreyle İlişkilerde Yerel Halk’’ makalelerinde gazetelerin ele aldıkları konular bağlamında insanların mevcut sorunlar karşısındaki tutumlarının nasıl olacağını etkilemediğini ortaya koymuşlardır. “Kitle İletişim Araçları ve Oy Verme (1959)” isimli sonraki çalışmalarında ise medya araçlarının belli konulara çok ilgi gösterirken bazı konuların ise geri planda kalmasını sağladığını ve bunun da politikacıların kamu gözündeki imajları üzerinde oldukça etkili olduğunu ileri sürmüşlerdir (Atabek, 1998:160-161; Terkan, 2005:1). Medyanın her zaman için toplumun da önem verdiği öncelikli konuları halka sunmak gibi bir derdi yoktur. Daha çok kitle iletişim araçlarını da elinde bulunduran egemen güçlerin hedef kitlelere sunmak istedikleri belirli ideolojiler doğrultusunda şekillenen içerikler gündem haline getirilerek sunulur. Kuram genel itibariyle kitle iletişim araçlarının bir konuya verdikleri önem ve alıcı konumundaki hedef kitlesinin de aynı konuya verdikleri önem arasındaki paralellikler doğrultusunda şekillenir. Ancak toplumun değil ticari ve siyasi güçlerin öncelikleri gündemin belirlenmesinde etkilidir. Bu güçler toplumun hangi konu hakkında, ne düşünmesi gerektiğini istiyorlarsa medyanın gündemi de ona göre belirlenir. Özellikle siyasal iktidarların kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirdikleri medya araçları gündem belirlerken 3 farklı düzey ortaya çıkmaktadır.

  • Birinci Düzey Gündem Belirleme

Bernard Cohen’in de öncüsü olarak ele almış olduğu, insanların ne hakkında düşüneceklerinin medya aracılığıyla belirlendiği model birinci düzey gündem belirlemedir. Bu açıklamaya göre medya araçları bireylere sundukları içeriklerle onların ne hakkında düşünmelerini istiyorlarsa bu doğrultuda yönlendirdikleri görülmektedir. McCombs ve Shaw’ un Chappel Hill’ de hayata geçirdikleri ve modelin ilk çalışması sayılan 1968 yılındaki ABD Başkanlık seçimlerini ele alan gündem belirleme çalışmaları, belirledikleri beş gündem başlığının kamu ve medya gündemlerinde de yüksek oranda etkili olduğunu ortaya koymuştur. Henüz belli bir kararı olmayan kararsız seçmenlere uygulanan kamuoyu anketleriyle haber kanallarından elde ettikleri konu başlıklarını içerik analizi yöntemiyle karşılaştırarak, bu süreçte kamunun önemli gördüğü konular ile medyanın önem gösterdiği konular arasında bir paralellik olduğunu saptamışlardır. Bu şekilde kamuoyu anketleri ve içerik analizi uygulamasının bir arada değerlendirilmesi yöntemi ilk kez McCombs ve Shaw’ın çalışmalarında yer almış ve model de ilk kez bu çalışmalar doğrultusunda gündem belirleme modeli olarak isimlendirilmiştir (Yüksel, 2001: 36-37).

  • İkinci Düzey Gündem Belirleme

Kitle iletişim araçlarının ne hakkında düşünülmesi gerektiğinin yanı sıra kişilerin ne düşüneceklerini de belirlemiş olduğu yaklaşım üzerine inşa edilmiştir. İkinci düzey çalışmalarda konuların hangi özellikleri bağlamında ele alındığı McCombs (2005:71) tarafından niteliksel gündem belirleme olarak adlandırılmıştır. Bahsedilen nitelikler, tutum ölçeği olarak değerlendirilerek bir yöntem sunulmuştur. Burada konuların ele alınma sayısının yanı sıra pozitif, negatif ya da nötr gibi değerleri barındıran da bir ölçek tanımlanmıştır. Bu tutum ölçekleriyle yön ve şiddet ölçülürken bir yandan da haber olan içeriğin nasıl ele alındığı değerlendirilmiştir. İkinci düzey gündem belirleme çalışmaları haberlerin daha çok bilgi verme kısmına odaklanmış olsa da çerçevele (framing effect) denilen, haberlerin tamamı yerine bir kısmının verilmesi ya da değiştirilmesi yöntemiyle konunun çarpıtılmasının sağlandığı bir yöntem üzerinde de gelişme sağlamıştır. Dolayısıyla medya araçları sundukları içeriklerle kişilerin ne hakkında düşüneceğinin yanı sıra ne düşüneceğini de etkileyebildiği görülmektedir.

  • Üçüncü Düzey Gündem Belirleme

Gündem belirleme çalışmalarının temellerini atan Walter Lipmann’ın Dışarıdaki Dünya ve Zihinlerimizdeki Resimler isimli çalışmasından hareketle, McCombs, Vu ve Guo üçüncü düzey gündem belirleme sürecini ‘’zihnimizde canlandırdığımız resimler nelerdir’’ sorusunun cevabıyla kurarlar. Zihnimizde canlandırdığımız resimler metaforundan hareketle açıklanmaya çalışılan bu aşamalarda, bu resimlerin ne ile ilgili olduğu ilk aşamaya denk düşerken, resimlerde baskın olan karakteristiklerin neler olduğu da ikinci düzey gündem belirleme çalışmalarının temelini oluşturmaktadır (McCombs vd., 2014). Tutum geliştirme üzerine odaklanan üçüncü düzey çalışmalar, daha çok duygulara hitap etmekte ve kişilerin zihinlerinde olaylarla ilgili kurdukları bağlantıları etkilemektedir. Dolayısıyla bu gündem belirleme çalışmalarına göre haber medyası yalnızca belirli konuların ilgi çeken yönlerinin gündem olmasını sağlamaz bunun yanı sıra insanların hangi konuları da birbirleriyle ilişkilendireceklerini belirler (Guo vd., 2014: 54) Dolayısıyla medya araçları bazı olaylara yer vererek ve bazılarını da görmezden gelerek kamuoyunun gündemini belirlemekte, egemen güçlerin yansıtmak istediği ideolojiler halka bu şekillerde aktarılmaktadır. Örneğin su tasarrufu üzerine yapılan reklamların bulaşık makinesi tavsiyeleriyle birlikte sunulması zihinde bu iki farklı örneğin birlikte hatırlanmasına neden olmaktadır.

  • GÜNDEM BELİRLEME SÜRECİNİN UNSURLARI

Gündem belirleme süreci, üç gündemle birlikte işleyen ve birbiriyle etkileşimli bir süreçtir. Rogers ve Dearing, medya gündemi, kamu gündemi ve politika gündeminin arasındaki ilişkiyi bir şemayla anlatmaya çalışmış, medya gündeminin kamu ve politika gündemini etkilediğini, politika gündeminin de medya gündemini belirleyebildiğini söylemişlerdir.

  • Medya Gündemi

Medya gündemi; medyada haberin işlenmesindeki tüm süreçlerde aktif rol alan çalışanlardan, gerçek hayatta meydana gelecek ve haber değeri taşıdığı düşünülen tüm olaylardan, medya çalışanlarının kendi kişisel değer ve deneyimlerinden, yakın çevrelerinde yer alan seçkinlerden ve diğer kişilerle girdikleri her türlü ilişkiden etkilenebilmektedir. Medya gündeminin oluşturulması ile ilgili çalışmalarda, kitle iletişim araçlarında yer verilen haberlerin nasıl seçildiği, bu araçlar içerisinde alıcılarına nasıl sunulduğu incelenir. Genel olarak ifade etmek gerekirse haberlerin kitle iletişim araçları vasıtasıyla kişilere ulaştırılmasına kadar geçen tüm süreç ele alınır. Kamuoyunun günlük olarak tartıştığı konulardan, siyasi işleyişte alınan tüm kararlara kadar pek olgu/olay medya araçları tarafından etkilenmektedir. Dolayısıyla medya, kişilerin belli bir konu hakkında dikkatlerini çekebilme, belli bir konuya önem atfedebilme ve kamunun gündeminde önemli bir yere koyabilme gücüne sahiptir (Erdoğan, 2011). Medya gündemi, belirli konuların medyada tartışılan boyutlarıyla bilinmesi ve hangi yönleri özellikle vurgulanıyorsa kişilerin bunlara hâkim olması sağlanarak kamusal tartışmaları etkilemekte bunun yanı sıra da kişilerin toplumsal değer yargılarının medya araçları vasıtasıyla oluşumunu sağlayarak istenen bakış açılarının halka kazandırılmasını amaçlamaktadır (Waldahl, 1994: 65).

  • Politika Gündemi

Politika gündemi üzerine yapılan çalışmalarda, bireyler için önemli olan gündem konularının politika yapan kişiler içinde önemli olup olmadığı konusu ele alınır. İktidarın gündeminde ele alınmayı bekleyen birden fazla konu vardır ve bu konuların önem sırasına göre şekillenmesinde; gerçek yaşamda meydana gelen ve çözüm bekleyen konular, halkın politikacılardan beklentileri, medyanın politikayı yakından takip etmesi ve zaman zaman da etkilemesi ve politikacıların sahip oldukları kendi kişisel değer yargıları ve düşünceleri politika gündeminin belirlenmesinde etkili olmaktadır (Atabek, 2002) Sorunların hükümetin dikkatini çekmeye başladığı ölçüde gündeme gelebildiği göz önünde bulundurulduğunda, bu durumda kitle iletişim araçları, çıkar grupları, ekonomik kriz ve bilimsel verilerin etkili olduğu söylenebilir. Politika gündemine gelen haber konuları öncelikli olarak kitle iletişim araçlarında yer alır ve alıcı konumundaki halk için konuların önemliliği belirlenmiş olur. Daha sonrasında kamu gündeminde önem sırası belirlenmiş olan konular artık politikacıların ve siyasi iktidarın da gündem başlıkları haline gelir. Demokratik toplumlarda siyasal aktörler kamu gündeminden medya araçlarının da yardımıyla etkilenirler. Siyasal aktörler, çalışmalarının medyada yer almasını ve kampanyalarından kitleleri haberdar edebilmek için medyanın kamu üzerindeki etkilerini görmezden gelemezler ve bu sebeple de medyayla oldukça iyi ilişkiler kurarlar (Kılıç, 2015). Gündem belirleme alanında yapılan ilk çalışmalar da bu bağlamda medya ve kamu gündeminin birbirlerinden etkilenip etkilenmedikleri üzerine yapılan incelemeleri kapsamaktadır.

  • Kamu Gündemi

Kamu gündemi, medya araçlarının belli bir konuya dikkat çekmesi ve kişilerin de bu sayede hangi konulara daha çok önem vermeleri gerektiğini öğrenmeleri sonucu gündemlerini buna göre şekillendirdikleri tezine dayanmaktadır. Kamu gündemini neyin belirlediği üzerine yapılan araştırmalarda, kişilere yöneltilen çeşitli açık uçlu vb. sorularla kendilerine göre önemli olan konu başlıkları sorulup bu sırada kamu gündemindeki konu başlıkları da incelenerek birbirlerinden etkilenip etkilenmedikleri ortaya konmaktadır. McCombs ve Shaw’ın Amerikan seçimlerini ele aldıkları Chappel Hill çalışmalarında, medyanın kamu gündemini nasıl etkilediği incelenip buradan da yola çıkarak politika gündeminin kendine pay çıkardığı tespit edilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda elde edilen verilerin, seçmen konumundaki halkın medya araçlarının bir işlevi olarak gündem belirlemenin söz konusu olacak şekilde medyanın nelerin önemli olduğuna yönelik çalışmalarını paylaştıklarını ifade etmişlerdir (Kılıç, 2015). Bu doğrultuda kişiler bir haberden aldıkları enformasyon miktarı ve o haberin sunuluş biçiminden yalnızca o haberi öğrenmekle kalmayarak aynı zamanda o konunun ne kadar önemli olduğunu da öğrenmiş olmaktadırlar.

Medya kendi ideolojisine veya medya araçlarının sahibi olan kimselerin ideolojilerine bağlı olarak belirli programları meşrulaştırabilmekte ya da onları zora sokabilmektedir. Haber olarak ele alınacak olan konuları işlerken aktif ya da pasif kalarak kamu ve politika gündemini belirleyebilme gücüne sahiptir.

  • GÜNDEM BELİRLEME ÇERÇEVESİNDE MEDYA VE KAMUOYU İLİŞKİSİ

Medya, ele aldığı konuları yansıtış biçimi ile günümüz enformasyon toplumunda kendine büyük bir iktidar alanı kurmaktadır. Siyasal karar alma süreçlerinde de etkin olduğunu pek çok araştırma vasıtasıyla görme imkânı bulduğumuz medya, demokratik toplumlarda kendince oluşan kamuoyunu oluşturulan bir kamuoyu haline getirebilmektedir. Bir konu hakkındaki fikirlerin demokratik bir ortamda başka kişilere iletilmesiyle birlikte bu konuda ortak bir karara varabilme anlamını taşıyan kamuoyunun sağlıklı kurulabilmesi için bireylerin haberleri doğru ve yeterli ölçüde alabilmeleri, alınan bu bilgileri duygulardan uzak rasyonel bir şekilde değerlendirebilmeleri ve onların çıkar amacıyla kamunun işlerine olan ilgilerine bağlıdır (Yüksel, 2001). Kamuoyu bir grubu etkileyecek bir durum ya da olay meydana geldiğinde, bu olayın etkilerinin değerlendirilmesiyle ve bu değerlendirmelerin belirli tutum ve davranışların oluşumunda oluşmaktadır. Dolayısıyla bu oluşumda kişilerin tutumları da önemli bir rol oynamaktadır. Kişilerin olaylar karşısında göstermiş oldukları olumlu/olumsuz her türlü yargılara denk düşen tutumlar, ne kadar sağlam olurlarsa olsunlar çevredeki pek çok etken tarafından değiştirilebilir özelliktedirler. Medya bu süreçte oldukça etkili olmakla kalmayıp, bilgi üzerinden kurmuş olduğu tahakkümle birlikte kendi ideolojileri doğrultusunda gündemler oluşturabilme, mevcut gündemleri belirleyebilme ve mevcut gündemler üzerinde çeşitli oynamalar yaparak sahte gündemler oluşturabilme yetisine sahiptir. Ancak gündem belirleme ve kamuoyu oluşturma kavramları sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır. Medyanın etkili olduğu tüm bu süreçler göz önünde bulundurulduğunda aslında gündem belirlemede olan, mevcut gündem haberlerinin medya araçları vasıtasıyla kişilere yansıtılırken bunun sıklığı, içeriği ve yer alma boyutları bağlamında değerlendirilmesi sonucunda belli bir konunu diğer konular arasından sıyrılıp daha önemliymiş gibi gösterilmesidir. Kamuoyu oluşumunda ise tamamen yeni bir fikir üzerinden kitlelerin ortak bir paydada buluşup birlik olmaları ihtimali söz konusudur. Rogers ve Dearing (1987)’in bahsetmiş oldukları eşik bekçileri burada devreye girerek, hangi konuların kitle iletişim araçlarında ön plana çıkarılacağını belirleyip kamunun ve politikanın gündeminin belirlenmesinde etkin rol oynarlar. Ancak insanlar artık kitle iletişim araçlarının oluşturmuş olduğu gündemlerin dışına çıkarak kendi bağımsız gündemlerini oluşturabilmektedirler. Yeni medya araçları olarak adlandırdığımız Twitter, Facebook, Instagram vb. sosyal medya platformlarında kişiler, yapmış oldukları paylaşımlarla kendi kişisel gündemlerini oluşturabilmekte, kamuoyu oluşumu sağlayabilmektedirler. Bu konuda özellikle Twitter daha önceki çalışmalara da konu olacak şekilde etkili bir biçimde kullanılmakta, halk tarafından kamuoyu oluşturmak ve mevcut siyasi iktidarlara görüş ve öneri iletmek adına sıklıkla tercih edilen bir uygulama olmaktadır. Gelişen teknoloji özelinde yeni medya araçlarının sunmuş oldukları imkanlar dahilinde artık gündem belirleme süresi de kısalmakta, kişiler sadece dakikalar içerisinde tüm ülkenin gündeminin belirlenmesinde etkili olabilmektedir. Bu sayede bu platformlar insanların fikir ve düşüncelerini paylaştıkları ve bu paylaşımlarla da kamuoyu oluşturabildikleri bir kamusal alan olma niteliği taşımaktadır. Genel itibariyle medyanın insanlar üzerinde bıraktığı etkilere bakıldığında; ilk olarak çeşitli konularda bilgi sağlama fonksiyonlarıyla kişileri belli konulardan haberdar etme, farkındalık yaratma etkisi, sonrasında edinilen bu bilgi sayesinde tutumlarda değişimlere neden olma ve en son olarak da bu tutumların davranışlara yansıması ve kişilerin bu doğrultuda duygu, düşünce ve eylemlerini şekillendirmesi olarak sıralanabilir. Medyanın etkileri konusundaki araştırmalardan olan gündem belirleme yaklaşımı, kişileri ‘’farkına vardırma’’ ve ‘’haberdar etme’’ boyutu üzerinde yani bilişsel düzeyde durmaktadır. Kamuoyu oluşumunda genellikle daha üst aşamalardan biri olan tutum belirleme/kanaat değişimi meydana gelip gelmediği ifade edilmektedir. Bu yapı itibariyle de medyanın duygusal ve davranışsal düzeydeki etkileri üzerinde durulmaktadır. (Yüksel, 2007)

2.BÖLÜM

2.1. GÜNDEM BELİRLEME KURAMI ÜZERİNE YAPILAN ÇALIŞMALAR

Medyanın etkileri bağlamında oluşturulmuş olan diğer modellerle birlikte günümüzde de hala araştırmalara konu olan gündem belirleme modeli, medya, kamu ve politika gündemlerin birbirleriyle olan etkileşimlerini inceleme olanağı sunan etkili bir model olmaya devam etmektedir. Yapılan akademik çalışmalar genellikle medyanın kişilerin gündemleri üzerinde nasıl etkili olduğu, yazılı basının dijital ortamlara kıyasla kişilerin gündemlerini belirlemede hala etkili olup olmadığı, yeni medya araçlarının gündem oluşturmadaki rolleri vb. konulardan oluşmaktadır. Gündem belirleme ile ilgili olarak Google Scholar ve YÖK veri tabanında yapılan literatür taraması sonucunda, Tahsin Eren Sayar ve Banu Sayar’ın ‘’Black Mirror Dizisi ‘The National Anthem’ Bölümünün Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde İncelenmesi’’ isimli 2018 tarihli makaleleri, Gülcan Tosun’un ‘’Sosyal Medyanın Yazılı Basında Gündem Oluşturmadaki Rolü’’ isimli yüksek lisans tezi, Çetin Kılıç’ın ‘’Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde Siyasal Karar Verme Sosyal Medyanın Etkisinin İncelenmesi’’ isimli yüksek lisans çalışması, Olcay Uçak’ın 2007 yılında yayınlanan ‘’Gündem Haber İlişkisi Bağlamında Türkiye’de Basının Gündem Belirleme Rolü’’ isimli yüksek lisans tezi, 2006 yılında yayınlanan Esra Abrak’ın ‘’Gündem Belirleme Modeli Işığında Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne Giriş Sürecinin Haber Analizi’’ isimli yüksek lisans tezi, Faruk Alpkaya ve Aykut Çelebi’nin 1995 yılında yayınlanan ‘’Medyada Gündem Oluşturma: Hürriyet Örneği’’ isimli çalışmaları, Semra Akdemir’in 1991 yılında yayınlanan ‘’Çevre Sorunlarına İlişkin Gündem Oluşturma Süreci ve Türk Basını: Haliç ve Gökova Örneği’’ isimli çalışması, Banu Terkan’ın 2005 yılında yazmış olduğu ‘’Türkiye’de Basın ve Siyaset İlişkisi: Basın Gündemi ve Siyasal Gündemin Karşılaştırılmasına Yönelik Bir Gündem Belirleme Çalışması’’ isimli doktora çalışması,  2004 yılında yayınlanan Erkan Turan’ın ‘’Türkiye’de Ana Haber Bültenlerinde Gündem Oluşturma Süreçleri’’ isimli doktora tezi, Nejdet Atabek’in 1997 yılında yayınlanan ‘’Gündem Belirleme ve Enflasyon, Trafik ve Sosyal Güvenlik Konularındaki Gerçeklerle Medya ve Kamu Gündemlerinin Karşılaştırılması’’ isimli dokta tezi, Songül Karahan’ın 2002 yılında yazdığı ‘’Hürriyet, Cumhuriyet ve Zaman Gazeteleri Örnekleminde Türkiye’de Gündem Belirleme Gücüne Sahip Gazetelerin İdeolojik Konumlanışına Dair Bir Değerlendirme’’ isimli çalışması gibi çalışmalar özellikle gündem belirlemede alan çalışması olarak veya içerik analizi şeklinde yapılan ve göze çarpan çalışmalardandır. Tüm bu çalışmalar incelendiğinde de görülmektedir ki medya, oluşturduğu içeriklerle kamunun ve siyasi iktidarın gündemini belirlemekte, yeni gündemler oluşturabilmekte ve mevcut gündemi manipüle ederek kişilerin tutum ve algılarıyla oynayabilmektedir.

2.2. GÜNDEM BELİRLEME MODELİNE YÖNELTİLEN ELEŞTİRİLER

Modelin medyanın kişiler ve gündemleri üzerindeki etkileri hakkında incelemeler yapıldığında genel olarak faydası gözlense de bazı açılardan yetersiz olduğu dile getirilmiştir. Fejes (1984), modeli test etmek için yapılan çalışmaların deneysel olarak geçerlilikleri tartışmalarının halen devam ettiğini belirterek, modelin izleyiciler üzerindeki medya tarafından oluşturulmuş olan simgesel evreni kapsıyor olmasının da yabana atılmaması gerektiğini söylemiştir. Ancak bu modelin dünyayı anlama ve kabullenme şekilleri üzerinden başarılı olsa bile oluşturulan bu simgesel evrenin anlamlandırılması ya da açıklanması konusunda araştırmacılara az şey söylediği yönünde eleştirilere maruz kalmaktadır. (Kılıç, 2015)

Gündem belirleme modelinin ilk ortaya çıktığı dönemlerde çoğunlukla kitle iletişim araçları üzerinde durulması, izleyicilerin bilişsel olarak yaşadıkları etkilenmelerin dile getirilmesi, bu etkilerin üretilmiş olduğu çevrenin ele alınmamış olmasını eleştiren Erdoğan ve Alemdar, siyasal gündem belirleme çalışmalarında ise sadece siyasi içerikli iletiler üzerinde yoğunlaşıldığını ve üretilen diğer içeriklerin ideolojik anlamları üzerinde çok durulmadığını belirtmişlerdir.

McQuail vd. (2005), bu modelin özellikle öğrenme ile ilgili olduğunu ve tutum/davranış değişikliği gibi konuları dışarıda bıraktığı noktasında eleştirmişler ve modelin; kişiler arası etkiler yoluyla mı yoksa izleyici olan bireylerin kendi kişisel gündemleri üzerinden doğrudan etkili olup olmadığı, bu doğrultuda da yapılan içerik analizlerine ne derece güvenilebileceğinin belirsiz olduğunu söylemişlerdir. Bunların yanı sıra farklı gündem türlerinin işleyişlerinin de farklı olduğu noktasından hareketle, bireylerin kendi kişisel gündemleri ve siyasi partiler gibi kurumların ya da devletlerin gündemlerini belirleyen unsurların birbirlerinden etkileniyor olsalar bile belli noktalarda birbirlerinden farklılaşıyor olması gündem belirleme çalışmaları yaparken araştırmacıları belirsizliğe sürüklediğini belirtmişlerdir. Gündem belirleme çalışmaları kitle iletişim araçlarından, kamu çalışanları ve onların ihtiyaçlarından ya da diğer kurumsal seçkinlerden mi kaynak sağlıyor sorusunun yanıtının da belirsizlik taşıdığından bahsetmişlerdir (McQuail, D. ve Windahl, S., 1993).

Gündem belirleme modeli, medyanın kişiler üzerinde bıraktığı bilişsel, duygusal ve davranışsal etkileri incelemek bağlamında bilgi gediği, suskunluk sarmalı, bağımlılık modeli ve bilişsel çelişki gibi diğer modellerin yanı sıra en çok tercih edilen model olmayı halen sürdürmektedir. Model, eksik görülen yanlarının yanı sıra zaman zaman söylem analizi gibi içeriklerin incelendiği ve değerlendirildiği diğer modellerden de destek alarak, kitle iletişim araçlarının kişilerin gündemleri üzerinde ne derece etkili olduğu, kişilerin kendi gündemleri doğrultusunda diğer kurum ve kuruluşların gündemlerini nasıl etkilediği gibi konulara açıklık getirmeye devam etmektedir.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Temelleri Walter Lippman’ın Kamuoyu isimli çalışmasına dayanan gündem belirleme modeli, haberlerin medya tarafından yansıtılış şekillerinin kişilerin gündemlerini etkileyip etkilemediği, nasıl etkilediği konuları üzerinde çalışan bir kitle iletişim modeli olarak günümüzde de hala sosyal bilim araştırmalarında kullanılmaktadır. Medya ve medya araçlarını elinde bulunduran güçler, halkı bilgilendirirken, halkın önem verdiği konulardan ziyade kendi sahip oldukları ideolojiler doğrultusunda içerikler sunmaktadırlar. Yapılan çalışmalar ortaya koymaktadır ki gündem belirleme ya da oluşturma çalışmalarından herkes aynı şekilde etkilenmemektedir. Alıcı konumundaki kişiler gündem konusu hakkında bilgi sahibi değilse veya az şey biliyorsa, bu kişi gündem oluşturma etkisine oldukça açıktır. Gündem oluşturma ve belirleme çalışmaları genellikle siyasi arenada seçim kampanyaları üzerinden gerçekleştirilmektedir ancak günümüzde yeni medya araçlarının da yaygın kullanımıyla birlikte hiçbir ayrım gözetmeksizin kişilerin kendi gündemlerini bu araçlar vasıtasıyla tüm dünyaya duyurabilmesi söz konusudur. Yaşanan bu değişimler bizlere göstermektedir ki günümüzde geleneksel medya egemenliğini sosyal medyaya devretmek durumundadır. Çeşitli sosyal medya uygulamalarının ve kullanıcılarının sayısının bu derece artmış olduğu günümüzde, medya araçlarının gündem belirleme kuramı doğrultusunda ele alınması gündem belirleme modelinin son derece kullanışlı bir model olmasını sağlamaktadır.

KAYNAKÇA
  • Atabek, N. (1998). Gündem Belirleme Yaklaşımı. İstanbul Üniversitesi İletişim Dergisi, 7, 155-174.
  • Atabek, N. (2002). Kamuoyu, Medya ve Demokrasi. Anadolu Üniversitesi, İletişim Bilimleri Fakültesi Dergisi, Kurgu19, 223-238. (Çevrimiçi) https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/66305. (Erişim Tarihi: 15.03.2020)
  • Atabek, N. Gündem Belirleme Yaklaşımı, İletişim Fakültesi Dergisi. (Çevrimiçi) http://www.journals.istanbul.edu.tr/tr/index.php/iletisim/article/viewFile/14872/14082. (Erişim Tarihi: 15.03.2020)
  • Cengiz C., Yaşın C., Aksel S. C. (2018). Medyalar Arası Gündem Belirleme Araştırmalarında Yöntem ve Kuram. İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi. 47. (Çevrimiçi). http://idealonline.com.tr/IdealOnline/lookAtPublications/paperDetail.xhtml?uId=86469&. (Erişim Tarihi: 15.03.2020)
  • Cohen, B.C.  (1963). The Press and Foreign Policy, Princeton, NJ: Princeton University Pres.
  • Dearing, J. ve Rogers E. M. (1996). Agenda Setting, Sage Publications, Thousand Oaks.
  • Erdoğan, İ. (2011). Gündem Koyma ve Saptama Yaklaşımında Bir Araştırma Geleneği ve Tasarımı Olarak Çerçeveleme. Erciyes Üniversitesi İletişim Dergisi, 2(1), 48-62.
  • Erdoğan, İ. ve Alemdar, K. (2010). Öteki Kuram: Kitle İletişim Kuram ve Araştırmalarının Tarihsel ve Eleştirel Bir Değerlendirmesi. 3.b. Ankara: Pozitif Matbaacılık.
  • Fred F. (2005). Medya, İktidar, İdeoloji içinde Eleştirel Kitle İletişim Araştırması ve Medya Etkileri: Yok Olan İzleyici Sorunu, (der.ve çev.) Mehmet Küçük, Ankara: Bilim ve Sanat Yayınları, 303-304
  • İrvan, S. (2001).  Gündem Belirleme Yaklaşımının Genel Bir Değerlendirmesi. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 9, 69-106.
  • Kılıç, Ç. (2015). Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde Siyasal Karar Verme Sürecine Sosyal Medya Etkisinin İncelenmesi, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 12
  • Lippmann, W. (1998). Public Opinion (Second Edition). New Jersey: Transaction Publishers
  • McCombs, M. E. (2004). Setting the Agenda: The Mass Media and Public Opinion. Cambridge, UK: Polity.
  • McCombs, M. E. ve Shaw D L. (1972). The Agenda-Setting Function of Mass Media. The Public Opinion Quarterly, 36(2), 176-187.
  • McCombs, M., (2005). A Look at Agenda-Setting Theory: Past, Present and Future Journalism Studies, 6(4), 543-557.
  • McQuail, D. ve Windahl, S. (1993). İletişim Modelleri, (Çev. M. Küçükkurt), Ankara: İmaj Yayınları.
  • Rogers, E.M. ve Dearing, J.W. (1988). Agenda-Setting Research: Where It Has Been, Where It Has Going?. Communication Yearbook 11, 555-593.
  • Terkan, B. (2007). Basın ve Siyaset İlişkisinin Gündem Belirleme Modeli Çerçevesinde Bir Analizi. Selçuk Üniversitesi/Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya. (Çevrimiçi) http://dergisosyalbil.selcuk.edu.tr/susbed/article/view/504/486. (Erişim Tarihi: 15.03.2020)
  • Vu, H. T., McCombs, M. E., ve Guo, L. (2014). Exploring the  world  outside and the pictures in our heads: A Network Agenda-Setting Study. Journalism and Mass Communication Quarterly, 91(4), 669-686.
  • Waldahl, R. (1994). Siyasal Tutumlar ve Kamuoyu. (çev.) Süleyman İrvan. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi. 1(2), 57-82
  • Yüksel, E. (2001). Medyanın Gündem Belirleme Gücü. Konya: Çizgi Kitabevi.
  • Yüksel, E. (2007).  Kamuoyu Oluşturma ve Gündem Belirleme Kavramları Nerede Kesişmekte, Nerede Ayrılmaktadır?.  Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 7(1), 571-586

Sözü Geçen Diğer Çalışmalar

  • Abrak, E. (2006). Gündem Belirleme Modeli Işığında Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne Giriş Sürecinin Haber Analizi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi).
  • Akdemir, S. (1991). Çevre Sorunlarına İlişkin Gündem Oluşturma Süreci ve Türk Basını: Haliç ve Gökova Örneği. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Dergisi Kurgu 9, 149-194.
  • Alpkaya, F., Çelebi, A. (1995). Medyada Gündem Oluşturma: Hürriyet 1994 Örneği. Toplum ve Bilim, 65, 122-156
  • Atabek, N. (1997). Gündem Belirleme Modeli ve Enflasyon, Trafik ve Sosyal Güvenlik Konularındaki Gerçeklerle Medya ve Kamu Gündemlerinin Karşılaştırılması. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Yayınlanmamış doktora tezi).
  • Karahan, S. Hürriyet, Cumhuriyet ve Zaman Gazeteleri Örnekleminde Türkiye’de Gündem Belirleme Gücüne Sahip Gazetelerin İdeolojik Konumlanışına Dair Bir Değerlendirme. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi).
  • Sayar, T. (2018). Black Mirror Dizisi The National Anthem Bölümü’nün Gündem Belirleme Kuramı Üzerinden İncelenmesi. 2(1)
  • Tosun, Ş. M. (2001). Gündem Belirleme ve Örnek Olay Adalet Bakanlığı’nın Halkla İlişkiler Çalışmaları. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi).
  • Turan, E. (2004). Türkiye’de Televizyon Ana Haber Bültenlerinde Gündem Oluşturma Süreçleri. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi).
  • Uçak, O. (2007). Gündem Haber İlişkisi Bağlamında Türkiye’de Basının Gündem Belirlemedeki Rolü. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi).
Yorum Yap

Yazar Hakkında

Merhabalar, ben Kübra Arslan. Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunuyum. Sosyal bilimlerin büyülü doğası gereği sosyolojiyi bırakamamam dolayısıyla Ege Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans programında henüz bilmediğim pek çok bilginin peşindeyim. Kendimi bu süreçte bilgi işçisi olarak tanımlıyorum ve tüm üretimlerimizle alana katkı sunacağımıza inanıyorum.

Yorum yap