Güvenlikçi Göç Politikaları

güvenlikci goc politikalari

Avrupa Birliği ortak ekonomik politikalar Gerçekleştirmek amacıyla başlayıp, zaman içinde siyasi bir oluşuma doğru evrilmiştir. Sınırlarını küresel düzensiz göç dalgalarına karşı her geçen gün güçlendiren AB Zaman oluşturduğu korumacı güvenlik politikaları ile bir Avrupa kalesi inşa etmiştir. Bu bağlamda da bu yayında güvenlikçi göç politikaları işlenecektir. Göç sosyolojisi ders notu olan bu yayını okurken bütünlük aramayınız, iyi okumalar.

Güvenlikçi Göç Politikaları

Düzensiz göçün artmasıyla bu göçü denetim altına almak isteyenlerin politikalarında da önemli değişiklikler olmuştur. Öncelikle göç bir sorun ve tehdit olarak görülmeye başlanmış, denetim mekanizmaları güvenlikçi bir söylem ve yasal düzenlemeler üzerine inşa edilmiştir. Terör olayları bu durumu tetiklemiştir

İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerin özellikle Akdeniz’den yasadışı yollardan olması ve diğer Avrupa birliği ülkelerine göçmen akımlarına karşı yeterli duyarlılığa sahip olmamaları üç ülkede tepkilere neden olmaktadır. Özellikle İtalya ve Yunanistan göçmenlerle mücadelenin külfetine karşı AB ülkelerini daha fazla sorumluluk almaya çağırmaktadır.

Kale Avrupa’sı

AB Ülkeleri bir taraftan Avrupa vatandaşlığı ve Schengen gibi ortak vize politikaları ile iç sınırlarını kaldırırken dış sınırlarını her geçen gün güçlendirmeye Avrupa kalesinin surlarını yükseltmeye devam etmektedir. Akdeniz’i Geçerek İtalya Yunanistan ve İspanya gibi ülkelerden sığınma talebinde bulunmak isteyenlere karşı, henüz Avrupa birliği sınırlarına ayak basmadan onları durdurabilmek için Avrupa birliği sınırları dışında tampon bölge, geri kabul anlaşmaların veya geri itme gibi uygulamalar geliştirmek dedir.

Kale Avrupasını korumak için bir diğer politika ise güvenli üçüncü ülke uygulamasıdır. Güvenli üçüncü ülkeler uluslar arası sözleşmelerden kaynaklanan mülteci haklarına saygılı, mültecilere veya kendi ülkesi vatandaşlarına karşı baskıcı bir politika izlemeyen ülkelerdir . Bu ülkeler ile Avrupa birliği arasında geri kabul anlaşmaların imzalanarak uluslar arası koruma ihtiyacı olan mültecilerin Avrupa birliği sınırlarına geçmeden üçüncü ülkelerde sığınma başvuruları yapmasına imkan tanınmaktadır. AB’nin yasa dışı göçle mücadele temel politikası mültecilerin komşu ülkelerde oluşturulan mülteci kampları veya tampon bölgelerde tutulmasını sağlamaktır.

Sınır Güvenliği Politikaları

Dublin Sözleşmesi (1990)

Dublin sözleşmesinin en önemli maddesi AB sınırlarından geçen düzensiz göçmenlerin sığınma başvurusunu ilk giriş yaptıkları ülkenin değerlendirmesini öngören maddedir. Bu sözleşmeye göre, bu üç ülke AB’nin bütün düzensiz göçmen külfetini üstlenmek durumundadır.

EURODAC

Sığınmacıların ilk geldikleri ülkede iltica başvurusu yapmasını öngören Dublin sözleşmesinin ardından AB, bir sığınmacının başka bir ülkede iltica başvurusu yapıp yapmadığını kontrol edebilmek için ortak bir sistem kurulmasını kararlaştırmıştır.

Böylece Dublin Sözleşmesi ile ilk giriş yaptığı ülkede kaydı alınan mültecileri, başka bir AB ülkesine geçtiğinde yeniden ilk başvuru yaptıkları ülkeye gönderilmesinin yasal dayanağıdır.

FRONTEX (Avrupa Sınır Güvenliği Ajansı)

Frontex’in ana görevi, AB’nin iç güvenliğini sağlamak amacıyla, ‘düzensiz göçmenlerin oluşturduğu istenmeyen nüfus göç hareketlerini deniz, kara ve hava dış sınırlarından önlemek ve kontrol etmektir.

1-Üye devletleri hedef alan düzensiz göçler hakkında risk analizi yapmak

2-Bu analize dayalı olarak, üye devletler arasında operasyonel iş birliğinin koordinasyonunu sağlamak ve birliğin kara deniz ve hava dış sınırlarında ortak operasyonlar önermek

3-Üye devletlerin sınır muhafızlarını eğitmek gibi bir çok görevi bulunmaktadır.

Frontex çalışmalarını hem üye ülkeler hem de kaynak ve transit ülkeler ile yapmaktadır.

Sınır Güvenliğinde Türkiye-AB iş Birliği

28 Mayıs 2012 de Türkiye ile Frontex arasında düzensiz göçün önlenmesi alanında geliştirilecek iş birliğinin ana hatlarını düzenleyen bir mutabakat imzalanmıştır.

Geri Kabul Anlaşmaları

Geri kabul anlaşmaları ülkeleri yasa dışı göçe karşı önlem almaya teşvik eden, yasa dışı göçmenlerin insan onuruna yakışır şekilde ülkelerine gönderilmelerini sağlayan etkin bir araç olarak düşünülmektedir.. Türkiye 16 aralık 2013 tarihinde AB ile Vize serbestisi ve Geri kabul anlaşması imzalamıştır.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Merhaba ben Kübra Erciyas, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde Sosyoloji Bölümü öğrencisiyim. Sosyoloji arşivi oluşturma gayesi ile buradayım.

Yorum yap