Harold Garfinkel ve Etnometodoloji

Harold Garfinkel ve Etnometodoloji

HAYATI

  • 29 Ekim 1917’de New Jersey, ABD’de doğan Garfinkel, 21 Nisan 2011’de Los Angeles şehrinde hayata veda etmiştir.
  • Babası göçmen ailelere taksitle ev eşyaları satan küçük bir iş adamıdır.
  • Eğitimini Harvard Üniversitesi ve Kuzey Karolina Üniversitesinde tamamlamıştır. Bunun yanı sıra Ohio State Üniversitesi ve Chicago Üniversitesindeki kısa çalışma dönemlerinin dışında geri kalan tüm meslek hayatını California Üniversitesi’nde geçirmiştir.
  • Hayatının ilerleyen dönemlerinde Parsons, Schutz, Gurwitsch ve Husserl’dan etkilenmiştir.
  • Eserleri: Etnometodoloji Araştırmaları, Etnometodoloji’nin Programı, Sosyolojik Bilgi Teorisine Doğru, Sosyolojik Olarak Görmek: Sosyal Eylemin Rutin Gerekçeleri…

SOSYOLOJİSİ

  • Garfinkel, sosyolojisini etnometodoloji ve fenomenoloji çözümlemeleri etrafında şekillendirir. Sosyolojiyi doğa bilimlerinden kesin olarak ayırır ve hümanistik bir bakış açısı sergiler.
  • Sosyolojisinde, içinde yaşadığı dünyayı nesnel olarak inceleyen her sosyoloğun dünyanın gerçekliği hakkında şüphe etmesi gerektiğini savunur.
  • Parsons’tan etkilenir ve etnometodolojinin temellerinden, Parsons’ın dört ciltlik “Toplumsal Eylemin Yapısı” kitabında bahsedildiğini ve etnometodolojik bakışın bu kitaptan esinlenerek geliştiğini söyler.
  • Etnometodolojinin temelindeki arayışın jüri üyelerinin, toplumun organize faaliyetlerinin işleyiş şekli ile ilgili olarak kullandıkları bir çeşit bilgi gibi, jürilik görevini yaparken, kolaylıkla eriştikleri ve birbirlerinden bekledikleri bilgi (Wallace ve Wolf, 2012:827) olduğunu savunur.
  • Garfinkel’in sosyolojisi kısmen Goffman ile kısmen de Blumer ile benzerlik gösterir. Goffman ile benzerlik noktası insanların diğer insanlarla ortaya çıkardıkları izlenimlerin idare edilmesi ve diğerlerinin hislerini anlama çabasıdır.
  • Goffman gibi Garfinkel’in de insan düşüncesi işlevselci ve alışveriş kuramlarında bulunan rasyonel, yani amaç yönelimli özellikler göstermez.
  • Garfinkel için insan davranışlarının rasyonelliği bilimsel veya kuramsal rasyonellik değil, günlük hayat içindeki pratik rasyonelliktir.
  • Saçma olanın sosyolojisi olarak adlandırılan etnometodoloji, insanların belirlenmiş veya özgür olup olmadıkları konusunda bir şey belirtmez. Özgürlük veya belirlenmişlik nesnel bir olgu değil aktörün öznel durumu ile ilgilidir.
  • Etnometodolojinin alışveriş teorisi, dramaturji ve sembolik etkileşimci teori ile benzer özelliği, eylemin temel öğesinin birey olduğunu savunmasıdır.
  • Garfinkel kadınların ve erkeklerin başkalarını, kendileri dışında bir toplum olduğuna inandırmaları dışında bir gerçekliğin olmadığını, düzen ve örgütlenmenin bizim onun gerçekten var olduğuna inandırma yeteneğimiz dışında hiçbir gerçekliği olmadığını savunur.
  • Garfinkel, Durkheim’in aksine toplumsal gerçekliğin dışarda bir yerde değil, her günkü yaşam pratiklerinin devam etmekte olan oluşumu olduğunu savunur. (Wallace ve Wolf, 2012:831).
  • Garfinkel, işlevselcilerin savunduğu toplumsal olayların bireyi etkilediği fikrini etnometodolojinin reddettiğini söyler. (Wallace ve Wolf, 2012:836).
  • Anlatım ile ilgili “Eylem sahibi anlatımıyla gündelik hayatın bilinen olağan etkinliklerinin, bilinen olağan etkinlikler olarak tanınmalarını sağlar. İnsan etkinlikleri ile ilgili olarak bir anlatımın kullanıldığı her sefer, bunların ‘bir başka ilk’ olarak anlaşılması gerekir” der.
  • Garfinkel, toplumsal etkileşimin yalnızca bulunduğu bağlamda açıklanabilir olduğunu ve bağlamsal ilişkinin etnometodolojinin ilgi odağı olduğunu söylemektedir. Ona göre etkileşim yapmak, etkileşim söylemek demektir (Wallace ve Wolf, 2012:841).

Etnometodoloji

  • 1960’lardan sonra Garfinkel ile başlamış ve onun verdiği derslerle yaygınlaşmış, diğerlerine göre yeni bir yaklaşımdır.
  • Etnometodoloji, toplumdaki bireylerin günlük yaşantıda sağduyuya ait bilgi, düşünme sistemi ve değerlendirmeleri kullanarak, süreçleri nasıl anladığı ve bu süreçte nasıl davrandığının incelendiği daldır. İnsanların günlük etkinliklerine verdikleri anlam ile ilgilidir.
  • Etnometodoloji, insan faaliyetlerinin soyut bir hâlinden daha fazladır. İnsanların, gündelik sosyal yaşamda karşılarına çıkan olayları ve durumları nasıl anlamsal hâle getirdiklerinin ampirik şekilde incelenmesidir. Yani insanların günlük etkileşim gerçekliklerinin incelenmesidir. Gündelik hayattaki deneyimlerin ve etkileşimlerin özünü keşfetmektir. Garfinkel bu keşfin sorgulama ile olacağını, şüphe edilmesi gerektiğini söyler.
  • Etnometodologlar eyleyenler veya bireyler üzerinde değil, “üyeler” üzerinde odaklanırlar. Bununla birlikte, üyeler, bireyler olarak değil, kesinlikle ve yalnızca üyelik etkinlikleri olarak içinde kendilerine göre büyük ölçekli örgüt yapısı ve küçük ölçekli etkileşimsel veya kişisel yapıyı ürettikleri ustalıklı pratikler olarak görülür. Yani etnometodologlar, ne mikro yapılara ne de makro yapılara ilgi gösterirler; onlar, her iki yapı tipini üreten ustalıklı pratiklere ilgi gösterirler.
  • Kişiler, birey olarak algılanmak yerine gündelik etkileşimleri ve büyük yapılarla olan ilişkisiyle olan faaliyetleriyle ele alınır.
  • Etnometodoloji, dikkati alışılagelmiş her günkü dünyayı sahnenin ortasına getirerek: “İnsanlar, başka insanlara ne yolla düzenli bir toplumsal görünüm sunmaktadırlar?” ya da, “insanlar, görünümleri veya durumları nasıl anlaşılır ya da akla uygun hâle getirmektedirler?” sorularını sorar (Wallace ve Wolf, 2012:827). Böylece toplumsal gerçeklerin nesnelliğini üyelerin icrası olarak görürler.
  • Sembolik etkileşimci yaklaşım ile birçok ortak noktası vardır. Örneğin çözümlemenin odağına bireyler arası yüz yüze ilişkileri alması, dilin önemi üzerinde durması, toplumun nesnel yanlarının olduğu kadar öznel yanlarının da olduğunun önemsenmesidir.
  • Aktörleri önyargılı budala gibi değerlendirmeyi reddetseler de insanların her durumda sürekli kendileri ve ne yapmaları gerektiği hakkında düşündüklerine de inanmazlar. Çoğu zaman, eylemlerin rutin olduğunu ve düşünülmeden yapıldığını kabul ederler. Sorun bu rutinlerin yaratılmış olduğunu ve yeniden yaratıldığını anlamaktır (Poloma, 2017:253).
  • Mullins etnometodolojinin kökeninin Garfinkel ile başladığını söyler ve Schutz ile devam ettirir. Schutz’a göre gündelik hayat başkalarıyla etkileşim içinde paylaşılan öznelerarası alandır. Bu noktada Schutz, Mead ile benzerlik gösterir. Ona göre öznelerarası dünya, gerçekliği olduğu gibi kabul eden sağduyu dünyasıdır. Bu gerçeklik, sorgulanmadığı sürece tüm kuşkularımızı paranteze alan bir gerçekliktir.
  • Sağduyunun gerçekliği pratik ilgilerimiz ile kavramsallaştırılır ve bu ilgiler bilimsel ilgilerle çelişirler. Bilimsel kuram kuşkudan olguların yakından sorgulanmasına doğru kayar. Schutz’a göre ise insanlar bilimsel kurama göre değil, öznelerarası dünyada pratik düzeyde davranırlar.
  • Etnometodoloji, toplumsal sorunları çözmede standart yollardan farklılaşır.
  • Toplumsal düzenin dışarda bir yerde değil bireylerin toplumsal normlar aracılığıyla gerçekleştirdiği, kendi kültürlerini yansıtan bir gerçeklik olduğunu savunurlar. Yani düzenin kendi başına var olmadığını, ortam içinde bulunanlar tarafından oraya mal edildiğini savunurlar.
  • Garfinkel toplumsal olaylardaki düzenin aslında az olduğunu düşünür. İnsanların hayatlarını nasıl anlamlandırmaları gerektiğini gösteren normlara göre kategorize edilmiş düzen vardır. Gerçeklik ise ancak sorgulanırsa ortaya çıkar. (Ritzer, 2008:253) .
  • Garfinkel etnometodolojiyi öznel ifadelerin ve gündelik yaşamın örgütlenmiş devam eden edinimleri gibi diğer pratik eylemlerin incelenmesi olarak tanımlar (Özsöz, 2007:4)
  • Etnometodologlar insanların günlük yaşamlarını nasıl anlamlandırdıkları üzerinde dururken burada dil ve semboller öznel ifadelerin kaynağıdır. Öznel ifadeler kişi tarafından tanımlanır. Bu yüzden genellikle net ve kesin değildir, kesin durum bildirenler nesnel ifadelerdir.
  • Garfinkel nesnel ifadelerin bilim için önemli olmasına karşın biçimsel olmayan söylem için kullanışsız olduğunu söyler. Örneğin sanat öznel ifadeler içerirken bilim nesnel ifadelere dayanır.
  • Sosyoloji bir yandan nesnel ifadeler kullanırken bir yandan çalışılan nesne yoluyla öznel ifadelerin gündelik kullanımı üzerine ilave edilmektedir.
  • Garfinkel sosyologların pratik eylemi ilgilenmeye değer bulmadıklarını, bunun bir eksiklik olduğunu vurgular. Bilimsel araştırmacıların insan davranışı üzerine yaptıkları incelemelerde çok fazla şeyi olduğu gibi kabul etmekte olduklarını belirtir (Özsöz, 2007:6).
  • Garfinkel’e göre etnometodoloji hesap edilebilirdir. Hesaplar aktörlerin belli durumları açıklama yollarıdır. Muhasebe ise insanların dünyayı anlamak için hesap sunma sürecidir. Bu yüzden insanların sohbetlerine önem verirler.
  • Hesap fikrinden yola çıkan etnometodologlar, sosyologların da diğer insanlar gibi hesap verdiğini savunur. Etnometodologlar, sosyologların hesaplarını normal bir insandakini incelermiş gibi inceler. O halde, sosyologların ve bilim insanlarının gündelik pratikleri de etnometodoloğun çalışma konuları arasındadır.
  • Gündelik söylenenin altında içkin anlamlar vardır. Yani bir konuşmada anlatılmak istenen ile ağızdan çıkan sözcükler farklıdır. Konuşmalarında nesnel ifadeler yerine öznel ifadeleri kullananlar arasında bu fark daha fazladır.
  • Açıklamalar, eylemleri gerçekleştirenlerin özel durumları açıklama, eleştirme ve betimleme yapma şekilleridir. Etnometodologlar, açıklamaların sunuluş ve başkaları tarafından kabul ediliş veya reddediliş biçimlerine olduğu kadar insanların açıklamalarını çözümlemeye de ilgi gösterirler. Etnometodologlar, açıklamaları çözümlerken “etnometodolojik kayıtsızlık” tutumunu benimserler. Yani, onlar açıklamaların doğasını yargılamak yerine onların pratik eylem içinde nasıl kullanıldıklarını çözümlerler (Ritzer ve Stepnisky, 2013:126).
  • Etnometodoloji bu noktada görünenin ötesindeki şeyi sorgular. Garfinkel ve öğrencileri bu anlamda yarı alan deneyleri (sahneyi bozma- ihlal deneyleri) yapmışlardır. Bunlar öznenin durum sorgulamasının yapılandırıldığı ortamın sorgulanması için çalışmanın öznesinin değiştirilmesini içerir (Ritzer ve Stepnisky, 2013:129). Yani konuşma içerisinde belirtilen günlük, öznel ifadeler yerine daha belirgin ve kesin olan nesnel ifadeler getirilmesi beklenir. Bu durumda deneye konu olan kişiler konuşmaları nesnellikten uzaklaştırıp anlamlandırma çabası içindedirler.
  • Benzer bir deneyi kendi evlerinde pansiyoner gibi davranan bireyler üzerinde ve jürinin karar alışı üzerinde de yapmışlardır. Jüri üyelerinin sanığı suçlu veya masum bulmada girdikleri karar verme süreci etnometodoloji örneğidir. Karar alma süreci iyi bir jüride olması gereken kural ve normlar tarafından yönetilir. Jüri üyeleri resmi davranışları mahkeme talimatlarından ve el kitaplarından öğrenirler. Resmi olmayan davranışlarını ise televizyondan birbirlerinden veya farklı insanlardan öğrenirler. Jüri üyeleri dışardaki gündelik uğraşılarına uygun bir şekilde işlemler hakkında kuramsal, pratik olmayan şakacı, samimiyetsiz gibi bilgi stoku oluşturmuşlardır. Ayrıca onların gündelik gerçekliği ve jüri üyeleri olarak görevleri arasındaki başlıca fark jüri üyesiyken onlardan kuramsal gözlemler beklenmesidir. Aksine gündelik işler tek biçimli değildir. Jüri üyelerinin de günlük yaşam kurallarını kısmen değiştirmeleri beklenir. Bu kurallar jüri üyelerinin günlük hayattaki gerçekliklerini yeniden kavramlaştırmalarını sağlar. Öznel bakış açıları yerine nesnel bakış açıları beklentileri içine girilir.

Bilimsel Ve Sağduyu Etkinliklerinin Rasyonel Özellikleri

  • Garfinkel gündelik dünyanın öznel ifadeler sistemi ile işlediğini ancak sosyologların onu nesnel ifadelerle tanımladıklarını belirtir. Ona göre sosyologlar bilimsel rasyonellik üzerinde dururken günlük yaşamın rasyonelliğinden uzaklaşmışlardır (Poloma, 2017:259).
  • Etnometodologlar sosyoloji tarafından kullanılan tarama ve görüşme yöntemlerini sorgulamışlardır. Bunun nedeni gündelik yaşamın gerçekliğinin görmezden gelindiği ve görüşülen kişiler hakkında peşin hükümler verilmekte olunduğudur. Etnometodologların savunduğu yöntem katılımcı gözlem ve yarı saha deneyleridir.
  • Garfinkel’e göre bilimsel rasyonaliteler günlük yaşamın tahminleri tarafından yönetilen, eylemler içinde etkisi olmayan ülküler olarak anlaşılmalıdır.
  • Etnometodologların çabası gündelik yaşamın yapımını, sağduyu gerçekliğini doğru olarak yakalamak yönündedir (Poloma 2017:260).
  • Garfinkel’in toplumsal cinsiyet ile ilgili düşündükleri de yine insan eylemlerinin anlamları üzerinde oluşmuştur. Sadece kadın veya erkek olarak doğmadığımız, kadın veya erkek olarak kabul görmemizi sağlayacak pratikleri rutin olarak kullandığımızı söyler. Ancak bu pratikleri öğrenerek sosyolojik açıdan kadın veya erkek oluruz. Yani, genelde verilmiş bir statü kabul edilen cinsiyet aslında yerleşmiş belli pratiklerin gerçekleştirilmesi olarak düşünülür.
  • Etnometodolojide araştırılan diğer konular kuramsal ortamlarla ilgili: konuşma çözümlemesi (telefon görüşmeleri, gülmeyi başlatma, alkış alma, yuhalama), ihlal deneyleri, toplumsal cinsiyet araştırmaları, kurumlarla ilgili iş görüşmeleri, acil durum merkezine çağrılar, arabulma dinlemeleri.. Gibi birçok alan araştırması yapmışlardır.

ELEŞTİRİLER

  • Etnometodolojiye yöneltilen en büyük eleştiri, onun var olan sosyolojiye eleştiri yöneltmesi üzerinedir. Yani onların en büyük çabası sosyolojide kullanılan metodolojiyi eleştirmek ve yetersizliğini vurgulamak olmuştur. Bunu eleştirmenin yanı sıra kendi metodolojilerini açık bir şekilde oluşturmada eksik kaldıkları konusunda eleştirilmiştir. Yani kendilerine ait varsayımlar ortaya koyamamışlar, sosyolojiyi eleştirerek kendilerine yer edinmeye çalışmışlardır.
  • Etnometodoloji sosyolojinin gerçekliği tanımlamasındaki başarısızlığı ve günümüz sosyoloji ve sosyal psikoloji yapma biçimiyle birçok noktada eleştirilmiştir.
  • Gündelik yaşamın olduğu gibi kabul gören sayıltılarının işleyişine olan ilgilerini itiraf etmelerine karşı bu varsayımların nasıl işleyeceğini açıklama konusunda ve toplumsal gerçekliğin doğası konusunda başarısız olmuşlardır. Yani kendi içinde tutarsız görüşleri olduğu konusunda eleştirilmiştir. Bu yüzden Mullins, Etnometodologlar sosyolojiye pozitif yönde katkıda bulunamamışlardır der. 

KAYNAKLAR

Özsöz, C. (2007). Harold Garfinkel ve Etnometodoloji. Sosyoloji Notları, 1(1): 4-8.

Poloma, Margaret M. (2017). Çağdaş Sosyoloji Kuramları. Ankara: Palme Yayıncılık.

Ritzer, George. (2008). Modern Sosyoloji Kuramları. Ankara: De Ki Yayınları.

Ritzer, George, ve Jeffrey Stepnisky. (2013). Çağdaş Sosyoloji Kuramları ve Klasik Kökleri. Ankara: De Ki Yayınları.

Wallace, Ruth A., ve Alison Wolf. (2012). Çağdaş Sosyoloji Kuramları. Ankara: Doğu Batı Yayınları.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Merhaba, ben Sevgi Balkan. Gazi Üniversitesi Sosyoloji bölümünde lisans eğitimimi tamamladım. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Programına devam etmekteyim.

Yorum yap