1. Ana Sayfa
  2. Sosyoloji Ders Notları
  3. Hilmi Ziya Ülken Kimdir? Sosyolojisi Nedir?

Hilmi Ziya Ülken Kimdir? Sosyolojisi Nedir?

Hilmi Ziya Ülken'in Hayatı ve sosyoloji anlayışının özeti

Hilmi Ziya Ülken Kimdir? Sosyolojisi Nedir?

Hilmi Ziya Ülken (1901-1974)

Hayatı

*Babası dişçi mektebi, organik kimya profesörüdür. Babası Londra’da Jöntürkler ile yakın temasta olduğu halde ısrarlara rağmen(Abdullah Cevdet) siyasi ile ilimi ayırmıştır. Babasının bu tavrı Hilmi Ziya’ya tesir etmiş ve hep siyasetten uzak bir  hayat sürmüştür.

*1918 de Mülkiye’ye girerek 1921’de mezun olur. Kazancıgil onun tüm imkanlara rağmen mülkiyede okumasını tercih etmesini hiçbir meslek yapısına gömülmek istemediği için olduğunu belirtir.

*1926’da İstanbul’a naklinden sonra İstanbul Lisesi felsefe, Çapa Kız Öğretmen okulunda tarih, psikoloji, sosyoloji dersleri verdi. Bu dönemde yayın hayatı ve dernek faaliyetlerinde aktif olarak yer aldı.1927’ de Servet Berkin ile birlikte Felsefe ve İçtimaiyat dergisini çıkardı. Bu sonrasında Felsefe ve içtimaiyat cemiyetinin kurulmasına sebep olmuştur. Galatasaray dergisini kurdu, başyazarlığını yaptı.

*1933’te gerçekleştirilen Üniversite reformunda Edebiyat Fakültesi Türk Medeniyet Tarihi profesörlüğüne tayin edilerek, inceleme için Berlin’e gönderildi.(babası ayrılıyor kendisi geçiyor). Kadrodan çıkarıldıktan sonra Atatürk’ün emriyle aynı kadroya doçent olarak alınmıştır. İnsan dergisini kurmuştur.(Nurullah Ataç ve Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte)

*1940tan itibaren İstanbul Üniversitesi sosyoloji bölümü başına geçer. İlk iş olarak 15.sayıya kadar müdürlüğünü yapacağı ve 22 sayı devam edecek olan dünya çapında niteliğe sahip sosyoloji dergisini yayın hayatına soktu.

*Gerek UNESCO ile ilişkileri, gerekse Uluslararası Sosyoloji Cemiyeti’ndeki çevresi ve 1952’de yönettiği Sosyoloji Kongresi ona uluslar arası alanda önemli bir isim yapmıştır.

*1960’larda darbe sonrası 147 profesörün ayrılması sırasında İstanbul’da dersinden alınarak Ankara İlahiyat Fakültesine nakledildi. Geri dönmeyen tek kişidir. Burada Çağdaş Türk Düşüncesi ve Varlık ve Oluş eserlerini yazmıştır. Türk sosyoloji cemiyetine 15 yıl başkanlık yapmıştır. UNESCO yönetim kurulu başkanı ve TDK üyesi olmuştur.

  1. 1918-1933 dönemi; onun çeşitli liselerde öğretmenlik yaparken kaleme aldığı eserlerin yayınlandığı bir dönemdir. Yayınlar özellikle Anadoluculuk akımının hâkim öğelerini taşıyan Milli Kültür ve Türk Düşüncesi üzerinedir. Bu özelliği ile Hilmi Ziya’nın, Ziya Gökalp (1876-1924) ve Fuat Köprülü (1890-1966) gibi dönemin etkin aydınlarının tesirinde ve onlarla paralel yayınlar verdiği görülmektedir.
  2. 1933-1942 dönemi; Üniversite reformunun ardından, Ülken’in üniversitedeki akademik hayata başladığı evredir. Bu dönemde Hilmi Ziya özellikle Batı Felsefesi ve Felsefe Tarihi konuları üzerinde yoğun yayınlar vermiştir.
  3. 1942-1960 dönemi; onun İ.Ü. Sosyoloji Bölümünün başında bulunduğu dönemdir. Bu dönemde çok sayıda sosyoloji ile ilgili yayınlar vermiştir. 1960’da 147’likler olayına kadar süren bu dönem Hilmi Ziya’nın en verimli dönemi olmuştur.

4.1960-1974 dönemi; 27 Mayıs 1960 İhtilalinin ardından 147’likler olayı ile Ankara

Üniversitesi İlâhiyat Fakültesine tayin edilmesinden vefatına kadar ki dönemdir. Bu dönem onun en önemli eserlerini kaleme aldığı bir devirdir.

*Atilla İlhan, Hilmi Ziya’nın İslam düşüncesini objektif bir şekilde sunduğunu söylemiştir. Çeviri faaliyetlerin çok önem vermiştir. Ülken’in fikir hayatında çok önemli yeri olan bir diğer konu da onun dergiciliğidir. Kitap gibi sistemleşmiş fikri değil, sistemleşmekte olan fikri yayma vasıtasıdır. Dergilerin, kitap gibi statik değil dinamik bir yapıya sahip olduğunu savunmuştur. Çıkardığı dergiler: Galatasaray (1339-1340), İnsan (1938-1943) ve Sosyoloji Dergisi (1942-1960)’dir. 1942’de İ.Ü. Sosyoloji Bölümünün başına geçer geçmez, Ziya Gökalp (1876-1924)’ten sonra, bölümün ikinci defa kuruluşunu gerçekleştirmiş, hemen bölümün yayın organı olarak Sosyoloji Dergisi’ni yayımlamaya başlamıştır. Dergideki yazılarında özellikle Türkiye’de sosyoloji metodolojisi oluşturmak kaygısı ve çabası görülmektedir.

Önerilen Yazı
Behice Boran Kimdir? Sosyolojisi Nedir?

Hilmi Ziya Ülken’in Sosyoloji Anlayışı

*Sosyolojinin konusu yeni değildir, onun yerine konuyu ele alış biçimi yenidir, bu da onun kullandığı metodolojidir. Sosyal bilimlerin konusu tabiat bilimlerinin konusuna göre daha dinamiktir. Sosyolojik yaklaşımlarında felsefi bir temelden yoksun olmaması gerektiğini düşünür. Ona göre, sosyolojinin varlık alanı pek çok bilimin varlık alanıyla ortaktır. Fakat, o sosyolojinin konusunu diğer toplum bilimlerinden toplumdaki değişmenin tektiki ile ortaya çıkacağını düşünür. “Toplumsal değişme”

*Ülken’e göre, toplum yoğun ve sabit bir kütle değildir; değişen ilişkilerden ibarettir. Yani, sosyolojinin konusu değişen ilişkileri ve değişme şartlarını aramaktır ve sosyolojinin metodu da buna uygun olmalıdır. Bu durumda, bu metot her an yenilenen ve kendi kendini düzelten bir metot olmalıdır. Sosyolojik metot ele alınan toplumun veya kitlenin özelliklerinden bağlı olarak farklılaşacağı için esnek olmalıdır. Bunun önündeki en büyük tehlike ideolojik tartışmalardır. Ülken, ideolojik temelli tartışmalar ve yaklaşımlardan uzak durulmalıdır der. Bunlar sosyolojinin objektifliğine göğe düşürmektedir.

Önerilen Yazı
Karl Marx Kimdir? Sosyolojisi Nedir?

*Ülken’e göre, sosyoloji bir gözlem bilimidir ve metodolojisi üç grupta toplanmalıdır:

  1. Sosyolojik monografi
  2. Sosyolojik istatistik
  3. Tarihi metot

*Sosyolojide deney imkanı veren iki unsur vardır:

  1. Monografi
  2. Anket

*Monografi gözlem yoluyla veri elde etmektir. Teşhise ve çözüme yardımcı olur. Monografik bilgilerin sosyolog tarafından iyi analiz edilmesi gerekmektedir. Bunun için de sosyolojinin felsefi bir yaklaşıma sahip olması gerekir. Bugün bunun yerini bilgi sosyolojisi almıştır. Sosyolojiyi teorik ve uygulamalı alan olarak ikiye ayırmak yanlıştır. Bütün sosyolojik konuların metodolojinin temelli olan bilgi sosyolojisinin temeli ile kontrol edilerek monografi, istatistik ve tarihselci metot içine giren muhtelif süreçlerini araştırmada kullanılmalıdır.

Önerilen Yazı
Jürgen Habermas Kimdir? Sosyolojisi Nedir?

*Sosyolojik yapılar statik ve değişmez değillerdir. Olay ve olguların özelliklerine göre değişmeye açık, organik bir süreç olarak kabul eder. Bununla birlikte, bilimsel araştırmanın temelinde felsefi bir yaklaşım olması gerekir. 20. yy’da bilgi sosyologları, sosyolojinin felsefi temellerini kontrol etmektedir. Bu çalışmalar sosyolojinin diğer bilimler arasındaki yerini ve sınırlarını ortaya koymaktadır.

Kaynakça

Kitap Adı: Ord. Prof. Hilmi Ziya Ülken Kitabı

Yazar: Ayhan Vergili

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Öğrencisi, Aile Danışmanı, Yemek Sosyoloğu

Yorum yap