1. Ana Sayfa
  2. Ders Notları
  3. İşlevselcilik Nedir? Temsilcileri, Tanımı ve Özellikleri

İşlevselcilik Nedir? Temsilcileri, Tanımı ve Özellikleri

İşlevselcilik yaklaşımı hakkında kapsamlı hazırlanan ders notudur. Sosyoloji bölümünde yeni olan bir bireyin soracağı soruların cevaplarını kapsar.

İşlevselcilik Nedir?

İşlevselcilik nedir? Sorusu, sosyoloji bölümüne yeni başlamış olan bireylerin, kuram araştırması yaparken sıklıkla sorduğu bir soru. Ne yazıkki internet ortamında bu sorunun ‘’Öz’’ cevabını bulmak zordur. Bu eksikliğe istinaden işlevselci yaklaşım yayınını sosyolojiye gönül verecek olan kişiler için hazırladım.

İşlevselcilik Nedir? Temel Yaklaşımı

İşlevselcilik yaklaşımı, toplumları kendisini oluşturan parçaların toplamından farklı bir bütün olarak algılamaktır. Toplum çok yönlü ve karmaşık parçalardan oluşur. Tam tamına bir bütünleşme hiçbir zaman gerçekleşmez ancak yine de parçalar arasında bir denge söz konusudur. Parçalar arasındaki değişmeler bütünü çok fazla etkilemez. Denge ve hareketsizlik yapısal olarak başat unsurlardır. Bu durumun sonucu olarak işlevsizlikler, sapmalar ve gerginlikler gayet tabi görülebilir ancak zamanla kurumsallaşırlar. Esasında işlevselci yaklaşımın en temel özelliği, mükemmel bir uyum olmasa dahi tüm parçaların bütünleşmek için etkileşim içerisinde oldukları, düzen ve denge sağlayan mekanizma görevi gördüklerini savunuyor olmalarıdır.

İşlevselciliğin Özellikleri Nelerdir?

Yapısal işlevselciliğin özellikleri madde madde aşağıda verilmiştir;

  • Topluma geniş bir çerçeveden bakar.
  • Her parça toplumun istikrarını sağlar.
  • Sosyal olgular toplumun kendisinin bir görünüşüdür.
  • Toplum kendisini oluşturan yapılara bağımlıdır.
  • Yapılar toplumsal dengeyi sağlamak için vardır.
  • Toplum dengeli ve düzenli bir sistemdir.
  • Sistemler statik veya dinamik olabilirler.
  • Sistemler çevrelerine sınırlarını korurken ayrıca uyum da sağlarlar.
  • Makro ölçekli ve pozitivizm temelli bir kuramdır.
  • Toplum bir bütündür anlayışı hakimdir.

İşlevselci Sosyologlar Kimlerdir?

Auguste Comte , Herbert Spencer ve Emile Durkheim ve Vilfredo Pareto olarak karşımıza çıkmaktadır. İşlevselciliğin kurucusu olarak karşımıza çıkan Auguste Comte, toplumsal statik ve toplumsal dinamik kavramlar ını sosyoloji literatürüne kazandırmıştır. Toplumsal statik yapıyı ifade ederken, toplumsal dinamik değişmeyi ifade eder. İşlevselci okulun bir diğer öncüsü Spencer, farklılaşma kavramı ile farklı parçaların birbirlerine karşılıklı bağımlılık içinde olduklarını ileri sürmüştür. Durkheim’ın toplumsal işbölümü, Pareto’nun seçkinler kuramı da işlevselci bakış açısına örnek verilebilir. Yapısal işlevselci kuramın modern sosyoloji literatüründeki en önemli temsilcileri; Talcott Parsons ve Robert K. Merton’dır.  Parsons’ın sosyal sistem kuramı, toplumun kendi kendini düzenleyen bütünsel bir sistem olmasını anlatır. Merton’ın işlevselcilik anlayışı ise işlevselci akımın genel perspektifinden farklıdır. Merton tüm parçaların işlevsel olmayacağını, işlevsiz parçaların da olabileceğini söyler. Sistemin istikrarsızlaşması ve bozulmasına sebep olabilen bu parçalara bozuk işlevsel (disfonksiyonel) parçalar adını vermiştir. Yukarıda bahsedilen bütün isimler işlevselci okulun savunucuları sayılır.

Önerilen Yazı
Yapısal İşlevselci Yaklaşım / Yapısal Fonksiyonel Yaklaşım Nedir?

İşlevselcilik ve Çatışma Kuramı Arasındaki Farklar

Çatışma kuramının işlevselciliği değişime kapalı olması ve fazla muhafazakar olduğu düşüncesi ile eleştirmesi ile başlar. Çatışmacılar, işlevselci akımın konsensüse çok fazla vurgu yaptığı ancak çatışmaya hiç değinmediğini söylerler. Çatışma teorisi nedir dendiğinde, toplumdaki farklı gruplar arasındaki eşitsizliklere odaklanan ve Marx’ın düşüncelerinden etkilenen sosyolojik bir yaklaşım olarak tanımlayabiliriz. Marx, toplumların tarihinin sınıf çatışmalarının tarihi olduğu üzerine meşhur söylemi çatışma kuramının genel perspektifini anlamamız için önemlidir. Çatışma teorisinin temel amacı yapısal işlevselcilerin değerler birliği karşısında ihmal edilen çıkar ve çatışmayı da savlarına dahil etmektir. Çatışma teorisinin temel argümanı tez ve antitez anlayışına dayanır. Teze karşı çıkan antitezin kaynağı her zaman bir huzursuzluk yaratır. Çatışma kuramcılarına göre toplumsal düzenin varoluşu baskıya dayanır. İşlevselci bakış açısı için toplum durağan veya hareket halinde bir denge iken, çatışmacı bakış açısı için her toplum her zaman değişim süreci içindedir. İşlevselciler toplumsal düzene vurgu yaparken çatışmacılar uyuşmazlık ve çatışmalara dikkat çekerler. İşlevselciler ortak normlar ve değerler ile toplumsal ahlakın toplumsal düzenin sağlandığına dikkat çekerken, çatışmacılar toplumsal düzenin sağlayıcısını, hiyerarşik sistemin en tepesindeki egemen gücü elinde bulunduranların sağladığını belirtirler. İşlevselciler toplumsal değerlerin etkileşimi ile üretilen birlik ve beraberlik misyonu üzerine eğilirken, çatışmacılar toplumsal düzenin korunmasını güç ve otorite ile açıklarlar. Çatışma teorisinin öncüsü olarak Karl Marx ve en önemli düşünürleri olarak Wright Mills, Lewis Coser, Ralf Dahrendorf örneklerini verebiliriz. İşlevselcilik ve çatışma kuramını bu şekilde birbirinden ayırabiliriz.

Önerilen Yazı
Çatışmacı Kuram Nedir? Özellikleri | Temsilcileri

İşlevselciğin Psikoloji Alanındaki Temsilcileri

İşlevselcilik psikoloji alanında da vardır. Bu alandaki temsilcileri; John Dewey ve William James’tir. Psikoloji ekolünde işlevselcilik, yapısalcılığa tepki olarak ortaya çıkmıştır. Psikoloji alanının işlevselci savunucularının işlevselci yaklaşımındaki en temel özellikler, yaşamın kolaylaştırılması ve toplumsal düzenin bireylerin davranışlarının uyumu ile olan ilişkisidir.

SIKÇA SORULAN SORULAR
1.İşlevselciliğin Kurucusu Kimdir?

İşlevselciliğin kurucusu Auguste Comte’dur.

2.Yapısal İşlevselciliğin Öncüsü Kimdir?

Yapısal İşlevselciliğin öncüsü Herbert Spencer’dır.

3.İşlevselcilik Neye Tepki Olarak Çıktı?

İşlevselcilik psikoloji alanında yapısalcı yaklaşıma tepki olarak ortaya çıkmıştır.

4.İşlevselci Bakış Açısı Nedir?

İşlevselci bakış açısı , toplumun parçalardan oluşan ve parçaların birbirleri ile etkileşim içerisinde denge sağladığı bir bütün olarak görülmesidir.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

İzmir Bakırçay Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Öğrencisi. Gezgin ruhlu. İnstagram: @dilaraayydnnn , mail: aydindil35@gmail.com

Yorum Yap