J.J Rousseau’nun Fikirleri ve Emile Adlı Eseri Çerçevesinde Eğitim Kültür Değerlendirmesi

emile eser rousseau 1

ÖZ

Bu çalışmada Jean Jacques Rousseau’nun Emile adlı eserinden yola çıkılarak eğitim düşünceleri ve kültüre olan toplumsal eleştirileri açıklanmaya çalışılmıştır. Kültür eleştirisi sosyolojik bağlamda yapılmaya çalışılacaktır. Eğitim değerlendirmesinde Rousseau’nun insan merkezli eğitim düşüncesine yer verilecektir.

Anahtar kelimeler: Jean, Rousseau, Emile, Eğitim sosyolojisi, Felsefe, Kültür, Eleştiri


Jean Jacques Rousseau eğitim ve öğretim anlayışına dair bilgileri 1972 yılında yayınlanan Emile adlı eserinde dile getirmiştir. Rousseau bu eserinde eğitimsel açıdan günümüzde de çoğu kurumun ilke edindiği fikrimce eğitimin verimliliğini oldukça arttıran fikirlerinden bahsetmiştir.

Emile’nin kendi yetenekleri doğrultusunda, kendi kapasitesinin yeterli olduğu ölçüde yetiştirilmeye çalışılarak eserde eğitimin her bireyin yetenekleri ve kapasitesi bağlamında şekillenmesi gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Rousseau’nun fikrine göre eğitim modern dönem sonrası toplumun beklentilerine yönelik belirlenmek yerine çocuğun mutlu ve kendisini yeterli hissedeceği kapasitesel özelliklerine bağlı kalınarak belirlenip uygulanmalıdır. Bu sayede birey kendisini yeterli ve özgür hissettiğinde toplum içine karışacak, ister istemez yine toplum beklentilerini üzerinde hissedecek olsa da insan merkezli eğitim biçimiyle kazandığı kendine güven toplum baskısını daha sağlıklı atlatmasına yararlı olacaktır.

Rousseau eğitimi kaynaklandırmış ve bunları üçe ayırmıştır: İnsan, şeyler ve doğa. İnsan ile bahsedilen durum çevremizdekilerin, toplumumuzdakilerin bizlerle olan ilişkileri, düşünceleri ve beklentileri sonucu eğitimde içselleştirdiklerimizdir. Şeyler ile bahsedilen ise fiziksel çevremizden gelen kazanımlarımızın eğitim sürecimize yansımasıdır. Doğa ise eğitimde insanların kapasitesel, psikososyal ve zekasal gelişimlerini ifade eder. Doğru ve sağlıklı bir eğitim süreci için bu gelişim türlerinin bir bütünlük işaret etmesi gerektiği düşünülür.

Rosseau bireylerin kendi farkındalıkları doğrultusunda yetiştirilmesini doğru bulmuş olup toplumsal normlar ve beklentilere yönelik verilen eğitimleri sadece iyi bir vatandaş olmak adına var olduklarını savunmuştur. Bu savunuşu bağlı olarak iki farklı eğitim tipi olduğunu söylemiştir. İlki tüm toplum için, ortak olan ikincisi ise Rosseau’ nun kendi savunduğu bireysel ve yerel olan eğitimdir. Ona göre bu iki eğitim türü birbirleriyle uyumluluk barındırmazlar.

Rosseau’nun kültür hakkında görüşlerine gelir isek o bu konuda da birçok düşünürden farklı bir çizgide olup kültürü, modern dünyanın bilim ve sanatla olan sentezinin zedelediğine yönelik eleştirmiştir.

Rosseau ilkel çağlardaki insanların kendi kendilerine yeterek ulaştığı gelişim sürecine bakarak insan aklına övgü yapmış olsa da şu an ki çağımızda bilim ve sanatın geldiği noktanın insanlar üzerine yansımasında olumlu bir yan bulamamıştır. O bilimin ve sanatın geldiği son noktada insanların baskılandıklarını, yaşamlarını sınırlandırıp özgürlüklerinin kısıtlandığını düşünmektedir. Modern yaşamda bilimin, sanatın bireyleri yabancılaşmaya yönelttiğini savunur. Her tür insan bilim ve sanatın sonucu ortaya çıkan ve toplumsal yaşamı, sosyalizasyon sürecini etkileyen durumlar insanları tek tip olmaya itmektedir. İnsanlar bu durumdan dolayı artık kendi benliklerini toplum içerisinde olduğu gibi yansıtamamaktadırlar. Rosseau bilim ve sanatta ilerlemenin toplumu yozlaşmaya sürüklediğini, çöküşe götürdüğünü söyler. Bilimin toplumun yöresel olan özlerini evrensel amaca ulaşmaya yönelttiğini düşünür. Toplumun kendi değerlerinden uzaklaşmasını, birlik olarak kalamamasını, kültür seviyesinin arttığını düşünürken aslında zıttının yaşanmasını bilim ve sanatın modern ilerleyişlerine bağlamıştır.

Rosseau kültür ve eğitim konularında yenilikçi düşünceler öne sürmüştür. Eğitim sürecinde bireylerin kendi yeterliliklerini baz almıştır. Kültür konusunda ise bilim ve sanat alanındaki, gelişmelerin topluma olan etkilerini eleştirmiştir.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Ben Ecem Kayan. Hacettepe Üniversitesi sosyoloji bölümü lisans öğrencisiyim. Küçüklüğümden bu yana sosyal bilimler ve çeşitli sanat dalları üzerine ilgi duymaktayım. İlgimi çeken sosyolojik konularda araştırma yapmaktan hoşlanıyorum.

Yorum yap