jurgen habermas sosyolojisi

Jürgen Habermas, çağdaş sosyoloji teorileri çerçevesinde işlenilen önemli bir isimdir. Jürgen Habermas’ın iyice kavranması için yayına Jürgen Habermas Kimdir? Sorusu ile başlanmıştır. Devamında ise çalışmaları, teorileri ve sosyolojik bakışı hakkında bilgiler verilmiştir.

Jürgen Habermas

Jürgen Habermas, Almanya doğumludur. Adorno’nun asistanıdır. Teorisyen, filozof, sosyologtur. Çağımızın büyük boy teorisyenlerinden bir tanesidir. Her alanda büyük teoriler oluşturmaya çalışmıştır. Çok parlak bir akademik geçmişi vardır. 1956 da Adorno’nun asistanı olur. 31 yaşında felsefe ve sosyoloji profesörü olur. 1964’te Frankfurt üniversitesinde kendisine ait kürsü verilir. 1960’lardaki radikal öğrenci hareketlerini destekler (hocasının tam tersine). Fakat bu destek aşırı şiddet olarak değildir. Sol faşizmi kavramı ona aittir. Birtakım şiddet içeren öğrenci hareketlerini sol faşizmi kavramında birleştirir. Demokratik hareketleri destekler. Marx hayranı ve eleştirmenidir. Demokratik kurumları ve yasa egemenliğini savunur şiddete karşı çıkar. Çağımızın Marx’ı denir. Marksist teoriyi yeniden kurmak en önemli çabasıdır. Frankfurt Okulu dahil Marx’ı da eleştiriyor. Kimi eleştirmenlere göre onda Marx’tan çok Weber’in etkilerinin görüldüğü söz konusudur. Özellikle demir kafes metaforunu o da kullanır. Yani weber yorumcusu diyebiliriz. Onun en büyük teorilerinden bir tanesi “iletişimsel eylem teorisi”dir. Weber ve Marx’ın bir sentezi olarak görülebilir.

Jürgen Habermas’ın Yaptığı Çalışmalar

  1. Pozitivizm eleştirisini başlatır. Buradan hareketle teknolojinin araçsal kullanımı. Zaten araçsal akıl kavramı Jürgen Habermas‘da kendini daha çok gösterir (Horkheimer da başlamıştır). Pozitivizm eleştirisinin üzerine bilgi teorisini kurar. Yani pozitivizmi eleştirir ve onun üzerine yeni bir bilim felsefesi kurma girişimi söz konusu.

  2. Eleştirel teoriyi yeniden kurma girişimi vardır. Eleştirel teorinin yeniden inşası ve güncelleştirilmesi.

  3. Marksizmin eleştirisi ve yeniden inşası ya da tarihsel materyalizmin yeniden inşa edilmesi diyebiliriz. Bundan dolayı ona çağımızın marx ı demekteyiz.

  4. Bilgi teorisine ek olarak yeni bir iletişim teorisinin geliştirilmesi. İletişimsel eylem teorisi ayrı bir kitaptır ve en çok bununla anılır.

  5. Yeni bir kamusal alan eleştirisi ve teorisi. Kamusallığın yapısal dönüşümünü inceler.

Jürgen Habermas’ın Eserleri:

  • Rasyonel Bir Topluma Doğru
  • Kamusallığın Yapısal Dönüşümü,
  • İdeoloji Olarak Teknik ve Bilim,
  • Öteki Olmak-Ötekiyle Birlikte Yaşamak,
  • İletişimsel Eylem Kuramı,
  • Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine,
  • Küreselleşme ve Milli Devletlerin Akıbeti,
  • İnsan Doğasının Geleceği,
  • Bilgi ve İnsani İlgiler,
  • Meşruiyet Krizi.

Jürgen Habermas İle İlgili Yazılan Eserler: Ahmet çiğdem ilk çalışmaları yapmıştır.

Jürgen Habermas’ın Sosyolojisi

Jürgen Habermas, pozitivizmi eleştirir ve bilgiyi sorgular. Bilgi teorisini geliştirir ve bütün teorilerini bunun üzerine kurar. Halen daha dünyadaki güncel sorunlar, Avrupa, ab üzerinde programlar yapmaktadır. Kendisi Avrupa merkezcidir. Dünyadaki entelektüel ve oradan yola çıkan siyasal hümaniter düşüncelerin iki merkezi vardır: Amerikan ve Avrupa merkezcilik. Eğer dünya ile alakalı bir felsefi-siyasal düşünce geliştirilecekse bu Avrupa merkezli olmalıdır. Amerika dünyanın maddi kaynaklarını emdiği gibi entelektüel kaynakları da emer. Bu anlamda bir entelektüel sömürüsündan bahsedebiliriz. Ortada bir Amerikan felsefesi yoktur. Sadece pragmatizm vardır. Avrupa birliği liderleriyle alakalı söyledikleri var. Avrupa birliği projesi politik bir oyuncağa dönmüş durumdadır. Koca ab projesi insanlığa yeni bir kültürel açılım sağlayabilecekken sağlayamamıştır. Bu dar bir Avrupa görüşlü Hristiyan-Avrupa yarışına dönüşmüştür. Ab yi bazıları sadece ekonomik dayanışma olarak görmektedir. Başlarda böyledir fakat sonraları siyasal ve kültürel (hümaniter) dayanışmaya dönüşmüştür. Avrupa birliği liderlerinin dar görüşlülüğü sayesinde bu gerçekleşmedi ve böyle giderse çöküşe geçecektir. Bir çok kültürlü olma potansiyeli var ama gerçekleşemedi.

Post modernizm kavramını kabul etmez. Geç kapitalist toplumlar 3 temel alt sistem bağlamında incelenebilir: ekonomik, politik, sosyo-kültürel. Geç kapitalist toplumlar bugün bir meşruiyet krizi içerisindedir. Bu 3 sistem denge halinde olmalıdır. Denge bozulursa kriz çıkar. Modern kapitalist sistemlerde olası 4 kriz: ekonomik kriz, rasyonalite krizi, siyasal-meşruiyet krizi, motivasyon krizi. Bugün Avrupa toplumları 4ünü de yaşamaktadır. Motivasyon toplumu bir arada tutan kaynaklardır. İngiltere nin motivasyonu bozuldu ve Ab den ayrıldı. Bu Avrupa için de böyledir. Demir kafes, teknokratik bilim, araçsal akıl ve yaşantı dünyasının kolonileşmesi onun önemli kavramlarıdır. Siyasal krizlere çözüm olarak kamusal alanın özgürleşmesi ve kamusal alandaki açık tartışmalar. Tam demokrasi, özgür iletişim, eleştirel düşünce, rasyonel söyleme inanır.

Çağın entelektüel dünyası Fransız post yapısalcılarının işgali altındadır. Bu eskiden beri düşünce ve felsefe dünyasında iki rakip felsefe kanalı vardır: frankfurt felsefesi ve alman felsefesi. Sosyoloji bu iki felsefenin üzerine kurulmuştur. Bugün Fransız felsefesi kendisini yenileyerek post yapısalcı çizgide ve post modernizmi ile bunu hala sürdürmektedir. Ama alman felsefesi bunu sadece Jürgen Habermas ile sürdürmektedir.

Eleştirel kuram, bugünkü çağdaş kuramların temelini oluşturur. Post modernizm kuramı ise onların bu kuramlarını yoğun bir şekilde dönüştürerek devam ettirir. Aslında çok ironik bir biçimde bugün post modern literatürünün kahramanı olabilirdi ama o tam tersini seçmiştir. habermas post modernistlerin karşısına geçmiş durumdadır. Modernite tamamlanmamış projedir makalesinde moderniteyi eleştirir ama hala savunur. Ona göre Frankfurt okulu düşünürleri aydınlanma eleştirisine başlamışlardır. Ona göre “aydınlanmanın kusurları yalnızca daha fazla aydınlanma ile giderilebilir”. Post modernitenin moderniteye yaptığı eleştirilere hayır demez fakat bu yeni bir anlayış oluşmasına gerek yoktur. Modernitenin yeniden kurgulanması ve tamamlanması gereklidir. Post modernistlerin karşısında durur. Yeni bir proje falan değildir ve yeterli değildir. Habermas foucault nun tersine teoriyi savunur. O yüzden çağımızın büyük teori girişimcisidir. Alman tarzında bir teorisyendir. Öncelikle marxizmi eleştirir. İşçi sınıfı artık kapitalist toplumla bütünleşmiştir. Marx ın hayal ettiği devrim olmayacaktır. Artık proletarya devrimci güç değildir. Bu anlamda marx ın kavramlarının tek edilmesi ya da kökten değiştirilmesi gerekir. Onu Marksist olarak değerlendirmezler ama o kendisini Marksist olarak görür. Yeni bir Marksizm üretir, tarihsel materyalizmin yeniden inşasıyla meşgul olmaya çalışır. Bu çalışmalarını yaparken tüm yönlendirici düşünsel tarzlarını, teori-pratik arasındaki boşluğu tamamlamaya çalışır. Teoriyi pratikle birleştirmeye çalışır. Bu bakımdan klasik teorisyenlerden farklıdır. Tamamen yaşamsal dünyaya odaklanır, ayakları yerden kesik değildir. Sovyetler birliğini falan eleştirir.

Bilgi teorisi, modernitenin bilime verdiği önem ve değer tamamen pozitif bir bilimde sınırlı kalmıştır. Bu yüzden pozitivizmi eleştirir. Pozitivizm, bilginin bilim içerisine sıkıştırılması anlamına gelir. Bilim, bilgi türlerinden yalnızca birisidir. Yalnızca deney ve gözlemle bilgi edinme biçimi olan bilim, bilgi dünyasının bilgi edinme türlerinden biridir. Diğer bilgi türlerini dışladığı ve reddettiği için bilginin alanını daraltır. Bilgi yalnızca bilimle özdeşleştirilince, bilim de piyasa kapitalizminin üreticisi haline gelince, bilgininin ne hale geldiğini görebiliyoruz. Pozitivizm eleştirisi buradan başlar. Pozitivist bilgi edinme türünün karşısına koyulan hermeneutikle pozitivimizmi sentezlemeye çalışır. Pozitivist bilgiyi kökten reddetmez. Habermasın yapmaya çalıştığı şey çok özeldir. Hermeneutik yorumlama, pozitivist bilginin karşısında açılmış bir cephedir. Bilimi dar bir alan sıkıştırarak kapitalizmin aracı haline gelmesini sağlana bir süreçtir. Hermeneutik yorumlama için gadamer e bakmak gerekir. Hermeneutik bir metnin tarihsel süreci içerisinde okunması, anlanması ve yorumlanması. Burada hermeneutik metin olmaktan çıkarak bir toplumsal eylemi ve toplumunu bir metin olarak anlamaya dönüşür. İnsan davranışını doğadaki olaylar gibi yasalara indirgemeye çalışır. Bu yüzden pozitivizm yasa bilimselcidir. Hermeneutikçiler yasalar benzeri değişmezliklerin olamayacağını ve olmaması gerektiğini savunur. İnsan davranışları anlam üretir, nesnellik üretmez. İnsani toplumsallığın yasacılıkla tespit edilemez. Hermeneutik insanların amaç ve nedenlerini kavramaya çalışır. Pozitivizmin karşısına başka bir egemen bilgi olarak çıkma çabasına karşı çıkar. Bu insani bilgilerden sadece birisidir. Bu pozitivizmi ortadan kaldıran bir bilgi türü değildir. Burada habermas eleştirel bilgi diye bir bilgi türünü de ortaya koyar. Eserin adı insani ilgiler: insanların birtakım ilgi ve bilgileri vardır. Doğayla ilişkisinden kaynaklanan, doğanın teknik yanlarını keşfederek sonuçlanan bilgi türüdür. İnsanlar bir de kendi türleriyle iletişim kurarak ortaya çıkan bir bilgi türü vardır. Bu iki bilgi türü birbirine rakip değildir. İşte habermas ı önemli yapan şeylerden biridir. Bu iki bilgi türünü sentezleyerek eleştirel bilgiyle dengeleyerek bu 3 bilgi türüyle yaşam devam eder.

Beşeri toplumun eylem ya da deneyim alanları

Bilgi oluşturucu ilgiler (bilişsel ilgiler)

Bilgi formları

Materyal alanda emek (çalışma)

Teknik kontrol (teknik ilgi)

Ampirik-analitik bilimler (pozitivist bilgi, doğa bilimleri)

Kültürel alanda etkileşim

Pratik anlama (pratik ilgi)

Tarihsel-hermeneutik disiplinler (beşeri bilimler)

Egemenlik/iktidar/tahakküm

Özgürleştirme (kurtarıcı ilgi)

Eleştirel kuram, bilgi

Habermas’ın bilgi kuramı bu şekildedir. Bir toplumsal yaşamda insanların 3 eylemi vardır (en soldaki sütun). Emek dünyası içinde yaşarız. Emeği, doğayı dönüştürürüz, teknoloji oluştururuz. İnsanlık tarihinin teknik ya da maddi boyutu dediğimiz şey bu çabaların sonucunda meydana gelir. Bu ilişki içerisinde bir bilgi oluştururuz (ikinci sütun). İnsanlar öğrenen bir varlıktır ve öğrendiğini ileten bir varlıktır. Kültür, bilgi üretir kuşaktan kuşağa aktarır. İşte bu birikim bilgi türlerini oluşturur. Doğanın bilgisini çözeriz ve teknik bilgi oluşur. Buradan ampirik bilgi denilen bilgi, pozitivist bilgi oluşur. Bu bizim hayatımızı doğa üzerinde kontrol sağlama açısından etkiler. Doğa üzerinde kontrol mekanizması kurmaya, onu kontrol etmeye, onu kendi egemenliği altına almaya ve onun gizemini çözerek, onun bilgisini çözerek oluşturulan bilgi teknik ilgidir. Bu teknik ilgiden ampirik analitik bilgiler oluşur. İnsanların aslında yalnızca bilgi türlerinden biridir. Pozitivizm yalnızca deney ve gözlemle elde edilen bilgiye önem verir ve diğer bilgi türlerini dışlar. İnsanlar sadece doğayla ilişki içinde değildir, insanlarla da ilişki içindedir. Buradan hukuk, edebiyat, sanat, estetik, beşeri bilgilerin hepsi ortaya çıkar. İnsan-doğa ve insan-insan ilişkisini birbirinden ayırır. İnsan zaten doğanın içinde bir varlıktır. Tamamen insanı doğanın bir parçası olarak görür. Kendi yaşam dünyasında egemenlik kurmaya çalışması yanlıştır. Doğanın üstünde ve kendi türü üzerinde egemenlik kurması sorunlar çıkartır. Doğayla savaşmak demek doğanın dengesinin bozulmasıyla intikamını alacağı anlamına gelmektedir. Doğanın dışında bir varlık olarak kendisini konumlandırması ontolojik olarak yanlıştır. Doğayla iç içe ve birlikte yaşamanın yollarını ararız. Doğanın üzerine kurduğumuz tahakkümle onun dengesini bozarız. Buradaki temel mantık egemenliktir. İnsanın insan üzerinde kurmak istediği egemenlik ve doğa üzerinde kurmak istediği egemenlikten bahseder. Doğanın dışında bir egemenlik kurma isteği değildir diyor ve kendisi de doğanın bir parçasıdır. Doğayla ilişkilerle oluşturulan emek dışında kültürel alanda bir etkileşim içerisindedir. Bu etkileşimden doğan pratik ilgi doğar. Burada da beşeri bilimler ortaya çıkar. İnsanların eylemlerini anlama, yorumlama sosyal bilimlerin önünü açar. Teknik bilginin karşısına beşeri bilgi (hermeneutik) rakip olarak çıkarmanın yanlışlığını ortaya koyar. Pozitivistler bu yanlışlığı yapmışlardır. Bu iki bilgi türü aslında birbirinin tamamlayıcısıdır. Tarihsel boyutta doğayı nasıl açıklamaya çalışıyorsak, sosyal dünyada da doğa yasalarının aynısını toplumsal dünyada bulmaya çalışmak yanlıştır. Evrensel olduğunu iddia ettiğimiz yasalar toplumsal dünyada yoktur. Eylem bazında herkes aynı olguya benzer tepkiler vermezler. Toplumsal dünya kültür dediğimiz birbirinden çok farklı tepkiler ve bütünlüklerden oluşur. Her toplum ve her birey kendi içerisinde oluşur. O zaman sosyal dünyanın bilimi açıklayıcı bilim değil, anlayıcı bilim söz konusudur (hermeneutik). Bu bizim pratik ilgimizden kaynaklanır. Burada amacımız anlamın anlaşılmasıdır. Anlam anlaşıldıktan sonra yorumlayıcı bilime geçilir. Sosyal bilimler öncelikle anlama ve yorumlama çabasıdır. Doğa bilimleri yasaların gerçekliğine ilişkin açıklayıcı bilimlerdir. Jürgen Habermas bu iki evrensel bilgi türünün yanında iktidar ilişkisinden bahseder. Etkileşimlerimiz sonucunda toplumsal örgütlenme biçimleri ortaya çıkartırız. İnsanlık tarihi tahakküm altına alma çabalarıyla doludur. Birbiriyle barışçıl yaşayan örnekler de vardır. Tahakküm, egemenlik altına girme ya da müzakere sürecini yürütebilme biçimlerinden hangisi olursa olsun bunun sonucunda ampirik, hermeneutik ve teknik bilgiden başka bir bilgi türü ortaya çıkar. Özgürleşmek aslında serbestlikten farklıdır. Hayvanlar serbesttir, insanlar özgürdür. Özgürlük diğerinin üzerinde tahakküm kurmak değildir. Tahakküm sonsuz bir güç değildir. Kurtarıcı ilgi insanlığın ayrı bir tarihini de yaratır. Gerek emek gerek etkileşim eylemlerimizin hepsinin anlamı özgür yaşamak içindir. Bu eleştirel bilgiyi oluşturur. Jürgen Habermas‘ın teorisinde bu iki bilgi türünde nasıl kendi özgürleşimi için kullanılabileceğini söyler. Felsefi bilgi bir eleştiridir, eleştiri bütün bilgi türlerinin temelindedir. Eleştiri ve müzakere yeni bilgi türlerinin önünü açar. Ezberlemenin önünü açar ve böylece bilimler ilerlemez.

Jürgen Habermas ile ilgili aradıklarınızı bulamadıysanız, bu yayınımızı da okuyabilirsiniz. Okumak için buraya tıklayın.

 

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Merhaba ben Kübra Erciyas, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde Sosyoloji Bölümü öğrencisiyim. Sosyoloji arşivi oluşturma gayesi ile buradayım.

Yorum yap