ÖTANAZİ OLGUSU: MERSİN ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ

tanazi nedir olgusu dogukan altiparmak

Bu çalışma Mersin Üniversitesi öğrencileri ile yapılmış olan anket çalışmasının sonuç ve değerlendirmesini içermektedir. Çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin ötanazi hakkında bilgi düzeylerinin ve düşüncelerinin tespit edilip değerlendirilmesidir. Sonuç ve değerlendirmeye geçmeden önce ötanazi nedir, sorunu cevaplamak gereklidir. Çünkü sonuç ve değerlendirmeyi anlamak bağlamında önemlidir. Ötanazi, acılar içerisinde bulunan kişinin veya koma ve bitkisel yaşamda bulunan kişilerin tıbben yapılacak müdahale olmaması sonucunda, kişinin kendi veya ailesinin kararı ile tıbbi yollarla hekim aracılığıyla yaşamına son verilmesidir.

Ötanazi, insanların farklı şekillerde algıladıkları bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ve genel olarak ‘intihar’ olaylarıyla da çokça karıştırılan bir durumdur. İkisi arasındaki farkları anlamak ve ötanazinin ne gibi durumlarda uygulandığı ve ne gibi sonuçları olduğuna bakılmıştır. Bu çalışma ise ötanazinin ne olduğunu, nasıl karşılandığını ve kişilerin bu konu hakkındaki bilgileri ve düşüncelerini belirleme adına yapılmış bir çalışma olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bilgi düzeylerini belirleme adına Mersin Üniversitesi öğrencileri ile nicel araştırma yöntemlerinden olan anket tekniği kullanılmıştır.

Bu çalışma sonucunda elde edilen bilgiler kişilerin ötanazi konusunda ‘eksik/yetersiz’ bilgilerinin olduğunu ortaya çıkarmıştır. Çünkü ötanazi tanımının yapılması istendiğinde kişiler genel olarak ötanazi uygulamasının hastanın isteği üzerine yapıldığını söylemişlerdir. Bu bulgu doğru olmakla beraber eksik bir tanımlama olarak karşımıza çıkmaktadır. Aktif ötanazinin yapılması için gerekli olan kişinin beyanı gerekli olmakla beraber, genel olarak kişiler bu konunun hukuki boyutunu görmezden gelmektedirler. Bu durum ise ülkemizde ötanazinin yasal bir boyutunun olmamasından kaynaklanmaktadır.

 Aynı zamanda ötanazi uygulamasına yaklaşım ise ortalamanın üstünde bir kabul oyu görmektedir. Bu kabul oyunun görmesi ise kişilerin ‘ekonomik ve sosyal güvencelerinin’ yetersiz olmasından kaynaklanmaktadır. Anket çalışması yapılan kişilerin genel olarak ailevi ekonomik durumları orta ve ortanın altı olmakla birlikte ekonomik koşulların ötanazi uygulamasını etkilediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca bu ekonomik koşullar sonucunda kişilerin sosyal güvencelerinin olmaması veya bu sosyal güvenceleri elde edememeleri de bu durumu etkiler seviyededir. Çünkü kişilerin hastane masrafları, ilaç parası vb. durumları karşılamada sorun yaşadıkları bir gerçektir. Bu gerçekle beraber bu uygulamayı kabul etmeyen kişilerin ise kabul etmeme nedenleri arasında ise ‘dini inancın’ yeri önemli bir noktadır. Çünkü kişiler dini inanç gereği (örneklem grubunun %83,3’ü Müslüman) kendi yaşamlarına son vermenin ‘günah’ olduğunu düşündükleri için bu uygulamaya sıcak bakmamaktadırlar. Kişinin canını Allah’tan başka kimsenin alamayacağı düşüncesinin bir sonucu olarak kişiler hem aktif hem de pasif ötanaziyi kabul etmedikleri görülmüştür. Bu görüşlerin beraberinde farklı bir sonuç olarak ise karşımıza Türkiye’de bu uygulamanın yasallaşmasını isteyen bir grupta karşımıza çıkmaktadır. Kabul etmeyen ve kararsız olanlar ile yasallaşmasını isteyenler birbirlerine çok yakın bir orana sahiptir. Fakat bu yaklaşımların beraberinde ilginç bir şekilde bu uygulamanın istismar edilebileceğini düşünenlerin oranı ise %83,3 olarak karşımıza çıkmaktadır. Tabi ki bu istismarın çeşitli nedenleri olabilir. En başında doktorlar olarak düşünülebilir. Fakat bu uygulama ile doktorlara olan güveninde azalmayacağı yönünde çok yüksek bir fikir beyan edilmiştir.  Bu durum ise karşımıza intiharın bir şekilde meşru hale gelebileceği düşüncesini ortaya koymaktadır. Çünkü intihar toplumla bütünleşmede sorun yaşayan insanların, ekonomik, sosyal ve aynı zamanda psikolojik sorunlarının bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Böylelikle ötanazi, bu durumu yasallaşması ile beraber intiharın yasal bir zeminini oluşturabileceği düşüncesini göstermektedir. Aynı zamanda yasallaşması ile beraber bu durumun bir nüfus kırılması olarak da kullanılabileceği düşünen küçük bir grubunda olduğunu söylemek gereklidir.

Bu düşüncelerin daha net bir şekilde elde edilebilmesi için nicel araştırma yöntemlerinden olan mülakat tekniğinin kullanılması bu konu özelinde daha faydalı olacağını da belirtmek gereklidir. Çünkü kişilerin bu konu hakkında net bir düşüncelerinin olmaması sonucunda anket çalışması ile net bir sonuç elde etmek zor olmaktadır. Bu çalışma üniversite öğrenciler ile yapıldığı için konu hakkında düşüncelerinin (yasal bir zemini olmadığı için) ‘eksik/yetersiz’ olması kaçınılmaz bir durumdur. Bu konuyu uzmanlarla mülakat tekniğiyle yapılması sonucunda daha net ve kesin sonuçların çıkacağı düşünülmektedir. Konunun teolojik boyutunun eksik kaldığını da belirtmek gereklidir. Çünkü Mersin Üniversitesi İslami İlimler Fakültesinde yaşanan sorunlar nedeni ile bu bölümde okuyan öğrencilerle anket çalışması yapılamamıştır.

Sonuç olarak ötanazinin yasal bir boyutunun olmaması ve vatandaşların dini inançlarını ön planda bulundurmaları nedeni ile konu üzerinde fazla durulmadığının belirtmesi önemli olacaktır.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Merhabalar, ben, Doğukan Altıparmak. Adanalıyım. Mersin Üniversitesi Sosyoloji yüksek lisans öğrencisiyim. Geçmişle yaşamayın ama geçmişi de unutmayın. Ve geleceği hayal edin. Çünkü her şey bir hayalle başlar.

Yorum yap