Pandemi Sürecinde Görme Engelli Üniversite Öğrencilerin Eğitimde Yaşadıkları Eşitsizlik Üzerine İnceleme

Bu çalışma görme engelli öğrencilerin özellikle pandemi sürecinde uzaktan eğitimde karşılaştıkları erişebilirlik ve ekran başında öğrenme sürecine dahil olmada yaşadıkları sorunlara odaklanmanın yanında engelli bireylerin okul ortamından uzaklaşmanın getirmiş olduğu sosyal izolasyon sonuçlarına da dikkat çekmektedir.

Pandemi Sürecinde Görme Engelli Üniversite Öğrencilerin Eğitimde Yaşadıkları Eşitsizlik Üzerine İnceleme
1

ÖZET

Bu çalışma pandemi sürecinde görme engelli üniversite öğrencilerinin eğitimden istifadede yaşadığı zorluklar üzerine yapılan araştırmaların incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Görme engelli öğrencilerin eğitimde fırsat eşitsizliği, sosyal yalnızlık, aktif öğrenmeye katılamama gibi birçok sorunla karşılaşmaktadırlar. Bu çalışma, görme engelli öğrencilerin özellikle pandemi sürecinde uzaktan eğitimde karşılaştıkları erişilebilirlik ve ekran başında öğrenme sürecine dâhil olmada yaşadıkları sorunlara odaklanmanın yanında engelli bireylerin okul ortamından uzaklaşmanın getirmiş olduğu sosyal izolasyonun sonuçlarına da dikkat çekmektedir. Bu doğrultuda araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman inceleme yöntemi kullanılarak Esra Burcu Sağlam’ın öğretilerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda pandemi sürecinde görme engelli bireyler ders materyallerinin yazılı olarak verildiğinde sorun olmadığı fakat görsel olarak verildiğinde ekran okuyucularının aktarım yapamaması sebebiyle çevrimiçi derslerde ve sınavlarda sorun yaşamışlardır.

Anahtar Kelimeler: Görme Engelli Bireyler, Pandemi Süreci, Uzaktan Eğitim, Fırsat Eşitsizliği, Eğitim Sosyolojisi

GİRİŞ

Eğitim evrensel bir kurum olarak en basitten karmaşığa doğru hemen  her toplumda belirli faaliyetleri ve belirli amaçları kapsayan toplumsal bir yapı özelliği taşımaktadır. En genel tanımıyla eğitim, kültürel birikimin ve devamlılığın sağlanması için bir kültürleme faaliyetlerinin bütünüdür. Hemen her toplumun başat faktörü eğitimdir ve insanın yaşamsal bütünlüğünü tamamlaması için zaruridir (Güngör E. , 2018:294). Eğitim, bireyin kendi deneyimleri sonucu içinde bulunduğu toplumun kapsamında davranışlarındaki istendik yönde değişikliklerdir (Aral&Duman,2018). Durkheim’a (1956) göre, eğitim toplumun bir fonksiyonudur; eğitim topluma bağlı değişkenlerden etkilenir ve toplum tarafından hedefleri belirlenir. Bu yüzden her eğitim sistemi önce kendi toplumunun değerlerini barındırıp bir bütün oluşturmakla yükümlüdür. Bu özelliği ile kültür, kendi unsurlarını örgütleyip koruma ve yeni yetişen nesillere aktarılmasında eğitimden istifade eder (Özdemir, 2016). Eğitim ve öğretim süreci bireyin içinde bulunduğu topluma uyum sağlama sürecinde gelişimsel özellikleri dikkate alınarak istendik davranışların oluşmasında doğrudan veya dolaylı içerikleri kapsamaktadır. Belirli hedeflerin belirlendiği eğitim programları sayesinde de kültürlenmenin koşullarını sağlamaya yönelik öğrenme ortamları oluşturulmaktadır. Her birey eşit düzeyde gelişimsel özellikleri doğrultusunda eğitim imkânlarından yararlanmalıdır (Senemoğlu, 2020). Eğitimin genel işlevi, her bireyin içinde bulunduğu topluma uyum sağlamada gerekli ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bu işlevden yola çıkarak engelli bireylerin eğitim-öğretim sürecinde sosyal yaşama ve öğrenme ortamına uyumda eşit olanaklara sahip olması da beklenmektedir (Sağlam, 2020, s.112).

Tanımsal olarak engelli birey; işlev ve yeti kaybına sahip olup, toplumda yaşamını bağımsız olarak sürdüremeyip rutinini devam ettirememesi durumudur.  Engellilik ve engelli üzerine yapılan tanımlamalar birçok tartışmaya yol açtığı için belirgin bir tanıma sahip değildir. Engelli veya engeli olan, vücudunda eksik veya kusuru bulunan kişi; özürlü olarak tanımının (Türk DİL Kurumu [TDK],2019) yanında farklı kaynaklarda bireyde doğuştan veya yaşam içerisinde ortaya çıkan bedensel, bilişsel, ruhsal, sosyal ve duyusal yeti kaybı olarak açıklanmaktadır (Güner ve Özkan, 2018; Sağlam, 2020). Engelliliğin birçok tanımını yapılsa da engellilik ve yeti yitimi arasındaki farkları görmek önem taşımaktadır. Yeti yitimi biyolojik bir koşuldur ama engellilik toplumsal bir inşadır (Orhan ve Genç, 2015).

Sosyoloji, İnsanın içinde yaşadığı toplumda sosyal davranışlarını; davranış kalıplarını; toplumsal kurallarını ve toplumsal yasalar içerisinde tespit etmeye çalışır. Sosyolojik açıdan eğitimi tanımlarsak bireyin mevcut toplum yapısında yeteneğine düşüncelerine tutumlarını ilgi ve ihtiyaçlarını toplumsallaşarak en üst düzeye çıkarma sürecidir. Sosyoloji bu yönüyle pedagojiden büyük oranda etkilenir (Köse ve Genç, 2021). Böylelikle eğitimde engellilikle sosyolojik engellilik birbirleriyle bağlantılı tanımları içermektedir. Çünkü eğitim kurumları da bireyi istendik davranışları sergileyebilmesi ve kendini gerçekleştirebilmesinde köprü görevi görür.

Engelliler, zihinsel engelli, işitme ve konuşma engelli, görme engelli, ortopedik engelli ve süreğen engelliler olarak beş ana başlıkta incelenebilir. Araştırmanın içeriği olan başlıkta da belirtildiği gibi görme engelliler olduğundan görme engelli kimdir tanımının yapılması gerekmektedir. Görme engelli birey, gözlerin biri veya her ikisinde de kısmi veya tam görme kaybı ya da bozukluğu olan kişilere denir. (Sağlam,2020). İnsanın varoluşundan itibaren en önemli duyu organlarından biri görmedir. Görme, çevreyi tanıma ve bilmenin neredeyse en kritik öğrenme basamağını oluşturur( Aral,2011). Görmek fonksiyonu konuşmadan önce gelmektedir. Gözlerimiz bir anlam oluşturmak üzere bizlere yeni kapılar aralamaktadır (Demirel, 2011). Görme organı olan gözümüz algılama edinimi yaparken objeyle olan ilişkisine ve objenin imge olarak algılanışıyla hafızada yer almasına dair süreci kapsar.  Bellekte görme yoluyla alınan kayıt, önceki görme deneyimleriyle ilişkilendirir ve yeni bir bellekleme yapar (Ulusoy, 2013). Dolayısıyla eğitim- öğretim sürecinde görme duyumuz daha baskındır. Eğitim açısından görme engelli bireyler, görme yetisi noksanlığından önemli derecede etkilenirler, Braille alfabesi denilen kabartma yazı veya seslendirilmiş kitaplar gibi öğretim materyallerine ihtiyaç duyarlar.

gorme engelToplumsal kültürlenmeyi ve bütünleşmeyi sağlayan en önemli kurumların başında eğitim kurumları gelir. Eğitim kurumları temel eğitimden yükseköğrenime kadar farklı düzeylerde eğitim hizmeti verir. Görme engelli bireylerin özellikle üniversite eğitimleri boyunca akademik ve mesleki becerilere yönelik bir takım güçlüklerle karşılaşırlar. Diğer engel durumuna sahip bireylerde de olduğu gibi görme engelli bireylerde biyolojik, sosyolojik, psikoloji boyutlarda problemlerle karşılaşırlar. Bu yüzden engelli öğrencilerin eğitim süreçlerinde eşit katılıma sahip olmaları oldukça önemlidir. Öncelikle her üniversitenin kabul ettiği öğrenci türüne göre eğitimsel olmak üzere sosyal fonksiyonları sağlamaya yönelik alt yapıya sahip olması gerekir. Bu engelli bireylerin sosyal engellilik ve eğitimsel engellilik perspektifi bakımından üzerinde durulması gereken bir mevzudur. Çünkü engelli öğrencilerin iç ve dış mekânlardan eğitim- öğretim faaliyetlerine kadar gerekli tedbirlerin alınması, eğitim-öğretim süreçlerine etkin ve tam katılımları ve kendini gerçekleştirmeleri bakımından önemlidir. Sonuç olarak görme engelli üniversite öğrencilerinin Üniversite eğitimleri sırasında gerekli ders materyallerine erişim, ölçme değerlendirme olanaklarından eşit yararlanma öğretim teknikleriyle bütünleşememe ve fiziki koşullarda zorlanmada bütünleştirici bir yaklaşıma maruz kalmada problem yaşadıkları görülmektedir (Mengi,2019;Tekin, 2019; Karakuş vd. 2017).

Eğitim hakkı iki boyutlu soyut bir kavramdır. Birinci boyutuyla bireyin vatandaşı olduğu devletten eğitim talebini kapsamaktadır. İkinci boyutu ise yasal yollarla belirlenen kişilerin başkalarını eğitme yetkisini ifade eder. İlk anlamı ile eğitilme hakkı tanımlanırken ikinci anlamı ise eğitim hakkından söz eder. Bu hususta devletlerin mevcudiyet, erişebilirlik kabul edilebilirlik ve uyum sağlayabilirlik görevleri vardır. Eğitim hakkı arasında insan hakları, cinsiyet; milliyet; etnik köken; din veya başka özelliklerinden dolayı eşit şartlarda yani ayırım yapmaksızın herkes için onurlu bir hayatı teminat altına alan hakları kapsayıp bu haklardan herkesin yaralanma fırsatı beklenir. Bu doğrultuda kültürlerarası sözleşmeler eğitim hakkını biçimlendirir ve anlamları şöyledir: 1948 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından onaylanan İnsan Hakları Evrensel Bildirisi eğitim hakkı açısından ana metin olarak kabul edilir. Bu bildiri her türlü insanın eşit olduğunu ve çeşit çeşit ayırmak yerine birlikteliği önemsemiştir. Eğitim hakkını biçimlendiren bir başka anlaşma 1950 yılında yayımlanan Avrupa İnsan Hakları Anlaşmasıdır. Bu anlaşmaya göre eğitim hakkı yoksun bırakılabilecek bir etkinlik değil temel ihtiyaçlardandır. Hükümet, bu ihtiyacın karşılanmasından sorumludur. Türkiye bu anlaşmayı 1954 yılında kabul etmiştir. 1989 yılında ise Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 28-29 maddelerinde eğitim hakkına yer vermiştir. Temmuz 2019 tarihli Türkiye için en ana metin olan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, eşitlik ve özgürlük kavramlarına dikkat çekmektedir. 26. Maddede eğitimin hepsi olamasa bile ilk ve temel olan ilköğretim ücretsiz olup erişim herkese sağlanması gerektiği savunulmuştur. Bu madde kendisinden sonra gelen çoğu sözleşmelere rehber olmuştur(Çallı, Y. 2009).

Eğitim hakkına katkı sağlayan diğer bir madde Uluslararası Antlaşmalar Çerçevesinde Engellilerin Eğitim Hakkı’dır. 1994 yılında yayınlanarak hükümetin eğitimde alması gereken önlemelerden bahsetmiştir. 28. Maddede fırsat eşitliği tercihen olmamalı ve kişilerin taşıdığı saygınlığa uyarak önlemler almalı ve yükseköğretimi bu gruptaki öğrencilerin yetenekleri doğrultusunda herkese erişebilir hale getirmelidir (Erten ve Aktel, 2016).

Bu gelişmeleri özetlersek; Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 13 Aralık 2006 tarihinde kabul edilen Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ile engellilerin haklarına yönelik yönetmelik, 14 Temmuz 2009 tarihli Resmî Gazetede yayımlanmıştır. Sözleşmenin 24. maddesi gereği taraf devletler engellilerin eğitim hakkını tanımış,   bu hak doğrultusunda fırsat eşitliği koşullarında ve ayrımcılık yapılmaksızın eğitim sisteminin bütünleştirici bir şekilde her seviyede engellileri kapsaması ve ömür boyu öğrenim imkânı sağlamasını temin etmiştir. Bu sayede engelliler toplumda fırsat eşitliği hakkı ile eğitime tam ve eşit katılımlarını kolaylaştırmak için eğitim olanaklarını ve sosyal gelişim becerilerini geliştirmelerini sağlar. Ayrıca engellilerin diğer bireylerle aynı koşullar altında, yükseköğretime, mesleki eğitime, yetişkin eğitimine ve hayat boyu öğrenme olanaklarına erişimi sağlar (Azarkan ve Benzer, 2018). Engellilerin Haklarına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, eğitim sisteminin birleştirici olabilmesi için her seviyede engele yardımcı olmalı, kabul görmeli, yapıda onlara da yer oluşturulmalıdır. Engelli bireylere sosyal beceriler öğretilmeye çalışılmalı hepsini yapamasa bile yapılana toplum tarafından saygı duyulmalıdır. Bu sözleşmeler sonrasında eğitim hakkı ve içerisinde engellilik hakkı önemsenmiş, hukuk kurallarına yansımıştır. Sözleşmeleri onaylayan hükümetler yeniliği ve yükümlülüklerini kabul etmişlerdir (Demirtaş,2019; T.C. Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı,2016).

Eğitimde engelli bireyler için fırsat eşitliği/eşitsizliği:

Eğitimde fırsat eşitliği kavramını açıklamadan önce eşitlik nedir kavramını tanımlamada fayda var. Her ne kadar sosyal bilimleri içeriği olarak anlaşılsa da eşitlik, ruhsal ve ahlaki bir eğilimdir. Din ve psikoloji temelini oluşturur. Büyük devrimlerin bile sebebi olan eşitlik, muadelet; denklik; müsavat gibi eş anlamlıları vardır (Sağlam, 2020). Eşitlik kavramı eşit sözcüğünden türemiştir. Eşit sözcüğü’ nitel, nicel, değer, yapı ilişkisinden birbiri ile ne fazla ne noksan olmayan şey veya şeyler’ olarak tanımlanır. Eşitlik ise ‘Birden fazla şeyin eşit olmasıdır.’ (TDK,2018).  Tarih boyunca eşitlik kavramı anlanmaya çalışılmış olmasının sebebi kendisine eş veya benzer olan şeyin aynı olmaması durumudur (Erdem,2017). Her bireyin kendine has bireysel özellikleri ve yeteneklerinin olması özelliğiyle toplum içerisinde bireysel farklılıklar kabul edilmelidir. Bu farklardan dolayı kesin bir eşitlikten söz edilmesi söz konusu olmaz. Bu tür farklılıklar aynı yaşam koşullarını doğurmayacağından her daim bir eşitlikten söz edilemez. Tarih boyunca insanlar eşitlik kavramını eşitsizlik üzerinden değerlendirilmiştir. Eşitlikten bahsedilecekse eğer eşitsizliği de yer verilmesi gerekir. Eşitsizlik adil olmama durumudur. Adil yapıya sahip olmayan ülkelerde ayrımcılıkla sonuçlanır. Yukarıda bahsedilen farklardan dolayı yaşam haklarından yoksun bırakılması durumudur. Hem özdeşlik hem de adalet ile sıkı bir ilişki içinde olan eşitlik, birbiri ile aynı olan şeyleri benzer oldukları için eşit oldukları kabul edilir. (Çoban,2017).

Sosyolojik perspektifte eşitlik, sınıf ayrımını kabulden doğar. Doğa eşitliği önerirken insanlar oluşturdukları kurallar ile eşitsizliği aktif hale getirir.

 J. J. Rousseau (2009), bu açıklamalardan şu sonucu çıkarır: Doğa eşitsizliği bizim yeteneklerimizden, insan aklının gelişiminden alır diyerek insanın evrendeki uyumundan bahseder. Eşitsizlik irademiz dışı olabileceği gibi: yaş, cinsiyet vb., kendi irademizle yani insan eliyle oluşumuna dikkat çeker. Toplumsal yapının ve tabakalarının her kesiminde yüzyıllar boyunca meydana gelen değişimler doğrultusunda eşitsizlik, her alanda kendini göstermiş ve karşısında eşit olma arayışı güncelliğini korumuştur. Bu arayışlar özellikle sosyal adalet bağlamında eşitliği, daha bütünleştirici bir yapıda eşit haklara ve olanaklara dayanan ahlaksal bir arayışa dönüşmüştür (Kaya,2000).

Eğitimde fırsat eşitliğinin ilk basamağı; devletin oluşturduğu eğitim sisteminin şehir merkezinden en kırsal alanlara kadar tüm yerleşim yerlerine kadar hizmeti taşımasıdır. METK’na göre, temel basamaktan yani okul öncesi eğitim, orta öğretim ve yüksek öğretim basamaklarına kadar her bireye eşit eğitim imkânı yararlanma hakkı belirtilmiştir. Fakat bu hakkını kullanmak isteyen yurttaş için fırsat ve olanaklar sınırlıdır. Bu nedenle eğitim sisteminin en ücra yerleşim yerine kadar ulaştırılmasında, tek başına eşitlik değil, vatandaşlara uygun koşullarla eğitilme fırsatı ve imkânı verecek önlemler alınması gerekmektedir. İkinci basamağında ise farklı dezavantajlı gruplar için de’ normal ’bireylerin sahip olduğu tüm eğitim olanaklarını sunabilmesidir eğitimde fırsat eşitliği(Dündar,2010).

Fırsat eşitliğinin eğitimdeki önemini en çok vurgulayan sosyolojidir. Herkes tarafından uyum sağlanılacak bir anlaşma oluşturulmasında sıkıntı yaşanmıştır. Bunun sebebi fırsat eşitliğinin hakkı ve ayrımcılıkla olan sıkı ilişkisindendir(Tan,1987). Fırsat eşitliği iki sözcükten meydana gelmiştir. Birinin tanımını yaparken her ikisinin de tanımı yapılması gerekir. Eşitlik birden fazla kişinin birbirlerine karşı olan ilişkilerine bakılarak karar verildiği gibi eğitim sözcüğü ise birilerinin kendilerini sendeki beni bulma eylemini oluşturabilme amaçlarındandır. Fırsat sözcüğüne gelinecek olunursa yaşam standartlarındaki değişmelerdir(Karasar,1979). Engelli bireylerin başkalaşma sına başka ulaşmasının kabul edilmesi veya bu durumun yasalar önüne getirilmesi eğitimde olduğu gibi birçok alana ulaşılmasına engel oluşturacaktır. Olması gereken şey çünkü fertlerin hedeflerine ulaşmadaki yaşadıkları zorlukların eşit şekilde olmasıdır(Lazenby,2016). Bir ülkedeki verilen eğitimde fırsat eşitliğinin olup olmadığını ölçümü ebeveynlerin yaşadıklarından anlaşılır bir ebeveyn ne kadar çok sorunla karşılaşıyorsa bu ülkede fırsat eşitliği dikkate alınmamaktadır. Nasıl ki bir bireyin engel durumu olduğunda o engel durumu bireye atfediliyorsa emeği de engelli bireye bırakılmalıdır. Kendi emeğini sahiplenmesi kendi emeğinin ne olduğuna karar vermesi sosyal hareketlilik ile ilgilidir. Sosyal hareketlilik toplumdaki fertlerin sınıf ayrımına geldikleri konumlama da kendi başarıları ve yetenekleri ile ulaşmalıdır. Sonucunda bireyler hakikate uygun olan bir düzenleme içinde olacaklardır. Bu düzenlemeyi ancak eğitim sağlayabilir. Çünkü eğitim hangi sınıftan olursa olsun her birey eşit kabul etmelidir. Fırsat eşitliği bu tür yozlaşmanın önüne geçmek istemiştir. Gücünün ve yeteneklerinin farkında olan bir insanın başarılı olmaması mümkün değildir toplum tarafından başarıya ulaşmak da ciddi bir önem arz etmektedir bu sebepten ötürü fırsat eşitliği bu hedefe ulaşmadaki en büyük engel olan yozlaşmalara karşı olduğu için önemlidir. Kapitalizm ekonomik faaliyetlerin tamamı olmasa da birçoğunun kâr elde etme amacıyla yapılmasına karşı çıkmaktadır. Kapitalizm de sınıf ayrımlarına karşı çıktığı için fırsat eşitliği ile aynı kulvarda yer almaktadır. Kapitalist toplumlar sınıf sistemi kalkmış, yozlaşma ve cahiliyetle savaşmak da eğitim kullanılmıştır(Topses,2014). Eğitim yukarıda da bahsedildiği gibi en temel haklardandır. Hükümete aittir ve bu hak sağlanmak için uluslararası birçok anlaşmaları imzalanmıştır Yargı eşitliğin sağlanmasının çok önemli bir otorite olduğu için yasalarla kesinleştirilmesi de eğitim için son derece mühimdir(Sign,2014).

gorme engeliPandemi Sürecinde Görme Engelli Üniversite Öğrencilerinin Uzaktan Eğitim Sürecinde Yaşadıkları Zorluklar:

COVID-19 salgını, kapsamı ve etkisi nedeniyle tüm dünyayı sadece sağlık alanında etkisi altına almakla kalmamış sosyolojik açıdan toplumun tüm birimlerini hatta günlük yaşamımızın büyük bir alanını da etkisi altına almıştır  (Organisation for Economic Cooperation and Development [OECD], 2020). COVID-19 salgınından en çok etkilenen alanların başında eğitim kurumları gelmiş, tedbirler kapsamında hemen her düzeyde eğitim kurumları kapatılarak yüz yüze eğitime ara verilmiştir. Böylelikle dünya genelinde neredeyse öğrenci nüfusunun %90’ı (1,6 milyar) kesintiye uğramıştır (UNESCO, 2020a; 2020b; United Nations Children’s Fund [UNICEF], 2020). Ulusal çapta eğitim sistemlerinin karşılaştığı en büyük problem olan COVID-19, eğitim üzerindeki en büyük etkisi, alel acele eğitim tedbirleri almaya yönelik uzaktan eğitime geçilmesi ile her öğrencinin yabancısı olduğu bu sürece maruz kalması olmuştur. Ülkemizde dâhil olmak üzere çoğu ülke, eğitim süreçlerini aksatmadan sürdürebilmek, uzaktan eğitim imkânlarını oluşturabilmek ve teknolojinin eğitime uyumunu geliştirebilmek için büyük çaba sarf etmiştir (Özer, 2020; Bozkurt vd.2022).  Pandemi süreci toplumlarda her yaştan bireyi olumsuz etkilemekle kalmayıp özellikle engelli bireyleri sosyal, eğitimsel, çevresel, sağlık imkânları gibi koşullardan yararlanma eşitsizliklerine neden olmuştur.  Görme engelli öğrencilerde dâhil olmak üzere gelişimsel birçok engelli öğrenciler hem günlük rutinlerinde hem de öğrenme çabalarında dramatik değişimlerinden en çok etkilenen grup olmuştur ( Battistin vd.2021).

 Engelli öğrenciler kadar aileleri de bu pandemi sürecinden çok olumsuz etkilenmiş özellikle eğitim- öğretim sürecinde çocuklarına yetersiz kalmıştır. Bu süreç ebeveynleri çaresizliğe sokmuştur. Engelli bireyler arasında daha çok etkilenen grup görme engelliler olmuştur. Çünkü uzaktan eğitim ekran başında öğrenme metodolojisini dayatmış, alışık olunmadık bir öğrenci sürecine sokmuştur. Covid-19 pandemi sürecinde riskli gruplardan biri olan görme engelli bireyler, hem sosyal yaşamlarında hem öğrenme süreçlerinde çeşitli sorunlarla karşı karşıya gelmiş, kendi çabalarıyla yeni deneyimler oluşturmuşlardır. Sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte sosyal becerileri kısıtlanan görme engelliler hem çeşitli gruplara dahil olma hem de dışarıda vakit geçirebilme olanaklarından da geri kalmışlardır. Bu süreçte görme engelli bireyler güçlüklerle karşılaşmalarına rağmen bazı alanlarda uyum sağlamaya yönelik gelişimde göstermişlerdir. Pandeminin bir getirisi olan neredeyse tüm alanlarda dijitalleşmeye gidilmesi bu gruptaki bireylerin teknolojiye daha fazla hâkim olma becerisini geliştirdiği, sanal ortamlarda iletişime geçebilme yeteneğini artırdığını, çevrimiçi platformlara aktif katılabilme kabiliyetini de kazandırdığı tespit edilmiştir(Tek, Yılmaz,2021).

Özellikle araştırmamızın kapsamında yükseköğretimde okuyan öğrencilerin pandemi sürecinde yaşamış oldukları zorlukları dikkate alırsak, öncelikle bu grubun sayısını belirtmek faydalı olacaktır. 2019 yılı itibariyle YÖK verilerine göre yükseköğrenime devam eden engelli öğrencilerin 25.136’sı önlisans, 22.289’u lisans, 290’ı yüksek lisans ve 36’sı da doktora programlarında öğrenim gördüğü tespit edilmiştir (YÖK, 2019). Covid-19 salgını ile eğitim süreçleri hem istemsiz zorlukları, hem de çeşitli fırsatlarla karşı karşıya bırakmıştır. Koşullardaki değişimler, teknoloji kullanımındaki artış ile  eğitim alanındaki hizmetler ve  yeniliklere sebep olmuştur. Pandemi süreci başlarında tüm bu değişimler engelli gruplarında uzaktan eğitimde yaşayacağı olası güçlerin fark edilmesine neden olmuş ve Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu olarak “Engelli Öğrencilerin Uzaktan Eğitim Sürecini İzleme Formu” ile engelli öğrencilerin yaşadığı sorunların belirlenmiş ve çözümlerine yönelik tedbirler alınmaya çalışılmıştır. Teknolojik gerekliliğe bağlı olarak  kitlesel açık çevrimiçi dersler ve açık veya uzaktan öğretim yöntemlerinin yanı sıra; cep telefonu uygulamaları, yapay zekâ, oyunlaştırma, sosyal medya iletişimi, simülasyon ve artırılmış gerçeklik gibi dijital imkanlarla hem pandemi hem de pandemi sonrası yeni eğitim-öğretim düzeni oluşturulmaya gidilmiştir (Kalaç vd.,2020).

Dünya’nın her yerinde pandemi sürecinde özellikle görme engelli bireyler için çeşitli araştırmalar yapılarak çeşitli kolaylıkları sağlayacı eğitim erişimleri tasarlanmıştır. Görme bozukluğu olan bireyler için daha yenilikçi ve teknolojik uygulamalar ile olası sorunların önüne geçmeye yönelik rehberlik ve yönlendirme çalışmalarına önem vermeye başlamıştır (Senjam,2020; Senjam, vd.2021).

Türkiye’de Uzaktan eğitim sürecinde görme yetersizliği olan öğrenciler için ders işlenişinde ekran başında dersin görselini takip etmek sesli sunumların dışındaki yöntemleri takip edememek önemli bir sorun olmuştur.  Bu süreçte öğrenciler kendi geliştirdikleri bir takım yöntemlerle dersteki açıklıkların eksikliklerini gidermeye çalışmışlardır. Özellikle EBA uygulamalarında anlatılan videolarla dinleme yaparak öğrenme açığını kapatmaya çalıştıklarını bildirmişlerdir. Görme engelli çocuklar ve Braille okur-yazarı olan öğrenciler için bu programın uzaktan eğitimde uygulama olanağının olamayışı ilkokul düzeyindeki öğrenciler için ciddi öğrenme problemlerine neden olmuştur. Her ne kadar yeni uygulama olanakları oluşturulmaya çalışılsa da pandemi süreci dezavantajlı her gruptaki öğrencileri tüm basamaklarda olumsuz etkilemiştir. Salgın süreci, görme yetersizliği olan öğrencilere de uzaktan eğitime dâhil edebilmede hiç de hazır olunmadığı gözlenmiştir. Aileler de bu süreçte çocuklarına rehberlik etme ve yöntem geliştirmede ciddi yetersizlikler yaşamış ve endişelenmişlerdir (Bozkurt vd.,2022).

Ayrıca, pandemi süreci, görme engelli bireylerin uzaktan eğitimde bilgiye erişim ve bilgisayar okuryazarlığı farkındalıkları hususunda eksiklikleri gün yüzüne çıkarmıştır. Bu bağlamda COVID-19’un en önemli etkileri, teknolojik medyanın kullanımı nedeniyle bu bireyler için sanal öğrenmeye erişimdeki olanak eşitsizliklerine de neden olmuştur. Dolayısıyla dijital ortamlardaki değişikliklerle birlikte bu bireyleri nitelikli ve kapsayıcı eğitime sınıf ortamının dışında neredeyse aynı seviyeye ulaştırabilme uygulamaları da dikkat çekmektedir. Günlük yaşamdaki değişimler sosyal yaşamdaki sınırlılıklar yanında uzaktan eğitimle gelen teknoloji kullanımı görme engellilerin en önemli pandemi etkileri olduğu söylenebilir. Bu konuda neredeyse tüm dünyada benzer sorunlar yaşanmış uzaktan eğitimdeki alt yapı yetersizliği ve öngörülemezliği ortak bir probleme dönüşmüştür (Oviedo-Cáceres et al,2021).

Görme engelli bireyleri pandemi etkilemiştir. Normal yaşamlarında alıştıkları yerlerden alışveriş olanakları azaldı ve marketlerin kapanmasıyla ihtiyaçlara ulaşım zorlandılar. Aynı zamanda hijyene dikkat edilen bu dönemde dokunma duyusuyla hareket eden görme engelli bireyler engel durumları yüzünde tehlike altında kalmışlardır. Bir engelli birey kendinden farklı bir engeli bulunan engelli birey çevrimiçi eğitim ve öğrenmeyle ilgili ortak noktaları olsa da farklı grupta yer almaları farklılık doğurur. Pandemi bitmesine rağmen çevrimiçi eğitim engelli bireyler için daha önemli hale gelmiştir. Pandemi sürecinde görme engelli bireylerin yaşadıkları sorunları 3 başlıkta incelenebilir.

1)Canlı derslere katılım

Derslerde kullanılan uygulamalarda görme engeli olan öğrenciler öğretim üyesinin sunduğu sunumu ekran okuyucu ile bile okuyamaması büyük bir problemdi mikrofon açıp-kapama, kamera açıp-kapama sohbetteki yazılanları okuyamamama gibi sorunlarla karşılaşmışlardır. Video konferans gibi bazı uygulamaların ekran okuyucu izni vermemesi yüzünden öğrenciler zor durumda kalmışlardır. Öğretim elemanlarının kendi tercihleri doğrultusunda ders işleme platformlarını kullanması görme engellilerin bu fırsattan yararlanamamalarına neden olmuştur.

2)Ders materyallerine erişim

Derste kullanılan sunular ekran okuyucu uygulamalarının okuyacağı gibi olmadığı için öğrenciler destek almak zorunda kalmışlardır. Görme engelli bireyler sunum ödevlerini hazırlarken de mağdur olmuşlardır. Mavi renkli bölge yerine betimleme yapılarak yardımcı olunabilir.

3)Sınavlara erişim

Görme engelli bireyler kendilerine sınav sorularını okuyacak ve cevapları yazacak birilerine ihtiyaç duymuşlardır. Verilen sürelerde esnek olması gerekirken sabit olması zorluk yaratmıştır.(EGED,2022)

Pandemi süreci göstermiştir ki uzaktan eğitimde özellikle dezavantajlı öğrenciler her kademede zorluklar yaşamıştır. Bu zorluklar hem sosyal yaşamlarını etkilemiş hem de eğitim-öğretim süreçlerini sekteye uğratmıştır. Bu olumsuzlukların yanında süreçteki problemler tespit edilmeye çalışılmış ve yeni olanaklar oluşturularak eğitimde fırsat eşitliği hedeflenmiştir. Yapılan araştırmalarda görme engelli bireyler bu süreçten en çok etkilenen grup kategorisine girmiştir. İlkokuldan Üniversiteye kadar eğitimin her kademesinde benzer problemler dikkat çekmiş ailelerin yükü diğer engelli gruplara göre daha da artmıştır. Bu yüzden pandemi dönemi zorlukları ele alındığında sorunların multidisiplinler bir yaklaşımla çözümlenme gereksinimine de dikkat çekmiştir (Sütlüoğlu,2021;Tek ve Yılmaz,2021).

Pandemi sürecinin ilk önce uzaktan eğitim konusunda olmak üzere aileler açısından olanaklar ve sınırlılıklar çeşitli etkileri yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur. Teknolojiye ve eğitime uyum sağlayabilmesi bu gruptaki bireyler bilinçlendirilmeli ve ayak uydurabilmeleri için öğrenmeleri son derece mühimdir. (Brown vd., 2020; Kalaç vd.,2020;Senjam,2020;).

Bu süreçte üniversitelerde bu grup için çalışan birimlerinde bazı üniversiteler diğer üniversitelere örnek olmuştur. Örnek olan üniversiteler öğrencileri ile birebir ilgilenmiş, düzenli toplantılar ile onları bu dönemde yalnız bırakmamışlardır. Çevrimiçi ders platformlarında yaşadıkları sorunları önlemek için çalışmak üzere Eğitimde Görme Engelliler Derneğince oluşturulmuş Erişilebilir Dijital Eğitim Materyali Hazırlama kılavuzuna da referans verilmiştir. Pandemi bitmiş olmasına rağmen birçok önlem alınmıştır:

1)YÖK pandemi sürecinde bütün üniversitelere engelli bireylerin bu süreci en verimli halde nasıl geçirmeleri gerektiğini ve alınması gereken tedbirleri içeren yazı göndermiştir. YÇK bildirisi uygulamaya devam eden üniversiteler öğrencilerde verim artacaktır.

2)Pandemi sürecinde YÖK öğrencilere kayıt dondurma/dönem uzatma olanağını sunmuştur. Suiistimal eden üniversiteler tüm öğrenciler için olan bu seçeneği engelli bireyler için önermişlerdir. Fakat YÖK en son seçenek olarak sunmuştur.

3)Öğrenciler hiçbir engellinin olmaması gerektiği gibi sistem dışına atılmaya maruz bırakılmamalı, ilk yıldan başlayarak bilişim okur-yazarlığı hususunda gelişimleri desteklenmelidir.

4)Ders işlenişi öğretim üyesinin inisiyatifine bırakılmamalı ve öğrenci okuma eylemi ile ihtiyacı doğrultusunda yardımcı olunmuştur (EGED,2022).

Öneriler

Her üniversite aynı amaç doğrultusunda farklı sistemler kullanmış, bu süreci farklı sistemlerde geçirmiş olmalarından dolayı her öğrenciye farklı düzeyde zor gelmektedir. Fakat dünya çapı sistemleri kullanan üniversitelerin sistemlerinin diğer üniversitelere göre daha fonksiyonel olduğu anlaşılmaktadır. Sistem gerçekleştirebilmek için öğretim elemanı ve materyallere ihtiyaç duyulmuştur. Daha önce karşılaşılaşılmamış olan bu süreç kısa bir zaman sonrasında uyum sağlanmıştır. Görme engelli bireyler için öneriler şöyle sıralanabilir:

• Eğitime erişim problemi ile karşılaşılmaması için öğrenciler ile ders araçları  (sunumlar / ders içerikleri/ ders notları) paylaşılmalıdır.

• Öğretim elemanları, paylaştıkları ders notlar arasındaki görsel olanların yazılı veya sözlü olarak, video paylaşımlarını da betimleme yoluyla aktarımını sağlanmalıdır.  .

• Görme seviyesi az olan öğrenciler için, içeriklerde büyük punto ve karşıt renkler kullanılmalıdır.

• Dersi senkron ya da asenkron işlerken, arka seste gürültü olmamasına özen gösterilmelidir.

• Dersler kaydedilmeli ve tekrar dinlenebilmesi için paylaşım yapılmalıdır.

 • Sınav değerlendirmesi, ödevlendirme formatında olması her iki açıdan da kolaylık sağlar.

• Görme yeti bozukluğu olan bireyler için, sınavlar ulaşılabilir formata dönüştürülmeli, grafik ve şekiller betimlenmeli ve öğrencilere ek zaman hakkı tanınmalıdır.

• Öğrenciler, ödevlerinde grafik ve tasarımı konusunda yardım talep edebilir bu durum anlayışla karşılanmalı bununla birlikte not kırılmamalıdır.

• Görme engelli öğrencilere çevrimiçi sınavlarda ekran okuyucu vb. araçlar kullanımı erişimi kontrol edilmelidir. Sınavla ilgili sorunlarda yardım sağlayabilecek destek bulundurulmalıdır(Kalaç vd.,2020).

Canlı ders, materyaller ve sınav içerikleri noktasındaki öneriler, ilgili başlıklar altında yer almaktadır. Bu önerilere ek olarak hâlihazırda bazı üniversitelerin engelli birimlerinin sürece dair yaptığı çalışmalar iyi örnekleri oluşturmaktadır. Birime kayıtlı öğrencilerin deneyimlerinin takip edilebilmesi için anketler yapılması, çevrimiçi olarak toplantılar düzenlenerek sorunların duyulmasına alan açılması, öğrencilerin derslerini yürüten öğretim elemanlarına bilgilendirici içerikler sağlanması, öğrencilere uzaktan eğitim platformları ile ilgili ipuçları verilmesi süreci verimli yapan adımlardır. Bu vesileyle yararlanılabilecek alternatif bir doküman olarak, Eğitimde Görme Engelliler Derneğince oluşturulmuş Erişilebilir Dijital Eğitim Materyali Hazırlama kılavuzuna da referans vermek yerinde olacaktır.

Bütün rapor boyunca da görülebileceği üzere, olağanüstü dönemlerde alınan önlemlerin mahiyeti ve çıktıları yaşamdaki tüm grupları ve onların katılımlarını etkilemektedir. Bu çıktıların kısa ve uzun vadede birtakım başka sonuçları da olacaktır. Tüm bu süreci iyi okumak ve grupların ihtiyaçlarını takip edebilmek olağanüstü hallerin olumsuz etkilerini azaltarak yola devam etme konusunda kıymetli adımlardır.

thumbnail
Önerilen Yazı
Beden Sosyolojisi Bağlamında Engellilik Kavramının Neliği Üzerine

KAYNAKÇA

  • Aral, N.& Duman, T. (2018). Eğitim Psikolojisi (2.Baskı). Pegem Akademi.
  • Aral, N. (2011). Bilişsel Gelişim Ve Çocuk Gelişimi N.Aral,G.Baran(Ed.).Ya-Pa..
  • Azarkan, E. ve Benzer, E.(2018). Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Haklarına Dair Sözleşme ve Türkiye’de Engelli Hakları, DÜHFD, Cilt: 23, Sayı: 38.
  • Battistin, T. , Mercuriali, E. , Zanardo, V., Gregori,D. , Lorenzori,G. , Nasato,L. & Reffo,M.E. (2021). Distance Support And Online İntervention To Blind And Visually İmpaired Children During The Pandemic COVID-19. Research İn Developmental Disabilities Journal Homepage: Www.Elsevier.Com/Locate/Redevdis. DOI: 10.1016/J.Ridd.2020.103816.
  • Bozkurt, S., Bozkuş-Genç, G., Vuran, S., Yıldız, G., Çelik, S., Diken, İ. H., Uysal, Ç., Gürgür, H., Kalaycı, G. Ö., Diken, Ö., Ateşgöz, N. N., İçyüz, R., Doğan, M., Şafak, P., ve Demiryürek, P. (2022). COVID-19 Salgınında Türkiye’deki Özel Gereksinimi Olan Öğrenciler Ve Ailelerine Yönelik Uzaktan Özel Eğitim Uygulamalarına İlişkin Uzman Bakış Açısı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, 23(1), 133-164. Https://Doi.Org/10.21565/Ozelegitimdergisi.786118.
  • Brown, S. M.(2020), Doom, J. R., Lechuga-Peña, S., Watamura, S. E., & Koppels, T. Stress and Parenting During the Global COVID-19 Pandemic. Child Abuse & Neglect, 110(2), 1-14.
  • https://doi.org/10.1016/j.chiabu.2020.104699.
  • Celkan, H.(2018). Eğitim ve Toplum. Özdemir. Ç. (Ed.). Eğitim Sosyolojisi. Pegem Akademi
  • Çallı, Y.(2009). Türk Anayasa Hukukunda Eğitim Hakkı. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim dalı.
  • Çoban, K.R.(2017). Sosyal Adalet Eşitlik ve Sosyal Hizmet. Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi.
  • Demirel, G (2011).Görme Kaybı Olan Bireylerde Görmeye Bağlı Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü.
  • Demirtaş, Z.(2019). Uluslararası Antlaşmalar Çerçevesinde Engellilerin Eğitim Hakkı, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitim Yönetimi Anabilim Dalı.
  • Durkheim, E.(1956), Education and Sociology, Translated by S.D. Fox. New York: The Free Press.
  • Dündar,S. (2010). Eğitimde Fırsatların Eşitliği ve Postmoderndeki Dönüşümü: Türkiye örneği. Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı.
  • EGED,(2022). https://www.eged.org/Pandemi-surecinde-engelli-universite-ogrencilerinin-bakis-acisiyla-uzaktan-egitim-raporu.pdf. Erişim tarihi-20.04.2022
  • Erdem,  J. G.(2017) Yargı Kararlarında Kanun Önünde Eşitlik İlkesi Ve Kadın Erkek Eşitliği, Akademik Hassasiyetler.
  • Erten, Ş. ve Aktel, M.(2016). Ulusal Program ve Düzenli İlerleme Raporları Çerçevesinde Türkiye’nin Engelli Politikaları. Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 21(4), 1275-1297.
  • Güner, Ö. Ve Özkan, İ.(2018). Ortaöğretim Sağlık Bilgisi ve Trafik Kültürü Ders Kitabı.Ada Yayıncılık.
  • Kalaç, M.Ö. ,Telli, G. ve Erönal, Y.(2020). Covid-19 Mücadelesi Kapsamında Uzaktan Eğitim Sürecinde Engelli Öğrencilerin Durumu Sorunlar Ve Çözüm Önerileri, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörlük Basımevi, ISBN: 978-975-8628-84-1.
  • Kaya, P.A.(2000). Sosyal Adaletin Teorik Çerçevesi Üzerine Bir Değerlendirme. Prof. Dr. Nusret Ekin’e Armağan. Ankara: Türk Ağır Sanayi Ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası Yayını No. 38.
  • Karakuş, Ö, Kırlıoğlu, H.İ.K. , Kırlıoğlu ve Başer, D.(2017). Problems That Are Encountered By The Students With Disabled İn Universities: Sample Of University Of Selcuk, Manas Sosyal Araştırmalar Dergisi, 8 (2): 1531-1548. Https://Www.J-Humansciences.Com/Ojs/İndex.Php/IJHS/Article/View/4701.
  • KARASAR N.(1979). “Eğitimde Fırsat Eşitliği, Avrupa Eğitim Araştırmaları Merkez Başkanları Üçüncü Kolokyumundan İzlenimler”, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, Cilt:12, Sayı:1, 1979, sy: 207.
  • Köse, E. ve Genç, Z. S. (2021). Eğitim Sosyolojisi. 6.Baskı. Pegem Akademi.
  • Kula, N.(2017).Engelliliğin Getirdiği Sorunlarla Başa Çıkmada Dini İnanç Ve Değerlerin Etkisi. Hayati, H. , (Ed.), Din Değerler Ve Sağlık İçinde. DEM Yayınları, 2017.
  • Küçüköner, M.(2005). Görme Üzerine Bir İnceleme. A.Ü. Güzel Sanatla Fakültesi Dergisi,18(8):31-34.(Elektronik Dergi).
  • Lazenby, H.(2016). “What Is Equality Of Opportunity In Education”, Theory And Research İn Education, Vol. 14 (1),
  • Mengi, A. (2019). Engelli Öğrencilerin Üniversite Eğitimi Sürecinde Karşılaştığı Güçlükler:Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Örneği. YYÜ Eğitim Fakültesi Dergisi (YYU Journal of Education Faculty), 16(1):147-170, http://dx.doi.org/10.23891/efdyyu.2019.122.
  • Oviedo-Cáceres M.P. , Arias-Pineda K.N. , Yepes-Camacho M.R. , Montoya P.(2021). COVID-19 Pandemic: Experiences Of People With Visual Impairment. Invest. Educ. Enferm; 39(1):E09. DOI: Https://Doi.Org/10.17533/Udea.İee.V39n1e09.
  • Organisation for Economic Cooperation and Development.(2020). A framework to guide an education response to the COVID-19 Pandemic of 2020. OECD Publishing.
  • Orhan, S. ve Genç, K.G.(2015). Engellilere Yönelik Ülkemizdeki Özel Eğitim Hizmet Uygulamaları ve Örnek Ülke Karşılaştırması. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi.
  • Özer, M.(2020). Türkiye’de COVID-19 Salgını Sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı Tarafından Atılan Politika Adımları [Educational Policy Actions By The Ministry Of National Education İn The Times Of COVID-19]. Kastamonu Education Journal, 28(3), 1124-1129. Https://Doi.Org/10.24106/Kefdergi.722280Yıl: 15, Sayı: 35/2. Https://Doi.Org/10.21560/Spcd.35323.
  • Rousseau, J.J. (2009). İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı (Çev.: R. Nuri İleri). İstanbul: Say Yayınları.
  • Sağlam, E.B.(2020). Engellilik Sosyolojisi(2. Baskı). Anı Yayıncılık.
  • Sağlam, B. (2020). Sosyal Politika Aracı Olarak Fırsat Eşitliği ve Bunun Sağlanmasında Eğitimin Rolü. Bursa Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Anabilim Dalı.
  • Senemoğlu. N. (2020). Gelişim Öğrenme ve Öğretim, Kuramdan Uygulamaya. 27.baskı. Anı Yayıncılık.
  • Senjam,S.(2020). Impact Of COVID-19 Pandemic On People Living With Visual Disability, Indian J Ophthalmol. 68(7):1367-1370. Doi : 10.4103/ijo.IJO_1513_20.
  • Senjam, S.S. ,Manna, S.& Başkara, C.(2021). Smartphones-Based Assistive Technology: Accessibility Features And Apps For People With Visual Impairment, And İts Usage, Challenges, And Usability Testing, Clin Optom (Auckl). 13:311-322. Doi: 10.2147/OPTO.S336361. E-Collection 2021.
  • Singh, K.(2014) “Right To Education And Equality Of Educational Opportunities”, Journal Of International Cooperation In Education, Vol.16, No.2.
  • Sütlüoğlu, T.(2021). Covıd- 19 Pandemisi Sürecinde Görme Engelli Bireylerin Gündelik Yaşamı, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, ORCID Kimliği:0000- 0003 -0044- 2936.
  • T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı,(2016). BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme Kapsamında Engelli Hakları Ulusal Göstergeleri.
  • Tan, M.(1987) “Eğitsel Fırsat Eşitliği”, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, Cilt:20, Sayı:1.
  • Tekin, H.(2019). Engelli Üniversite Öğrencilerinin Eğitim Yaşamındaki Sorunları: Konya Örneği. Manas Sosyal Araştırmalar Dergisi, 8 (2): 1531-1548 https://doi.org/10.33206/mjss.479132.
  • Tek, S. Ve Yılmaz, G,K.(2021). Görme Engelli Bireylerin Covid-19 Pandemi Sürecine İlişkin Deneyimleri. Covid-19 Özel Sayı Cilt 1, Aralık 2021; s. 319-336.
  • Temiz K.(2010). Görme Engellilerde Ruhsal Belirtilerin, Yaşam Doyumunun ve Stresle Baş Etme Tarzlarının Araştırılması, İ.Ü. Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Uzmanlık Tezi, Malatya.
  • TDK, 2019, https://sozluk.gov.tr/?kelime,(Erişim Tarihi: 11.04.2022).
  • Topses, M.D.(2014). Eğitim Sosyolojisi(2.Baskı), Nobel Yayıncılık, Ankara.
  • Türk Dil Kurumu [TDK] (2019). Türk Dil Kurumu Sözlükleri. https://sozluk.gov.tr/ Erişim tarihi: 22.04.2022.
  • Ulusoy, A. (2013). Gelişim ve Öğrenme Psikolojisi(7. Baskı), Anı Yayınları.
  • United Nations Educational, Scientific And Cultural Organization.(2020a). COVID-19 Education Response. Https://En.Unesco.Org/Covid19/Educationresponse/Globalcoalition .
  • United Nations Educational, Scientific And Cultural Organization.(2020b). COVID-19 Educational Disruption And Response. Https://En.Unesco.Org/Covid19/Educationresponse.
  • Yükseköğretim Kurulu, Engelli Öğrenci Komisyonu, Aralık, 2019, Ankara, (Çevrimiçi), Erişim: 01.05.2020 Https://Engelsiz.Yok.Gov.Tr/Sayfalar/Haberler/2019/Yokbaskani-Sarac-Engelli-Ogrencilerle-Bulustu.Asp.

Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 3. sınıf öğrencisi.

Yazarın Profili

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (1)

  1. İrfan Pasinli 12 ay önce

    Canım kızım. Yayınlanan ilk makalen Tebrik ediyor ve seninle gurur duyuyorum. Allah yar ve yardımcın olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir