Septisizm Nedir? Bilgi Anlayışı, Temsilcileri ve Özellikleri

Septisizm Nedir? Bilgi Anlayışı, Temsilcileri ve Özellikleri
0

Septisizm, felsefe tarihi boyunca hiçbir şeyin kesin olarak bilinemeyeceğini, bu anlamda her alandaki bilgi ve savı irdeleyen ve doğru bilgi veya mutlak kaynağa ulaşmanın mümkün olmayacağını savunan görüştür. Şüphecilik ve kuşkuculuk olarak da tanımlanan septisizm dogmatizme zıt bir görüş olarak varlığını sürdürmektedir.

Terminolojik bağlamda ise; ‘Felsefe veya metafizikte insanın duygularının veya aklının yetersizliğinden dolayı gerçekliğin bilgisine erişemeyeceğini, görüşünün gerisindeki gerçekliğe ulaşmanın hiçbir şekilde mümkün olmadığını ileri süren öğreti’ olarak tanımlayabiliriz (Cevizci, 2000: 538).

Kavramın kökü Yunanca ‘Skepsis’ (bir şeyin üzerine düşünme) kelimesinden gelir. Septisizm bilginin ne olduğu ile ilgilenmez, bilgiye ulaşmanın mümkün olup olmadığı noktası ile ilgilenir. Eskiçağ dönemi septikler aslında hiçbir şeyin olmadığını olsa dahi bizim bunu bilemeyeceğimizi savunur.

Septisizm Temsilcileri Kimlerdir?

Septisizmin temsilcilerine şüphesiz ki Yunan felsefi tarihinde rastlamaktayız. Septisizmin savunucuları olan bu kişiler sırası ile şöyledir:

  • Pyrrhon
  • Timon
  • Aenesidemeos
  • Ksenophanes
  • Herakleitos
  • Parmenides
  • Zenon
  • Protagoras
  • Gorgias
  • Karneades
  • Arkesilaos
  • Sextus Epiricus

Septisizm savunucuları olan bu düşünürleri kısaca tanımak gerekirse;

Felsefede septisizm kavramının ilk ortaya çıkışı Pyrrhon ve öğrencisi Timon ile olmuştur. Aslında ilk şüpheci eğilimler Sokrates öncesi dönemde başlamıştır. Septisizmin bilgi ile ilgili felsefi bir akım olarak gelişi ise Aenesidemeos iledir. Yunanlıların tanrı anlayışındaki insan biçimci öğelere karşı çıkışı ile Ksenophanes ve hiçbir şeyin var olmadığını, sabit ve değişmez diye bir şeyin olmadığını savunan Herakleitos ise bir diğer şüpheciler olarak yorumlanabilir. Parmenides ve öğrencisi Zenon varlık öğretisine karşı çıkarak şüpheci düşüncede yerini almışlardır. Elbette ki felsefede septisizmi en iyi şekilde ortaya çıkaran sofistler olmuştur. Bu noktada karşımıza çıkan isim kurucu düşünür Protagoras’tır. Gorgias ise septisizmi nihilizme kadar taşıyarak şüpheci görüşteki yerini almıştır. Orta akademi dönemi septik akımının temsilcileri Karneades ve Arkesilaos stoacılığa savaş açmış ve doğru denilen bilgilerin doğru bilgiler değil doğruya yakın olan bilgiler olduğunu savunmuşlardır. Son olarak, Sokrates sonrası kuşkuculuğu sistemleştiren septik filozof hekim Sextus Empiricus’tur.

Septisizm Kurucusu Kimdir?

Septisizm kurucusu, Antikçağ Yunan bilgiciliğin kurucusu Protagoras’tır.

Protagoras, ‘Her şeyin ölçüsü insandır. Her şey, bana nasıl görünürse benim için böyledir, sana nasıl görünürse senin için öyledir. Üşüyen için rüzgâr soğuktur, üşümeyen için soğuk değildir. Her şey için, birbirine tümüyle karşıt iki söz söylenebilir.’ diyerek herkes için kesin ve doğru bilginin olmadığını ifade etmiş ve tarihsel süreç içinde ilk şüphelenen düşünür olarak karşımıza çıkmıştır (Hançerlioğlu, 1995: 91).

Septisizmin Bilgi Anlayışı Nasıldır?

Septikliğin ortaya çıkması ‘bilgi sorunu’ ile başlamıştır. Septisizm, bilginin elde edilemeyeceği görüşü üzerinden aslında bilgi araştırmanın yolunu açmıştır. Septisizmde duyulan şüphecilik ve hiçbir şeyin kesin olmadığı ve bilinemeyeceği yaklaşımı, bilginin araştırılmasını tetiklemiştir. Böylece olgular bilimsel bir şekilde sorgulanmış ve tek bir sav doğru diye takılıp kalınmamış veya bağımsız bir şekilde gerçekliğin onaylanmasına imkân sunulmuştur.

Bu anlamda septisizm bilginin ne var olduğundan ne de yok olduğundan bahseder. Akıl ve duyu ile görece aynı bilgi türü için birden fazla doğru bilgi algısının olabileceğine vurgu yapar ve mutlak bir bilginin olabileceği görüşüne şüphe ile yaklaşır. Sorgular. Ve aslında insanlığa sorgulamanın ve araştırmanın yolunu açar.

Septiklere Göre Neden Doğru Bilgi Yoktur?

Septiklere göre mutlak doğru bilgi yoktur. Bu anlamda genel geçer bilgiye ulaşmak mümkün değildir. Çünkü duyuların bize sağladığı bilgi güvensizdir, görecelidir ve değişkendir. Biri için doğru diğeri için yanlış olabilir. Net bir gerçeklik yoktur. Duyu da akıl da septisizme göre bize nesneleri oldukları gibi değil göründükleri gibi gösterirler. Bu durumda net bir bilgiden bahsedilemez. Sadece benzerlikten bahsedilebiliriz.

Septisizmi Savunanlara Ne Denir?

Septisizmi savunan kişilere Septik denir. Septik kelimesi, ‘felsefi araştırmacı, soruşturmacı’ anlamını kazanmış ve bu düşünceyi savunan insanları temsil etmek için kullanılmıştır.

Descartes Septik Mi?

Descartes’in şüphesi ile Septisizmin şüphesi birbirinden farklı yaklaşımlarıdır.

Descartes, doğru ve kesin bilgiye ulaşmak için şüpheden faydalanırken, Septikler doğru bilgiye ulaşmanın mümkün olmadığı savından hareketle bilgi denilen şeyin kendisine şüphe ile yaklaşırlar.

Descartes, kesin ve mutlak bilgiye ulaşmanın mümkün olduğunu savunur. Şüphe veya kuşku bu noktada sadece araçtır. Oysaki septisizmde böylesi bir kesin dil söz konusu bile değildir. Şüphe veya kuşku düşüncenin beynidir, bir amaçtır ve her şey onunla bağıntılıdır.

Buradan hareketle, evet Decartes şüpheci bir filozoftur ancak şüphe onun için yöntem olması sebebi ile septik bir filozof olmadığı açık bir dille söylenebilinir.

Septisizm ve Agnostisizm Arasındaki İlişki

Agnostisizm (Bilinmezcilik), Tanrının var ya da yok olduğunu, evrenin var oluşunun bilimsel olarak bilinmediğini veyahut bilinemeyeceğini ileri süren felsefi bir akımdır. Genel anlamda agnostisizm olaylara kuşku ile bakar. Bu bağlamda kuşkucu sorular sorar ve yine yanıtlara kuşku ile yaklaşır. İşte bu noktada agnostisizm, septisizm ile benzerlik gösterir.

Agnostisizm, mutlak varlığa ulaşmayı reddeder. Bu sebeple de, insan bilgisinin girişeceği tüm çabalarda başarısızlığa mahkûm olacağını iddia eder (Tümlü, 2012). Bu yönleri ile septisizme yaklaşan bu akımın, çelişkili durumları da söz konusudur. Metafizik ve sezgi ile elde edilen bilgilere karşı çıkarken bilimin gerçekçi ve objektif yönünü de inkâr etmektedir. Ancak, aynı çelişen düşünce ve durumları septisizmde de görmek mümkündür.

Rabi Kıvrak’ın diğer içeriği: Fatalizm Nedir?

Septisizm ve Nihilizm Arasındaki İlişki

Nihilizm (Hiççilik, Yokçuluk), her şeyin anlamdan ve değerden yoksun olduğunu savunan bir akımdır. Tanrının varlığı, irade özgürlüğü, ahlak veya bilgini imkânı reddedilir. Doğru ya da genel geçer olan bilgi yoktur. Varlığı şüphe ile karışlar. İşte bu nokta da septisizmin az da olsa kıyısından köşesinden tutunmaktadır. Septisizm temsilcilerinden Gorgias’ın ‘Hiçbir şey var değildir, var olsa da bilinemez, bilinse de başkalarına aktarılamaz’ sözünden hareketle nihilizmin özünde septik düşüncenin etkilerini görmek mümkündür.

Ancak, nihilizm her şeyi yok sayarken, septisizm kesin yokluk savunması yoktur. Septisizm, yoktur, varsa da bilinemez diyerek kesin bir reddedişe gitmemiştir.

Septisizm ve Kritisizm Arasındaki İlişki

Kritisizm (Eleştiricilik), doğru bilgiye hem akıl hem de duyularla ulaşılacağını savunan bir akım olup, bilginin kaynağına salt akıl veya salt deney yolu ile gidilemeyeceğini savunur. Yani bilginin kaynağına ulaşmak ve onu üretmek için dış dünyanın verilerine ulaşmak ve bunları işlemek ve değerlendirebilmek için akla ihtiyaç duyulmaktadır. Kant, ‘Görüsüz (deneysiz) kavramlar boş, kavramsız (aklın kalıpları dışında) görüler kördür’ diyerek durumu bize net bir dille özetlemiştir.

Kant, öğretisi olan kritisizm de rasyonalist ve empirist anlayışın sentezini yapmış ve dogmatik ve septik görüşü ‘Bilgimiz deneyle başlar; ama deneyle doğmaz’ diyerek uzlaştırmaya çalışmıştır.

Kant’a göre bilgi zorunludur, kesindir ve genel geçerdir. Deney öncesi (a priori) ve deneye dayalı (a posteriori) olmak üzere 2 (iki) çeşit bilgi vardır. Bilginin hammaddesi duyular ile gelir a priori içine girer form alarak akıl ilkeleri ile işlenir ve meydana gelir. İşte Kant bu noktada kutupsal karşıtlıktan faydalanarak şüpheci yaklaşım olan ve bilginin imkânsızlığını savunan septizm ile karşıt görüşü dogmatizmi kullanmış ve tartışmacı temele dayanan Kritisizm düşünce biçimini çıkarmıştır.

Septisizm ve Sofizm Arasındaki İlişki

Septisizmin doğuşu ilkçağ sofistlerine dayanmaktadır. Sofizm (bilgicilik) akımının temsilcisi olan sofistler para karşılığı ders veren gezgin öğretmenlerdir. Hakikatin varlığında şüpheye düşen sofistler septisizmin öncüsü olmuşlardır.

Sofistler ve Septikler için şüphe bir amaçtır. Sofistler’e göre ne varlık vardır ne de varlığın bilgisi mümkündür, bilginin başkasına aktarılması da mümkün değildir. Septikler’e (şüpheciler) göre ise mutlak doğru bilgiye ulaşabilmek mümkün değildir. Sofistler, bilginin insandan insana değiştiğini söylerken septikler, bilgi konusunda kesin bir yargıya varılamayacağını öne sürmüşlerdir.

Kaynaklar

  • CEVİZCİ, A. (2000). İlkçağ Felsefe Tarihi. Bursa: Asa Kitapevi.
  • HANÇERLİOĞLU, O. (2007). Düşünce Tarihi. İstanbul: Eriş Yayınları.
  • TÜMLÜ, T. (2012). Agnotisizm.

Yazar Hakkında

Merhabalar, ben Uzman Sosyolog Rabia Kıvrak. Pamukkale Üniversitesi Sosyoloji Lisans/Yüksek Lisans. Pamukkale Üniversitesi İşletme Lisans/Adnan Menderes Üniversitesi İşletme Yüksek Lisans. Marmara Üniversitesi Aile Danışmanlığı.

Yorum yap