Suç Sosyolojisinde Tanımlar Ve Teoriler

suc sosyolojisinde teoriler

Giriş:

Suç kavramını tanımlamak oldukça güçtür. Bunun nedeni bu kavramın tanımının toplumdan topluma, aynı toplumda farklı zamanlarda, farklı sosyal gruplar arasında değişiklikler göstermesidir. Bununla birlikte genel olarak suç; toplum düzenini bozan, kanunlarca yasaklanan,hukuka aykırı davranışlar olarak tanımlanabilir. (Yalçın, 1996).

Suç kavramını iyice anlayabilmek için öncelikli olarak ilişkili kavramları ve teorileri anlamak faydalı olacaktır.

Suç ve sapkınlık tarih boyunca çeşitli toplumlarda görülmüştür. Sosyolojinin bu noktada amacı suç veya sapkınlığı önlemek değil, nedenini anlamaktır. Sapkınlık en basit tanımıyla normatif olmayan olarak algılanabilir. Bu tanıma göre, sapkın davranışlar kimi zaman birey veya toplum için zararlı olarak tanımlayabileceğimiz aktiviteleri içerirken kimi zaman da sadece toplum normalinin dışında kalan aktiviteleri içerebilir. Bu noktada sapkınlık kavramı suç çalışmaları için önemlidir çünkü sapkın hareketin her zaman suça dönme ihtimali vardır.

Suç Sosyolojisindeki Teoriler:

İşlevselci Ekol

  • Emile Durkheim: Durkheim bir işlevselci olarak suç ve sapkınlığın her toplumda bulunduğunu ve toplum için belli bir işlevi olması gerektiğini savunur. Ona göre suç ve sapkınlık toplumlarda dört farklı işleve sahiptir.

  1. Sapkınlık ve suç toplumsal değer ve normların tanımlanmasını sağlar.

  2. Toplumun suç ve sapkınlığa olan tepkisi toplumun ahlaki bağlarını belirler.

  3. Toplumun bu durumlarda verdiği tepkiler toplumun birlikteliğini sağlar.

  4. Suç ve sapkınlık sosyal değişimi destekleyebilir.

  • Robert Merton / Gerilim Teorisi: Merton’un gerilim teorisine göre toplumlarda belirlenmiş olan amaçlar ve bu amaçlara ulaşmayı sağlayan araçlar vardır. Örneğin; bir toplumda belirlenmiş olan amaç maddi refah, bu amaç için belirlenmiş araç ise eğitim olabilir. Merton, toplumdaki suç ve sapkınlık oranının toplumun bu kültürel olarak belirlenmiş olan amaçlara ulaşmak için gereken araçlara erişim sağlayıp sağlamamasıyla ilişkili olduğunu savunmuştur. Ve bu bağlamda 5 gruplu bir tipoloji yaratmıştır.

  1. Uyumluluk: Bu gruptaki insanlar toplum tarafından belirlenmiş olan amaçları ve araçları kabul ederler.

  2. Yenilikçilik: Bu gruptaki insanlar toplum tarafından belirlenmiş olan amaçları kabul ederken araçları reddederler ve bu amaçlara ulaşmak için belirlenmiş olandan farklı araçlar ararlar.

  3. Şekilcilik: Bu gruptaki insanlar toplum tarafından belirlenmiş olan amaçları reddederken araçları kabul ederler. Bu grupta kurallara sırf kural oldukları için bağlılığı gözlemleyebiliriz.

  4. Geri Çekilme: Bu gruptaki insanlar toplum tarafından belirlenmiş amaçları ve araçları reddederler. Merton bu gruba alkolikleri ve uyuşturucu bağımlılarını dahil etmiştir çünkü bu bağımlılıkları toplumdan bir kaçış yolu olarak tanımlamıştır.

  5. İsyankarlık: Bu gruptaki insanlar da toplum tarafından belirlenmiş amaç ve araçları reddederler. Geri Çekilme (no:4) grubundan farkı bu grubun kendi içlerinde belirlemiş oldukları amaç ve araçları olmasıdır. Bu noktada asıl bahsedilen bir alt-kültür oluşumudur.

Alt-Kültür Teorileri:

  • Albert Cohen: Cohen, Merton’un gerilim teorisini kritize etmiştir. Merton’un sapkınlığı bireysel bir seviyeye taşıdığını fakat sapkınlığın bir grup davranışı olduğunu savunmuştur. Ayrıca ona göre tüm sapkın davranışlar bir amaç uğruna yapılmaktadır. “ Cohen’e göre alt sınıf gençler orta sınıf değerlerine sahip olmak istemektedirler, ancak bunları elde etmedeki kendi yetersizlikleri gençleri suça yönelik davranışlarda bulunmaya itmektedir.” ( Güçlü, 2016)

Sembolik Etkileşimcilik:

  • Howard S. Becker / Etiketleme Teorisi: Becker etiketleme teorisiyle bazı davranışların toplum tarafından nasıl etkilendiğini ve bu etiketlemenin bireyler üzerindeki etkisini incelemiştir. Merton gibi Becker de dört gruplu bir tipoloji oluşturmuştur.

  1. Uyumlular: Bu gruptaki insanlar kanunlara uyan kişilerdir.

  2. Yanlışlıkla Suçlanan: Bu gruptakiler kanunlara uyan fakat bir şekilde toplum tarafından suçlu olarak etiketlenmiş kişilerdir.

  3. Gizli Suçlular: Bu gruptaki bireyler suç işlemiş olmalarına rağmen ceza sisteminden bir kaçış yolu bulmuş kişilerdir.

  4. Gerçek Suçlular: Bu gruptaki insanlar kanunlara uymayıp, ceza almış kişilerdir.

  • Edwin M. Lemert: Lemert, Becker’in etiketleme teorisine katılmakla birlikte sapkın davranışın iki aşamadan oluştuğunu öne sürer. Ona göre tüm bireylerin sapkın davranış sergileme potansiyeli vardır fakat bu potansiyelin açığa çıkması toplumsal tepkilere bağlıdır.

  1. Birincil sapkınlık: Lemert, birincil sapkınlığın herhangi bir kişiden herhangi bir zamanda gelebileceğini savunur. Yani herkes sapkın bir davranış sergileyebilir.

  2. İkincil sapkınlık: Bu Lemert’e göre asıl sapkınlıktır ve kökeni toplumsal tepkilere dayanır. Örneğin, bir çocuk toplum tarafından suç veya sapkınlık olarak tanımlanabilecek bir hareket yapıyorsa bu hareketin tekrarlanmasında ve bu çocuğun suçlu hale gelmesinde aldığı tepkiler önemlidir. Eğer çocuğa aşırı tepki verilirse, toplum tarafından etiketlendiğini ve çabalamasına gerek olmadığını düşünür.

Çatışmacı Teori:

  • Geleneksel Marxist Anlayış: Buna göre karar verici mekanizmalar yönetici sınıfın çıkarlarını temsil ettikleri için yönetici sınıfın çıkarlarının dışında kalan herkes potansiyel sapkınlar ve suçlulardır.


Hazırlayan: Şensu Helin Kaçar – Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Sosyologer, tüm platformda sosyoloji çerçevesinde paylaşımlar yapan ve sosyologlara yayın imkanı tanıyan dijital bir platformdur. Dijital sosyoloji arşivi oluşturma amacı ile kurulmuştur.

Yorum yap