1. Ana Sayfa
  2. Değerlendirme Yazısı
  3. Tolman’ın Bilişsel Davranışçılık Yaklaşımı & Skinner’ın Radikal Davranışçılık Yaklaşımının Karşılaştırılması

Tolman’ın Bilişsel Davranışçılık Yaklaşımı & Skinner’ın Radikal Davranışçılık Yaklaşımının Karşılaştırılması

Bu çalışmada Edward C. Tolman ve Burrhus Frederick Skinner’ın akademik hayatlarından kısa bilgiler verilerek davranışçılık yaklaşımları açıklanmış daha sonra bu açıklamalar üzerinden Tolman'ın Bilişsel Davranışçılık ve Skinner'ın Radikal Davranıçılık yaklaşımı arasındaki benzerlik ve farklılıklar üzerinden maddeler halinde karşılaştırılmaya çalışılmıştır.

bilissel davraniscilik

Edward C Tolman’ın Akademik Hayatı

14 Nisan 1886’da doğmuş Amerikan bir psikolog ve California Üniversitesi’nde psikoloji profesörüydü. Tolman, 1950’lerin başında McCarthy döneminde akademik özgürlüğü korumanın önde gelen isimlerinden biriydi. Tolman hem psikolojinin hem akademik özgürlüğün gelişimine katkılarda bulunmuş olduğundan dolayı Berkeley kampüsündeki Eğitim ve Psikoloji binasına Tolman Hall ismi verilmiştir.
Tolman’ın çalışmaları ve teorileri ile birlikte ‘amaçlı davranışçılık’ olarak bilinen psikoloji dalı kurulmuş oldu. Ayrıca ilk olarak Blodgett (1929) tarafından icat edilen örtük öğrenme olarak bilinen kavramı da destekledi. Psikoloji bilimine olan bu katkıları sayesinde 2002’de yayınlanan Genel Psikolojinin İncelenmesi anketi, Tolman’ı 20. yüzyılın en çok alıntı yapılan 45. psikoloğu olarak sıraladı. (Wikipedia,2020)

Burrhus Frederic Skinner’in Hayatı

20 Mart 1904’de Amerika’nın Pennsylvania eyaletinde doğmuş ruhbilimci, yazar, mucit, sosyal reform savunucusu ve şairdir.‘Skinner Kutusu’ olarak bilinen deneyiyle edimsel koşullanmanın önemini ortaya koymuş ve son dönemin önemli psikologlarından biri olmuştur. Davranışçı ekolü kendisine yakın gören Skinner toplumların davranışsal kontrolü için özgün bir program geliştirmiş; davranış değişikliği tekniklerinin geniş ölçekli kullanımı için çalışmalar yapmıştır. (Wikipedia,2020)

Şimdi bu iki psikoloğun davranışçılık üzerinde yapmış olduğu çalışmaları, çalışmalar hakkında bilgi edinmek ve aralarındaki benzerlik ve farklılıkları tespit etmek üzere açıklayalım.

Burrhus Frederick Skinner’in Radikal Davranışçılığı

Skinner, psikologların sadece gözlemlenebilir, ölçülebilir davranışı çalışmaları gerektiğini kararlı bir şekilde savunmaktadır. Düşünme, hissetme gibi içsel olayları ‘örtük’ olarak nitelendir ve bunları da açık davranışlarla aynı kurala tabi eder. Bu durumda örtük olarak nitelendirdiği içsel olayları davranışların açıklanmasında pasif bir durumda bırakmış olmaktadır.Skinner’ın görüşlerine göre insanlar geleceği düşünerek hareket etmezler bu bağlamda Skinner geçmiş tecrübelerin ve anki uyarıcıların insan davranışını belirlediği görüşünü savunmaktadır. (Pivolka, Sayı:19)
Ona göre insanların davranışlarının 3 nedeni vardır:
1- Davranışların organizma açısından tarihi yaşamsal değeri
2-Organizmanın geçmişteki davranışları
3-Mevcut dışsal uyarıcılar
Davranışçı kurama göre öğrenme, bireyin davranışındaki gözlemlenebilir bir değişmedir. Uyaran-tepki bağı önemlidir. (Wikipedia,2020). Organizmanın tekrarlar sonucu doğal bir uyarıcıya gösterdiği tepkiyi, yapay bir uyarıcıya göstermeyi öğrenmesine koşullanma yoluyla öğrenme adı verilir.
Skinner’a göre 2 tip koşulama vardır. İlki Pavlov’un Klasik Koşullama olarak adlandırdığı koşullama tipidir. Bu koşullama tipinde istemsiz, refleks benzeri tepkileri normal olarak ortaya çıkaran uyarıcıdan hariç başka bir koşullu uyarıcının bulunmasıyla birlikte gerçekleşir. ‘Koşullu uyarıcı’ olarak nitelendirilen uyarıcı ‘öğrenilmiş’ anlamını taşımaktadır (Ciccarelli &White,2018). Klasik koşullamada istemsiz bir davranışın öğrenilmesi tepkiden önce neyin geldiğine yani koşulsuz uyarıcının ne olduğuna ve koşullu uyarıcının ne olacağına bağlıdır ve bunlar öncül uyarıcılardır.
Diğer koşullama tipi ise ismini kendisinin verdiği edimsel koşullamadır. Edimsel koşullama, istemli olan davranışın öğrenilmesini anlatır. Bu ismi vermesinin sebebi ise: İnsanlar istemli bir davranış yaptıklarında, istedikleri bir şeyi elde etmelerinin ya da istemedikleri bir şeyden kaçınmalarının Skinner için ‘edimsel’ bir davranış olmasıdır. Bu davranışın öğrenilmesi ise edimsel koşullamadır. Edimsel koşullamada öğrenme davranıştan sonra gelenlerin (sonucunun) ne olduğuna bağlıdır. (Ciccarelli &White,2018) Edimsel koşullamada pekiştireçler vardır ve öğrenme bu pekiştireçler üzerinden gerçekleşmektedir.
Pekiştireçler etkiler üzerinden tanımlanmakta ve davranışın meydana gelme sıklığı pekiştireçler aracılığı ile denetlenmektedir.
Throndike’nin bulmaca kutusundan yola çıkarak Skinner’ın geliştirmiş olduğu Skinner Kutusu ya da edimsel koşullama kutusuna baktığımız zaman kutunun içindeki rat pedala bastığı zaman yiyecek elde eder. Bu araştırma bir pekiştireç yardımıyla (yiyecek) pedala basma konusunda ratın eğitilmesini amaçlamaktadır.
Tabii davranışı pekiştirme konusunda kullanılabilecek olaylar veya neneler her zaman benzer değildir. Temel bir ihtiyacı karşılayan pekiştireçler birincil pekiştireç olarak adlandırılırken birincil pekiştireçle ilişkilendirilen ve pekiştirici özelliği olan başka bir şey ikincil pekiştireç olur.
İkincil pekiştireçler, pekiştirici güçlerini klasik koşullama süreci yoluyla kazanırlar. ( Ciccarelli &White,2018)
Pekiştireçler kullanım şekilleri ile birbirinden ayrılırlar. Pozitif ( Olumlu) Pekiştireç: Bir davranışın sonucunda hoşa giden bir uyarıcının ortama katılması ile gerçekleşir ve bu davranışın tekrarlanma ihtimalini arttırır; Negatif (Olumsuz) Pekiştireç ise bir davranışın arkasından hoşa gitmeyen bir uyarıcının ortadan kaldırılarak yapılma olasılığını arttırmasına dayanır.
Ceza kavramı da edimsel koşullama içerisinde kendine bir yer bulur. Ceza aslında pekiştirme ile zıt bir kavramdır. Pekiştirme bir davranışı –pozitif veya negatif olması fark etmeden- güçlendirirken; ceza davranışı zayıflatır.
Uygulama yoluyla ceza ve çıkarma yoluyla ceza olmak üzere iki tip cezadan bahsedebiliriz. Uygulama yolu ile cezada, hoş olmayan bir durum ortama katıldığında (uygulandığında mesela azarlanma, tokat gibi) meydana gelir. Çıkarma yolu ile ceza ise bir tür kısıtlama gibi hoşa giden bir şeyin ortamdan uzaklaştırılması veya çıkarılması söz konusu olduğu zaman gerçekleşir. Elbette cezaları da etkili kılmak üzere bir takım yöntemler söz konusudur.
Edimsel koşullamanın başka özelliklerine de özetle değinecek olursak: Klasik koşullama gibi sönme, kendiliğinden geri gelme ve genelleme durumları meydana gelebilir. Davranış değiştirme amaçlı olarak çeşitli tekniklerde kullanılır.

Edward C. Tolman’ın Bilişsel Davranışçılığı (Amaca Yönelik Davranışçılık)

Tolman’a göre her davranışın bir amacı vardır. Onun amaçladığı şey ise öğrenmenin genetik temellerini bulmak üzeredir.
Bu amaç doğrultusunda Tolman: Aynı labirenti üç grup rata teker teker öğretmekle ilgili bir deneyi söz konusudur.
İlk grupta, her rat bir labirente konulmuş ve labirentin diğer tarafına geçtiğinde yiyecekle pekiştirilmiştir. Daha sonra rat tekrar labirente konulmuş, pekiştirilmiş ve bu işlem rat hiç hatasız labirenti tamamlayana kadar devam etmiştir.
İkinci rat grubu, labirentten çıkınca hiçbir pekiştireç almaması dışında tam olarak ilk grup gibi muamele görmüştür. Bu ratlar deneyin onuncu gününe kadar tekrar tekrar labirente konulmuştur. Onuncu günden itibaren ikinci grup, labirentten çıktığı zaman pekiştireç almaya başlamıştır. Kontrol grubu olarak işlev gören üçüncü rat grubuna deney süresince hiç pekiştireç verilmemiştir. Ancak 10.gün ikinci rat grubunun, pekiştireci ilk kez alması üzerine labirenti çözmesi birinci grup kadar uzun sürmesi gerekirken, ikinci gruptaki bu ratlar labirenti neredeyse anında çözmeye başlamış oldukları gözlemlenmiştir.
Tolman ikinci gruptaki ratların, deneyin ilk dokuz günü amaçsız bir şekilde dolaşırken tüm çıkmaz yolları, hatalı dönüşleri ve doğru yolları aslında öğrendiğini ve bu bilgiyi labirentin bir tür ‘zihinsel harita’ olarak depoladığı sonucunu çıkartmıştır. İkinci gruptaki ratlar zihinlerinde öğrenmeyi gerçekleştirmiştir, fakat öğrenmeyi göstermek için nedenleri olmadığından bu öğrenmelerini sergilememişlerdir. Ratlar bu bilgileri gösterecek nedenleri oluncaya kadar gizil kalmıştır. (Ciccarelli &White,2018)
Bu deneyin amacı da gizil öğrenmeyi açıklamaktır diyebiliriz. Tolman’ın düşüncesine göre ratlar labirent içerisinde yiyeceğe ulaşmak amacı ile koşmaktadır ancak elde edemeyebilirler. Bu durumda başarı sağlanamasa bile amaç söz konusudur. Buradan çıkarabileceğimiz bir diğer sonuç da ratın davranışını belirleme sürecinde beklenti derecesinin de önemli olduğudur diyebiliriz.
Tolman, Gestalt psikologları arasında yer alır ve onlardan da etkilenerek davranışlarımızın büyük ölçüde algı sistemlerimize dayandığını ve algının da sadece dışarıdan gelen bilgiye ya da uyarıcıya göre değil, bunun organizma içerisinde yeni baştan işlenmesine bağımlı olduğunu göstermeye çalışmıştır. (Pivolka, Sayı:19)

Bu iki davranışçı bakış açıları arasında benzer ve farklı yönlerini araştırmış ve öğrenmiş olduğumuz bilgiler dâhilinde ele aldığımız zaman. Şu çıkarımlarda bulunabiliriz:

• Skinner; Gözlemlenebilir, ölçülebilir davranışları odağına alırken; Tolman ise zihinde var olan beklenti, his ve düşünceleri Skinner gibi pasif durumda bırakmak yerine bunları görmezden gelmeden bir öğrenme kuramı tanımlamaya çalışmıştır.
• Tolman’ın yapmış olduğu deneyde Skinner’ın görüşlerine ters bir sonuç olarak ikincil gruptaki farelerin pekiştireci ilk kez alması üzerine labirenti birinci grup farelerden daha kısa sürede –neredeyse anında- çözmeleri yine üstteki maddeyi destekler bir şekilde söz konusu olmaktadır.
• Tolman’ın Skinner ile ortak olabilecek yönü, gözlemlenebilir bir uyarıcı ve açık görülebilir tepkiler ile ilgilenmiş olmasıdır diyebiliriz.
• Skinner davranışın pekiştirilmemesi durumunda bir süre sonra yok olacağını savunurken Tolman’a göre öğrenme pekiştreçlerden bağımsız olarak gerçekleşmektedir. Yine deney üzerinden Tolman’ın ‘zihinsel harita’ oluşturan ratlardan bu sonuca rahatlıkla varabiliriz.
• Tolman’a göre gizil öğrenme mevcuttur ve bu öğrenilip gizli kalmış bilgiler organizmanın ihtiyacı doğrultusunda ortaya çıkarken Skinner içsel olayları devre dışı bıraktığı için bu durumu gözlemleyememiştir.


Kaynakça

• https://en.wikipedia.org/wiki/Edward_C._Tolman
• https://tr.wikipedia.org/wiki/Burrhus_Frederic_Skinner
• http://www.elyadal.org/pivolka/19/PiVOLKA_19_02.pdf
•https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/59368/mod_resource/content/1/%C3%96%C4%9Frenme%20Yasemin%20Salg%C4%B1rl%C4%B1%20Demirba%C5%9F.pdf
• https://www.webdersanesi.com/egitim-bilimleri/ogrenme-psikolojisi/edimsel-kosullanma/100/#:~:text=A)%20OLUMLU%20(Pozitif)%20peki%C5%9Ftirme,davran%C4%B1%C5%9F%C4%B1n%20yap%C4%B1lma%20olas%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20art%C4%B1ran%20uyar%C4%B1c%C4%B1lard%C4%B1r
• https://cdn-acikogretim.istanbul.edu.tr/auzefcontent/20_21_Guz/cagdas_psikoloji_akimlari/5/index.html
• Psikoloji Bir Keşif Gezintisi – Saundra K. Ciccarelli , J. Noland White
• Öğrenme Psikolojisi-Jeanne Ellis Ormrod

Tüm elektronik kaynaklara Kasım 2020′ de erişilmiştir.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji bölümü öğrencisi. Sanat ve kahve tutkunu, araştırmacı ve özgür ruhlu biri ...

Yorum yap