Toplumsal Grupların Anatomisi

Toplumsal Grupların Anatomisi
0

ÖZ:

Kısaca “ortak bir ilgi ve amaç çerçevesinde bir araya gelen insan topluluğu” olarak tanımlanabilecek toplumsal gruplar; üyeleri, lider tipolojileri, iç işleyişleri, rol ve toplumsal fonksiyonları, bunların toplumsal yapı ve kurumlarla ilişkileri dolayısıyla sosyolojinin başlıca çalışma alanlarından birini oluşturmaktadır. Bu çalışmada tanımları, sınıflandırılmaları, özellikleri, bireylerin gruplara katılma nedenleri gibi başlıklar altında incelenmek suretiyle toplumsal grupların anatomisi ele alınacaktır. Yine konunun önemli bir parçasını teşkil eden dini gruplar, kavramın örnek üzerinden aktarılması adına irdelenecek, ana hatlarıyla dini grupların yapı ve işleyişlerine dair bilgiler verilecektir.

Anahtar Kelimeler: Toplumsal grup, yığın, birey, lider, dini grup.

GİRİŞ:

Toplum içindeki bireyi, grupları, kurumları, bunlar arasındaki ilişki ve etkileşimleri, yine bunlardan ayrı ayrı veya müştereken kaynaklanan sorunları ve meseleleri, bağlantılar kurarak inceleyen bir bilim dalı (Sezal, 2003) olarak tanımlanan sosyolojinin ana çalışma alanlarından biri olan toplumsal gruplar bireylerin toplum içerisinde kendilerini ifade etme alanı olma ve diğer yapı ve kurumlarla ilişkileri dolayısıyla sosyologlar tarafından inceleme altına alınmıştır. Bu bağlamda her biri belirli kavramlar ekseninde çeşitli tanımlamalar geliştirmişlerdir.

Bunlardan birkaçı şu şekildedir:

  • İki veya daha fazla insanın belirli bir amacı gerçekleştirmek için bir araya geldiği, grup üyeleri arasında belirli süreli bir etkileşimin bulunduğu yapılar. (Zencirkıran, 2015: 109)
  • Resmi ya da gayriresmi üyelik kriterleriyle tanımlanan, görece istikrarlı bir karşılıklı ilişkiler modeliyle birlik olma duygusunu paylaşan ya da kendilerini birbirlerine bağlı hisseden çok sayıdaki kişinin oluşturduğu bir kümelenme biçimi. (Subaşı, 2014: 112)
  • Belirli bir amaç için bir araya gelen, üyelerine aidiyet duygusunu veren ve dışarıdan tanınabilen, üyeleri arasında iletişim ve temas olan, kendi içerisinde hiyerarşisi, normları bulunan, görece sürekli ve incelenebilen insan topluluğudur. (Bilgin, 2019: 108)

Her bir tanımın üyeleri arasındaki duygudaşlık ve iletişime yer vermesinin yanında grupların toplumdaki kabulüne ve iç işleyişlerine dair yaptığı vurgular ile en kapsayıcı tanımlamayı Bilgin’in yaptığı söylenebilmektedir. Bilgin’in tanımına göre bir insan topluluğunun grup şeklinde adlandırılması için üyeler arasında paylaşılan ortak bir hedef, etkileşim ve aidiyet duygusu olmalı; grup kendi içerisinde bir işleyiş düzeni, değerlere ve istikrara sahip olmalıdır.

TOPLUMSAL GRUPLARIN ÖZELLİKLERİ:

  • Grupların en önemli özelliği ortak ilgi ve değerleri paylaşan üyelerden oluşmaları, bu üyelerin ortak sosyal hedeflere sahip olmalarıdır.
  • Grup içerisinde genellikle hiyerarşik bir yapı görülür. Üyeler ve yöneticilerin özelliklerine göre grubun niteliği de değişiklik arz eder.
  • Grup içerisindeki her bireyin bir rolü mevcuttur. Roller yerine getirilmediğinde sosyal yaptırım uygulamaları devreye girer.
  • Grup üyeleri genelde benzer nitelikleri taşıyan insanlardan oluşur. (Yaş, dış görünüş, cinsiyet vb.)
  • Gruplar ortak mekanları kullanır. Her ne kadar dijitalleşen dünya ile sanal gruplar meydana gelse de ortak mekân kullanımının getirisi olan fiziksel temas toplumsal gruplarda bütünleşmeyi sağlayan en önemli unsurlardan biridir.
  • Gruplarda istikrar ve süreklilik esastır. Grupları yığınlardan ayıran nitelik budur.

Grup Benzeri Yapılanma: Yığın

Belirli bir amaç için bir araya gelen ancak kendi aralarında ilişki ve iletişim olmayan insan topluluğuna yığın denir. Yığınlar bu anlamda bilinçsiz topluluklardır. Anlık olarak bir araya gelirler, bir süre sonra birbirlerinden ayrılırlar ve tekrar bir araya gelmezler. Gelseler bile daha önceki birlikteliklerini hatırlamazlar ya da bu birliktelik onlara ayrı bir değer ifade etmez. Otobüs durağında bekleyen insan topluluğu yığın için verilebilecek en yerinde örneklerdendir.

Toplumsal gruplar genelde bir lider, liderin yakın çevresi ve grup üyelerinden meydana gelir. Bunların en dışında da doğrudan grup üyesi olmamakla birlikte grup hakkında olumlu düşünceler taşıyan bir sempatizan kitlesi vardır. (Günay, 1998: 256) Grupların asli unsurlarından olan üyelerin gruplara dahil olma kararlarının altında birtakım motivasyonlar yatar.

BİREYLERİN GRUPLARA KATILMA NEDENLERİ:

  1. İlişki Kurma İhtiyacı: Bireyselleşmeyi dolayısıyla yalnızlaşmayı önceleyen modern toplum düzeninde gruplar insanların sosyalleşme ihtiyacını karşılar.
  2. Ait Olma İhtiyacı: Gruplar insanlara özdeşleşebilecekleri bir kimlik sağlar. Özellikle kendilerini manevi bir boşluk içinde tanımlayan insanlar için kendilerinden büyük bir oluşumun parçası olmak, bu oluşumun üyeleri ile ortak duyguları hissetmek önemli bir psikolojik tatmin aracıdır.
  3. Güç Sağlama: Gruplar insana yalnız başına olduğundan çok daha fazla güç sağlar. Grup sayesinden edineceği sosyal çevre ile gireceği ilişkiler bu gücü destekleyici etkiye sahiptir.
  4. Kimlik Edinme: Gruplar kişilere mevcut toplumsal kimliklerinin yanında yeni bir kimlik ve statü kazandırır. Bu da bireyin başta özsaygısı olmak üzere başkalarının ve kendisinin ona karşı tutum ve davranışlarını şekillendirir.
  5. Güvenlik Sağlama: Bireysel halde tehdit ve saldırılara daha savunmasız olan bireyler bir grup bünyesinde kendilerini koruma altında hissederler. Gruplar genellikle üyelerine karşı yöneltilmiş herhangi bir tehdit unsurunu bizzat kendisine yöneltilmiş kabul eder. Bunun kabulün özünde grubun saygınlığı ve gücünün korunma stratejisi yatmaktadır.
  6. Benzerleriyle Birlikte Olma: Toplumsal gruplar bireylerin kendilerini ifade etme alanlarından biridir. İnsanlar benzer nitelikler taşıdıkları insanların yanında kendilerini daha rahat ifade eder, anladığını ve anlaşıldığını hisseder. Dolayısıyla benzerleriyle bir arda olma eğilimi gösterir. Kendisinden farklı özellikler taşıyan topluluklara girdiğinde onu diğerlerinden ayıran mevcut özelliklerini koruma refleksi gösteren bireylerin hemşeri dernekleri gibi gruplar kurması benzerleriyle birlikte olma güdüsünü ispatlayıcı niteliktedir.

TOPLUMSAL GRUP SINIFLANDIRMALARI

Gruplar katılımcı sayısı, süresi, kuruluş biçimi gibi pek çok değişken ile farklı sınıflandırmalara tabi tutulurlar. Buna göre katılımcı sayısı az ve daha ziyade yüz yüze ilişkilerin gerçekleştiği “küçük gruplar”, katılımcı sayısının daha fazla olduğu “büyük gruplar” ortak bir amacı gerçekleştirmek için belirli bir süre bir araya gelen “geçici gruplar” grubun ömrünün katılımcıların ömründen daha uzun olduğu “sürekli gruplar” yetkili kurumlar tarafından oluşturulan “resmi gruplar” grup kurallarının grup üyeleri tarafından belirlendiği “gayriresmi gruplar” yapılan sınıflandırmalardan birkaçıdır. Bu tasniflerin yanı sıra literatürde yaygın kabul görüş birtakım sınıflandırmalara da değinmek gerekmektedir.

Cooley’in Sınıflandırması

  • Birincil Gruplar: Yüz yüze ilişkilerin daha yoğun olduğu dolayısıyla fiziki yakınlığın üst seviyede olduğu küçük gruplardır. Aile, akraba çevresi ve yakın arkadaş gruplarının örnek olarak verilebileceği bu tür gruplarda bireylerin benlikleri ortak hedefler içerisinde erir; “biz” kelimesi ile ifade edilen karşılıklı sempati ve özdeşleşme ortaya çıkar.
  • İkincil Gruplar: Bireylerin gönüllü ve belli bir amaca yönelik olarak, genellikle bir anlaşma aracılığıyla katıldığı gruplardır. Meslek grupları, siyasi gruplar (partiler) ve sendikalar bu türe örnek teşkil etmektedir.

Tönnies’in Sınıflandırması

  • Cemaat: Grup üyelerinin din, ırk, kültür, etnik köken gibi özellikleri ortaktır. Ortak mülkiyet ve ortak irade vardır. Grup içerisinde ilişkiler geleneklerle düzenlenir.
  • Cemiyet: Grup üyelerinin bireysel mülkiyet ve bireysel iradeyle hareket edebildiği gruplardır. Grup içerisinde ilişkiler resmi ve yazılı kurallara göre düzenlenir.

Durkheim’ın Sınıflandırması

  • Mekanik Dayanışmalı Gruplar: Grup içerisinde dayanışma güçlü de olsa iş bölümünün yaygın olmadığı, üyeler arası duygusal bağların gelişmiş olduğu gruplardır. Sanayi öncesi toplumlarda görülür.
  • Organik Dayanışmalı Gruplar: Nüfusun artmasıyla ortaya çıkan, grup üyeleri arasında iş bölümünü ve uzmanlaşmayı zorunlu kılan gruplardır. Modern sanayi toplumlarında görülür.
thumbnail
Önerilen Yazı
Organik Dayanışma ve Mekanik Dayanışma Nedir?

TOPLUMSAL GRUPLARDA LİDER TİPOLOJİLERİ

Toplumsal grupların üyelerden sonraki temel bir diğer bileşeni ise yönetici konumunda bulunan “lider”dir. Grupların başarı, düzen ve istikrarı açısından grup liderliği büyük öneme sahiptir. Liderin niteliği grubun niteliği doğrudan ilgilidir. Liderler bilgi, tecrübe, yönetme ve iletişim yeteneği gibi özellikler taşımalıdır. Ancak kurucu liderlerin en önemli özelliği karizmatik olmalarıdır. Weber tarafından sosyolojiye kazandırılan karizma, bir kişide olduğu düşünülen ilahi ya da olağanüstü niteliktir.

thumbnail
Önerilen Yazı
Max Weber’in Hayatı, Sosyolojisi ve Metodolojisi

Toplumsal grup arkadaş, aile grubu gibi birincil özellikler taşıyorsa liderin kendiliğinden gelişmiş “doğal lider” olduğunu söylemek mümkündür. Bu tip gruplarda lider seçiminde bir oylamadan söz edilemez, topluluk içerisinde öne çıkan isimler lider olarak adlandırılır. Grup ikincil (meslek grubu, sendika vb.) özellikler taşıyorsa burada “seçilmiş/resmi lider”den söz etmek mümkündür. Yönetim anlayışına göre grup liderleri şu biçimde sınıflandırılabilir:

  • Otoriter Lider: Gücü elinde toplama, mutlak hâkimiyet kurma tarzında bir yönetim modeli benimseyen lider tipidir.
  • Demokratik Lider: Gücü paylaşan, grupta güven ortamı yaratan, grup içerisinde astlarına da yetki ve sorumluluk vererek daha demokratik bir yönetim anlayışını benimseyen lider tipidir.

DETAYLI BİR TOPLUMSAL GRUP ÖRNEĞİ: DİNİ GRUPLAR

“Dini daha iyi yaşayabilmek” gibi dini temele dayalı motivasyonlar ile bir araya gelen insan toplulukları anlamında dini gruplar; toplumda en sık rastlanılan grup formlarından biridir. Dini gruplar tıpkı diğer toplumsal gruplarda olduğu gibi bir yapısal düzene ve işleyişe sahiptir. “Dini daha iyi yaşama, dini pratiklerde istikrar sağlama” gibi temel amaçların yanında “grup” olmanın bir getirisi olarak kimlik ve statü elde etme, sosyalleşme, aidiyet hissetme gibi dolaylı etkiler sebebiyle bireyler dini gruplara dahil olur. Bu yapılardan bazıları kendilerine has giriş usullerine sahiptir. Birey belirli sayıdaki lafız ve zikirleri yerine getirme belirli ritüelleri uygulama taahhüdü vererek “ders almak” suretiyle dini gruba dahil olur. Buradaki mensubiyeti dolayısıyla birtakım roller üstlenir. Dergâha hizmet kapsamında bazen fiziksel bazen de ekonomik destek faaliyetlerinde bulunur.

“Şeyh, hoca, mürşit” gibi isimlerle de anılan lidere derin bir sadakatle bağlanır. Bu formdaki gruplarda liderin etki alanı oldukça geniştir. Tüm sosyal grup liderlerinde aranan karizmatik olma vasfı dini gruplarda daha büyük önem arz etmektedir. Başarılı bir şirket yöneticisi ya da bürokrat karizmatik olmayabilir ancak dini liderler özellikle kurucu olma konumunda iseler karizmatik olmak zorundadırlar. Dini liderin karizması temelde ilahi bir misyonun temsilcisi ya da seçilmiş olmasına dayanır. Sahip oldukları karizmadan dolayı liderler ömürlük olarak seçilirler. Zira tanrısal vergi zamanla sınırlı değildir. Lider ne kadar yaşlanırsa yaşlansın kendi isteğiyle feragat etmedikçe yerine bir başkası geçemez. (Bilgin, 2021: 119)

thumbnail
Önerilen Yazı
Sosyal Grup Nedir? Sosyal Grup Çeşitleri ve Özellikleri

Her din mutlaklık iddiası taşır. Dinlerin toplumsal hayattaki uzantıları olan dini gruplar da bu mutlak hakikat ve kurtuluş anlatılarını devam ettirir. Mutlaklık iddiasını benimseyen grup üyeleri doğal olarak kendilerini “seçilmiş” “özel misyon yüklenmiş” kişiler olarak görürler. (Büyükkara, 2015: 320) Bu bağlamda grup üyeleri kendi gruplarını iç, kendileri haricinde mutlaklık iddiası taşıyan diğer grupları dış grup olarak görürler. Alternatif dini grupları “öteki” olarak konumlandırma refleksi toplumsal grupların kendi içerisinde bütünleştirici genel toplum düzeyinde ise ayrıştırıcı yönünü göstermektedir.

Dahil olduğu dini grup içerisindeki mevcudiyetini devam ettirmek isteyen birey, liderin ve grubun genel yapısıyla örtüşmeyen söylem ve davranışlardan kaçınmalıdır. Grup içerisinde benliğini eriterek “biz” kimliği ile hareket etmelidir. Grubunun yapısı ile uyuşmayan fikir ve davranışları tolere edilemeyecek düzeyde ise grup tarafından yaptırımlarla karşılaşır. Genellikle kapalı ve muhafazakâr nitelikler taşıyan dini gruplar yaptırımlarını bireyi gruptan dışlama ile sonuçlandırabilir.

KAYNAKÇA

  • Bilgin, Vejdi (2021). Din ve Toplum: Din Sosyolojisine Giriş (9. Baskı) İstanbul: Beyan Yayınları
  • Bilgin, Vejdi (2019). Bizi Kuşatan Toplum: Sosyolojiye Giriş (2. Baskı) Bursa: Emin Yayınları
  • Büyükkara, Mehmet Ali (2015) Çağdaş İslâmi Akımlar (10. Baskı) İstanbul: Klasik Yayınları
  • Çapcıoğlu, İhsan ve Akyüz, Niyazi (2012) Din Sosyolojisi El Kitabı (6. Baskı) Ankara: Grafiker Yayınları
  • Çoban, Melih “Sosyal/Toplumsal Gruplar”, TÜBİTAK Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Erişim 19 Ekim 2023 https://ansiklopedi.tubitak.gov.tr/ansiklopedi/sosyal_toplumsal_gruplar_sosyoloji
  • Günay, Ünver (1998) Din Sosyolojisi (14. Baskı) İstanbul: İnsan Yayınları
  • Subaşı, Necdet (2014) Din Sosyolojisi (2. Baskı) İstanbul: Dem Yayınları
  • Zencirkıran, Memet (2015) Sosyoloji (4. Baskı) Bursa: Dora Yayınları
thumbnail
Önerilen Yazı
Yeni Dini Hareketlerin Ortaya Çıkış Sebepleri Nelerdir?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir