Sosyologların Problemleri ve Talepleri

Sosyologların Problemleri ve Talepleri
0
  • Sosyolojinin ve sosyologların birçok problemi bulunmakla birlikte, temel olan mesleki tanım probleminin ve alınan eğitimin müfredat tarzı probleminin üzerinde biriken problemler mevcuttur.
  • Ikinci bir problem ise daha önce psikoloji gibi sosyal bilimlerin yaşadığı değersizlik ve pratik hayatta, toplumda yeterince anlaşılamama ve karşılık bulamama problemidir.
  • Üçüncü bir problem ise bölümün istihdam edilen mensuplarının mesleki tatmin ve mesleği ifa etme olanaklarının yetersiz olmasıdır. Mevzuatlarda sosyologlar birer meslek elemanı olarak teknik hizmetler sınıfında yer almasına rağmen bu hizmet sınıfının gerektirdiği olanaklardan faydalanamamaktadır. Özetle bir lisans mezunun hak ettiği mesleki getirilerden yoksundur.
  • Dördüncü olarak sosyoloji bölümünün belki de en önemli problemi, eğitimin temel içeriği ve kavramları toplumsal yaşam alanına hitap ettiği halde Sosyolojinin çözüm önerilerine ve mesleki birikime karşılık gelecek olan kamusal veya Özel sektör çalışma olanaklarının kısıtlı olmasıdır. Özellikle bu olanaklar Özel sektörde yok denecek kadar azdır.
  • İstihdama yönelik halihazırda sosyologları kamuda istihdamında engellemeye yönelik en büyük problem ise sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin esasların ekli 4 cetvelinde sosyologların meslek elemanı olarak, başka bir ifadeyle unvan olarak yer almamasıdır. Mevcut istihdam yönteminin tamamı sözleşmeli olduğu için ve sosyologlar da sözleşmeli çalışamadığı için bu durum büyük bir adaletsizlik doğurmaktadır.
    Sosyologların bir diğer problemi ise çok örgütlü örgütsüzlük diyebileceğimiz ve sosyolojiyi işte siz değiştiren yapıdır. Son güncel bilgime göre sosyoloji paydasında kurulmuş olan yerel veya ulusal 16 dernek bulunmaktadır. Ancak sosyolojiyi gelişmiş ülkelerdeki gibi işe koşturacak etkinlik biçimi bu örgütlenme ile sağlanmamaktadır. Yani mesleki geliştirme ve pratiklere yönelik bir örgütlenme oluşmamaktadır.
  • Bir diğer problem ise geçmiş yıllarda makul, gerekli ve anlamlı bir karşılığı bulunan açık öğretim sisteminin şu anda her şehirde sosyoloji bölümü bulunmasına rağmen sürdürülmeye devam edilmesidir. Geçmişte kazanılmış hak olan açık öğretim mezuniyetine bu hak saklı kalarak (hukuken kazanılmış haktır) bugün gerek bulunmamaktadır. Yani şu andaki önerimiz geçmişte bu hakkı kazanmış olan kimseyi etkilenmemektedir. Ancak bunu sürdürmenin bir mantığı da kalmamıştır. Çünkü her şehirde ulaşılabilecek sosyoloji bölümü vardır. Bu bölümün olmadığı şehrin bir yanındaki şehirde mutlaka bu bölüm bulunuyor. 80 civarı üniversitede sosyoloji bölümü vardır.
  • Bir diğer problem ise sosyoloji akademik kadrosunun sosyologların sahaya indiklerinde ne yapacaklarına veya bu konuda mağduriyet yaşayıp yaşamadıklarına ilişkin ilgisiz kalmalarıdır.
  • Bir diğer problem ise özellikle kamuda sosyologlarla aynı işi yapan meslek elemanları arasında çatışma bulunması ve bunun en ağır maliyetini sosyologların ödemesidir. Sözleşmeli engelinden dolayı genel alımlarda sosyologlar yer almamaktadır ve yer aldığı bazı alımlarda ise kontenjan sınırı getirilerek x bölümden 75 puanla atanan bir meslek elemanı ile rekabet eden sosyoloğun 85 puanla atanamamasıdır.
  • Merkezi atama ile son kitlesel sosyolog alımı 2014 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na olmuş Daha sonrasında sosyologlar 2017 yılına kadar Bazen hiç alınmamış ve bazen de iki elin parmağını geçmeyecek sayılarda alınmıştır. 2017 yılından sonra ise genel alımlar sözleşmeli olduğu için hiçbir ilanda sosyologlara yer verilmemiş ve ilanlar adeta sosyologların mağduriyet ilanı haline gelmiştir.

SOSYOLOGLARIN GÜNCEL DURUMLARI VE TALEPLERİ RAPORU

Sosyologlar kamuda ilk defa kitlesel olarak 2005-2006 yıllarında istihdam edilmiştir. Sosyologlar için sevindirici olan bu gelişmenin akabinde çeşitli kurumlarda sosyologlara norm kadrolar da tahsis edilmiştir (Şu anda toplam 19 kamu kurum ve kuruluşunda sosyologların norm kadrosu bulunmaktadır). Ancak 2014 yılından itibaren merkezi atama ile sosyolog istihdamının sayıları gittikçe azalmaya başlamıştır ve sembolik sayılara dönüşmeye başlamıştır. 2016 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde başlayan Aile Sosyal Destek Projesi (ASDEP) ile sosyologlara tekrar istihdam kapısı açılmış ve iyi sayılarda sosyolog bu projede yer alarak istihdam edilmiştir. Ancak ilk iki alımdan sonra bu projeye alımlarda da bölümlere özgü kontenjan sınırlaması getirildiği için sosyologlara bu projenin ilanlarında az sayıda yer verilmeye başlanmıştır.
Sosyologlar açısından en önemli husus ise sözleşmeli alımlardaki mevzuat engelidir. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 4 Sayılı cetvelinde sosyologlar unvan olarak yer almadığı için (yani sözleşmeli çalışmaya izin veren mer’i yönetmelikte sosyologlar unvan olarak geçmediği için) sözleşmeli ilanlarda sosyologlara yer verilmemektedir. Sizlerden en büyük istirhamımız sözleşmeli olarak sosyolog istihdam etmeniz ve sizin sayenizde böylece tüm kurumlar için sözleşmeli çalışma cetvelinde sosyologların unvan olarak yer almasıdır. Bu sorunun çözüm mercii ise Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’dır.
Bugün 100 binin üzerinde atama kriterlerine haiz sosyolog ve 300 binin üzerinde mezun ile sosyologlar ülkesine, yaşadığı topluma ve ülkemizin kurumlarına hizmet etmek istemektedir. Bin bir zahmetle alınan yüksek puanlar boşa gitmektedir. Bu itibarla bize vereceğiniz destek büyük önem arz etmekte ve bu desteğin birçok sosyoloji mezununa umut olacağını bildirmek isteriz. Sosyologların en geniş kitlesine hitap eden bir sivil toplum kuruluşu olarak müjdeli haberlerinizi sosyologlara iletmeyi arzuluyoruz.

Kaynak: Yesoder

Keşfedin: Sosyologer Yazarlık Başvurusu

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir