Ataerkil Topluma Başkaldırı: Unorthodox Dizi Örneği

Ataerkil Topluma Başkaldırı: Unorthodox Dizi Örneği
0

Deborah Feldman’ın “Unorthodox: The Scandalous Rejection of My Hasidic Roots” (Alışılmadık: Hasidik Köklerimin Skandal Olarak Reddedilmesi) isimli otobiyografik kitabından uyarlanan bu dizi, New York’un Williamsburg semtinde bir Yahudi topluluğuna bağlı olan 19 yaşındaki Esty Shapiro’nun bu baskıcı topluluktan kaçarak Berlin’de kendi özgürlüğünü bulmasını konu ediniyor. Bu dört bölümlük mini dizi, ataerkil toplum ahlakını ve içerisinde bulunduğumuz topluluğun bizlere direttiklerini sorgulatıyor. Bu yazı örneğinde, ataerkil toplum yapısının kadını ikinci plana attığından ve kadının üzerinde oluşturduğu psikolojik ve sosyolojik baskıdan bahsedilecek.

Anahtar Kavramlar: Ataerkillik, Kadın, Doğurganlık

ATAERKİLLİK

Ataerkil kelimesi, asıl itibariyle baba ya da “patriark”ın rolü anlamlarına gelmektedir. Kök olarak spesifik bir biçimde ailede erkek egemenliğini tanımlamak için kullanılmıştır. Ataerkilliğin geniş ailesinde, kadın, genç erkekler, çocuklar köleler, ev hizmetçilerinin hepsi bu erkek egemenliği altında bulunur. Şimdilerde ise, daha çok “erkek egemenliğine işaret etmek, erkeğin kadına egemen olduğu ilişki biçimini, kendisi vasıtasıyla kadınların ikincilleştirildiği sistemi karakterize etmek için kullanılmaktadır (Sultana & Altay, 2019, 418).

ATAERKİL TOPLUM YAPISINDA KADININ YERİ

Erkeklerin kadınlar üzerinde doğal olarak bir hakimiyeti bulunduğunu savunan ataerkillik toplumun her kesiminde karşımıza çıkar ve kadını ikinci plana atar. Çünkü erkek egemen bir toplum yapısında erkeğe ve kadına yüklenen roller de farklıdır. Kadına genelde ev içi sorumluluklar yüklenirken erkek bu durumda evi geçindiren ve daha çalışkan bir konumdadır.

thumbnail
Önerilen Yazı
Ataerkil Nedir? Ataerkil Toplum, Aile ve Sistem Tanımı

ATAERKİL TOPLUMA BAŞKALDIRI: Unorthodox Dizi Örneği

Esty, Williamsburg semtinde yaşayan Hasidik Yahudi cemaatine mensuptur. Hasidik Yahudilerin kendilerine özgü dindarlık anlayışları ve katı kuralları vardır. Dizide de oldukça sık rastlayacağımız bu kurallar Hasidizm’de kadını adeta bir çıkmaza sürüklemektedir. Hasidik Yahudiler, dinlerine oldukça bağlı yaşarlar ve Tevrat’ın 613 emrine uymak zorundadırlar. Dolayısıyla bu zorunluluk onları birlikte yaşadıkları toplumdan da soyutlar. Ne kadar kendi kabuklarında yaşayan bir topluluk olsalar da kendi içlerinde de alt gruplara ayrılmış durumdadırlar. Giyim kuşamları bile oldukça farklı olan Hasidi toplumunda kadınların saçlarını kocaları dışında kimsenin görmesi uygun değildir. Bu yüzden Hasidik kadınlar evlenmeden önce ya saçlarını kazıtırlar ya da peruk takarlar. Çoğu Hasidik kadın zaten dışarı bile çıkmaz. Bu toplulukta kadınların konumu tartışılır bir haldedir. Çünkü kadınlar en geç 19 yaşında evlendirilir ve onlardan sadece soylarını devam ettirmeleri için çocuk doğurmaları beklenmektedir. Bu bağlamda kadının sosyal yaşamına, eğitimine vs. pek önem vermeyen Hasidi toplumunda erkekler için de kısıtlayıcı kurallar mevcuttur. Erkekler de en az 18 veya 19 yaşına geldiklerinde evlendirilir. Çünkü bu toplumun en büyük amacı soylarını devam ettirmektir. Bu yüzden genelde görücü usulü bir evlilik gerçekleştirirler. Bu toplulukta cep telefonu kullanmak, televizyon izlemek veya internet kullanımı da kesinlikle yasaktır. Hasidik Yahudi topluluğu adeta modern dünyayla tüm bağlantısını koparmıştır.  Bu bilgiler doğrultusunda Unorthodox dizisi daha anlaşılır olacaktır.

İkinci Dünya Savaşı tramvasını yaşayan bu Yahudi cemaatinde, kadınların yeri sadece katliam sonucu ölen Yahudilerin yerini alacak çocuklar doğurmaktır. Bu cemaate mensup olan ana karakterimiz Esty ise 19 yaşına geldiğinde ailesi tarafından uygun görülen birisiyle evlendirilir. Evliliğinden hemen önce aile üyelerinden bir kadın “ailenin kuralları ve iyi bir eş olmayı”  bir ders gibi Esty’ye anlatmaktadır. Dizide “Karı-koca arasındaki cinsel ilişkiler kutsaldır”, “Aile her şeydir” gibi çocuk doğurmak, cinsellik ve aile kurmak kutsallaştırılmış bir nesne olarak Esty’ye işlenmektedir.

Evliliğinin daha ilk ayından itibaren kocası Yanky’nin ailesi tarafından hamile kalmaya zorlanan Esty, aile üyelerinin baskıcı tavırları yüzünden endişe ve kaygı duymaya başlayınca uzun bir süre çocuk sahibi olamamaktadır. Kadınların çocuk doğurma makinesi olarak görüldüğünü dizide karşımıza çıkaran dikkat çekici cümle ise “Doğurmak Tevrat’ın ilk emridir.” cümlesidir. Çok katı dini kuralların, yasakların bulunduğu ve sosyal normların dini kurallara göre belirlendiği bu Yahudi topluluğunda Esty hamile kalamadığı için kusurlu bulunur ve bu baskılara daha fazla dayanamayarak Berlin’e kaçar. Esty’nin kaçtığını öğrenen aile üyelerinin tepkileri oldukça baskındır. Kocası Yanky bu kaçışı “Mutlu değildi.” diyerek oldukça olağan karşılarken annesi “Bir yıldır evliler çocukları olmadı” tepkisini vermektedir. Burada kadınlar için doğurmanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yaparken, aile rolünün hem kişiler üzerinde hem de evliliklerinde ne kadar baskın ve söz sahibi olduğuna da dikkat çekmektedir.

Esty’nin tabularından kurtulmaya çalışmasını anlatan sahnelerden birisi ve en çarpıcı olanı, Berlin’de edindiği arkadaş grubuyla göle yüzmeye gittiklerinde yalnızca peruğunu çıkararak kıyafetleriyle ağır ağır suda yürüme sahnesidir. Çünkü cemaatin, kadınların saçını göstermesinin ahlaksızlık sayıldığı anlayışına karşı peruğunu çıkarmak bile onun için büyük bir adım olmuştur. Esty’nin aileden ve cemaatten öğrendiği bazı kurallarla birlikte modern yaşama ayak uydurmaya çalışması bu süreçte onu çok zorlamaktadır. Berlin’de tanıştığı arkadaş grubu ona kadınların evlenmek ve çocuk doğurmak dışında, iyi bir müzisyen, arkadaş ya da öğrenci de olabileceğini göstermiştir.

Cemaatin üyesi olan diğer kadınlara kötü örnek olmaması adına onu Williamsburg’e ve kocasına dönmesi için ikna etmeye Berlin’e gelen aile üyeleri Esty’ye, Berlin’de tek başına yeni bir hayat kuramayacağı, tıpkı yıllar önce yine aynı baskılara ve kurallara dayanamayarak cemaatten kaçan annesinin onu istemeyeceği, modern hayata uyum sağlamayacağı gibi cesaret kırıcı sözler söyleyerek psikolojik şiddet ve baskı uygulamaktadırlar. Hatta bu sahnenin, aile üyelerinden birinin Esty’ye silah uzatarak, eğer dönmezsen sen kendini vur, cümlesiyle pekiştiğini de görmek mümkündür. Fakat Esty Berlin’de karşılaştığı farklı bir kültürle müziğe daha fazla ilgi duymaya başlayarak üniversite bursu almak için çabalamaya karar verir.

SONUÇ

Kadın problemleri, değişik toplumlarda farklı biçimlerde ve boyutlarda ortaya çıkan çok yönlü bir sorundur. Çünkü kadın sorunu denilince akla, toplumun zorunlu kıldığı, yerine getirilmesi gereken annelik, ev içi sorumluluklar, çocuk doğurma ve bakımı, aile, eş, cinsellik gibi sorunlar ile bu sorunlara dayalı olarak ortaya çıkan şiddet, insan kaçakçılığı, sömürü, köleleştirme gibi sorunlarla karşılaşıyoruz. Dizide ise Yahudi kültürünü aktarırken kadınların toplumdaki statüsünün yalnızca üremek üzerine kurulu olduğunu, varoluş nedenlerinin ataerkil düzende bir düzen sağlayıcı rolü üstlendiklerini, dini kurallara göre yaşayan Yahudi topluluğunda sorgulamayan bireylerin hayatını ne denli etkilediğini ele alıyor. Esty gibi dinin kurallarına ve insanlarına uyum sağlamayan bu yüzden de kusurlu bulunan kadınların, kişilerin üzerlerinde nasıl bir baskı oluştuğuna açıkça şahit olabiliyoruz. Bilinmeyen için bilineni terk eden, kendi benliğinin arayışına çıkan, bambaşka bir kültür ve yaşayış öyküsünü ele alan mini dizi yalnızca Esty’nin değil kendinizin de içsel yolculuğunuza eşlik etmenizi sağlıyor.

KAYNAKÇA

  • ARAZ, Tarihten Günümüze Hasidik Yahudiler ve Kendilerine Özgü Dindarlık Anlayışları, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Cilt 9, Sayı 1, Mayıs 2021
  • SULTANA & ALTAY, Ataerkillik ve Kadının İkincilliği: Kuramsal Bir Analiz, Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi, Cilt 11, Sayı 1, Nisan 2019
  • AKTAŞ, Feminist Söylemler Bağlamında Kadın Kimliği: Erkek Egemen Bir Toplumda Kadın Olmak, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 30, Sayı 1, Haziran 2013
  • ÖZÇATAL, Ataerkillik, Toplumsal Cinsiyet ve Kadının Çalışma Yaşamına Katılımı, Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt 1, Sayı 1, 2011
  • Psikoloji Ağı “Unorthodox Dizi İncelemesi”, erişim: 1 Kasım 2023, https://www.psikolojiagi.com/unorthodox-dizi-incelemesi

Erciyes Üniversitesi Sosyoloji lisans mezunuyum. Alanım çerçevesinde ilgi duyup da okumalar yaptığım konuları incelemeler ve örnekler ile yazıya döküyorum.

Yazarın Profili

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir