Epigenetik Nedir? Epigenetiğin Sosyolojik Yönü Nedir?

Epigenetiğin Sosyolojik Yönünün İncelenmesi.

Epigenetik Nedir? Epigenetiğin Sosyolojik Yönü Nedir?
1

“Epigenetik, bir bireyin genetiğinin DNA dizilimi dışındaki faktörler tarafından kontrol edilmesini içerir. Epigenetik değişiklikler genleri açıp kapatabilir ve hangi proteinlerin kopyalanacağını belirler”(Akkoyun 2018). Yapılan çalışmalara göre oluşumumuzda genetik faktörlerin etkisi olduğu kadar çevresel faktörlerin de etkisi gözlemlenmiştir.  “Epigenetik mekanizmalar aracılığıyla ebeveynler yaşadıkları çevrenin etkilerini çocuklarına ve hatta birkaç kuşak sonraki torunlarına bile aktarabilir”(Patlar 2017). Yani diyebiliriz ki yaşadığımız dünya ve içerisinde bulunduğumuz toplum çevresel bir faktör olarak oluşumumuzda bizi sandığımızdan daha fazla etkilemektedir. Epigenetik çalışmalarla birlikte aktarılan hastalıkların da tedavisine ve yatkınlıklarının önlenmesine yönelik çalışmalar sürmektedir. Epigenetik çalışmalar göstermiştir ki yaşanılan stres ve travmalar, fazla alkol ve sigara tüketimi, çevre kirliliği, içerisinde yaşanılan toplumun zorlayıcı norm ve kültürü, sağlıksız bir yaşam tarzı bir sonraki nesle olumsuz olarak aktarılabilmektedir. Epigenetiği tam da bu noktada sosyoloji ile ilişkilendirmemiz mümkün olacaktır.

Bireyi etkileyen her şeyin sosyolojinin bir konusu olabileceğini söyleyebiliriz. Epigenetiğin çevre koşullarına göre etkilenebildiğini bildiğimize göre epigenetiğin çeşitliliğinin sosyolojik çeşitlenmelerden etkilendiğini söylememiz yanlış olmayacaktır. Yaşanılan toplumun kültürü, ekonomik durumu, yeme alışkanlığı, coğrafi özellikten kaynaklı alışkanlıkları ve etkileşimleri o toplumda yaşayan bireylerin yaşayış biçimi ile doğrudan ilgili olacaktır. Bulunduğu coğrafya gereği beslenme alışkanlıkları ve o toplumun refah düzeyi de sağlık ve stres gibi durumları doğrudan etkileyecektir. Bu durum da epigenetiğin nesiller arası aktarımını etkilemiş olacaktır. Bu durumda bireyin içerisinde yaşadığı toplumun refah düzeyi, sağlamış olduğu yaşam biçimi, coğrafi olarak verimliliği bireyi olumlu olarak etkileyeceğinden daha sağlıklı ve olumlu aktarımların da olabileceğini düşünebiliriz. Yani sağlıklı bir toplum, bireylerin de daha sağlıklı olmasına etkide bulunacaktır. Bu kavramlar doğrudan birbirleriyle ilişkilidir. Sağlıklı nesiller için sağlıklı bir toplumsal yapı, sağlıklı bir toplumsal yapı için de sağlıklı bireyler gereklidir. Kişilik oluşumumuzda sadece genlerin değil nesiler arası birbirimize aktardığımız bilgilerin de önemli olduğunu anlamamız ve bu bilgileri sağlıklı hale getirmemiz sosyolojik değişimlere de yol açacaktır. Kendimiz ve çevremiz üzerine yapacağımız çalışmalar gelecek nesilleri etkileyecek dolayısıyla toplumsal yapıda da değişmeler meydana getirecektir.

epigenetik sosyoloji

 Toplum bireylerden oluşur. Bireylerin genetik yapıları, psikolojik durumları ve içerisinde yaşadıkları toplumdan etkilenme biçimleri karakterleri üzerinde oldukça etkilidir. İbn Haldun’un coğrafi determinizmine bakacak olursak, “İbn Haldun, coğrafi konumun insan yapısına etkisini ileri sürmüş, bölgenin insanı ruhsal açıdan etkilediğini savunmuştur”(Şahin, Belge 2016). Bunu epigenetik ile ilişkilendirdiğimizde de hem mevcut toplum da hem de gelecek nesillere aktarım konusunda o toplumun çevre şartlarının da önemli olduğunu görmekteyiz.

Epigenetik ile ilgili yapılan bir çalışmaya baktığımızda “Profesör Yehuda, travmatik deneyimlere maruz kalan Holokost savaş gazilerinin çocuklarında, diğer yetişkinlere kıyasla daha yüksek oranda travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve yüksek tansiyon sorunları gözlenmesini epigenetik kalıtımla ilişkilendirir. Savaş sırasında stres altındaki ebeveynlerde değişen hormonal düzenin çocuklarının yetişkinlik döneminde, artık benzer stres koşullarını hiçbir şekilde deneyimlememelerine rağmen, depresyon ve anksiyete nedeninin epigenetik olarak kalıtılan düzensiz hormonal aktiviteler olduğunu gözledi. Yine farelerde yapılan bir çalışmaya göre fiziksel olarak daha çok strese maruz bırakılan babaların yavrularının daha agresif olması savaş gazilerinde gözlenen bu durumu kanıtlar nitelikte” (Patlar, 2017).  Yani bu araştırmadan çıkaracağımız üzere yaşadığımız travmaların etiklerini, deneyimlerimizi bir sonraki nesle aktarabiliyoruz. İçerisinde bulunduğumuz toplumun olumlu ya da olumsuz koşullarına maruz kalarak bunu nesilden nesle aktararak toplumun yapısını devam ettirebiliyoruz. Bu yüzden içerisinde yaşadığımız dünya ve üyesi olduğumuz toplumun stres yaratabilecek koşulları ne kadar az olursa bu bir sonraki nesle de o kadar az aktarılabilmiş olacaktır. Kitlesel ya da toplumsal travmalar, krizler toplumun üyesi olacak bir sonraki bireyleri olumsuz anlamda etkilemektedir.

İçerisinde bulunduğumuz toplumun şartlarını ve yaşam koşullarını ne kadar iyileştirebilirsek bir sonraki nesle de daha yaşanılabilir ve sağlıklı bir toplum bırakmış olacak ve sağlıklı nesiller dünyaya getirmiş olacağız.

thumbnail
Önerilen Yazı
Örneklem Nedir? Örneklem Büyüklüğü Hesaplama

KAYNAKÇA

  • Patlar B, Epigenetik Nedir? Babalar, Genetik Olmayan Kalıtımda Sandığımızdan Büyük Role Sahip Olabilir! , Evrim Ağacı 2017
  • Şahin C., Belge R., İbn Haldun’da Coğrafi Determinizm Akademik Bakış Dergisi 2016
  • Kayar N., Epigenetik ve Kuantum, Bezelye Dergisi

İlginizi Çekebilir: Materyalizm Nedir?

Merhaba, ben Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyoloji bölümü 4.sınıf öğrencisiyim. Bölümüme duymuş olduğum sevgi ve ilgiyle her gün kendimi geliştirmeye ve alanıma katkıda bulunmaya çabalamaktayım.

Yazarın Profili

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (1)

  1. Rabia Kıvrak 5 Mayıs 2023

    Sevgili Simay Ecem epigenetiğin tanımı, genetikten farkı ve çevresel faktörlerle etkileşimini anlatan makaleni okumak gayet keyifliydi. Epigenetiğe özel ilgisi olan biri olarak epigenetiğin sosyolojik boyutu hakkında, epigenetiğin sosyal faktörlerle nasıl etkileşim halinde olduğu, sosyal eşitsizliklerin epigenetik değişiklikler üzerindeki etkileri ve epigenetiğin sosyal adalet açısından önemi gibi konularını da ele alan bir devam makalesini okumak çok güzel olurdu belki. Sevgiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir