Meşruluk Probleminin İncelenmesi

mesruluk problemi

Giriş

Toplum içinde bireyleri birbirine bağlayan yaşamı mümkün kılan bazı ortak kurallar vardır. Toplumsal yaşam sürdükçe bu kuralların devamlılığı sağlanmalıdır. Bu bağlamda siyaset, ortak karar alma mekanizmalarıyla ilgilenmektedir. Siyaset kavramı toplumsal ilişkiler bakımından önemli bir konumdadır. Sosyolojik olarak bireysel ve grupsal davranışlarımızın belirli bir siyasi boyutu vardır. Siyaset olgusu farklı siyaset teorileriyle birlikte ele alınmıştır ama sosyoloji disiplinlerin hepsini kapsamaktadır. Siyaset biliminin temelini oluştururken iktidar ilişkileri bağlamında meşruiyet kavramına atıf yapılmadan fikir ileri sürülmemiştir. Meşruiyet, siyasal iktidarın temel prensiplerini belirlemede önemli bir rol almaktadır. Bu bağlamda siyasal iktidarın kurallarını oluşmasında birey ve toplum nezdinde kabul görmesini sağlamaktadır. Siyaset, iktidar, devlet ve egemenlik gibi alanlarda konuşulan yerler aynı zamanda meşruiyet alanlarını da kapsamaktadır. Bu çalışmada siyasetin temel kavramları ve iktidarın meşruiyet kavramları sosyolojik olarak açıklanarak örneklerle desteklenmiştir.

Kavramsal Çerçeve

İktidar

“İktidar bir kişinin(ya da grubun), diğerinin davranışlarını kontrol etmesini ifade eden bir toplumsal ilişkidir” (Bozkurt, 2006:214). Toplumsal ilişkiler bağlamında bakıldığı zaman güç kavramıyla ilişkilendirilebilir. İktidar tanımlamalarında karşılıklı ilişkilerin olacağı gibi tek taraflı bir ilişki de olabilir. Bazen kişi veya grup başkasının üzerinde güç mekanizmalarına sahip olabilir.
Devlet
Tarih içerisinde devlet kavramına baktığımız zaman insanlık tarihi kadar eski olmadığı görülmektedir. Bu bağlamda tarih içinde bakıldığı zaman devletsiz yaşayan toplumların var oldukları bilinmektedir. Roma ve Antik Yunan’da devletin genel olarak varlığından söz edilse de devlet ancak modern toplumların vazgeçilmez bürokratik yapılarını ortaya koydukları bir örgüt olarak süregelmektedir (Daver, 1993:162-166). Devlet, denildiği zaman belli bir coğrafya üzerindeki iktidarı tekeline almış bir kurum olarak adlandırılmaktadır. Bu bağlamda belirli bir bölgede bulunan ve alan üzerinde yaşayan topluluk ile baskı mekanizmalarını elinde bulunduran örgütler bütünüdür.

Otorite

Otorite siyasal anlamda hükümetin meşru gücü olarak tanımlanmaktadır. Bu anlamda meşruiyet ile bağlantısı vardır. Herhangi bir iktidarın meşruiyeti ise o iktidarın güç kullanımını meşru kılar. Meşruiyet ise hükümetin otoritesine bireylerin boyun eğmeleri ve razı göstermeleri ile ilişkilidir (Giddens, 2005:412-418). Weber’e göre otorite itaat yoluyla istikrarın sağlanabildiği bir düzenin var olmasıdır. Bu bağlamda bireylerin iradesini başkalarına uygulayabilme gücüdür. Bu gücün meşruiyet hakkındaki inançlarıyla da bağlantısı vardır (Bozkurt, 2006:168). Otorite belirli hiyerarşiye dayandığı ölçüde meşruluk kazanmaktadır. Aynı zamanda otoriteyi meşru kılan hitap ettiği kesimlerinde itaatini talep ediyor olmasıdır.
Max Weber otoriteyi ideal tip kavramıyla sınıflandırmıştır. Bu sınıflandırma iktidara gönüllü olarak boyun eğenlerin farklı meşruiyet gerekçelerini ve bu anlamda farklı otorite tiplerini açıklamaktadır. Weber üç otorite kavramından bahsetmektedir:

1. Geleneksel Otorite

Geleneksel otorite toplumda kutsal atfedilen gelenek-görenek ve inançlardan almaktadır. Geçmişe dayalı olmakla birlikte, sosyal yaşamı yönlendiren kurallar ve siyasal birliği oluşturan kurallar birbirleriyle bağlantılıdır (Çelebi, 2003:172). Geleneksel otorite, eski alışkanlıkların kutsallaşmasından meydana gelmektedir. Bugün hala modern devlet diyebileceğimiz bazı ülkelerde bu otorite tipi görülmektedir. Kraliyet ailesinin olduğu toplumlarda sembolik olsa da geleneksel otoriteyi de temsil ettiği görülmektedir. İngilizlerin siyasi rejiminde geleneksel öğelerin etkin olması, örnek verilebilir.

2. Karizmatik Otorite

Karizmatik otorite, iktidarın meşruiyetini liderin üstün olduğuna inanılan bir otoritedir. Liderde kahramanlık ve kutsallık gibi nitelikler aranmaktadır. Bu nitelikte olan liderler kitleleri etki altına alabilme ve peşinden sürükleme yeteneğine sahiplerdir (Kapani, 2007: 99). Karizmatik otoriteye sahip liderler olağanüstü özellikler taşımaktadır. Sıradan insanların kendilerinde bulamadıkları özellikleri karizma olarak adlandırırlar. Dolayısıyla karizma nesnellikten ziyade bireylerin ona yüklediği anlam çerçevesinde oluşmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk karizmatik otoriteye örnek verilebilir.

3. Rasyonel Otorite

İktidar yönetme gücünü aklın belirlediği yasalardan alır. Rasyonel otoriteye sahip yöneticilerin iktidara geliş biçimleri ve yetkileri rasyonel normlarla belirtilmiştir (Kapani,:2007:98). Rasyonel otorite yasalara dayanmak ve yasaları uygulamaya koymakla görevlidir. Modern devletin yasal otoriter tipidir. Bu bağlamda otoritenin işleyiş şekli kurallara ve prosedüre bağlıdır. Bürokrasi ve modern devlet örnek olarak gösterilebilir. Bürokrasi de amirin, memurlar üzerinde bir üst seviyesi vardır. Amir yetkisini kanundan alır. Memurun ise amirinin dediklerini yapması kanun gereğidir.

Önerilen Yazı
Weber’in Otorite Tipleri | Sosyoloji Notları

İktidar ve Meşruiyet İlişkisinin Analizi

Siyaseti oluşturan kavramlardan birisi de iktidardır. Meşruiyet ise bu kavramların temelini oluşturmaktadır. Matematik için sayılar, Türkçe için harfler ne ifade ediyorsa siyaset için iktidar kavramı da bu denli önemlidir. İktidarı, toplum için kabul edilirliğini sağlayan ise meşruiyettir. Meşruiyet, bir iktidarın kabullenmesine dayanır. Bir siyasi iktidarı diğerlerinden ayıran en önemli unsur, toplumda meşru olarak güç kullanma tekelinin kullanmasıyla ilişkilidir.
Siyasi iktidarların temel sorunu, bireysel onama ve rıza arayışıyla ilgilidir. Çünkü toplum üyeleri tarafından iktidarın meşruluğuna inandıkları ölçüde uyum sağlar. Bireyler arasında inancın zayıf olmasıyla birlikte, iktidarın kararlarına uyma da bu bağlamda zayıflık gösterecektir. Bu yüzden iktidar itaati sağlamak için fiziki şiddet veya tehdide başvuracaktık. Bu da gösterir ki kuvvet kullanma ile meşruluğun zıt oranlıdır. Bu zor kullanmanın haricinde iktidarın her zaman sosyolojik bir arka boyutu da vardır.

Meşruluk Kaynakları

Meşruluk kaynakları üç ana başlıkla incelebilir. Bu kaynaklar Weber ideal tip kavramıyla açıkladığı otorite tipleriyle benzerlik içermektedir. Meşruluk kaynakları:

1. Dinsel ve Geleneksel Kaynaklar

İktidar, sürekliliği sağlamak adına arayış içerisindedir. Bu anlamda meşruiyet ise iktidarın varlığının temel noktasıdır. Yönetilenlerden istenen inanç ve itaat için değer taşıyan din ve gelenek olgularını iktidarın meşruluğu sağlamak için önemli bir konumdadır. Din ve geleneği kullanarak yönetenlere sorgusuz ve koşulsuz itaat etmiş ve bunu görev olarak benimsemiştir (Turan, 2004: 67-78). Örneğin bazı hükümetler dini siyasete karıştırarak halkı kandırmaya çalışıyorlar. Halkın zaaflarını kullanarak kendi isteklerini farklı yollarla yaptırmaya çalışıyorlar. İslamiyet dönemimde de din ve devlet işlerinin birbiriyle bağlantılı şekilde gerçekleştiği gözlemlenmiştir. Dinsel ve geleneksek öğeleri bulunduracak bir örnek verilecek olursa; eski zamanlarda monarşinin yaygın olduğu zamanlarda, tahtı ele geçiren hükümdarlar, esi zamanlardan süre gelen inanç ve geleneklerine göre taç giymek zorundadır. Taç giyme suretiyle iktidara meşruluk kazandırdığı ileri sürülmektedir. Özetlersek geleneksel olan kutsal öğeleri din ile bağdaştırarak meşruluk kazandırmayı hedeflemişlerdir.

2. Toplumsal ve Kişisel Kaynaklar

Toplumun siyasal gücün sahibi olarak gösteren ve demokrasiyle açıklamaya çalışan bir teoridir. İktidarın kaynağının temelini halka dayatır. Fransız ihtilali ve aydınlanma çağının etkisi altında oluşturulan yöneten ile yönetilen arasında yapılan antlaşmadır. Rousseau’nun toplum sözleşmesinde bu antlaşmadan söz etmektedir. İktidarın yetkisi halk ile sınırlandırılmıştır (Turan, 2004:78.88). Bu sözleşmeye bakıldığı zaman düzenli toplum hayatına geçişin göstergesidir. Toplumdaki iktidar kolektif iradeye dayanmaktadır. Rousseau’nun sözleşmesi bu anlamda oldukça etkili olmuştur. Çünkü çoğunluğun iradesine dayalı bir anlayış hâkimdir. Bu bağlamda devletin gücü millet denilen kendisini oluşturan bireylerden meydana gelmektedir. Günümüz çağdaş toplumlarında da görülmektedir.

3. Hukuksal ve Yasal Kaynaklar

Meşruluk ile anlaşma arasında doğrudan ilişkinin olduğunu varsaymaktadır. İktidarın meşruluk kaynağını hukuksal ve yasal düzenlemelerin olduğunu savunur. Bu yaklaşıma göre siyasal iktidarı kullanalar yönetme güçlerinin hukuk düzeninden ve bu düzenin ortaya koyduğu kurallardan alıyorsa bu otoriteye sahip olabilir (Turan, 2004:88). Örneğin, bir toplumda siyasi rejim konusunda toplum üyeleri arasında uzlaşma oranı yüksek ise rejim konusunda da sağlam temeller atmış olur. Eğer antlaşma oranı düşük ise toplumda o meşruluğa olan inancın da zayıflamasına sebep olmaktadır. Weber’in rasyonel otorite tipiyle benzeşim göstermektedir.

Sonuç

Meşruluk, siyasal alanda iktidarın oluşmasında ve devamının sağlanması bakımından yönetimi kolaylaştıran, güçlendiren ve istikrarlı kılmayı hedefleyen bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Toplumda kaos ortamı olduğu zaman herhangi bir iktidara karşı meşruiyetinin olmaması ya da olan meşruiyetin zedelenmesi durumunda, o toplumda kriz meydana gelmektedir. Demokrasiler ise meşru olmayan iktidara karşı muhalefet oluşturarak baskı ve kontrol mekanizmalarını ele geçirmek için devreye girerler. Toplumsal muhalefet, olası yaptırımlara karşı durabilmektedir. Bu bağlamda iktidarın meşruiyet kaynaklarına bakıldığı zaman içerisinde geleneksel, dinsel, ekonomik vb. birçok faktörleri barındırmaktadır. Bu faktörlerin içerisinde mutlaka sosyolojik bir arka plan vardır. Sosyolojik perspektif açısıyla bakıldığı zaman iktidar ile yapı arasındaki bağlantıları belirlemekte ve farklı yaklaşımlarla sorunlara çözüm aramaktadır.

Kaynakça

  • Bozkurt, V. (2006). Değişen Dünyada Sosyoloji, Temeller, Kavramlar, Kuramlar. Bursa: Ekin Kitabevi.
  • Çelebi, A. (2003). “Toplum ve Siyaset”, Sosyoloji Giriş içinde, der. İhsan Sezal. Ankara: Martı Yayınevi
  • Daver, B. (1993). Siyaset Bilimine Giriş. Ankara: Siyasal Kitabevi.
  • Giddens, A. (2005). Sosyoloji, Ankara: Ayraç Yayınları.
  • Kapani, M. (2007). Politika Bilimine Giriş. Ankara: Bilgi Yayınevi.
  • Turan, E. (2014). Siyaset Bilimine Giriş. Konya: Palet Yayınları

İlginizi Çekebilir: Weber’in otorite tipleri

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Sinop Üniversitesi sosyoloji lisans öğrencisiyim. Sosyolojiye dair paylaşımlar yaparak bilgilerimi başka insanlara ulaştırmak için içerikler üretmeye çalışıyorum. İletişim sosyolojisi alanına ilgi duyuyorum. Soru, öneri ve eleştiri için mail adresim: enes12421907sa@gmail.com

Yorum yap