Beden Sosyolojisi Bağlamında Bedenin Gözetimi ve Denetimi

beden sosyolojisi baglaminda beden gozetimi

ÖZET

Modernleşme ile birlikte insanların hayat kurgusunda önemli değişimler ortaya çıkmıştır. Özellikle aklın rasyonelleşmesi, modernitenin topluma vaat ettiği özgürlük söylemleri toplumun işleyişini önemli ölçüde farklılaştırmıştır. Modernleşme ile birlikte birçok düşünür tarafından toplum tanımlamaları yapılmıştır. Tanımlamalardan hem dikkati en çok çeken şey hem de aslında görmezden gelinen, alışılmış bir tanımlamadır. Bu tanımlama gözetim toplumudur. Gözetim toplumu denilince ise akla ilk gelen düşünürlerden biri de Michel Foucault olmuştur. Foucault, birazdan da bahsedeceğimiz üzere panoptik gözetim kuramıyla iktidarın toplum üzerindeki baskıcı ve denetleyici yönünü ortaya koyan bir düşünürdür. Makalede, gözetim toplumun zaman içinde nasıl ortaya çıktığını ve enformasyon teknolojileri ile birlikte geçirmiş olduğu değişim ve dönüşüm, beden sosyolojisi bağlamında değerlendirilmek istenmiştir. Makale, gözetim toplumunda, bedenin nasıl konumlandırıldığını ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Ayrıca incelenen literatürde her ne kadar gözetim toplumuna dair mevcut yazın çoğunlukta olsa da beden sosyolojisi bağlamında literatürde boşluk olması dikkati çekmiştir. Bu bağlamda makale mevcut yazında ortaya çıkan boşluğu doldurmayı ve beden sosyolojisi/gözetim toplumu üzerinde araştırma yapacak olan araştırmacılara örnek olmayı hedeflemektedir.

Anahtar kelimeler: Panoptikon, Sinoptikon, Omniptikon, Gözetim, Beden 

Gözetim olgusu insanlık tarihinin ortaya çıktığı andan itibaren hep var olan ve insanlık tarihiyle birlikte işleyiş pratikleri değişen bir olgudur. Gözetim ilk olarak dini bir temele dayandırılmıştır. Tanrının gözetimi altında olduğuna inanan insanlar eylemlerini bu inanışlar doğrultusunda şekillendirmişlerdir. “Toplumsal denetime yönelik uygulamalar bağlamında gözetim, modernite öncesi dönemlerde kabilelerin, imparatorlukların, monarşilerin ve dinlerin başlıca egemenlik mekanizması olarak işlev görmüştür” (Dolgun, 2008, s.21). Bu gözetim anlayışı hala devam eden fakat farklı alanlara da sirayet eden bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle modernleşmeyle birlikte, Jeremy Bentham’ın tasarladığı hapishane tarzı bir mimarinin, Michel Foucault tarafından bir gözetim metaforuna dönüşmesi ve iktidar tanımlaması yapılması gözetim olgusunu daha anlaşır hale getirmiştir. “Marx, Weber ve Taylor gibi kuramcılar modern toplumda kurumsallaşan gözetim olgusu üzerinde çalışmışlardır. Ancak terimin geçerlilik kazanması Jeremy Bentham’ın görüşlerine dayanarak “panoptikon” metaforunu toplumsal teori içinde yerleştiren Foucault ile olmuştur” (Dolgun, 2008, ss.24-25). Foucault’un(2015) bahsettiği üzere bir kentte veba salgının başlamasıyla birlikte güvenlik kontrolünü sağlamak amacıyla kente giriş çıkışlar yasaklanmış, salgın geçene kadar halkın evlerine kapatılması gerekliliği ortaya konulmuş ve her sokak başına, mahallelere korucuyu, denetleyici muhafız birlikleri yerleştirilmiştir. Burada aslında tıbbi bir korumanın da ötesinde iktidarın toplumu, mutlak otoriteye itaat eden kimselere dönüştürerek, yönetici sınıfın otoritesini daha da üst seviyelere çıkarmak istemesidir. Fakat bu güce sahip olmak sanıldığı kadar basit kapatılma yöntemiyle gerçekleşmemektedir. Evlerine kapatılan insanların bilgileri en uç noktasına kadar kayıt altına alınarak, halka disiplinli ve her şeyi bilme hakkına sahip bir iktidar biçiminin olduğunu göstererek bu tahakküme zemin hazırlanmak istenmiştir. Bu kentte yaşayan insanların isimleri, yaşları, cinsiyetleri, boyları ve kiloları gibi kişisel özellikleri kayıt altına alınmıştır.  “Kentte gerçekleşen olaylar, salgınla gelen yeni kent düzenlemesi bize panoptikonu anımsatmaktadır. Bentham’ın panoptikonu, bu düzenin mimari biçimidir” (Foucault, 2015, s.295).  Bentham’ın panoptikon tarzı mimarisinde ortada kulevari bir yapı ve bu yapının etrafında mahkûmların bulunduğu hücreler yer almaktadır. Mimarinin en temel özelliği kuledeki gözetleyenlerin hücreleri görebiliyorken hücrelerdeki mahkûmların gözetleyenleri ve ne zaman gözetlendiğini göremeyecek şekilde dizayn edilmesidir. Mahkûmlar böylece gözetlendiğini farkında fakat  ( Foucault, 2015, s.295) ne zaman gözetlendiğini bilemeyecek kadar belirsizliğin içine düşmüşlerdir. Bu sistem sayesinde hücrede bulunan insanlar iktidarın istekleri dışında bir eylemde bulunamayarak belirli kurallar dâhilinde gündelik hayat pratiklerini inşa etmeye başlamışlardır. Belirsizlik ile birlikte iktidarın en nihai hedefi insanları belirli kategorilere ayırarak yönlendirmeyi ve onları yönlendirmeyi kolaylaştırmak istemesidir. Böylece belirsizlik içinde ve bireysel olarak yaşamını sürdüren mahkûmlar itaat etmeye hazır mahkûmlar haline gelmişlerdir. Foucault’un ortaya koyduğu bu panoptikon gözetim kuramı gündelik hayatın bir parçası olmuştur. “Michel Foucault’nun düşüncesinin güçlü yönlerinden biri, genelleşmiş bir baskı ve kullanılma fikrini, hatta memurlar ve propagandacılar ağının ortasına bir örümcek gibi yerleşmiş merkezi iktidar fikrini reddediyor olmasıdır” (Touraine, 2002, s.186). Bu düşüncesinin altında yatan temel neden iktidarın giderek güç ilişkisiyle birlikte oluşturduğu karmaşıklık haline bürünmesidir. “Öyle ki, Foucault’ya göre, modern liberal toplumda iktidar her yerde ve hiçbir yerdedir” ( Touraine, 2002, s. 186). Gözetim dediğimiz şey aslında geçmişten günümüze bir iktidar biçimlenmesinin bizim hayatımızı yönlendirmek amacıyla uyguladığı bir denetleme yöntemidir. Modern zamanlarda bireylerin bilgileri çok farklı amaçlar doğrultusunda takip edilmektedir. Örneğin; bankalar tüketicinin kredi çekmesi için, işverenler, çalışanların verimi arttırmak amacıyla, okul müdürü, öğrencilerin başarısını arttırmak amacıyla, hastaneler, hastaların memnun kalıp tekrar tercih etmeleri amacıyla gözetim sistemini uygulamaktadır. Benzer gözetim yöntemleri Antik yunanda da gerçeklemekteydi. Örneğin nüfus sayımının yapılması, askere gidecek olanların belirlenmesi bir gözetim mekanizmasının ürünüdür. Fakat modernizm öncesi gözetim her ne kadar iktidar biçimlenmesinin bir ürünü olsa da sınırları günümüz gözetim sistemi kadar geniş bir alana sahip değildi. Örneğin günümüz gözetim toplumlarında sınır giriş çıkışları hatta ülkeler arası her türlü iletişim gözetim sisteminin etkisi altındadır. Kısacası Lyon‟un(2013) da dediği gibi “Gözetim bütün dikkatini bedenler üzerine yoğunlaştırsa da paradoksal olarak küreselleşmektedir de” ( s.108). “Özgürlükler çağı olarak adlandırılan günümüzde; kişilerin eylemleri sanıldığı gibi özgür irade ile gerçekleşmemekte, bireylerin en basit gündelik faaliyetleri gözetime tabi tutularak biçimlendirilmekte ve denetlenmektedir. Kiminin elektronik panoptizm, kiminin enformasyon gözetim dediği bu süreç; egemen olanın iktidarını sağlama çabasının bir ürünüdür” (Tümurtürkan, 2010, s.3). Bu bağlamda iktidar egemenliğini sürdürmek için toplumu denetimle tahakküm altına almaya çalışmaktadır. İktidar egemenlik için gözetim ve denetimi her dönem egemenliğin bir aracı olarak kullansa da zamanla gözetim değişime uğramıştır. “Modernizim, gözetim için bir kırılma noktasıdır; çünkü modernizmle birlikte sınırlı alanlarda gözetim faaliyetleri başlamıştır” (Bozalp, 2018, s.27). Ancak teknolojinin hızla yaygınlaşması bu durumu değiştirmiştir. Özellikle sanayi devriminden sonra teknolojinin daha da gelişmesi ve her alana yayılması gündelik hayat pratiklerini ve gözetimi de aynı ölçüde değiştirmiştir. Modern gözetim, kapitalizmin gelişmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıkmıştır.” Marx’a göre kapitalizmin gelişmesiyle birlikte üretim araçlarını elinde bulunduran kapitalist yöneticiler, yüksek ve verimli düzeyde mal üretebilmek için işçileri fabrikalarda kontrol ve disiplin altında tutmaya çalışmışlardır. Kapitalizmin gelişmesiyle üretimin fabrikalara kayması, fabrika sistemini disipline daha açık hale getirmiş, bu ise işçilerin üretim araçlarının mülkiyetinden ayrı tutulmalarını sağlamış ve sermayenin emek üzerindeki kontrolünü arttırmıştır” (Tümürkan, 2010, s.6).  Kapitalist sistemle eş zamanlı ortaya çıkan modern gözetim bu sayede insanları iş yerlerinde, fabrikalarda, hastanelerde, okullarda kısacası gündelik hayatın her alanında etkisi altına almıştır. Gözetim ile ilgili birçok teori ortaya atılmıştır. Ancak “Foucault’nun Panoptizm toplumu çözümlemesi, gözetime dayalı iktidar biçimini açıklayıcı niteliktedir. Foucault, Bentham’ın Panoptikon hapishane mimarisinden etkilenerek bakışlara ve görmeye olanak veren tekniklerin nasıl kontrol aracına dönüştüğünü açıklamaya çalışır. Metaforik olarak kullandığı Panoptikon modelini, modern gözetim tekniğine uyarlayan Foucault‟ya göre, iktidarlar geliştirdikleri göz tekniği ile bireyleri ve onların bedenlerini kontrol altında tutar ve disipline eder” (Tümürkan, 2010, s.8).  Çünkü bedeni kontrol altına almak zamanla bireyleri itaat eden kimselere dönüşmelerini kolaylaştırmaktadır. İktidarlar bireyleri, onların bedenlerini sürekli gözetim altına alarak yönlendirmenin kendi egemenliklerini arttıracağını düşünmektedirler. “Panoptik sistemle amaçlanan, bireyleri olmadıkları ve/veya olmayı hiç düşünmedikleri bir şeye dönüştürmektir. Aynı şekilde internet de içindeki sınırsız seçme imkânları ve alternatifler doğrultusunda kişileri kendi iradeleri ile iradesizleştirerek; titiz bir şekilde oluşturduğu enformasyonu -ve dezenformasyonu- ya da popüler kültür içinde kutsayarak ikonlaştırdığı imajları, herhangi bir zorlama olmaksızın bireyler bizzat kendileri isteyecekleri şekilde sunarak, bir süre sonra onları daha önce düşünmedikleri veya olmayı amaçlamadıkları kişiliklere/tüketicilere dönüştürme gücünü taşımaktadırlar” (Dolgun, 2008, s. 195). Teknolojinin gelişmesi ve her alana yayılması gözetimi de yaygınlaştırmıştır. Böylece bireyler iktidarlar tarafından daha görünür bir hale gelmişlerdir. Özellikle modern toplumun tüketim nesnesi haline gelmesi, gözetimi de bazı tahakküm mekanizmaları tarafından meşru kılmıştır. “Modern insan hayatının üretimde, tüketimde, özelinde, kamusalında sürekli gözetime ve dolayısıyla da tüketilmeye mahkum edilmiştir. Beden özellikle çalışma saatleri dışında tüketime ve hazza dönük mesajlara yoğun biçimde maruz bırakılarak sözde bir rahatlama ve özgürlük deneyimi yaşarken, çoğu zaman kendisine sunulan ve sınırsız gibi görünen seçeneklerin de onun bedeni üzerinde tahakküm kurmuş olan otorite tarafından yaratıldığının farkında değildir” (Ismayılov ve Sunal, 2012, s.26). Birey boş zamanlarını kendi istekleri doğrultusunda doldurduğunu düşünse de bireyin boş zamanı iktidarın tahakkümü altındadır. “Panoptikon bireylerin özgürlüklerini kurumlar içindeki normlara hapsederek ve özel alanı kamusal içinde yok ederek işlevselleştirir” (Ergün, 2018, s.8). Zamanla internetin yaygınlaşması da bireylerin boş vakitlerinin bir kısmını sanal ortamlarda geçirmelerine olanak sağlamıştır. Böylece birbirine kolay erişim sağlayabilen insanlar bedenlerini, kimliklerini de bu ortamlarda teşhir etmekte bir sakınca görmemeye başlamışlardır. Böylece gözetimde panoptik bir gözetim olmaktan çıkarak herkesin ulaşabildiği ve rahatsızlık duymadığı sıradan bir olguya dönüşmüştür. Modern insanlar çağa ayak uydurarak ve estetik bir görünümle bedenlerini sergileyerek statü yarışına başlamışlardır. Panoptik gözetim tek bir merkezden kendini gerçekleştiren bir olgu iken, zamanla teknolojiyle birlikte evirilerek bireylerin birbirini gözetlemek için kullanmaktan haz aldığı bir yarış aracına dönüşmüştür. Gelişen teknolojiyle her alana yayılan yeni diyebileceğimiz gözetim türü sinoptik gözetimdir. Bu yeni gözetim sistemi bir ağ gibi her alana yayılmış ve herkesin herkesi gözetlemek için kullandığı bir gerçeklik haline gelmiştir. “Mathisen‟in Synopticon modeline göre modern çağda beden ve ruhların normalleştirilmesinde kitle iletişim araçlarının, özellikle televizyon ve internetin, çok büyük bir etkisi vardır. Şöyle ki özellikle televizyon ve internet aynı anda çoğunluğu hatta milyonları bir araya getirerek, azınlığı takip etme ve azınlığa hayranlık duydurma gücüne sahiptir” (Eşıttı , 2013, s.9). Böylece bireyler kendi ikonlarını takip ederek bedenlerini aslında kapitalist iktidarların istediği gibi, hayranı olarak takip ettiği kişilere benzer biçimde şekillendirmektedirler.  Modern gözetimle birlikte beden mahremiyet ilişkisi de ortadan kalkmaya başlamıştır. Mahremiyet, özel alanın gizliliğini ifade eden bir karşılığa sahipken modern gözetimle mahremiyet algısı değişmiştir. Sosyal medyada herkesin herkesi gözetlediği bir ortamda beden sergilenen ve mahremiyet algısını yıkan bir metaya dönüşmüştür. “Enformasyon toplumu bireye gerçek hayattaki yaşantılarının farklı, hızlı, heyecan verici, yerine göre gizemli ve cüretkâr ve bazen de erişilmezlik duygusu uyandıran bir versiyonunu deneyimleme olanağı sunmaktadır. Öte yandan bu toplumu var eden teknolojik arka plan, kişisel bilgilerin kolaylıkla ve hızla toplanıp işlenerek dolaşıma sokulduğu dolayısıyla denetleyenin hem kamusal hem de özel alanın derinliklerine nüfuz ederek mahremiyeti ihlal edebilmesine olanak tanıyan bir niteliğe sahiptir” (Habermas, 2003, s.283). Sosyal medyada bedenin kolay ulaşılabilirliği bir bakıma insanlar arasındaki mesafeyi de bir o kadar ulaşılmaz hale getirmiştir. Her ne kadar insanlar kendi istekleri doğrultusunda bedenlerini başkalarına karşı teşhir ettikleri bir nesneye dönüştürseler de bir o kadar güvenlik ihtiyacı da hissetmeye başlamışlardır. Dolayısıyla modern insanlar kendi istekleriyle güvenlikli sitelere yerleşmeye başlamışlardır. Bu insanlar evlerine perdeler takmakta güvenlik kameralarını evin her köşesine yerleştirmekte ama yine aynı derecede insanlarla olan yakınlığına da son vermeye başlamışlardır. Bedenlerini sosyal medyaya taşımaktan ve gözetilmesinden rahatsızlık duymayan modern insanlar adeta bedensizleşmektedirler. Çok kişinin az kişiyi gözetlediği sinoptik gözetimde bu durum mahremiyetten uzak sıradan bir görme biçimine dönüşmüştür. “Gözetim işinde gözetlenenlerin sessiz ya da gürültülü, bilinçli ya da bilinçsiz, maksatlı ya da olağan ama hiç şüphesiz muazzam ölçüdeki işbirliğine gelince bu durum bir görülme sevdasına bağlıdır” (Bauman ve Lyon, 2016, s.144).  Panoptik gözetim her ne kadar bütünü gözleyen bir gözetim biçimi olsa da sinoptik gözetim daha çok bireyleri gözetleyen ve herkesin herkesi gözetlediği bir gözetim biçimidir. Panoptik gözetimde az kişi birden fazla kişiyi aynı anda gözetleyip kontrol ederken sinoptik gözetimde çok kişi az kişiyi gözetlemektedir. Bu durumun değişmesinin temel nedeni hiç şüphesiz sosyal medya platformları ve kısacası bilgi akışının internette olağanüstü bir hızla yayılmaya başlamasıdır. Panoptikonun başarısı, denetimin eksiksiz ve sürekli olarak gerçekleşmesini sağlamasıdır, fakat bunu aynı zamanda “görünmeden görme” metaforunun uygulanmasına borçludur. “Panoptik gözetimde gözetlenenlerin  iktidarın gözünü üzerlerinde hissetmeleri ve gözetleyeninin görülmemesi bireyleri disipline edici bir imkân sağlamaktadır. Süreklileştirilen ve içselleştirilen denetim, disiplini sağlamada, kapatılanlar üzerinde zaman içinde kendilerine uyguladıkları oto sansürle ehlîleştirilmiş ve özneleşmesi gerçekleşmiş olacaktır” (Yıldırım, 2019, s.31).  Modernizm ile sistematik hale gelen gözetim olgusunu tanımlamada kullanılan panoptik bakış açısı, postmodernizmin gözetim pratiklerini yorumlamada yetersiz ve eksik kalmaktadır. “Modernizmdeki gözetim olgusunun kökeni baskı ve zorlayarak denetim altına almaya dayanmaktayken; postmodernizmde, gözetimin denetsel işlevi maskelenerek saklanmakta ve bireyler, bilgi iletişim teknolojilerinin sınırsız evreninde gözetlenmeyi kendi rızaları ile gönüllü olarak kabul etmektedirler”( Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi & Bitirim Okmeydan, 201 , s. 46).  Gözetim olgusu bilgi ve teknoloji sayesinde sıradanlaşmış ve baskı aracı olmaktan çıkmıştır. Günümüz insanları gözetildiğinin farkında. “Gözetim akışkanlaşıyor”( Bauman ve Lyon, 2016, s.8). Hayatımızda neredeyse sirayet etmemiş alan bırakmayan gözetim sistemi gözetleyeni de gizli tutuyor. “Günlük hayatımızla ilgili bilgiler bizi gözetleyen kurumlar için şeffaflaştıkça, onların kendi faaliyetlerini anlamak daha da zorlaşıyor”  (Bauman ve Lyon, 2016, s.24). Yeni gözetimin bu kadar şeffaf olması ve kolayca herkes hakkında bilgi sahibi olunması, gelişen teknolojiyle birlikte insanların kişisel bilgilerini rahatlıkla her alanda paylaşıyor olmasıyla ilintili bir gerçekliktir. “Bauman’ın deyimiyle Panoptik sonrası akışkan Modernite dünyasında kişisel organizasyonlar tarafından kuvvetle emilen bilgilerin büyük bir çoğunluğu aslında kişilerin kendileri tarafından cep telefonları kullanarak, alış-veriş merkezine giderek, tatillerde seyahat ederek, eğlenerek veya internette gezinerek sağlanmaktadır” (Bauman ve Lyon, 2016, s. 24). Panoptik gözetimde iktidarın görünmezliği hâkimdi. Gözetilen bedenler, gözetenleri göremeyecek şekilde bir kapatılmanın içerisine dâhil olmuşlardı. “Ancak iktidar, günümüzde küresel çapta kontrol sağlarken, denetim işlevini „eğlence ve haz‟ ile eşleştirmekte ve panoptikondaki görünmezliğinin yanına, omniptikonda bilinmezliğini de ekleyerek varlığını kamufle etmektedir. İktidar ve birey arasında süregelen asimetrik gözetim, panoptikonda olduğu gibi omniptikonda da devam etmektedir. Ancak omniptikonda, görünür olmaktan haz alma ve görünmeye gönüllü olma nedeniyle asimetrik gözetimin farkına varılamamakta ya da varıldığında umursanmamaktadır. Panoptikonda, dışarıdan gelen zorlamaya dayalı gözetim; omniptikonda, içten gelen ve görünür olmaktan haz alınan gönüllü gözetime evrilmiştir. Görünür olmayı, eğlence ve haz arayışının odak noktasına yerleştiren postmodernizm ise gözetim olgusunda yaşanan söz konusu değişimleri kolaylaştırmaktadır” (Ege Üniversitesi İletişim  Fakültesi BiTiRiM okmeydan, 2017, s. 47).

Önerilen Yazı
Neden Gözetim Toplumu?

SONUÇ

Görünmeden görebilen iktidarın ortaya çıkardığı belirsizlik hissi gözetilenleri isteme entegre olmaya mecbur bırakmıştır. Her an gözetildiği hissiyle yaşayan insanlar eylemlerini belirsizlik içinde sergilemeye başlamışlardır. İlk başlarda gözetim bireylerin sadece bedenlerini kontrol altına alan bir mekanizma iken zamanla bu sistem düşüncelerin dahi gözetildiği bir sisteme dönüşmüştür. Özellikle George Orwell büyük birader metaforu ile anlattığı bir iktidar biçimlenmesinde düşüncelerin, duyguların bir iktidar tarafından denetim altına alınması sürecini bizlere aktarmıştır. Sonuç olarak beden her şeyde olduğu gibi gözetimin de merkezine yerleştirilmiştir. Böylece iktidarların hegemonya için kullandıkları bir araç niteliğine bürünmüştür. Zamanla insanlar gözetmeye ve gözetilmeye alışmıştır. Gözetim modern insanlar için sıradan bir şeye dönüşmüştür. Öyle ki bazı insanlar gözetilmekten haz almaya bu durumu hayatın bir parçası olarak algılamaya başlamışlardır. Gözetim bedeni kullanarak ete kemiğe bürünmüş ve bir o kadar da şeffaflaşmıştır.

KAYNAKÇA

  • Bozalp, M. (2018, Mart). Gözetim Toplumundaki Yapısal Değişim ve Dönüşümler. AMME İDARESİ DERGİSİ, 51(1), 27-70.
  • Dolgun, U. (2008). Şeffaf Hapishane Yahut Gözetim Toplumu. Ankara: Ötüken.
  • Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi & BiTiRiM Okmeydan, S. (2017). Transformat on of Surveillance Society in Postmodern Culture: From „Panopticon‟ to „Synopticon‟ and „Omniopticon‟. AJIT-e Online Academic Journal of Information Technology, 8(30), 45-69. https://doi.org/10.5824/1309-1581.2017.5.003.x
  • Ergün, O. (2018, Aralık). Jeopolitik Kontrolden, Biyopolitik Kontrole. BitlisÜniversitesi, Akademik İzdüşüm Dergisi, 3(4), 32-57.
  • EşiTti, Ş. (2013). GÖZETİM TOPLUMUNDA SİNOPTİKON VE SOSYAL MEDYA. 343.
  • Foucault, M. (2015). Hapishanenin Doğuşu. Hapishanenin Doğuşu (Mehmet Ali KILIÇBAY, Çev.) Ankara: İmge yayınevi.
  • Habermas, J. (2003). Kamusallığın Yapısal Dönüşümü. T. Bora ve M. Sancar (çev.). İstanbul: İletişim
  • Ismayılov, E., Sunal, G. (2012, Aralık). Gözetlenen ve Gözetleyen Bir Toplumda, Beden ve Mahremiyet İlişkisi: Facebook Örneği. Akdeniz Üniversitesi , İletişim Fakültesi Dergisi(18), 21-41.
  • Lyon, D. (20013). Gözetim Çalışmaları. İstanbul: Kalkedon. TOURAINE, A. (2002). Modernliğin Eleştirisi (Hülya TUFAN, Çev.) 4. Baskı. Yapı Kredi Yayınları
  • Tümurtürkan, M. (2010). GÜNDELĠK HAYATIN GÖZETİMİ: “PANOPTİKON TOPLUMU”. 19. (Yıldırım, t.y.)
    Yıldırım, G. (t.y.). GÖZETĠM TOPLUMUNDA SİNOPTİKON ARACI OLARAK TELEVİZYON: TARTIŞMA PROGRAMLARININ SÖYLEM ANALİZİ. 93.
  • Zygmunt, B., David, L. (2016). Akışkan Gözetim. İstanbul: Ayrıntı
Önerilen Yazı
Akışkan Gözetim: Kartal Göz Filminin Analizi
Yorum Yap

Yazar Hakkında

Merhaba ben Nurgül, Karabük Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans öğrencisiyim. Edindiğim bilgi birikimi doğrultusunda yaptığım çalışmalarımı sizinle paylaşmak adına buradayım. iletişim için mail adresim: Nurgul.tombul52@gmail.com

Yorum yap