Sosyal bilimlerde ele alınması gereken önemli konulardan biri, “Yumuşak Güç (Soft Power)” kavramıdır. Tarih boyunca “güç” kavramı, devletlerin askeri ve ekonomi gibi unsurlara dayanan ve kaba kuvvet kullanımını ifade eden, “Sert Güç (Hard Power)” çerçevesinde ele alınmıştır. Her ne kadar gücün yalnızca kaba kuvvet ile olmadığını, ikna ve gönüllü rızanın askeri güçten daha etkili olabileceğini dolaylı olarak ifade eden düşünürler olsa da, bu anlayış kavramsal çerçeveye oturtulmamıştı. Yumuşak güç kavramı; Joseph S. Nye tarafından, Foreign Policy dergisinin 1990 Güz sayısında yayınlanan “Soft Power” başlıklı makalesinde, sert güce alternatif bir yaklaşım olarak ortaya konulmuştur. Bununla beraber Nye, tarihten örnekler vererek aslında kavramı ilk ortaya atan kişi olmadığını da yer yer vurgulamıştır. Yumuşak güç kavramı, devletlerin gücünü yalnızca sert güç unsurlarıyla değil, aynı zamanda yumuşak güç unsurlarıyla da ortaya koyduklarını ifade etmektedir. Nye’ye göre, sert güç tek başına bir güç kaynağı değildir; evet, uluslararası ilişkileri belirleyen bir unsurdur, fakat küresel güce sahip olan devletler yumuşak güce de sahiptir. Bu bağlamda, uluslararası ilişkilerde yumuşak gücün de oldukça belirleyici bir unsur olduğu ifade edilebilir. Peki “Yumuşak Güç” nedir?
Yumuşak güç, devletlerin zorlayıcı yöntemler yerine; kültür, diplomasi ve değerler üzerinden çekicilik yaratarak, etki kurmasıdır. Nye yumuşak gücü, ikna ve çekim temelli bir yaklaşım ile başkalarının tercihlerini şekillendirme becerisine dayandırmaktadır. Ancak bu gücün yalnızca ikna ile gerçekleşmediğini belirtmek gerekir. Yumuşak güç, aslında gücü elinde bulunduran devletlerin, kendi istedikleri düşünce yöntemlerini kültür, diplomasi ve değerler üzerinden; diğer aktörlere ve halklarına açık bir şekilde ya da meşru ve çekici yollarla benimsetmesi ve bu doğrultuda benzer şekilde düşünmelerini sağlaması sürecini ifade etmektedir. Yani Nye’nin meşhur ifadesiyle “Yumuşak güç, başkalarının senin istediğini istemesini sağlamaktır.”. Devletlerin yumuşak gücü etkin bir şekilde kullanması uluslararası alanda askeri ya da ekonomik baskıya gerek duymadan kültür ve değerler üzerinden küresel ölçekte etki alanı oluşturmasını sağlamaktadır. Peki bahsi geçen yumuşak gücün unsurları nelerdir, devletler yumuşak gücü nasıl uygularlar?
Başlıklar
- Yumuşak Güç Kaynakları Nelerdir?
- 1.Kültür:
- 2.Siyasi Değerler:
- 3.Dış Politikalar:
- Yumuşak Güç Unsurları Nelerdir?
- 1.Kamu Diplomasisi:
- 2.Medya:
- 3.Eğitim:
- 4.Dini Kurumlar:
- 5.Spor:
- 6.Markalar:
- Türkiye’nin Yumuşak Güç Unsurları
- Dış Politikada Yumuşak Güç Nedir?
- Popüler Kültür Yumuşak Gücü Nasıl Etkiler?
- Yumuşak Güç ile İlgili Kitap ve Makale Önerileri
Yumuşak Güç Kaynakları Nelerdir?
Joseph Nye, bir ülkenin yumuşak gücünü şu üç başlıca kaynağa dayandırır:
- Kültürü
- Siyasi Değerleri
- Dış Politikaları
1.Kültür:
Nye’ye göre kültür; bir toplum için anlam yaratan değerler ve uygulamalar bütünüdür. Genel itibarıyla, seçkinlere hitap eden edebiyat, sanat ve eğitim gibi üst kültür ile kitlesel eğlenceye dayalı popüler kültür olarak ikiye ayrılır. Dolayısıyla kültür, toplumun değerleri, görüşleri ve ortak normları üzerinden şekillendiğinden bu alana nüfuz etmek, o toplumda köklü değişimlere neden olabilmektedir. Yumuşak güç tam da bu noktada ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle kültürün en etkili yumuşak güç aracı olduğu söylenebilir. Seçkinlere hitap eden yüksek kültürde, STK’lar, hükümetler ve uluslararası örgütler araç olarak kullanılır; hedef kitle ise başka devletler ve halklarıdır. Popüler kültürde ise medya, sanat, spor ve piyasa araçları kullanılmaktadır. Hedef kitlesi ise başka halklardır.
Nye’ye göre, bir ülkenin kültürü evrensel değerleri içerdiğinde ve farklı toplumlar tarafından çekici bulunduğu ölçüde yumuşak güç üretebilir. Aynı zamanda bir devletin politikalarının ortak değerleri ve çıkarları desteklemesi, o ülkenin uluslararası alanda daha kolay kabul görmesini sağlar. Bununla birlikte Nye, dar kapsamlı ve yalnızca belirli toplumlara hitap eden kültürel yapıların yumuşak güç üretme ihtimalinin düşük olduğunu savunmaktadır. Yani bir ülkenin kültürünün başkaları için çekici hale gelmesini yumuşak gücün temel unsurlarından biri olarak değerlendirmektedir.
2.Siyasi Değerler:
Bir devletin siyasi değerleri, o ülkenin yumuşak gücünü etkileyen kaynaklardandır. Devletler, iç politikalarında demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü hukukun üstünlüğü gibi siyasi değerler konusunda ne kadar uygulayıcı bir pozisyonda olup güveni tesis ederse, o kadar çekiciliğini artırır ve yumuşak gücünü sağlar. Bu bağlamda bir devletin siyasi değerleri ile iç politikasında uyguladığı faaliyetler arasında ne kadar uyumsuzluk varsa, uluslararası alanda güvenini o kadar sarsmaktadır. Nye’ye göre siyasi değerler, başkaları tarafından örnek alınabilir ve meşru görülebilir olduğu takdirde yumuşak güç işlevi kazanır. Aksi takdirde bu değerler, normatif bir söylemden öteye geçemez. Dolayısıyla siyasi değerler, gönüllü rıza ve çekicilik üretme potansiyeline sahip olduklarında yumuşak gücün etkili bir unsuru haline gelmektedir.
3.Dış Politikalar:
Bir devletin dış politikaları, o ülkenin yumuşak gücünü artırabilir ya da azaltabilir. Bir devlet, diğer aktörlere ve halklara davranış şekliyle hafızalarda yer edinir. Nye, makalesinde hem dönemin hem de ABD tarihindeki yönetimler üzerinden örnekler vererek bu durumu açıklamıştır. Bir ülkenin dış politikadaki yumuşak gücü, uluslararası alanda meşru, ahlaki ve güvenilir olarak algılanmasına bağlanabilir. Bunun beraberinde dış politika, baskı ve zorlamaya dayandığında sert güce dönüşebilirken; ikna, örnek olma ve gönüllü rıza ürettiği takdirde yumuşak gücü sağlayabilmektedir. Dolayısıyla bir devlet yumuşak gücünü artırmayı hedefliyorsa, insani diplomasi, arabuluculuk, karşılıklı saygı ve çok yönlü diplomatik faaliyetlerle bunu sağlayabilir.
Yumuşak Güç Unsurları Nelerdir?
Devletler, yumuşak güç kaynaklarını farklı alanlarda etkili olan aşağıdaki unsurlar aracılığıyla kullanarak uluslararası alanda etki ve çekicilik sağlamaktadır.
- Kamu Diplomasisi
- Medya
- Eğitim
- Dini Kurumlar
- Sanat ve Spor
- Markalar
1.Kamu Diplomasisi:
Kamu diplomasisi, geleneksel diplomasiden farklı olarak devletlerin dış politika amaçlarını toplumlararası ilişkiler üzerinden gerçekleştirmek amacıyla faaliyetler yürüten bir diplomasi türüdür. Kamu diplomasisinin uygulama alanı olarak ise kültürel diplomasi ortaya çıkmaktadır. Kamu diplomasisinde STK’lar önemli bir rol oynarken, devletler de toplumların algı ve tutumlarını şekillendirmeye yönelik faaliyetlerde bulunabilir. Dolayısıyla kamu diplomasisinde, yumuşak güç doğrultusunda toplumsal rıza ve hayranlık oluşturma amaçlanır. Devletler bunu kültürel diplomasi yoluyla yani; kültürel konferanslar, film ve sanat festivalleri, sanatsal faaliyetler, dil ve kültür merkezleri, gençlik ve öğrenci programları üzerinden uygulamaktadır. Bu nedenle devletler kamu diplomasisine oldukça önem vermektedir. Türkiye’de de bu alanda yürütülen birçok faaliyet ve kurumlar bulunmaktadır. Bu konudaki detaylar, “Türkiye’nin Yumuşak Güç Unsurları Nelerdir?” adlı diğer başlıkta ele alınacaktır.
2.Medya:
Günümüzde hiç olmadığı kadar etkin kullanılan medya, en kuvvetli yumuşak güç unsurlarından birisidir. Özellikle sosyal medya, dijital platformlar, haber ağları, yayınlanan içerikler aracılığıyla devletler ve devlet dışı aktörler uluslararası alanda, algıları şekillendirebilmekte ve gündem oluşturabilmektedir. Dijitalleşmeyle birlikte hız ve anlık etkileşimler medyanın çekicilik ve etki gücünü artırmaktadır. Bu nedenle medya yalnızca bilgi sağlayan değil, değerleri, algıları ve kültürü doğrudan etkileyen bir araçtır. Medyada etkili olan bir ülke siyasi arenayı da büyük oranda ele geçirir.
3.Eğitim:
Eğitim ve akademik kurumlar, yumuşak gücün sağlanabilmesinde en etkin unsurlardandır. Prestijli üniversiteler, araştırma kurumları ve uluslararası eğitim fırsatları gibi eğitim alanları yumuşak gücün sağlanabilmesi açısından oldukça önemlidir. Örneğin bireyler, uzun yıllar eğitim gördüğü kurumun bulunduğu ev sahibi ülkeyle bağlar kurarlar. Kurulan entelektüel ve duygusal bağlar sayesinde bireyler, genellikle o ülkenin bilimsel ve değer temelli ağlarıyla uyumlu hale gelirler.
4.Dini Kurumlar:
Tarih boyunca din, en etkili yumuşak güçlerden biri olmuştur. Özellikle küresel dini ağlar, toplumu etkilemede oldukça başarılıdır. Çünkü bu ağlar, geniş kültürel ve ahlaki etki sağlama kapasitelerine sahiptir. Dolayısıyla devletler bu dini ağları, özellikle küresel olanları, yumuşak güç unsuru olarak kullanabilmektedirler.
5.Spor:
Sportif faaliyetler; özellikle küresel ölçekte düzenlenen olimpiyatlar, yarışmalar, Dünya Kupası, Kıta Şampiyonaları gibi faaliyetler, etkili yumuşak güç unsurlarındandır. Bu faaliyetlerin düzenlendiği ev sahibi ülkeler, kendi kültürlerini ve değerlerini de tanıtma fırsatı yakalamaktadırlar. Bu nedenle sportif faaliyetler de yumuşak güce hizmet eden araçlardandır.
6.Markalar:
Markalar dünyaya kalite ve güven imajı çizerek, popülarite oluşturmada ve diğer toplumları etkilemede oldukça başarılıdır. Özellikle küresel ölçekte adını duyurmuş ünlü markalar, kriz zamanlarında sağladığı duruşla ve bulundukları desteklerle, yumuşak güce hizmet etme özelliği taşımaktadır.
Yumuşak güç unsurları genel olarak bu şekilde incelenebilir. Peki ülkemizde hangi yumuşak güç unsurları kullanılmaktadır? Diğer başlıkta bu unsurlar ele alınacaktır.
Türkiye’nin Yumuşak Güç Unsurları
Türkiye, özellikle kamu diplomasisi faaliyetleriyle yumuşak gücünü artırmıştır. Türkiye’nin yabancı toplumlardaki ülke markasını güçlendirmek ve algısını şekillendirmek amacıyla; üniversiteler, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı, YTB (Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı), Diyanet İşleri Başkanlığı, AFAD, Kızılay gibi kamu kurumlarında oldukça yoğun faaliyetler yürütmektedir.
Üniversiteler, Maarif Vakfı, YTB gibi kurumlar sayesinde Türkiye’de eğitim alan uluslararası öğrenciler ve mezunlar, uzun vadede Türkiye ile kendi ülkeleri arasında kültürel ve akademik bağların kurulmasında doğal birer yumuşak güç aracına dönüşmektedir. Bununla birlikte insani diplomasi alanında ise AFAD, Kızılay, Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla faaliyet göstermektedir. Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ise Türkçe’nin öğretilmesi ve kültürel faaliyetleri aracılığıyla ön plana çıkmaktadır. Diğer yandan YTB (Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı) ise diaspora programları ve kültürel etkileşim projeleriyle, Türkiye ile yabancı toplumlar arasında toplumsal bağların güçlendirilmesine katkı sunmaktadır. TİKA (Türk İş Birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) ise kalkınma, altyapı ve restorasyon projeleri yoluyla Türkiye’nin görünürlüğünü ve etkisini artıran temel yumuşak güç unsurlarından biridir.
Kültürel diplomasi kapsamında bu kurumlar aracılığıyla yürütülen faaliyetlerin dışında Türkiye, medyayı da etkin kullanmaktadır. Türk dizileri, popüler kültür araçları, global haber kanalları (TRT World), Türk kültürünü tanıtan kanallar (TRT Avaz) gibi birçok medya unsurunu kullanmaktadır. Aynı zamanda, Türk Devletleri Teşkilatı’nın Ankara merkezi olan TÜRKSOY da kültürel diplomasi açısından Türkiye ile birlikte diğer Türk devletlerinin tanıtımında ve dünya kamuoyunun etkilenmesinde etkin faaliyet gösteren kurumlardandır. Kuruluş amacı itibarıyla Türk dili konuşan ülkeler arasında kültürel iş birliğini geliştirmek, ortak kültürel mirası tanıtmak ve bunu uluslararası kamuoyuna taşımak üzere faaliyet yürütmektedir.
Dış Politikada Yumuşak Güç Nedir?
Devletler, istediklerini sağlamak amacıyla, çıkarları doğrultusunda sert güç ya da yumuşak güç yoluna başvurmaktadırlar. Sert güç, devletler için kısa vadede sonuçlar getirse de; daha kalıcı ve etkili bir yöntem olarak yumuşak güç, devletler açısından daha etkili bir yöntem olabilmektedir. Bunun nedeni, yumuşak gücün diğer aktörler üzerinde çekicilik ve cezbedicilik yoluyla meşruiyet algısını ve gönüllü rızayı üretmektir. Elbette ki bu durum diğer devletlerin ve alıcı toplumların rızasına dayalı bir süreçtir. Ancak başarılı olunduğunda, kalıcı ve oldukça etkili bir yöntemdir.
Yumuşak gücün temel kaynakları olan kültür ve tarih, toplumsal ve siyasal değerler, iç ve dış politika pratikleri, kurumsal yapı, ekonomik gelişmişlik ile bilim, sanat ve edebiyattaki ilerlemeler; devletlerin bu kaynaklar aracılığıyla, küresel veya bölgesel ölçekte çekicilik yaratan söylemler geliştirebilmesine, normlar üretebilmesine ve bu normları yayabilmesine olanak tanımaktadır. Bununla birlikte tanınmış kişiler, kahramanlar ve popüler figürler üzerinden verilen mesajlar da yumuşak gücün etkisini artıran unsurlar arasındadır.
Yumuşak gücün başarısı, mesajın kaynağına, içeriğine ve hedef kitlenin ilgi alanlarına bağlıdır. Bu nedenle her yumuşak güç unsuru her ülke için aynı etkiyi yaratmayabilir. Devletler, etkilemek istedikleri ülkelerin beklenti ve hassasiyetlerini dikkate alarak kendilerine özgü yumuşak güç stratejileri geliştirmektedir. Bu stratejiler arasında olumlu ve meşru bir ulusal imaj çizmek, rakip aktörlerinin imajını zayıflatmak, evrensel kabul gören normları ve değerleri yaymak öne çıkmaktadır. Dış politikada yumuşak güç bu şekilde uygulanmaktadır.
Popüler Kültür Yumuşak Gücü Nasıl Etkiler?
Kültür, yumuşak gücün en etkili ve hatta birincil kaynakları arasında yer almaktadır. Bir ülkenin kültürel unsurları aracılığıyla hedef toplumlar üzerinde istenilen etkiyi oluşturması ve algıyı şekillendirmesi, uzun vadede oldukça kalıcı sonuçlar doğurabilmektedir. Bu noktada popüler kültür, geniş kitlelere hitap etme kapasitesi sayesinde yumuşak gücün en işlevsel araçlarından biri haline gelmektedir. Özellikle dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde devletler, sosyal medya platformları üzerinden popüler kültür üretebilmekte ve bu süreçte dolaylı biçimde yumuşak güç faaliyetleri yürütebilmektedir.
Sosyal medya içerikleri aracılığıyla yeni kültürler oluşturulabilmekte, özellikle influencer’lar ve markalar üzerinden farklı alanlarda görünürlük sağlanmakta ve istenilen algılar kolay bir biçimde inşa edilebilmektedir. Sosyal medya ağları üzerinden bu süreçler kimi zaman bilinçli ve stratejik biçimde uygulanırken, kimi zaman da kendiliğinden oluşan popüler kültür pratikleriyle ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle popüler kültür unsurları, devletler tarafından doğru ve stratejik şekilde kullanıldığında, etkili ve sürdürülebilir bir yumuşak güç aracına dönüşebilmektedir.
Diğer yandan popüler kültürü yumuşak güç unsuru olarak etkili bir biçimde kullanan ülkeler üzerinden örnek verilecek olursa; ABD’nin Hollywood sineması aracılığıyla Amerikan yaşam tarzı, değerleri ve söylemlerini küresel ölçekte yayarak dünya kamuoyunda kültürel bir çekicilik oluşturmaktadır. Diğer yandan Japonya’nın anime kültürü üzerinden özellikle genç kuşaklara nüfuz etmesi, Güney Kore’nin K-pop müziği ve dizileri aracılığıyla, küresel ölçekte görünürlük kazanması ve kendi kültürlerini dünya çapında yaygınlaştırmalarına ve bu ülkeleri, yumuşak gücün en etkili kullanılan ülkeleri haline gelmelerini sağlamıştır. Aynı şekilde Latin Amerika dizileri, İngiliz müzik endüstrisi ve Avrupa sineması da popüler kültürün yumuşak güç üretme kapasitesine örnek olarak gösterilebilir.
Dolayısıyla popüler kültür, devletlerin dış politika hedeflerini destekleyen, algı oluşturan ve uzun vadede toplumsal algıları şekillendiren etkili bir yumuşak güç aracı olarak değerlendirilebilir.
Yumuşak Güç ile İlgili Kitap ve Makale Önerileri
Yumuşak güç ile ilgili birçok önemli kitap ve makale bulunmaktadır. Bu yazıda da en çok referans alınan ve “Yumuşak Güç (Soft Power)” kavramını ortaya atan Joseph S. Nye’nin “Soft Power” kitabı öncelikli öneriler arasındadır. Bununla birlikte aşağıda birkaç önemli kitap ve makale önerisi bulunmaktadır:
- Joseph S. Nye: Soft Power
- Joseph S. Nye: The Future Of Power
- Jan Melissen (Ed.) – The New Public Diplomacy: Soft Power in International Relations
- Geun Lee, “A Theory of Soft Power and Korea’s Soft Power Strategy”, Korean Journal of Defense Analysis, 2009.
- C. İletişim Başkanlığı Yayınları: Türkiye’nin Yumuşak Güç Enstrümanı Olarak Kültürel Diplomasi ve İletişim
- C. İletişim Başkanlığı Yayınları: Kamu Diplomasisi Nedir?
- C. İletişim Başkanlığı: Türkiye Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi 2024-2029
- Recep Şehitoğlu- Kamu Diplomasisi ve Uygulama Alanları
S.S.S
Yumuşak güç, çoğu zaman doğrudan fark edilmeden işlediği için etkisi uzun vadede daha derin olabilmektedir. Kültürel değerler ve normlar üzerinden şekillenen bu etki, toplumların düşünme biçimlerini dönüştürerek kalıcı sonuçlar doğurabilir. Bu yönüyle yumuşak güç, görünür çatışmalardan farklı ama etkili bir güç alanı yaratabilmektedir.
Yumuşak güç, devletlerin kültür, diplomasi ve değerler aracılığıyla çekicilik yaratarak diğer devletler ve toplumlar üzerinde etki kurmasını ifade eder. Bu etki, zorlayıcı yöntemlere başvurulmadan, gönüllü kabule dayalı olarak gerçekleşir. Sert güç ise devletlerin askeri müdahaleler veya ekonomik yaptırımlar gibi baskı araçlarıyla kullandığı güç türüdür. Sert güç, zorlamaya dayalı bir etki yaratırken; yumuşak güç, cazip kılma ve meşruiyet üretme yoluyla devletlerin çıkarlarını gerçekleştirmesini sağlar. Aynı zamanda Nye; devletlerin gerektiğinde sert güç, gerektiğinde ise yumuşak güç kullanımını ifade eden, akıllı güç (smart power) kavramını da ortaya koymuştur.
Yumuşak güç kavramı; Joseph Nye tarafından, Foreign Policy dergisinin 1990 Güz sayısında yayınlanan “Soft Power” başlıklı makalesinde, sert güce alternatif bir yaklaşım olarak ortaya konulmuştur.
Evet. Sert gücün meşruiyetten uzak, orantısız ve tek taraflı biçimde kullanılması, bir ülkenin uluslararası alandaki algısını olumsuz etkileyerek yumuşak gücünü zayıflatabilir.
ABD ve Avrupa genellikle yumuşak gücün en kuvvetli olduğu bölgeler olmuştur. 2025 Şubat ayında Londra’da Brand Finance tarafından düzenlenen 6. Küresel Yumuşak Güç Zirvesinde yapılan açıklamalara göre 2025 Küresel Yumuşak Güç Endeksi’nde ilk 10 ülke ABD, Çin, Birleşik Krallık, Japonya, Almanya, Fransa, Kanada, İsviçre, İtalya ve BAE ‘dir. Bu ülkeler yumuşak gücü çok iyi bir biçime kullanarak küresel algıyı şekillendirmekte; kültür, medya ve diplomasi araçları aracılığıyla kendi değer ve çıkarlarını uluslararası sistemde daha meşru ve kabul edilebilir hale getirmektedir.
KAYNAKÇA
- Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı. (2022). Türkiye’nin yumuşak güç enstrümanı olarak kültürel diplomasi ve iletişim. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Yayınları.
- Göksu, O. (2023). 21. Yüzyılda Türkiye’nin Kamu Diplomasisi ve Yumuşak Gücü: Yapısı, Araçları ve Mesajları. Erciyes İletişim Dergisi, 10(2), 845-870. https://doi.org/10.17680/erciyesiletisim.1273435
- Nye, J. S., Jr. (2021). Yumuşak güç: Dünya Siyasetinde Başarının Araçları (R. İnan-Aydın, Çev.). Serbest Kitaplar.
- Öz, M. (2026). Türkiye’nin “gönül coğrafyasında” yumuşak güç politikası. Evliya Çelebi Siyasal Bilimler Dergisi, 5, 77–87.
- Özel, C. (2018). Yumuşak güce bütünsel bakış. Güvenlik Bilimleri Dergisi, 7(1), 1–27.
- Sancak, K. (2016). Yumuşak güç kaynağı olarak kültür ve Türkiye’nin yumuşak gücünde kültür faktörü. Balkan and Near Eastern Journal of Social Sciences (Balkan ve Yakın Doğu Sosyal Bilimler Dergisi), 2(4), 16–26.
- Sarıkaya, M. (2019, 13 Mart). Yumuşak güç (soft power) nedir? (Tanımı ve unsurları). Medium. https://mstfsarky.medium.com/yumu%C5%9Fak-g%C3%BC%C3%A7-soft-power-nedir-tan%C4%B1m%C4%B1-ve-unsurlar%C4%B1-460fa0b25812
- Tauscher, S. (2025). Uluslararası ilişkilerde toplumsal hafıza ve yumuşak güç: Türkiye’nin kamu diplomasisi mimarisinde TİKA ve YTB’nin stratejik rolü. Avrasya Etüdleri, 31(64).
- Ünalmış, A. N. (2019). Yumuşak gücün tesis edilmesinde kültürel diplomasinin önemi ve bir uygulayıcı olarak Yunus Emre Enstitüsü. bilig – Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi, (91), 137–159.
- Yatağan, A. G. (2018). Sert güç unsurlarının yumuşak güç aracı olarak etkileri. Kara Harp Okulu Bilim Dergisi (Science Journal of Turkish Military Academy), 28(2), 69–94.
- https://jpolitic.com/what-is-soft-power/
- https://placebrandobserver.com/global-soft-power-ranking-2025-results-summit-insights/



