Dezavantajlı Grup Nedir? Dezavantajlı Gruplar ve Özellikleri

Dezavantajlı Grup Nedir? Dezavantajlı Gruplar ve Özellikleri
0

Dezavantajlı grup kavramı en temel insani haklara erişmede fizyolojik, psikolojik, ekonomik, siyasi, etnik, mezhepsel vb. nedenlere bağlı olarak diğer insanlara göre daha az imkana veya olumsuz koşullara sahip insanlar için kullanılan bir tanımlamadır. Toplumlardaki ahlaki çözülmelere, artan şiddet olaylarına, ekonomik durumun kötüleşmesine veya ırkçılığın artması gibi olaylara bağlı olarak hem bu grupların sayısı hem grup üyelerinin sayısı artış gösterir.

Dezavantajlı Gruplar Kimlerdir?

 Devlet denetiminde ve organizasyonuyla özel olarak korunması gereken, toplumsal desteğe ve hizmete ihtiyaç duyan dezavantajlı gruplara bedensel ve zihinsel engelliler, göçmenler, çocuklar, gençler, yaşlılar, kadınlar, yoksullar ve yaşadıkları toplumun hakim dil ve ırksal özelliklerine göre azınlık grup içerisinde kalan insanlar örnek olarak gösterilebilir.

Dezavantajlı Grupların Özellikleri Nelerdir?

• Sağlık, barınma, eğitim gibi temel insani ihtiyaçlara ulaşmada zorluk çekerler.

• Toplum içerisinde sosyal ve ekonomik hayata katılımları sınırlı veya hiç yoktur.

• Yaşayabilmek için başkalarının yardımına ihtiyaç duyarlar.

• Doğuştan gelen özelliklere bağlı olduğu gibi yaşanılan toplumun kültürel özellikleri nedeniyle oluşan durumlara da bağlı olabilir.

• Toplumların yaklaşık %10’u dezavantajlı gruplardan oluşmaktadır.

• Her devletin kendi imkanlarına ve özelliklerine bağlı olarak dezavantajlı gruplara yönelik uygulama ve politikaları farklılık gösterir.

• Bir dezavantajlılık durumuna neden olan koşullar gerekli önlemler alınmaz ve bu durum düzeltilmezse başka bir dezavantajlılık durumu meydana gelebilir. Bu yüzden genelde dezavantajlar iç içedir. Örneğin, yoksulluk işsizliğe, işsizlik eğitime neden olur.

Dezavantajlı Grupların Yaşadığı Sorunlar Nelerdir?

• Dezavantajlı gruplar çeşitli imkan kısıtlılıkları nedeniyle toplumsal hayatta dışlanmışlık yaşarlar.

• Sosyal, ekonomik, kurumsal-kültürel ve ekonomik dışlanma nedeniyle topluma entegre olmakta zorlanırlar.

• Toplumsal dışlanma yaşayan dezavantajlı gruplar psikolojik problem yaşamaya daha yatkın hale gelirler.

• Yaşadıkları toplumda problemlerini çözecek kurumsal ve yapısal örgütlenme yetersizliği var ise dışlanma durumu kaçınılmaz olmaktadır.

• Gelir dağılımındaki adaletsizlik yoksulluğa neden olmaktadır, bu durum da dezavantajlı grupların ortaya çıkışındaki en önemli neden olarak görülmektedir.

Kadınlar Neden Dezavantajlı Gruptalar?

Geçmişten günümüze ataerkil toplum yapısının yaygın olması nedeniyle kadınların dezavantajlı durumda olması bütün toplumlarda görülen bir problemdir. Bu durum özellikle kurumsal ve kamusal alanlarda daha da belirginleşir. Bu problemler günümüzde kabul edilen insan haklarına aykırı geleneksel uygulamaların hala sürdürülmesi nedeniyle tam anlamıyla çözülememektedir. Ekonomik ve siyasal anlamda daha az gelişmiş toplumlar insan haklarını uygulamada yetersiz kaldıklarından dolayı dezavantajlı gruplar daha çok göz ardı edilmektedir. Bu dezavantajlı grupların önemli bir kısmını kadınlar oluşturur. Kadınların sosyal hayata katılımı bir toplumun kalkınması için önem arz etmektedir fakat kadınlar sosyal, ekonomik, kültürel veya siyasi hayata katılırken kalıp yargılar nedeniyle birçok problemle karşılaşmaktadır. Bu da toplumların demokratikleşmesi ve kalkınmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Ailevi ve toplumsal baskılar nedeniyle sağlık hizmetinden yararlanamayan bir çok kadın vardır. Aynı şekilde eğitim alması engellenen kız çocuklarının sayısı günümüzde hala oldukça yüksektir. Geleneksel bakış açısıyla kadınların annelik ve ev işlerinde birincil sorumlu olarak görülmesi günümüzde hala oldukça yaygındır ve bu durum kadınların iş gücüne katılımını zorlaştırmaktadır. Kadınların fiziksel gücü, önyargılı geleneksel kurallar, kültürel kodlar, eğitim eksikliği, ev içi sorumluluklar gibi nedenler kadının toplumda dezavantajlı konumda olmasına yol açmaktadır. Günümüzde çözümü basit olan bu problemler kadınların hakkı olan erkeklerle eşit ekonomik, siyasi, kurumsal imkanlara sahip olarak yaşamasının önündeki en büyük engellerdir. Modern ve kalkınmış ülkelere bakıldığında bu problemlerin çoğunun çözüldüğü görülmektedir. Bu duruma bakarak eğer bir toplum gelişmek istiyorsa kadınları dezavantajlı grup olarak tanımlamaya yol açan problemleri çözmek zorundadır denilebilir.

Eğitimde Dezavantajlı Gruplar Kimlerdir?

Dezavantajlı grupların en önemli problemlerinden biri eğitimdir. Engelli çocuklar, mülteci çocuklar, çocuk işçiler, parçalanmış aile çocukları, ihmale uğrayan çocuklar, kız çocukları sahip oldukları dezavantajlı durum nedeniyle eğitim ve öğretim hayatına katılımda zorluk çekmekte ve eğitimdeki dezavantajlı grupların en önemli kısmını oluşturmaktır. Bulundukları ortam veya ülkeden siyasi, ekonomik veya diğer toplumsal nedenlerle ayrılmak zorunda olan insanlar yeni yerleştikleri yerlerde kültürel, dinsel, etniksel ve dil gibi bir çok farklılıklarından dolayı sorunlar yaşamaktadır. Bu problemlerden en çok çocuklar etkilenmekte ve katıldıkları eğitim programlarında dezavantajlı duruma düşmektedir. Aynı şekilde sahip oldukları çeşitli engel durumlarından dolayı engelli çocuklar eğitim hayatına katılmakta zorluk çekmektedir. Boşanmış ebeveynler, ölüm, anne veya babanın evden ayrılması, çocuğun evden ayrılması gibi durumlar parçalanmış aile yapısını meydana getirir. Bu ailelerde büyüyen çocukların sahip oldukları dezavantajlar eğitim hayatına olumsuz yönde etki edebilmektedir. 18 yaşın altında, aile bütçesine katkı sağlamak, mevsimlik işçi olan ailelerine yardım etmek için veya başka kişisel nedenlerden ötürü çalışmak zorunda olan çocuklar çocuk işçi olarak adlandırılır. Çocuk işçiler eğitim hayatından uzaklaşmakta bu da doğal olarak dezavantajlı bir durum olarak görülmektedir. Bir çocuğun sağlığını, psikolojik veya fiziksel herhangi bir durumunu olumsuz yönde etkileyen koşullar içinde bulunması ihmal edildiğini göstermektedir. Bu ihmaller çocuğun eğitim hayatında dezavantajlı duruma düşmesine neden olmaktadır. Eğitim sistemi dezavantajlı durumdaki bireylerin şartlarını düzeltecek yönde düzenlemelidir. Öğretmenler ve ebeveynler gerekli eğitimlerden geçirilmelidir.

Sosyal Politika Açısından Dezavantajlı Gruplar Kimlerdir?

İnsanlık tarihinde bireysel veya örgütlenerek ihtiyaç halindeki insanlara yardım etmek her zaman var olan bir olgudur. Sosyal dayanışma örnekleri bütün toplumlarda varlığına rastlanan bir gerçekliktir. Bu dayanışma durumunun sanayi devriminden sonra devlet eliyle yapılması sosyal politikaları oluşturmaktadır. Sanayi devriminden sonra köyden kente göçün artmasıyla birçok kültürel, siyasi, çevresel ve ekonomik sosyal sorun çıkmıştır. Bu sorunlar birçok dezavantajlı grup doğmasına ve sayılarının artmasına neden olmuştur. Devletler dezavantajlı grupların topluma entegre olması veya sorunun tamamen ortadan kalkması için sosyal politika uygulamalarını hayata geçirmek zorunda kalmıştır. Merkezi veya yerel yönetimler vasıtasıyla gerçekleştirilen sosyal politikalar, 1980’lerden sonra merkezden idarenin güç olacağı bakışıyla daha çok yerel yönetimler eliyle uygulanmaya başlanmıştır.

Sosyal politikaların ortaya çıkışı sanayi devrimiyle alakalı olduğu için ilk başta devletlerin ekonomi politikaları sosyal politikaları etkilemiştir. Bu durum sosyal devlet anlayışının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Sosyal devlet anlayışının etkili olması için bireylerin sosyal ve ekonomik hayatına müdahale gerekli görülmektedir. İnsan haklarına uygun olarak korunmaya ihtiyaç duyan her kesimi kapsaması gereken sosyal politikalar öncelik olarak yaşlılar, gençler, çocuklar, kadınlar, yoksullar, göçmenler ve diğer azınlık gruplarına yönelik uygulanmaktadır.

Dezavantajlı Grupların Toplumsal Yaşama Etkin Şekilde Katılımını Sağlamak İçin Diğer Bireylere Ne Gibi Görevler Düşmektedir?

Dezavantajlı grupların toplumsal yaşama etkin şekilde katılımı için devletin müdahalesi veya diğer kurumsal çözümler başlıca katkıyı sağlamaktadır. Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası veya ulus üstü yapılar da çalışmalarında sosyal politikalara oldukça önem vermektedir. Bireysel farkındalıksa bu yapıları dezavantajlı grupların problemlerini çözme konusunda daha etkin hale getirecek en önemli faktörlerden biridir. Örneğin, öğretmenlerin dezavantajlı durumdaki öğrencilerine yönelik farkındalığı onun problemini çözme konusundaki isteğini arttıracaktır. Dezavantajlı gruplara yönelik toplumsal farkındalık bireyleri ellerindeki imkanlara göre bu grupların problemlerini çözme konusunda teşvik etmektedir. Eğitim bireylerin farkındalığını arttırdığı gibi bu problemlere yönelik çözümlerin uygulanmasına da katkı sağlamaktadır. Görünürlükse farkındalığı arttıran en önemli etkenlerden bir tanesidir. Örneğin; Engelliler Haftası, Otizm Farkındalık Günü, Dünya Down Sendromlu Günü veya diğer dezavantajlı gruplara yönelik yapılan kamu spotları sayesinde son yıllarda bu gruplara yönelik farkındalık artmış ve bazı problemlerine daha hızlı çözüm bulmalarının yolu açılmıştır. Sendikalar, dernekler veya vakıflar aracılığıyla bireyler bir araya gelerek bu gruplara yönelik çözüm üretebilir.

Kaynakça:

  • Ceviker A, Mumcu H, Sekeroglu M, & Bayrak Metin (2018) Unicef’e Göre Türkiye’de Dezavantajlı Kabul Edilen Grupların Sportif Etkinliklerle Sosyal Uyumun Sağlanması
  • Kino H (2019) Kamu Hizmetlerinin Değişen Yüzü ve Seçilmiş Dezavantajlı Gruplar
  • Gurdogan Bayir O (2019) Dezavantajlı Gruptaki Çocuklarla Eğitim Süreci: Sınıf Öğretmeni Adaylarının Görüşleri
  • Arici E, Dezavantajlı Gruplara Yönelik Sosyal Politika Uygulamalarının Yerel Düzeyde Bir Örneği Olarak: Kütahya Belediyesi

Nagihan Akın’ın Diğer Yazısı: Sosyal Grup Nedir?

Yazar Hakkında

Sosyolojik konuları dijital ortamda daha görünür kılmak için bu platformda gönüllü yazarım.

Yorum yap