Düşman Film Analizi ”İdeal Benlik”

Düşman filmi üzerine sosyolojik analiz.

dusman filmi

Düşman (Enemy) Portekizli yazar José Saramago’nun Nobel Edebiyat Ödüllü romanı; “Kopyalanmış Adam” romanından esinlenmiştir. Filmi kısaca özetlersek; bir üniversitede tarih profesörü olan Adam, hayatı rutin bir şekilde sevgilisiyle vakit geçirmek ve okula gelip ders anlatmak olarak basit bir yaşam sürdürmektedir.  Adam, bir gün öğretmen olan bir arkadaşının tavsiyesi üzerine film izlemiştir. Bu filmde ise kendisine çok benzeyen birini görmüştür. Araştırmalar sonucu ismi Anthony olan kişiyle iletişime geçmeyi başarmıştır. Anthony ise oyunculuk daha doğrusu figüranlık mesleğini icra etmekte ve hamile eşiyle birlikte yaşamını sürdürmektedir. Adam, Anthony ile iletişime geçtiği vakit eşine, kendisinin çok benzediğini söylüyor ve bunun sonucunda eşi Helen onu görmeye üniversiteye gidiyor. Eşine çok benzediğini görüp eve gidince de bu durumu Anthony ile paylaşıyor. Anthony ise sonunda buluşmayı kabul ediyor. Bir süre sonra Anthony, Adam’ın sevgilisini takip etmeye başlıyor. Bunu bir çeşit saplantı haline getirerek Adam’ı eşiyle birlikte olmakla suçluyor bunun neticesinde Anthony, Adam’ın sevgilisinin yanında kalmasıyla bir rol değişikliği oluyor. Yani Adam, Helen’in yanında; Anthony ise Adam’ın sevgilisi olan Mary’nin yanında kalıyor. Gecenin sonunda ise Anthony ve Mary trafik kazasında hayatlarını kaybediyor. Adam ve Helen ise sürpriz bir sonla kalıyor, diyebiliriz.

Filmde Anthony, sosyal istenirlikten, normlardan ve toplumsal olgudan doğan ideal benlik yaratarak kafasında bir karakter oluşturmuştur. Durkheim, toplumsal olguyu söyle açıklar: “Biz toplumsal olguların tekil bilinçler üzerinde zorlayıcı bir etki icra edebilme özelliğiyle kendini gösteren yapma ve düşünme tarzlarından ibaret olduğunu söylemekteyiz.” (Durkheim,1994;26) Dolayısıyla Adam, Anthony’nin içselleştirdiği zihnindeki ideal benliktir. Yani asıl karakter, Anthony’dir. Filmin giriş sekansında önemli pasajından bahsedelim. “Kontrol, her şey kontrolde bitiyor. Her diktatörlükte bir takıntı vardır. Bu takıntı da kontroldür. Eski Roma’da insanlara ekmek ve eğlence sundular. Halkı eğlence ile meşgul ettiler ama diğer diktatörlükler ise fikirler ve bilgiyi kontrol altında tutmak için farklı stratejiler uyguladılar. Peki bunu nasıl yaparlar? Eğitimden kısarak, kültürü kısıtlayarak, bilgi edinmeyi yasaklayarak, bireysel söylemlerin olduğu her şeyi yasaklayarak. Şunu unutmamak çok önemli bu olay tarih boyunca kendini tekrar eden bir düzen biçimidir.” Bu duruma örnek olarak; Sokrates’in panayırlara gitmeyi reddedip düşünmek için boş zamana ve sessizliğin hakim olduğu yerleri tercih etmiş olduğunu söyleyebiliriz. Bu pasajda sözü geçen durum dolaylı yönden kadınların diktatörlüklerine dikkat çekilmek istenmiştir. Kadınların erkekler üzerinde kurduğu tahakkümü şöyle bağdaşlaştıralım. Eğlence olarak sex, kültür olarak sosyalleşme, olduğunu söyleyebiliriz. Söz konusu durumun örneklerini filmde görmekteyiz. Örneğin; Anthony’nin kafasında kadınlar tarafından inşa edilmiş olan Adam karakterinin sosyalleştiği ve yalnız kaldığı bir sahne filmde açık bir şekilde yoktur. Bunun sonucunda, Adam’ın mutsuzluğundan kaynaklanarak arkadaşı film önermiştir. Burada anlatılmak istenen ise Adam’ın kendine vakit ayırarak film izlemesini istemesidir. Adam’ı aşırı rutinleşmiş hayatında kendisine zaman ayırmaktadır. Dolayısıyla da arkadaş ilişkileri aynı oranda zayıflamıştır ki arkadaşı da yoktur. Bu duruma örnek olarak; günümüzde arkadaşlık ilişkilerini devam ettiren bir erkek bir duygusal birliktelik yaşamaya başladığında arkadaşlarıyla arasına mesafe koyduğunu, mesafenin giderek arttığını ve arkadaşlarına yeterince zaman ayırmadığını söyleyebiliriz. Bu durum filmdeki kadınların diktatörlüğünü kanıtlar vaziyettedir.

Filmde örümcek figürlerinin kullanılması metaforik açıdan kadınların “karadul örümceğiyle” özdeştirilmesidir. Yani bir tür egemenliği temsil etmektedir. Anthony’nin eşini aldattığını biliyoruz. Eşi de aldatıldığının bir süre sonra farkına varıyor. Adam ile Anthony’nin yer değiştirdiği sahneye gelelim. Anthony,  Adam’a “Sevgilinle yatacağım ancak hayatından böyle çıkarım.” demiştir. Yani son kez daha Anthony eşini aldatıp ideal forma bürünerek iç çatışmasını sona erdirmeyi amaçlamaktadır. Dolayısıyla eşinin yanına da Adam’ı göndermiştir. Sahnenin sonunda Anthony ile Mary kaza sonucu ölmüştür. Ölüm haberini Adam radyodan duymuştur.  Yani bu durumda metaforik açıdan Anthony kafasında sevgilisinden ayrıldığını söyleyebiliriz. Sonrasında otel odasının anahtarını bulan Anthony veya Adam alışkanlığını hatırlayıp devam ettirmek istemiştir. Bunun üzerine eşi daha fazla dayanamayarak örümcek figürü adı altında tabiri caizse yiyerek öldüreceğini söyleyebiliriz. “Her aşırılığın ardından her zaman sert tepki gelir.” (Platon, 1995;248)

Sonuç olarak; toplumun norm ve değerlerinden doğan ideal tipler vardır. Örneğin; ideal iş, ideal eş, gibi durumlardan bahsedebiliriz. Filmde de gördüğümüz gibi bir erkeğin nasıl olmasına dair kadınların önemli bir rol aldığını, kadınların erkekler üzerinde makro düzeyde görünmese de mikro düzeylere inildiğinde açık bir şekilde ortada olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla çevremizin istekleriyle evrilmiş benliklerin, bastırılmış duyguların, yanılsamalarıyla oluşan iç çatışmalarını göz önünde bulundurduğumuzda kolektif bir kaosun içinde var olunduğunun bir kanıtı vaziyetindedir. Ve bu filmde, bireylerin toplumsal olgulardan kaynaklı baskıdan arındığında yani ideal değil de asıl benliklerini seçtiklerinde ise bir tür metamorfoz gösterip çok farklı benliklere evrilebilindiğinin bir kanıtıdır.

KAYNAKÇA:

  • Émile Durkheim, Sosyolojik Metodun Kuralları, çev. Enver Aytekin, İstanbul, Sosyal Yayınlar, 1994, s. 26.
  • Devlet, (Çev., Selahattin Eyuboğlu – M.Ali Cinboz), İstanbul, Remzi Kitabevi,1995

Yorum Yap

Yazar Hakkında

U.Ü Sosyoloji bölümü öğrencisi.

Yorum yap