İbn Haldun: Batı Dışı Bir Sosyal Bilim İmkanı Kitap Değerlendirmesi

İbn Haldun: Batı Dışı Bir Sosyal Bilim İmkanı Kitap Değerlendirmesi
0

Sosyoloji, Sosyal Hizmet ve Kültürel Antropoloji gibi sosyal bilimlerin farklı alanlarında çalışmaları olan Kadir Canatan, bu kitabında İbn Haldun ve diğer klasik sosyologların sosyal bilim yaklaşımlarını karşılaştırmalı olarak analiz etmiştir.

Kitap, giriş dahil olmak üzere altı bölümden oluşmaktadır. Canatan (2019), giriş niteliğinde olan “Umranbilim Nedir ve Nasıl Doğmuştur?“ adlı bölümde bir disiplinin var olması için gerekenlerden bahseder. Bu gerekliliklerin ilki, disiplinin “kendine has“ bir isminin bulunmuş olmasıdır. Yazar, İbn Haldun’un eserine vermiş olduğu “İlm-i Umran“ ismindeki “umran“ kelimesinin anlamının “toplumsal yaşam“ ya da toplumsallığa karşılık geldiğinden bahseder.  Açıklanan bir diğer husus, İbn Haldun’un bedevi umrandan medeni umrana geçiş düşüncesidir.

“Sosyal Bilimler Metni Olarak Mukaddime: Bir Meta Anlatı“ adlı ilk bölümde, Mukaddime’nin içeriğinden ve eser ile ilgili yazılan çalışmalardan bahsedilir. İbn Haldun’un döneminde tarih ilminde yaşanmış sorunlar, Mukaddime’nin temel problemini oluşturmaktadır. İbn Haldun, tarih ilminin içinde yaşadığı sorunların sebeplerini açıklamıştır. Canatan’ın vurguladığı husus, tarihçilerin toplumsal yaşamın -umranın- tabiatını bilmemeleridir.

Yazar, İbn Haldun’un tarih bilimini yeniden tasarlarken “beyan bilimlerini burhan biliminin önermeleri” üstüne inşa etmesinin önemli bir adım olduğunu belirtmiştir. Cabiri’ye göre üç gelenek vardır. Bahsi geçen gelenekler, “beyan, burhan ve irfan” gelenekleridir. Canatan, bu kısımda gelenekleri örneklerle açıklamaktadır. Bölüm sonucunda, İbn Haldun’un tarih biliminde yaşanan krize çözüm ararken “umranbilimi” bulduğu anlaşılmaktadır.

İkinci bölümde batılı sosyologların ve İbn Haldun’un ontolojik görüşlerinden bahsedilmiştir. Yazarın detaylı olarak batılı ontolojik kuramlardan bahsetmesinin sebebi; İbn Haldun’un ontolojik görüşleriyle batılı sosyologların ontolojik düşüncelerini karşılaştırmaktır. İbn Haldun’un varlık anlayışına göre, “varlık bütüncül bir yapıdadır.“ Yazar, İbn Haldun’un varlığı kategorize eden batılı tarzdan farklı bir varlık anlayışına sahip olduğunu vurgulamaktadır.

bati disi bir sosyal bilim ibni haldun“İbn Haldun’un Sosyal Bilim Alanlarına İlişkin Temel Görüş ve Yaklaşımları“ adlı üçüncü bölümde, İbn Haldun’un sosyal bilimler üzerine düşünceleri açıklanmaktadır. İbn Haldun, tarih ve sosyoloji bilimlerinin disiplinlerarası bir yaklaşımla çalışılması gereken alanlar olduğundan bahseder. Coğrafya bilimini de umran ilminin temeli olarak görmektedir.

İbn Haldun’a göre coğrafya nasıl toplumların farklı olmasına sebep veriyorsa “geçim tarzları“da toplumları farklı kılan önemli bir faktördür. Buradan hareketle İbn Haldun’un ekonomi bilimine de değindiği anlaşılmaktadır. İbn Haldun’a göre, “devlet kurmak“ temel olarak toplumsal bir olgudur. Canatan, Mukaddime’ de bu konuya da yer verildiğinden ve siyaset sosyolojisi metni olarak okunulabileceğinden bahsetmektedir. Yazar, İbn Haldun’un sosyal bilim anlayışını üç özellikle özetlemiştir. İlk özellik “bütüncül“ düşünceye sahip oluşudur. İkinci özelliği, “deskriptif“ olmasıdır. Üçüncü özelliği ise olaylar arasında nedensellik ilişkisi kurmasıdır.

“Umranbilim ve Çağdaş Batılı Sosyoloji“ adlı dördüncü bölümde, “batılı sosyologlar“ ile İbn Haldun’un düşünceleri karşılaştırılmaktadır. Yapılan karşılaştırma sonucunda İbn Haldun’un sosyolojisinin “Comte, Durkheim ve Marx“ gibi pozitivist sosyologlara benzediği anlaşılmaktadır. İbn Haldun’u batılı sosyologlardan ayıran özellikler de bulunur. Batılı sosyologlar “ilerlemeci ve evrimci tarih felsefesini“ benimserlerken İbn Haldun “döngüsel tarih felsefesine” bağlıdır.

Beşinci ve son bölüm olan “Yeni İbn Haldunculuk“ adlı bölümde Canatan, ağırlıklı olarak günümüzde İbn Haldun hakkında yazılan çalışmalara değinmiştir. Yazar, klasik metinleri özgün ve verimli okumak için bazı okuma teknikleri önerir. Bu okumalardan ilki kavramsal okumadır. Kavramsal okumada incelenecek metindeki temel kavramlar ve kavramlar arasındaki bağlantılar ele alınır. Sosyolojik okumada ise incelenecek eserdeki düşüncelerin “toplumsal ve siyasal yapı” ile nasıl bir bağlantı içinde olduğu incelenir. Sosyolojik okuma ile benzer yönleri bulunan hermenötik okuma, metni bir bütün olarak ele alır. Diğer okuma biçimi ise “karşılaştırmalı” okumadır. Karşılaştırmalı okuma biçimine göre farklılıkların incelenmesi düşüncenin açıklanmasına yardımcı olmaktadır.

Canatan, görünenden daha fazlasını keşfetmenin “yapısalcı okumanın” amacı olduğundan ve İbn Haldun’un tarih düşüncesini yapısalcı okumanın temsil ettiğinden bahseder. Son okuma biçimi olarak da eleştirel okumaya değinilmiştir. Özellikle bu bölümde İbn Haldun ile ilgili araştırma yapanlara ithafen, çalışmaların “anlama” aşamasından “geliştirme” aşamasına geçmesi gerektiği aktarılır. Canatan, pragmatik ve eleştirel okumaların gerçekleşmesi için “eski“ eserlere “yeni” sorular sorulması gerektiğini söylemektedir.

Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse Canatan, İbn Haldun’un görüşlerini diğer sosyologların görüşleriyle karşılaştırmalı olarak ele almıştır. Mukaddime’nin temel problemi alıntılarla yorumlandığı için anlatım açıklayıcıdır. Sosyal bilimler ile ilgilenenlere fayda sağlayabilecek nitelikte olduğu düşünülmektedir.

KAYNAKÇA

Canatan, K. (2019). İbn Haldun: Batı Dışı Bir Sosyal Bilim İmkânı (1. Baskı). Pınar  Yayınları.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sosyoloji & İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi

Yazarın Profili

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir