sosyal-tabakalasma-genel

ÖZET

     Bu çalışmada toplumun hissedilen ama görünmeyen yüzünü biraz olsun aydınlatmaya çalışılmıştır. İlk çağlardan bu yana hep var olan ancak bazı dönemlerde kendisini oldukça hissettiren tabakalaşma günümüzde daha çok “sınıf” olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanların doğdukları yer, çalıştıkları iş, beğenileri, aile yapısı, arkadaş çevresi, boş zamanlarını değerlendirme, kullandığı dil ve daha birçok şey toplumdaki yerini gösterir. Bu çalışmada yapılmaya çalışılan toplumsal tabakalaşmaya dair bir giriş veyahut tabakalaşmanın nasıl bir seyir izlediğini ifade etmektir. Tabaka kavramının yaşadığı dönüşümler ve elde edilen kavramların açıklaması ile birlikte toplumsal tabakalaşmaya dair bir ışık oluşturma ve daha sonra yapılacak olan okumalara ön hazırlık ve temel kavramları bilme amaçlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Tabaka, sınıf, kölelik, kast, feodal

Toplumsal Tabakalaşmanın Serüveni

      Toplumsal ya da sosyal tabakalaşmaya her toplumda rastlamak mümkündür. Bu nedenle birçok ele alış ve değerlendirme bulunmaktadır. Öncelikle “tabaka” ve “tabakalaşma” kavramlarına bakmak konuyu daha anlaşılır kılacaktır. Hilmi Ziya Ülken (1969:279) “tabaka” kavramını “Monarşi (Tekbuyrukluluk) gibi siyasi toplumlarda mertebelenme aşağıdan yukarıya doğru bir dereceye kadar yükselme imkânı verdiği zaman doğan toplum derecelerinden her biri.” şeklinde ifade eder. Burada siyasi anlam üzerinden ele alınmış olsa da sadece siyasi bir anlamı yoktur, toplumun her alanında bir tabakalaşma ile karşılaşılır. Sunar (2018:2) ise “tabaka” kavramını “Sosyo-ekonomik veya sosyo-kültürel bakımdan benzer niteliklere sahip bireylerin oluşturduğu soyut grup.” olarak açıklayarak toplumsal boyutuna işaret etmiştir. Tabakalaşma kavramına bakıldığında ise Marshall (1999:710) kavramı “Sosyolojide tabakalaşma terimi genellikle yapılaşmış »toplumsal eşitsizlik araştırmaları; yani, insan grupları arasında, toplumsal süreçlerle ilişkilerin maksat dışı sonuçlarından kaynaklanan sistematik eşitsizlikleri inceleyen araştırmalar için kullanılmaktadır.” olarak açıklarken Sunar (2018:2) ise “Sosyolojide tabakalaşma kavramı hiyerarşik bir düzene ve toplum içerisinde güç ve refahın bölümlenmesine, bireylerin bu bölümlenmedeki konumlarına atıfta bulunur.” şeklinde ifade eder.

    Yapılan tanımlara bakıldığında genel olarak toplumdaki bir hiyerarşiden bahsedilmektedir. Toplumdaki bu tür tabakaların farklı olması “eşitsizlik” kavramını da beraberinde getirir ve birlikte yol alırlar. Eşitsizlik sadece ekonomik kaynaklı olmayıp din, dil, mezhep, ten rengi, meslek vb. farklılıklarda eşitsizliğe yol açmaktadır. Bu tür farklılıklarda tabakalaşma kavramı ile anlaşılır hale gelmektedir.

     Toplumsal tabakalaşmanın dört temel ilkesi bulunmaktadır: İlk olarak, toplumsal tabakalaşma bireysel farklılıkların basit bir yansıması değil toplumun bir özelliğidir; ikinci olarak, toplumsal tabakalaşma, kuşaklar arasında devam eder; üçüncüsü ise toplumsal tabakalaşma olgusu evrenseldir fakat toplumlar arasında değişebilir. Son olarak da toplumsal tabakalaşma sadece eşitsizlikleri değil inançları da ihtiva eder (Sunar, 2018:4). Bu dört ilkeden de anlaşılacağı üzere toplumlar arasında farklılıklar olmakla birlikte her toplumda bulunmaktadır ve sürekli gelecek kuşağa aktarılır. Tabakalaşma her toplumda vardır ancak her zaman aynı özelliği taşımaz. Tabaka arası geçiş her tabaka sisteminde görülmez. “Tabakalaşma, tarihi süreçte farklı şekillerle de olsa, bütün toplumlarda görülen evrensel bir olgudur. Tarih boyunca görülen kölelik, kast ve feodal sistem gibi geleneksel tabakalaşma modellerinde, tabakalar arası farklılıkların belirgin olduğu hatta hukuken kabul edildiği bilinmektedir (Yüksel, 2018:123).

       Tabakalaşma modellerine baktığımızda karşımıza üç tür model çıkmaktadır; kölelik, kast ve feodal. Bu tiplere bakmak konuyu daha da anlaşılır kılacaktır. Kölelik, “serflik ve rehinli emek gibi, insanların özgürlüğünün elinden alındığı çeşitli biçimleri anlatır” (Marshall, 1999:431); Ülken bu kavramı “kulluk” kavramı olarak ele alıp şu şekilde açıklamıştır; “Kulluk, İlkçağ toplumunun temelli kurumu ve toplum dışı sayılan bir tabakadır.” (Ülken, 1969:179). “Köle, bütünüyle başka bir insanın malı olan, herhangi bir eşya gibi alınıp satılan kişidir. Kölelik, eski çağlardan 19. yüzyıla kadar süren bir tarih boyunca çeşitli biçimlerde var olan eşitsiz bir toplumsal yapıdır.” (Sunar, 2018:6). Yapılan tanımlara baktığımızda köleliğin sürekli bir kurum olduğunu ve insanın bir eşya gibi sahiplendiği anlaşılmaktadır. Diğer bir tip olan “kast” ise insanların kendi istekleri ya da kendi seçimleri sonucu ortaya çıkan bir model değildir, daha çok doğumdan kaynaklıdır. “Soydan gelme ve içten evlenmeli toplum tabakasıdır ki eskiden beri yayılmış bir sanıya göre üyeleri aynı ırka, aynı etnik zümreye, aynı meslek veya dine mensuptur. Kast üyeliği vasfı soydan gelmedir ve başka kast üyeleriyle evlenme yasak edilmiştir.” (Ülken, 1969:166); “Kast, dini inanışlar ve endogami ile karakterize edilen mutlak eşitsizliğe dayalı bir sosyal tabakalaşma biçimidir.” (Sunar, 2018:9). Son olarak feodal kavramı daha çok Avrupa eksenlidir. “İktidarın mertebeli olarak üst üste konmuş “suzerain”1er elinde bulunduğu siyasi organlaşmadır ki, onlara “ vassal”ların alt mertebe ile bağlı bulunduğu katmandır. Feodal rejimin işlemesi “suzerain”lerle “vassal”1ar arasında karşılıklı münasebet üzerine dayanır. Vassal’ler kendi suzerain’lerine belirli hizmetler ve vergilerle bağlıdırlar, buna karşılık onlar tarafından korunurlar.” (Ülken, 1969:76); “Terim Latince’de hizmet karşılığında bağışlanmış mülk anlamındaki ‘feodum’ ya da ‘feudum’dan ve Fransızcada tımar, has; malikane anlamındaki ‘fief’ten gelmektedir. Günlük dilde ‘derebeylik’ denilen bu düzene aynı zamanda ‘malikane sistemi’ adı da verilmektedir. Feodal toplumun siyasi örgütlenişi, koruyan-korunan (süzeren-vassal) ilişkisine dayanan bir örgütleniştir.”(Sunar, 2018:11-12).

Tabakalaşmanın böyle bir tarihi seyri olmakla birlikte bugün de etkisini bariz bir şekilde göstermektedir. Meslek, yeme- içme alışkanlığı, beğeniler, eğitim, oturulan ev, yaşanan şehir/mahalle ve daha birçok şey toplumsal tabakalaşmanın izleridir.               

Tabakalaşmanın böyle bir tarihi seyri olmakla birlikte bugün de etkisini bariz bir şekilde göstermektedir. Meslek, yeme- içme alışkanlığı, beğeniler, eğitim, oturulan ev, yaşanan şehir/mahalle ve daha birçok şey toplumsal tabakalaşmanın izleridir.

Günümüzdeki tabakalaşma yapısı ‘sınıf’ temellidir. Tabakalaşma genel olarak üç ayrım ile ele alınır. Alt sınıf, düşük gelire sahip olanlar; orta sınıf, beyaz yakalılar ve profesyoneller; üst sınıf, mülk sahiplerinden oluşur. Ülkelerin gelişmişlik özelliklerine göre bu üç sınıfın oranı, boyutu değişim göstermektedir.

Sanayinin gelişmesi, kol gücünden makine gücüne geçiş ve bilgi çağının ortaya çıkışı bu sınıfları etkilemiş ve tabaka sistemlerinde değişim olmuştur.

Oldukça geniş bir konu olan tabakalaşma klasik sosyologlardan çağdaş sosyologlara kadar birçok çalışmada kendisine yer bulmuştur.

                                                       

KAYNAKÇA

  • Marshall, G.(1999), “Sosyoloji Sözlüğü”, (Çev: Osman Akınhay, Derya Kömürcü), Bilim ve Sanat Yayınları: Ankara
  • Sunar, L.(2018), “Sosyal Tabakalaşma: Kavramlar, Kuramlar ve Temel Meseleler”, Nobel Akademik Yayıncılık: Ankara
  • Ülken, H.Z.(1969), “Sosyoloji Sözlüğü”, Milli Eğitim Basımevi: İstanbul
  • Yüksel, M.(2018), “Türkiye’de Tabakalaşma ve Spor”, Türkiye’de Toplumsal Tabaklaşma ve Eşitsizlik, Cilt 2, 123-153, Nobel Akademik Yayıncılık: Ankara

1 Yorum

  1. Tabakalaşma anlamında yeni bir sınıf tanımına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Örneğin, Guy Standing’in Prekarya tanımlaması, günümüz dünyasının tabakalaşmasını analiz etmek açısından kıymetli bir envanter.
    Ayrıca yazınız için tebrik ederim..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz